Ana sayfa » Siyaset » “NE EZEN NE EZİLEN, İNSANCA, HAKÇA BİR DÜZEN GETİRECEĞİZ, TIPKI RAHMETLİ ECEVİT’İN SÖYLEDİĞİ GİBİ…”

“NE EZEN NE EZİLEN, İNSANCA, HAKÇA BİR DÜZEN GETİRECEĞİZ, TIPKI RAHMETLİ ECEVİT’İN SÖYLEDİĞİ GİBİ…”

Yazar: Erdinç Şahin
0 yorum

KUZEYEGEHABER-CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yurttaşları kürsüye çıkararak kendi sorunlarını dile getirmelerini sağladığı “Milletin Sesi” mitinglerini bugün Balıkesir’de sürdürdü.

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu hakkında ceza kararının Yargıtay tarafından onanmasıyla ilki İstanbul’da yapılan miting bugün 18.30’da Balıkesir’de Kuvâyi Milliye Meydanı’nda gerçekleştirildi.

Yurttaşların ardından açıklamalarda bulunan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamasının satır başları şöyle oldu:

Milletin Sesi’ni dinlediniz. Bu sesi geniş kitlelere ulaştırmanın yanında Ankara’daki sağırlara da duyurmak zorundaydık. Onların da duyması lazımdı. Milletin arasında oturan, milletin halini düşünen yöneticilere ihtiyacımız var. Toplandığımız meydan sıradan bir meydan değil. Kuvâ-yi Milliye Meydanı. Kuvâ-yi Milliyeciler var burada.

Lozan’ın yıldönümünü bayram ilan edeceğiz. Bu teklifi yaparken akla karayı bir daha göreceğiz. Bu teklifi TBMM Genel Kurulu’na getirirken kimlerin vatansever olduğunu hep beraber göreceğiz. O gün TBMM’nin Genel Kurulu’nu izlemenizi isteriz. Lozan’ın ne olduğunu 7 düvele anlattık. Henüz kendi ülkemizde bazı çevrelere anlatamadık. Onu da anlatacağız. Türkiye bütün mazlum milletlere örnek olan, önderlik yapan bağımsızlık savaşını veren ülkedir.

Kuvâ-yi Milliye’nin başkenti Balıkesir’e İstiklal Madalyası vermek lazım. Kimler Balıkesir’in yanında onu da göreceğiz.

İki kırmızı çizgimiz var. Vatanımız ve bayrağımız. Vatanımıza ve bayrağımıza canımız feda. Kimliği, inancı ne olursa olsun vatanına ve bayrağına bağlı herkesin kucaklaşması lazım. Vatanına ve bayrağına bağlı herkesin başımızın üstünde yeri var.

Beş cente muhtaç bir Türkiye gerçeği var bugün. Türkiye kanla gözyaşıyla kuruldu. Bu gerçekten yola çıkmamız lazım. Bu ülkenin bir itibarı, bir saygınlığı var. Bütün mazlum milletlere örnek olma pozisyonu var. Devletin dini adaletse adaleti yeniden getirmek zorundayız. Hangi görüşten olursa olsun herkes hak, hukuk, adalet diyor. Bu ülkeye hakkı, hukuku, adaleti mutlaka getireceğiz. Bize inanın.

Rüşvet alan büyükelçilere de hesap soracağız. Uyuşturucu baronları onlarla mücadele edeceğiz. Uyuşturucu baronları ile fotoğraf çektirenlere de hesabını soracağız. Birlikte mücadele etmek zorundayız. Bir kez daha söylüyorum bize inanın, gize güvenin, bizimle yürüyün. Hak, hukuk, adalet için bizimle yürüyün.

Bu düzeni değiştireceğiz. Rahmetli Ecevit’in dediği gibi; “Ne ezilen, ne ezen insanca hakça bir düzen” getireceğiz.

Emekliler, EYT’liler. Çözdüler, çözdüler, çözemediler, biz çözeceğiz. Meraklanmayın.

İktidarımızda bayramlarda emeklilere asgari ücret kadar iki ikramiye vereceğiz.

Bay Kemal olmak için bütün hayatımı verdim, Bay Kemal sıradan bir olay değil; Bay Kemal olmak için kul hakkı yemeyeceksin, adaletli olacaksın.

Gençler var aramızda, üniversiteler açılacak, sınav sonuçları çıktı. Bir yıl içinde, bu ülkede yurt sorunu kalmayacak. Bir yıl içinde bitireceğiz. 20 yılda yapamadılar. Bay Kemal olmak kolay değil, söz verdin mi yapacaksın, tuttuğunu koparacaksın.

