Ana sayfa » Güncel » YURTTA BARIŞ ÇOK MU ZOR?

YURTTA BARIŞ ÇOK MU ZOR?

Yazar: Erdinç Şahin
1 yorum

Tarih; 30 Ağustos 2019 Cuma.
Yer; bir köy camii.
Cami tamamen dolu. Genç imam, Mimber’e çıkıyor ve elindeki yazılı
metinden, 30 Ağustos Zaferi üzerine hutbesini veriyor. Sonunda;
“şehitlerimizi rahmetle anıyoruz” diyerek noktalıyor.

Cemaat arasından biri; “Hocam, bu zaferin komutanı,
Cumhuriyet’imizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü neden
anmıyorsun?” diyor ve ardından pek çok insan aynı tepkiye katılıyor!

Cemaat içinden birileri de bu tepkiye “karşı tepki” gösteriyor!
Cami karışıyor!
Neredeyse kavga çıkacak.
İmam;
“Bu hutbe Diyanet’ten gönderiliyor. Ben bunu okumaya
mecburum” diyor.

Namaz sonrası imam, yakınındaki bir grup insana şunları söylüyor;
“Filan yere tayinim çıktı, buradan da öğretmenliğe geçmek istiyorum.
Sicilimi yakarlar!”
Daha sonra haberlerde öğreniyoruz ki; “Diyanet, ülke genelinde her
camide aynı hutbeyi okutmuş!”

Doğal olarak bu aymazlığa tepkiler gelmiş…
Diyanet İşlerinin kurucusu M bu zaferin 97. yılında
böyle bir vefasızlığı hak etmiyor!

Mustafa Kemal Atatürk,
Elmalılı Hamdi Hoca’ya Kur’an’ın Türkçe mealini yazdıran
Mustafa Kemal Atatürk, yoz-yobaz takımının vatandaşı istismar
etmesini önlemek için yapmış bunu. Diyanet İşleri kurumunu da bu amaçla kurmuş.

Ne yazık ki, Atatürk’ün ölümünden sonra din, kimi siyasetçilerin istismar
aracı olmuş! Hiçbir üretim yapmadan halkı din üzerine yalanlarla
kandıran kimi asalaklar türemiş.

Diyanet İşleri Başkanı, resmi giysisi ile
diyecek kadar kin ve öfke dolu
bir kişiyi ziyaret ediyor!
“Keşke Yunan kazansaydı.
Mustafa Kemal’i seven bana gelmesin”

Bugün görüyoruz ki;
“Gerçek din bilginlerinin” din ve Kur’an emirleri hakkındaki sözleriyle,
yobaz takımının abuk sabuk söylemleri arasında inanılmaz bir uçurum
var! Bunların beyinleri kafalarında değil, daha aşağıda!

Bu ülkede hem Mustafa Kemal’e samimi bir saygı duyan, hem de dinine
içtenlikle bağlı insanlar var.
Mustafa Kemal Atatürk’ü “dinsiz, din düşmanı” gösteren kimileri, bu
ülkede cemaati bölüp parçaladıklarının farkında olmayabilirler! Ya da bu
iftirayı bilerek yapıyor olabilirler!

Bu ülkede farklı inanç gruplarına özgürce yaşama hakkı tanıyan “LAİK
DEVLET” i “Dinsiz devlet” olarak gören ve gösterenlerin varlığını ve
bunların tek hedeerinin Cumhuriyet düzenini yıkmak olduğunu aklı
başında her vatandaş biliyor!

Bu ülkede farklı etnik, dinsel ve mezhepsel grupların birbirine saygı
içinde yaklaşması, YURTTA BARIŞ idealinin tek koşuludur.

Ne yazık ki, birkaç bakanlığın bütçesi kadar devasa bütçesi olan Diyanet
İşleri Başkanlığı, YARGI kararlarıyla meşru bir ibadethane olarak kabul
edilen Cem Evleri’ni ibadethane kabul etmiyor! Açıkça “mezhep ayrımı”
yapıyor! Bu, “Laik Devlet” değerleriyle örtüşmüyor.

