Ana sayfa » Bilim-Teknoloji » Yıldızlar Neden ‘Göz Kırpıyor Gibi’ Titreşimli Görünür?…

Yıldızlar Neden ‘Göz Kırpıyor Gibi’ Titreşimli Görünür?…

Yazar: Erdinç Şahin
0 yorum

KUZEYEGEHABER-Dünya’mızın belirli karakteristiklerinin getirisi olan birbirinden farklı olaylarla sürekli karşı karşıyayız. Örneğin kendi etrafında dönmesi, bize gece ve gündüzü kazandırıyor.

Güneş etrafındaki hareketi sayesinde de mevsimleri elde ediyoruz. Kafada soru işareti oluşturan diğer belli başlı olayların açığa kavuşmasında da bu karakteristikler rol oynuyor.

Örneğin bu içerikte söz konusu olaylardan biri olan ve gökyüzünü izlemeyi seven herkesin aklına en az bir kez gelmiş ‘yıldızların göz kırpıyormuş gibi görünmesi’ durumuna açıklık getireceğiz. Lafı uzatmadan gelin direkt konuya geçelim.

Uzaydaki teleskoplarımız aracılığıyla çekilen yıldız fotoğraflarının gayet net olduğunu görürüz…

Bunun sebebi, uzaydaki ışık kaynağı ile yine uzayda olan teleskoplarımız arasında bir engel olmaması ve bu sayede ışığın direkt kaynağından hedefine ulaşmasıdır.

Peki yeryüzünde ne değişiyor?…

Yukarıdaki durumdan farklı olarak yeryüzünden gökyüzündeki ışık kaynaklarına, az önce anlattığımız şekilde direkt bakamazsınız.

Çünkü bu sefer ondan farklı olarak ışık kaynağıyla aranıza, Dünya’nın atmosferi girer. Peki atmosfer ışığa tam olarak ne yapar?

Bunu açıklamak için aradığımız terimin adı astronomik sintilasyon. Basitçe anlatalım…

Dünya’nın bildiğimiz üzere farklı katmanlara sahip olan bir atmosferi bulunuyor. Ayrıca bu katmanlarda havanın sıcaklığı da dengeli değil.

Bir katman genelde diğerine göre daha sıcak veya soğuk olabilir ama bu sıcaklık/soğukluk dereceleri bile kendi içinde sürekli olarak durmadan değişiyor.

Bunun etkisiyle sonsuz uzay boşluğunda uzun yollardan geçen ışınlar, son durakları olan atmosferimizde bozulmaya uğruyor.

Belirttiğimiz gibi atmosferin sıcaklığı değişiyor ve hareketi sürekli olarak devam ediyor.

Bu sebeple de dışarıdan gelen ışınlar, atmosferin en dışından bizim gözümüze ulaşana kadar sürekli ufak çapta rota değişimine gidiyor. En sonda ise sürekli olarak değişen zikzak şeklinde bir rota elde edilmiş oluyor.

Bu durum, ışınlar gözümüze ulaştıktan sonra da devam ediyor.

Sonuç olarak da bazen daha çok ışın gözümüze yansıyor, bazen ise daha az. Daha fazla ışık bize ulaştığında o ışınların kaynağı olan yıldız daha parlak görünüyor.

Aynı şekilde ışınlar gözümüze daha az yöneldiği zamanlarda ise bu parlaklık azalıyor. Bunun sonucunda ise yıldızlar bize göz kırpıyormuş gibi görünüyor.

Uzaktaki şehir ışıklarına baktığınızda da bu durumu yaşarsınız. Bunun sebebi de aynıdır.

Orada da havanın sıcaklığındaki ve hareketindeki sürekli değişim, arkasındaki objeleri ve nesneleri dalgalanıyormuş gibi görmemize sebep olur.

İlginç birkaç bilgi de ekleyelim…

Gökbilimciler için titreyen yıldızlar başta kabustu. Daha sonradan adaptif (uyarlanabilir) optiklerin teleskoplarda kullanılmasıyla ışık hareketleri takip edilerek bu sorun aşıldı ve daha sabit görüntüler elde edildi.

Gezegenler, yıldızlara nazaran daha yakındır ve bu bağlamda hem çıplak gözle hem de teleskopla daha büyük görünürler.

Bu bağlamda yıldızlardan gelen ışını nokta olarak düşünürsek, onların yanında noktadan ziyade bir disk gibi kalan gezegenlerden çok sayıda nokta hâlinde ışın geldiği için titrediklerini fark etmeyiz. “Titremiyorsa gezegendir” sözü buradan ortaya çıkmıştır.

Fakat atmosferin dışında kalan her şey, belli bir dereceye kadar bu bozulmanın kurbanıdır.

Çoğunlukla çöllerde görülen serap gibi olaylar da atmosferin, ışık yönünü sürekli kırmasından kaynaklanır. Bu bağlamda uzaktaki bir nesne, sanki su yüzeyinden yansıyormuş gibi görünür…

Webtekno

İlginizi Çekebilecek Yazılar

Yorum Yap

* Bu formu kullanarak, verilerinizin bu web sitesi tarafından saklanmasını ve işlenmesini kabul etmiş olursunuz.

© 2015 – 2024 | Kuzeyegehaber.com