Türkiye zengin bir ülke. Acımasızca iktidar sahipleri tarafından soyulan bir ülkeyiz. Soygunu bitireceğiz. Kul hakkı yiyenden hesabını soracağız. Beş yerden maaş alma devrini bitireceğiz. Bay Kemal’in felsefesi iktidar olduğunda halka hesap vermeyi namuslu bir görev olarak kabul etmesidir.

Dünyanın en korkak adamlarıyla muhatabız. Süleyman Şah Türbesi’ni kaçırdılar. Kendi toprağımızı terk ettiler. Sözüm söz: Bir hafta içinde Süleyman Şah Türbesi’ni kendi topraklarımıza götüreceğiz.

Hiçbir güç bize geri adım attıramaz. Çünkü biz Kuvâyi Milliye’yiz. Çünkü biz CHP’yiz. CHP avukat bürolarında değil savaş meydanlarında kurulan bir partidir.

Bu ülkede hiçbir çocuğun yatağa aç girmesini istemiyorsanız bize katılın. Beraber, birlikte mücadele edeceğiz. Biz bunları yaptığımızda göreceğiz bu ülkede huzur var, barış var. EYT’lilerin sorununun çözülmesini istiyorsanız bize katılacaksınız. Emeklilere verilen bayram ikramiyelerinin asgari ücret kadar olmasını istiyorsanız bize katılacaksınız.

Genciyle yaşlısıyla beraber olacağız. Türkiye’yi ikinci yüzyılda demokrasi ile taçlandıracağız. Beraber, birlikte, dostça, kimseyi üzmeden yapacağız. Birlikte çalışarak hayata geçireğiz. Beşli çetelerin de uyuşturucu baronlarının da defterini düzeceğiz. Bunların tamamını yapacağız. Kuvâ-yi Milliye meydanında ben söz verdim, siz de söz verdiniz. Verdiğimiz sözlerinin arkasında duracağız.

Sandığa gideceksiniz. Hangi görüşte olursa olsun bütün vatandaşlarımıza sesleniyorum: Gitmek isteyeni de ikna edeceksiniz. Vicdanınızın sesini, yatağa aç giren çocukları, artan derin yoksulluğu düşüneceksiniz. Cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırmaktan yana oyunuzu kullanacaksınız.


“ZERZAVAT SATARAK KIZIMI ÜNİVERSİTEDE OKUTTUM AMA İŞSİZ…”

Üretici pazarı esnafı Esma Ay, tüm kadınların derdini anlatmak için kürsüye çıktığını dile getirerek, şunları söyledi:

“Biz bundan 20 sene önce hayvanımızın yemini, kendi unumuzu fabrikamıza ekinimizi koyardık. Ben Balya’nın Göloba köyündenim. Unuttum heyecandan. Bizim köyümüz 40 hane. 40 hanede yaşamaktayız. Hepimiz çiftçilik yaparız. Biz iki gün harman alırdık. Ekinimizi çıkarırdık. Ondan sonra hayvanlarımızın yemini, unumuzu. Artanını satardık. Herkes bizim gibiydi. Ama şimdi biz mazotumuzu alamaz hale geldik. Ben şimdi çiftçilik yapıyorum. Bahçe zerzevatı satıyorum. Sabahleyin kalktım mı benim eşim değneği alıyor, motorda ne kadar mazot var diye bakıyor.

Acaba bizi mazot nereye kadar götürür. Bakın şöyle dört parmaksa iyi, bugün pazar yerine varacağız, malımız zebil olmayacak diye. Pazar yerine vardığımızda mazotumuzu alıyoruz. Çok şükür diyoruz. Bugünümüzü kurtardık. Ama bu durumlara düşüren… Çok heyecanlandım kusura bakmayın burası başka türlü… Zerzavat satarak kızımı üniversite okuttum ama iş yok. Bütün anne ve babalar benim durumumda. Herkesin çocuğu işsiz. Üniversiteyi bitirdi, çocuklarımızın psikolojisi bozuldu. Annelerin, babaların da öyle. Çok heyecanlandım kusura bakmayın” ifadelerini kullandı.

Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden yeni mezun Arif Onur Poyraz, “

TIP FAKÜLTESİ’NDEN YENİ MEZUN OLAN ARİF ONUR POYRAZ: “ÖLMEK DEĞİL YAŞATMAK İSTİYORUZ…”

“Yarın göreve başlayacak bir çok hekim gibi ben de heyecan ve korku duygularını bir arada hissediyorum. Tıbben felç olmuş sağlık sistemi içinde yorucu geçen sürecin ardından arkadaşlarım fiziki ve sözlü saldırıya uğruyor ve belki de öldürülüyor. Bunun sonucunda başta Almanca olmak üzere bir çok yabancı kursları doktorlar dolduruyor. Sıraya bizler de giriyoruz. Büyük binaların ve beton yığınlarının hasta bakmadığını anladığımızda çok geç olmayacak mı? Bunun hesabını kim verecek. Fatura yine millete kesilecek. Doğru sağlık politikalarının uygulandığı bir Türkiye istiyoruz. Milletimizin sağlığı için onurlu bir şekilde çalışmak istiyoruz. Ölmek değil, yaşatmak, bilimin ışığında tüm ülkeyi aydınlatmak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

ÇİFTÇİ ALİ DUMAN: “477 BİN LİRA GELİR, 545 BİN LİRA GİDER…”

68 yaşındaki çiftçi Ali Duman, “İşte bakınız, bir yılın muhasebesini çıkardım. Bir yılda 60 ton sür üretmişim. Yediyle çarp bugünün parasıyla altı çarpı 430. Hayvan satmışım. Dana kestirmişim. Bir yılda 477 bin lira ciro yapmışım. Ondan sonra da 85 dönüm tarlam var. Tarlaya silaj ekmişim. Efendim, mısır ekmişim. Arpa ekmişim, buğday ekmişim. Yem almışım, bin çuval da yem yedirmişim. Bana toplam maliyeti, 545 bin lira olmuştur. 477 bin lira gelir, 545 bin lira gider.

Şimdi ben buradan soruyorum. Bu ülkenin idarecilerine… Ben enflasyonun altında ezilmemiş mi oluyorum? Demokrasi, idare şeklidir. Nedir demokrasi? Ben demokrasiyi, sağlıklı bir insan vücuduna benzetiyorum. Nasıl sağlıklı bir insanın vücudu vücudun kanını, vücudun en ücra köşesine kadar adaletli bir şekilde basınç yapıyorsa, sağlıklı ve tam bir demokrasi de o ülkenin gayri safi milli hasılasını yurdun en ücra köşesi, ne kadar adaletli bir şekilde dağıtır. Dikkat buyurunuz. Eşit dağıtır demiyorum. Adaletli diyorum. Yani, herkes hizmeti nispetinde gayri safi milli hasılasından payına düşeni alır. Yani, çok çalışanlar, çok kazanır. Az çalışanlar az kazanır” ifadelerini kullandı.

KARACA: “İŞÇİNİN EMEKÇİNİN TEK BİR FERYADI VAR, KURTARIN BİZİ DİYORLAR…”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, CHP’nin düzenlediği “Milletin Sesi Miting’i” öncesinde Balıkesir’de ANKA Haber Ajansı’nın sorularını yanıtladı. Karaca, şunları söyledi:

“CHP çok uzun zamandan beri Genel Başkanımızın önderliğinde ‘Milletin Sesi’ olmak adına mitingler başlattı, Mersin’den biliyorsunuz. Bugün üçüncüsünü gerçekleştireceğiz. Gerçekten üç gündür, Körfez bölgesinde çalıştım. İnsanlar, bizim hiçbir şey söylememize gerek kalmadan, ‘Biz oradayız. Biz orada sesimizi, çığlığımızı duyurmak için geleceğiz’ dediler. Tabii bugün, bu meydanda olması oldukça anlamlı. Lozan’ın yıl dönümündeyiz. Bu ülkenin tapusu, Lozan’ın yıl dönümüzdeyiz ve önümüzdeki yıl, 2023 yılında bugünü, 24 Temmuz’u Lozan Bayramı olarak kutlamanın heyecanıyla buradayız.

NAZLIAKA: “HALKIN İKTİDARINI HALKLA BİRLİKTE KURACAĞIMIZ GÜNDÜR BUGÜN…”

Gerçek Gündem’e miting öncesi açıklamalarda bulunan CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, “Buradaki insanlar gerçekten de gönüllerini, yüreklerini alarak buraya geldiler. Birilerinin yaptığı gibi taşıma kalabalık yok burada. Siz de sık sık alandan duyuyorsunuzdur; büyük bir değişim iradesi dillendiriliyor. Bugüne kadar Türkiye Cumhuriyeti’nin bu kadar beceriksiz, bu kadar liyakatsiz, bu kadar yeteneksiz kadrolarının olmadığını sık sık dile getiriyorlar.