Toplumun bütününü kucaklaması gereken Diyanet İşleri, Kilise
açılışlarına katılarak farklı dini inançlara gösterdiği hoşgörü ve anlayışı
Alevi inancına gösteremiyor!

Bunun adı BÖLÜCÜLÜKTÜR!
Kimse kimsenin inancından dolayı hesap vermeyecek.
Bu ülke ve bu dünya din ve mezhep kavgalarıyla insanlık tarihinin en
vahşi tarihi olayları yaşadı.
YETER ARTIK!

İlginizi Çekebilecek Yazılar

1 yorum

Körfezsever 10 Eylül 2019 - 08:05

İslami kurani terörcü savaşçı kafalar bu ülkeye hükmediyor.Yaniöçok.zor!

Tevbe Suresi 5.Ayet
Haram aylar çıkinca, müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün, esir alın, kuşatın ve onları her
geçit yerinde gözetleyin. Şayet tövbe ederler, namazlarini kilarlar ve zekātlarini verirlerse
artik onlari serbest birakın. Allah yargılayicidir, bağişlayıcidır
Tevbe Suresi 41.Ayet
Gerek yaya olarak, gerek binek üzerinde Allah yolunda sefere çikin. Mallarınizla,
canlarinizla Allah yolunda cihad edin. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlidir.
Enfal Suresi 39.Ayet
Fitne kalmayıncaya ve din tamamen Allah’in oluncaya kadar onlarla savaşıin.
Eğer(küfürden)vazgeçerlerse, şüphesiz ki Allah onlarin yaptiklariını hakkıyla göre.
Maide Suresi 33.Ayet
Allah ve Resalüne karSI savaşanların ve yeryüzünde(hak)düzeni bozmaya çalişanların
cezasi ancak ya(acımadan)öldürülmeleri, ya asilmalari, yahut el ve ayaklarinin
çaprazlama kesilmesi, yahut da bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu onlarıin dünyadaki
rüsvayliğidır. Onlar için ahirette de büyük azap vardır.
Muhammed Suresi 4.Ayet
(Savaşta)inkār edenlerle karşilaştiğiniz zaman boyunlarini vurun. Nihayet onları çõkertip
etkisiz hale getirdiğinizde baği SIki baglayın(sag kalanlarini esir alin). Artik bundan
Sonra(esirler) ya karşiliksiz ya da fidye karşiligi saliverin. Savaş sona erinceye kadar
hüküm budur. Eğer Allah dileseydi, onlardan öç aliırdi. Fakat sizi birbirinizle denemek için
boyle yapiyor. Allah yolunda öldürülenlere gelince, Allah onlarin amellerini asla boşa
çikarmayacaktir.
Enfal Suresi 12.Ayet
Rabbin meleklere, ‘Ben sizinleyim, inananları destekleyin’ diye vahyetti. Ben inkar
edenlerin kalplerine korku salacağım, artik vurun onlarin boyunlarini, vurun her parmağıinı
kesin dedi.
Enfal Suresi 17.Ayet
(Savaşta) onlari siz öldurmediniz, fakat Allah õldurdu onlari, attigin zaman da sen
atmadin, fakat Allah atti(onu). ve bunu, müminleri güzel bir imtihanla denemek
için(yaptı). Şüphesiz Allah işitendir, bilendir
Bakara Suresi 216.Ayet
Size zor geldiği halde savaş üzerinize farz kilındı. Hakkınızda hayırlı olduğu halde bir
şeyden hosşlanmamiş olabilirsiniz. Sizin için kötü olduğu halde bir şeyden hoşlanmiş da
olabilirsiniz. Yalniz Allah bilir, siz ise bilemezsiniz.

Yanıtla

Yorum Yap

© 2015 – 2022 | Kuzeyegehaber.com