(Aliağa’da İlk kez yazılıyor.)
Antik Ailois Bölgesinin en önemli üretim merkezlerinden biri olan Aliağa-Myrina MÖ.3-1 yüzyıllarda ürettiği pişmiş toprak heykelcikleriyle ünlenmiştir.
Aliağa- Myrina atölyelerinde üretilen heykelciklerin nerelere ihraç edildiği ve bunun somut arkeolojik/ yazılı (epigrafik) belgelerinin olup olmadığı konusu antik ticaret arkeolojisinin en net belgelenmiş alanlarından biridir
Aliağa-Myrina pişmiş toprak ustaları ürettikleri heykelcikleri ve kalıpları Ege Limanları üzerinden geniş bir coğrafyaya ihraç etmişlerdir.
1- Bergama: Attalos Hanedanlığının başkenti olan Pergamon, Aliağa-Myrina’nın en büyük pazarı ve üretim tarzının etkileşim ortağıydı. Bergama saray çevresi ve kent elitleri, Aliağa- Myrina atölyelerinden çıkan yüksek kaliteli Eros, Aphordite ve tiyatro heykelciklerini yoğun şekilde talep etmiştir. ( Dergi park)
2- Kyme, Gryneion, Pitane ve Aigai: Komşu Ailois kentleri, kendi yerel pazarlarında ve tapınak adakları olarak Aliağa- Myrina üretimi pişmiş toprak nesneleri doğrudan ithal etmişlerdir.
3-Delos Adası, (Kiklad/ şeytanlar adalar grubunun merkezinde bulunur)
Helenistik Döneminin uluslararası serbest liman kentidir. Buradaki arkeolojik kazılarda, Aliağa- Myrina kil yapısı ve tarzıyla birebir eşleşen çok sayıda pişmiş toprak heykelcikleri bulunmuştur. Delos, bu heykelcikleri İtalya ve Batı Akdeniz’e aktaran ticaret merkezi işlevi görmüştür.
( Arkeo denemeler+1 )
4- Delphi ve Atina: Yunanistan ana karasında yapılan kazılarda adak eşyası olarak sunulmuş, Aliağa- Myrina örjinli heykelciklere ulaşılmıştır.(Arkeo dönemler)
5- Kırım ve Karadeniz kolonolileri:
Kuzey Karadeniz kıyılarında ki antik kentler de (Pantikapaion, Olbia) yürütülen kazılarda, Aliağa- Myrina atölyelerinden ihraç edilmiş veya Aliağa- Myrina kalıpları kullanılarak yerel üretilmiş heykelcikler tesbit edilmiştir.
6- İskenderiye ( Mısır) ve Doğu Akdeniz Limanlarında Aliağa- Myrina tarzındaki uçan Eros ve kadın heykelciklerinin ticari izleri saptanmıştır. (Arkeo denemeler)
Aliağa- Myrina heykelciklerinin ticari dolaşımına ait kanıtlar 3 ana bilimsel metoda dayanır.
1-Usta imzaları ve kalıp mühürleri
(yazılı belgeler): Aliağa-Myrina heykelciklerinin arkasına, pişirilmeden önce ustalar tarafından yazılan sanatçı imzaları (mühürler) en somut yazılı belgelerdir.
* Aliağa- Myrina’da faaliyet gösteren Diphilos, Menephilos, Maecius, Nikostratos gibi tanınmış koroplastların imzalarını taşıyan heykelcikler ve kalıplar sadece Aliağa-Myrina mezarlığında değil, Ege Adaları ve çevre antik kentlerdede bulunmuştur.
* Aynı ustanın mührünü taşıyan heykelciklerin farklı kentlerde çıkması, doğrudan ticareti belgelemektedir.
2- Kil yapısının minerolojik analizleri: Aliağa-Myrina kilinin kendine özgü mineral yapısını (Aiolya Bölgesinin demir ve mika oranları yüksek, kızıl-pembe tonlu kili) ortaya koymuştur. Değişik antik kentlerde bulunan heykelciklerin kil analizleri yapıldığında hammadde kaynağının Aliağa-Myrina olduğu kesin olarak kanıtlanmaktadır.
3-Kalıp ticareti: Aliağa-Myrina ustaları sadece bitmiş heykelcikleri değil, heykelcilik yapımında kullanılan toprak kalıpları da ihraç etmiştir. Başka antik kentlerdeki imalathanelerde Aliağa-Myrina tarzı ve kalıbıyla üretilmiş ” ikincil baskı” heykelciklerin bulunması, Aliağa-Myrina’nın bir “tasarım ve model ihracaatçısı” olduğunu gösterir.
Arkeolojik eserlerin kimyasal ve minerolojik bileşimini belirleyecek köken analizi yapmayı sağlayan
(nötron aktivasyon analizi) nükleer fizik alanındaki gelişmelerin ardından 1950’li yılların ortalarında uygulanmaya başlamıştır.
Seramik, kil ve metal eserlerin
“parmak izini” çıkarmak, ham maddenin hangi bölgeden çıkarıldığını belirleyen teknik analiz yöntemidir.
Uygulama:
İlk tarih: 1956
İlk yer: Brookhaven Ulusal Laboratory New York, ABD.
Uygulayanlar: Nükleer kimyager Edward V. Sayre ve arkeolog kimyager Ray W. Dodson.
İlk çalışma ve belgeler:
Sayre ve Dodson, nükleer araştırma reaktörünü kullanarak Akdeniz ve Doğu Ege kökenli antik camlar ile pişmiş toprak parçalarının analizini gerçekleştirmiştir. ( çalışma 1957 Science dergisinde yayınlanmıştır.)
1950’li yıllarda atılan bu adımlar, özellikle Aliağa-Myrina, Pergamon, Kyme gibi Ege seramiklerinin ve pişmiş toprak nesnelerin yerel mi, yoksa ithal mi olduğunu ayırt etmede günümüzde de kullanılan ana bilimsel standartların temelini oluşturmuştur…