Hak, hukuk, adalet sloganları atılıyor. Bugün bu miting bu güzel enerjinin Türkiye’ye yaygınlaştığı, dayanışmanın birlik beraberlik anlayışının yükseltildiği, Tüm Türkiye’ye barış, huzur adalet, eşitlik çağrısının yapıldığı bir miting. O yüzden de adı Milletin Sesi. Genel Başkanımızdan önce milleti temsil eden kişiler kürsüye çıkacak. Ne istediklerini anlatacaklar. Halkın iktidarını halkla birlikte kuracağımız gündür bugün” ifadelerini kullandı.

“TAŞIMA YOK. HERKES GÖNLÜYLE GELİYOR…”

Balıkesir’de aslında mevsim olarak tarımın, turizmin çok fazla olduğu bir mevsim. Ama insanlar o kadar bunalmış ve o kadar çare arar duruma gelmişler ki buraya gelip, Genel Başkanımızdan dertlerinin çaresini, halkın iktidarında dertlerinin çarelerini dinlemeye gelecekler. Şu sıcakta, daha dört saat var ve alan yavaş yavaş dolmaya başladı. Taşıma yok. Herkes gönlüyle geliyor. Otobüsler gönderip aldırmıyoruz. Herkes akın akın Lozan’ın yıl dönümünde Kuvayı Milliye Meydanı’nda milletin sesini dinlemek için geliyor.

“KURTARIN BİZİ’ DİYORLAR. HER YERDE MAALESEF İNSANLARIMIZ ÇOK ZOR DURUMDA…”

Ben Körfez bölgesinde çalıştım. Zeytincilik biliyorsunuz burada çok yaygın. Zeytinin maliyetiyle artık vatandaş o kadar zor anlar yaşamaya başlamışlar ki ‘Zeytini toplatacak yevmiye paramız yok. Sayın Genel Başkanımız bunu söylesin’ diyorlar. Yine ayrıca orman köylüleri, artık ormanlarla yan yana, hısım olarak yaşarlarken diyorlar ki ‘Biz ormana girebilmek için, ormanları koruyabilmek için arabalarımızın plakalarını 34 ya da başka plakalar, lüks arabalar almak zorunda kalacağız’ diyorlar.

Vatandaş her yerde; turizmci şikayetçi. Beklenen, maalesef hayat pahalılığıyla, ekonomik buhranla gelen, beklenen turizm gerçekleşmedi. Zeytin üreticileri ciddi anlamda sorunlu. Orman köylüleri çok ciddi anlamda mağdur. Aslında Balıkesir’in her köşesinden bütün esnafın, bütün üreticinin, işçinin emekçinin tek bir feryadı var. ‘Kurtarın bizi’ diyorlar. Her yerde maalesef insanlarımız çok zor durumda. Ama şunu söylüyorlar. ‘Artık biz, saraya sesimizi duyuramıyoruz. Bizim tek umudumuz kaldı. Kılıçdaroğlu ne derse, saray onu yapıyor. Lütfen Genel Başkan’a bunu söyleyin. Bunu söylesin.’ Herkesin tek çözüm adresi, CHP ve Kemal Kılıçdaroğlu olmuş.”

AKIN: “VATANDAŞIMIZIN NEZDİNDE AK PARTİ İKTİDARI SONLANMIŞTIR…”

Miting öncesinde ANKA Haber Ajansı’na konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun yurttaşlara umut olduğunu dile getirerek, şunları söyledi:

“Bu sıcağı rağmen vatandaş akın akın miting alanına geliyor. Neden? Şu anda Türkiye’de üreten kazanamıyor. Hatta üretimi bırakın süt hayvanları mezbahada kesime gidiyor. Tarım bitmiş. Hayvancılık bitmiş. Süt üretimi çok azalmış. Tarım yapacak insan bulamayacağız. Vatandaşımız Millet İttifakı’nı kurtarıcı olarak projeleriyle, anlattıkları, umut ve güven ile iktidara taşımak için gün sayıyor. Kuvayı Milliye’nin baş şehrinden, Lozan Antlaşması’nın yıl dönümünde bütün Türkiye’ye Kuvayı Milliye ateşini yakıyoruz.

