Ana sayfa » Siyaset » SAÇIKARA; “İKTİDARIN BAROLARLA İLGİLİ ORTAYA ATTIĞI DÜŞÜNCELERİN NE YERİ NE DE ZAMANIDIR. BU ŞEKİLDE BAROLAR VE AVUKATLIK MESLEĞİ YIPRATILMAKTADIR..”

SAÇIKARA; “İKTİDARIN BAROLARLA İLGİLİ ORTAYA ATTIĞI DÜŞÜNCELERİN NE YERİ NE DE ZAMANIDIR. BU ŞEKİLDE BAROLAR VE AVUKATLIK MESLEĞİ YIPRATILMAKTADIR..”

Yazar: Erdinç Şahin
0 yorum

KUZEYEGEHABER-Saadet Partisi  Çanakkale İl Başkanı  Süleyman Saçıkara Hükümetin Baroların yapısını değiştirmeye yönelik girişimleriyle ilişkili basın açıklaması yaptı. Saçıkara, yaptığı basın açıklamasında; Saadet Partisinin genel görüşlerini aktardı. Yanlış ve kişiye özel uygulamaların, telafisi imkânsız olumsuzluklar yaratacağını dile getirdi. Saçıkara; 

“BAROLARIN ÖZERK YAPILARINI MUHAFAZA ETMELERİ YAPILAN İŞLERİ BİLİMSELLİK VE KAMU YARARI DOĞRULTUSUNDA DEĞERLENDİREBİLMELERİ VE KAMUOYUNU AYDINLATABİLMELERİ İÇİN ZARURİDİR..

Demokratik hukuk devletlerinde, meslek kuruluşları kamuoyunun oluşmasında etkin ve etkili olması beklenen demokratik kitle örgütleri ve baskı gruplarıdır. Bir meslek odasının kuruluş amacına uygun bir şekilde, yapılan işleri bilimsellik ve kamu yararı doğrultusunda değerlendirip, uygun olmadığının tespiti durumunda kamuoyunu aydınlatıcı açıklamalarda bulunması ve gerektiğinde hukuki yollara başvurarak konunun takipçisi olabilmesi adına özerk yapılarını muhafaza etmeleri zaruridir. Barolar adalet mekanizmasının işleyişinde görev aldıklarından bu görev ve sorumlulukta büyük rol oynamaktadırlar.

“İKTİDARIN BAROLARLA İLGİLİ ORTAYA ATTIĞI DÜŞÜNCELERİN NE YERİ NE DE ZAMANIDIR. BU ŞEKİLDE BAROLAR VE AVUKATLIK MESLEĞİ YIPRATILMAKTADIR..”

Dünya çapında görülen bir salgınla mücadele edilen bu dönemde böyle önemli bir konunun aceleyle gündeme getirilip yeterli kamuoyu ve uzman dikkatinden mahrum bırakılması, meselenin özüne ilişkin kalıcı çözümler getirecek bir düzenleme yapılabilmesinin önünde engel teşkil etmektedir. İktidar artık kalıplaşmış siyasi stratejilerinin bir örneği olan bu çıkışla gerekli inceleme ve istişarelerin yapılabileceği ortamın oluşmasına imkan tanımaksızın işin muhataplarını hiçe sayarak dayatma çabası içerisindedir.

“İKTİDAR, KENDİSİNE MUHALİF DÜŞÜNCELERİ BERTARAF ETMEK İÇİN KAMU YARARINI VE AVUKATLIK MESLEĞİNİN BAĞIMSIZLIĞINI TEHLİKEYE ATAN BİR GİRİŞİM İÇERİSİNDEDİR.”

Ortaya artılan yeni düzenleme tartışmasıyla temsil sisteminin değiştirilmesiyle iktidar tarafından şimdiye kadar hükümete muhalif açıklamalarıyla dikkat çeken ve Avukatların %57’sinin mensup olduğu 3 baronun (İstanbul, Ankara ve İzmir) genel kuruldaki etkilerinin azaltılması ile hükümete yakın bir genel kurul veya yandaş bir TBB oluşturulmak istenmektedir.

