Ana sayfa » Güncel » İZMİR’Lİ CHP’LİLER, TRUVA ATININ ÖNÜNDE, KAZ DAĞLARI İÇİN MÜCADELE SÖZÜ VERDİ..

İZMİR’Lİ CHP’LİLER, TRUVA ATININ ÖNÜNDE, KAZ DAĞLARI İÇİN MÜCADELE SÖZÜ VERDİ..

Yazar: Erdinç Şahin
0 yorum

KUZEYEGEHABER-Kaz Dağları’ndaki doğa katliamına karşı yürütülen “Su ve Vicdan Nöbeti”ne destek olan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer: “Tüm büyük şehirlerdeki baroları mücadeleye katkı vermeye çağıracağız” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, altın arama faaliyetleri nedeniyle gündemde olan Çanakkale’ye gitti. Altın madenine karşı başlatılan ve 16 gündür devam eden “Su ve Vicdan Nöbeti” eylemine destek vermek üzere bölgedeki vatandaşlarla buluşan Tunç Soyer, maden sahasının son durumunu inceledi.

Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ın karşıladığı Başkan Tunç Soyer bölgedeki tahribat hakkında bilgi aldıktan sonra şunları dile getirdi:“Burayı gördükten sonra vicdanı sızlamayacak bir insan evladı düşünemiyorum. Gerçekten ağır bir tablo var. Alandaki mücadele kadar hukuk alanında da doğanın adaletini ve hakkını güçlü bir şekilde savunmamız gerekiyor.

Büyükşehir belediye başkanları olarak tüm baroları harekete geçirmeye çalışmalıyız. Hafta içinde barolarla görüşüp hukuku daha güçlü bir şekilde savunmaya davet edeceğim. Bu büyük tahribata seyirci kalamayız. Bu her türlü siyasetin ötesinde bütün insanlığı ilgilendiren bir şey.”

Asla yalnız değilsiniz…

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, bütün bu sürecin sonunda maden sahasını yeniden yemyeşil bir hale dönüştüreceklerini belirterek, “Asla yalnız değilsiniz. Gücümüz ne kadar yetiyorsa yalana, talana karşı sonuna kadar mücadele edeceğiz. Kalbim, ruhum sizinle sonuna kadar destekleyeceğiz” dedi. Başkan Soyer ve Ülgür Gökhan, maden sahasına diktikleri fidanlarla mücadele destek verdi.

“Sesimiz Kanada’ya ulaşacak”

Maden sahasındaki incelemenin ardından nöbet alanındaki doğa eylemcileriyle buluşan Başkan Soyer, “Bu tabloyu gördükten sonra insanın içi parçalanıyor, yüreği sızlıyor. Bugün bu talana karşı büyük bir direniş ruhu var. Bu güç her türlü siyasi farklılığın ötesinde insanları buluşturan bir güç. Bunun parçası olan, destek veren herkesi ve Ülgür Başkanımızı kutluyorum. Bu direnişi hem büyütmeli hem hukuki anlamda güçlendirmeliyiz.

Haklı olduğumuzu biliyoruz ama sesimizi de güçlü bir şekilde çıkaracağız. O ses Kanada’ya, bunları besleyen damarlara ulaşacak. Hep beraber daha güçlü olacağız” diye konuştu.Başkan Tunç Soyer, kamp alanında çevre eylemcileriyle bir süre sohbet ederek çay içti. Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ise Çanakkale genelindeki tüm maden faaliyetleriyle ilgili Başkan Soyer’e bilgi verdi.

İzmir’den gelen grupla buluştu…

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, daha sonra Çanakkale şehir merkezinde İzmir’den eyleme destek olmak üzere gelen belediye başkanlarıyla buluştu. CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel ve parti gençlik kolları üyelerinin de yer aldığı grup Truva Atı’nın önünde Kaz Dağları için mücadele sözü verdi.

Yücel: “Kıyılan her ağacın çığlığını kalbimizde hissediyoruz”

CHP İl Başkanı Deniz Yücel de bölgede yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:”Bizler bugün sadece CHP İzmir İl Başkanı, İlçe Başkanları, Büyükşehir Belediye Başkanı, İlçe Belediye Başkanları ve il yöneticileri olarak değil, Kaz dağlarından gelen oksijenle hayata tutunan, pınarlarından akan sularla susuzluğunu gideren, kıyılan her ağacın çığlığını, acısını kalbinde hisseden bu vatanın birer evladı olarak buradayız.

Bir Anne Babanın kendi evladının canına kıyması neyse, Kaz dağlarında yapılan odur.Vatan toprağının bir kaç kuruş uğruna kiralanması veya satılması neyse, Kaz dağlarında yapılan odur.Çocuklarımızın geleceğinin para hırsı yüzünden yok edilmesi neyse, Kaz dağlarında yapılan odur.Oksijen maskesine bağlı bir hastanın oksijen hortumunun kesilmesi, yaşama haklarına bizim karar veremeyeceğimiz binlerce canlının katledilmesi neyse, bugün Kaz dağlarında yapılan tam olarak da odur.