Önümüzdeki ilk seçimde iktidar olup, üretici, öğrenci, doktoru, genci, yaşlıyı, bütün milletimizi rahatlatacağız. Bütün milletimiz rahat bir nefes alacak.”

“GENEL BAŞKANIMIZ KEMAL KILIÇDAROĞLU BÜYÜK BİR ÖZLEMLE BEKLENİYOR…”

Akın, Balıkesirli yurttaşların hayat pahalılığı ve enflasyondan şikayet ettiğini kaydederek, şunları belirtti:

“Esnaf sattığı malı yerine koyamıyor. Gençlerimiz Türkiye’de yaşam umudunu kaybetmiş, yurt dışına gidiyor. Biz de diyoruz ki ‘Milletin sesi Millet İttifakı genç kardeşlerimizi ülkesine davet için çalışıyor’. Hayvancı üretimini bırakmış durumda. Giderler almış başını gitmiş. Yani üretici, sanayici kendi üretimi konusunda sıkıntılar yaşıyor. En büyük sıkıntı vatandaşımız önünü göremiyor. Yani istikrar bitmiş. İstikrarın sağlanması için vatandaşın önünü görmesi gerekiyor. O da nasıl sağlanır? İstikrarlı bir yönetimle. İstikrarlı bir lider ile.

O da kimdir? Milletin sesi ve Millet İttifakı’nın ta kendisidir. Vatandaşımızın beklentisi bu yönde. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim. Vatandaşımızın nezdinde AK Parti iktidarı sonlanmıştır. Vatandaşımız büyük çoğunlukla seçim istiyor. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim, CHP bugün itibariyle Türkiye’nin birinci partisidir. Böyle değil diyorlarsa sandığı getirsinler vatandaşımız göstersin gerçeği. Vatandaşın umudu olmuştur, şu anda Millet İttifakı vatandaşın umududur. Umudu yücelten, milletin sesi mitingleri ile sahaya taşıyan Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu büyük bir özlemle bekleniyor.

Şu anda insanlar bu sıcağa rağmen geliyor. Dışarıda on binler var. İnanılmaz derecede bir katılım var. İnşallah vatandaşımızın bu destekleri ve bu ilgisi iktidarda yerini bulacak ve rahat bir nefes alacak milletimiz.”

Akın, Kılıçdaroğlu’nun “Bize katılın” çağrısını karşılık bulduğunu kaydederek, “Umut, güven, gelecek bizde ve inşallah önümüzdeki ilk seçimde iktidar da bizde. İktidar hesap verebilen, aynı zamanda şeffaf olabilen, milleti için çalışan bir iktidarı hep birlikte inşa edeceğiz” dedi.

SALICI: “TÜRKİYE’YE GÜÇLÜ BİR SES VERECEĞİZ…”

Miting öncesinde CHP Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, ANKA Haber Ajansı’na şunları söyledi:

“Biz Kuvayı Milliye partisiyiz. Bu mitingi düzenleyenler Kuvayı Milliyeciler. Balıkesir’in en büyük meydanı olduğu için Kuvayı Milliye Meydanı’nı tercih ettik. Kuvayı Milliye Meydanı’nda yapılıyor olması ve 24 Temmuz Lozan’ın 99’uncu yıl dönümüne denk geliyor olması ki Lozan Kurtuluş Savaşı meydanında kazanılan zaferin diplomasi açısından, diplomasi masasından tescil edilmesidir. O da ayrı bir zaferdir. Lozan’ın zafer olmadığını düşünen, Lozan’ı eleştiren ve Lozan’la ilgili sorunu olanlara mesajdır. Bugün CHP’liler buraya bütün unsurları ile sahip çıkıyorlar. Kuvayı Milliye Meydanı’ndan Türkiye’ye güçlü bir ses vereceğiz.

Hava çok sıcak. Bu mevsimde bu havanın olması anlaşılır. Şu anda Türkiye’de yeni bir sıcak hava dalgası olduğu söyleniyor. Ama vatandaşımız canlı. Taleplerini yerine getirmek için Balıkesir’in her yerinden, Balıkesir’in farklı yerlerinden kalkıp geldiler. Daha da gelecekler. CHP’nin, Milletin Sesi olarak Kılıçdaroğlu’nun sözünün çok öne geçtiği bir durum ortaya çıkacak…”

İlginizi Çekebilecek Yazılar

Yorum Yap

* Bu formu kullanarak, verilerinizin bu web sitesi tarafından saklanmasını ve işlenmesini kabul etmiş olursunuz.

© 2015 – 2022 | Kuzeyegehaber.com