Yine Çoklu Baro Sistemi’ne geçilmesi veya baroya kaydolma zorunluluğunun kaldırılması istenilerek bir kamu hizmeti olarak avukatlığın standartları tehlikeye atılmaya ve bu standartlar açısından denetlemenin ortadan kaldırılmasına, hükümete veya herhangi bir siyasi gruba yakın baro oluşturularak, baro ve avukat bağımsızlığının tehlikeye düşürülmesine ortam hazırlanmaktadır. 
Bütün bu konuların yanında, baro yönetimlerinin görevleri sınırlandırılarak dava açma ve katılma yetkileri kısıtlanarak bu toplumsal görev ve sorumlulukları etkisizleştirilmeye çalışılmaktadır.

Ayrıca planlanan Avukatlık sınavı sürecinin sadece Adalet Bakanlığı tarafından yürütüleceğinin düşünülmesi ve bunda TBB’nin hiçbir aşamaya ortak edilmemesi şimdiye kadar liyakat esaslı değil kayırma üzerine istihdam politikası izleyen iktidara savunma mesleğinin emanet edilmesi anlamına gelebilecektir.

“AVUKATLIK MESLEĞİ ŞUURLU DÜZENLEMELERLE HAK ETTİĞİ DEĞERE ULAŞTIRILMALIDIR. BU SÜREÇTE ADALET MEKANİZMASI İLE AVUKATLARIN HAK VE İHTİYAÇLARI GÖZETİLEREK HAREKET EDİLMELİDİR.”

“Nispi temsil” sistemi adil görünse de, üzerinde düşünülüp bölgeler ve barolar arasında adaletsizliğe yol açmayacak şekilde yapılandırılmalı. Özellikle bütün avukatları temsil eden TBB başkanının, delegeler tarafından değil, bütün Türkiye’deki avukatlar tarafından genel oyla seçilebilmesi adalete uygun bir çözüm olabilir.

Farklı görüşlere yakın meslek birlikleri veya barolar kurularak aynı mesleğin mensupları arasında oluşacak olan kırılma, mesleğin gerçek problemlerine çare bulmaktan uzakta, faydasız siyasi çatışmaları doğuracaktır. Çoklu Baro veya birlik sistemi, Türkiye’deki baroların da müştereken karşı oldukları bir düşüncedir.

Devlet desteği alan Baroların harcamalarının Baro yönetiminin eline bırakılması, baroların alt kurullarının etkili çalışmaması gibi idari zaaflar bilinmektedir. Fakat Avukatlık mesleği mensuplarının çok sayıda problemi varken, meseleyi bu şekilde çözmeye çalışmak ileride avukatlığı çok daha derin problemlerle karşı karşıya getirecektir. Avukatlık mesleğine girişin daha ciddiyetle denetlenmesi, baroların da bu konunun çözümünde paydaş olarak kabul edilerek üniversitedeki hukuk eğitimine uzanan köklü bir çözüm daha kalıcı olacaktır.

Özellikle reklam yasağının uygulanamaması, bu tip konuların güncellenmesinin ve adil tanıtımın önünün açılması gibi konuların taslakta gündeme alınmış olması doğrudur.

Baroların kanunla mahdut haller dışında TBB’ye ve yürütmeye karşı bağımsız olarak faaliyetlerini yürüteceği, bunun dışında baroların bu özgürlük çerçevesinde yapacağı açıklamaların baro yönetiminin özgür yaklaşımı ile alakalı olduğu ve müdahaleye çok açık bir alan olmadığı düşünülmektedir.

Her geçen gün mensubu katlanarak artan meslek sahasında çok daha derinlikli ve gerçek problemleri olan Avukatlığın, baro yönetimleri, temsil dengesi gibi meselelerin yanında bu problemlerinin de çalışılması ve mesleki konularda çözümler üretilmesi gerektiği ortadadır. 
Bütün bu problemler ortada dururken, siyasi dengeler gözetilerek meslek saygınlığının örselenmesi yanlış olup, meslek birliğinin ıslah edilmek yerine bu şekilde yıpratılmasının telafisi imkânsız olumsuzluklar yaratacağı düşünülmektedir.” dedi..

İlginizi Çekebilecek Yazılar

Yorum Yap

* Bu formu kullanarak, verilerinizin bu web sitesi tarafından saklanmasını ve işlenmesini kabul etmiş olursunuz.

© 2015 – 2024 | Kuzeyegehaber.com