Kaz dağları ağaçları, canlıları, suyu ve oksijeniyle Türkiye’ye bahşedilmiş eşsiz bir nimet. Kaz dağlarını kendi elleriyle, yok edilsin, ağaçlara kıyılsın, milyonlarca yıllık ekolojik düzen bozulsun diye altın madeni şirketine satanlar şunu çok iyi bilmelidir ki; Bu dağın, bu ormanların bize ihtiyacı yok. Bizim bu dağlara, bu oksijene ihtiyacımız var. Bu ormanların gerçek sahibi bizler değiliz, biz varız diye bu ormanlar oluşmadı.

Tam aksine bizim yaşamımız, bizim sağlığımız, çocuklarımızın soluyacağı temiz hava, içecekleri temiz su için, bizler Kaz Dağlarına muhtacız. Türkiye’nin oksijenini kesmeyin, çocuklarımıza zehir solutmayın, dünya da eşi benzeri olmayan bu cenneti cehenneme çevirmekten, vatandaşla, doğayla inatlaşmaktan derhal vazgeçin.Kaz dağlarında doğayı katledenler de aslında yaptıklarının farkında.

Açıklamalarındaki tutarsızlığın sebebi de bu.AKP’li yöneticiler, sanki altın madeni ararken tek sorun siyanürün kullanılmasıymış gibi “Siyanürle Altın Aranmayacak” açıklaması yaparken, Maden şirketinin Ceo’su “Altının çıkarılmasının son aşamasında siyanür kullanacağız” diyor. Halkın tepkisini azaltmak için kesilen ağaçların sayısını azaltmaya çalışmaları da akıl alır gibi değil.

ÇED raporuna göre kesilen ağaç sayısı yaklaşık 46 bin, Orman Genel Müdürlüğü’ne göre ise yaklaşık 13 bin 500′ iken, TEMA vakfı en doğru rakamı açıkladı. Tam 190 bin ağaç, 190 bin cana kıyıldı kaz dağlarında. Daha acısı, bu iş devam ederse daha fazlasına da kıyılacak. O kadar gözlerini para bürümüş, altının ışıltısıyla o kadar kendilerinden geçmişler ki, altın madeninin milli parka uzak olduğunu ispatlamaya çalışıyorlar.

Bir kez daha haykırıyoruz, Anlayın artık..Katliamın sadece nerede olduğuna değil isyanımız. Sizin ağaçlara kıymanıza, canlıların hayatını mahvetmenize, doğayı katletmenize bizim isyanımız.Vatan toprağını çölleştirmenize, asla yiyemeyeceğiniz, size oksijen sağlayamayacak, dünyadaki altınların tamamıyla bile bir tek çimeni yetiştirebilecek toprak tanesi yapamayacağınız maden parçası için,milyonlarca yıllık yaşamları yok etmenize isyanımız.

Şu katliamı görüp yüreğiniz sızlamıyorsa o yürekte bir sorun var demektir. Bu katliama izin verenden, bu katliamı yapandan ve bu katliama göz yumandan ne kul ne de Allah razı gelir. Milyonlarca yıldır korunmuş, evlat gibi, kutsal emanet gibi, göz bebeğimiz gibi bakılmış bu yaşam alanını yok etmek isteyenler ,hem halkın nezdinde hem de vicdanlarda asla affedilmeyecekler.

Çıkarılacak altının 10’da biri için, 5 milyon yaşındaki bu dağların ve doğal yaşamın yok edilmeye başlanmasını, tüm Türkiye gibi Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Örgütü olarak biz de kabul etmiyoruz, bu katliama karşı duruyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı başta olmak üzere tüm sorumlulara sesleniyoruz. Çevrecilerin, doğa severlerin ve halkın sesine kulak verin.Bu isyan Türkiye’nin nefesi kesilmesin diye, doğa katliamı dursun, pınarlarımızdan zehir yerine su akmaya devam etsin diye, çocuklarımızın geleceği yok olmasın diye.

Bu isyanda siyaset yok, bu isyanda taraf yok, bu isyanda çıkar yok. Hepimiz aynı taraftayız. Kaz dağlarında katliama son verilsin, artık bir cana daha kıyılmasın, toprağın ve ağacın bize vereceğini, dünyanın tüm altınlarının bile bize veremeyeceği anlaşılsın diye buradayız. Bunlar anlaşılıncaya, katliam sona erinceye kadar da bu mücadeleden vazgeçmeyeceğimizi tüm dünya’ya haykırıyoruz.

Kaz dağları ve Türkiye’nin doğası için mücadele veren tüm çevreci kuruluşlara, STK’lara ve ülkesine sahip çıkan tüm vatandaşlarımıza, ayrıca bu mücadelenin büyük destekçisi olan Çanakkale Belediyemize ve Sayın Başkanına da gösterdikleri çabadan, verdikleri mücadeleden ötürü saygılarımızı ve teşekkürlerimizi sunuyoruz..”

İlçe Başkanları düzeyinde katılım sağlanan buluşmaya Aliağa adına CHP Aliağa İlçe Başkan Gülsen Ustaoğlu Cirit katıldı..

İlginizi Çekebilecek Yazılar

Yorum Yap

* Bu formu kullanarak, verilerinizin bu web sitesi tarafından saklanmasını ve işlenmesini kabul etmiş olursunuz.

© 2015 – 2022 | Kuzeyegehaber.com