<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>#mustafaküpçü | Kuzey Ege Haber</title>
	<atom:link href="https://www.kuzeyegehaber.com/tag/mustafakupcu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kuzeyegehaber.com/tag/mustafakupcu/</link>
	<description>GERÇEK HABERİN DOĞRU ADRESİ</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Aug 2020 19:20:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/11/cropped-LOGO-4-32x32.jpg</url>
	<title>#mustafaküpçü | Kuzey Ege Haber</title>
	<link>https://www.kuzeyegehaber.com/tag/mustafakupcu/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Mustafa Küpçü-DEPREM GERÇEĞİ&#8230;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/08/16/mustafa-kupcu-deprem-gercegi/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/08/16/mustafa-kupcu-deprem-gercegi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Aug 2020 19:20:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#17ağustosdepremi]]></category>
		<category><![CDATA[#istanbulaihanet]]></category>
		<category><![CDATA[#mustafaküpçü]]></category>
		<category><![CDATA[#rantdüzeni]]></category>
		<category><![CDATA[#zeminyapısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=24349</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bugün, yaşadığımız 17 Ağustos 1999 Depremi’nin 21. yıl dönümü.Ülkemizin dört bir yanında depremler yaşanıyor. Bundan sonra da depremler olacak. Bilim insanları diyor ki; “Türkiye, Afrika ve Avrasya levhalarının birbirine yaklaşması ve bu levhaların arasında yer alması nedeniyle yoğun bir deformasyona maruz kalmaktadır. Bu deformasyon, Kuzey Anadolu Fayı, Doğu Anadolu Fayı ve Ege Bölgesi’ndeki faylarda oluşan [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/08/16/mustafa-kupcu-deprem-gercegi/">Mustafa Küpçü-DEPREM GERÇEĞİ&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Bugün, yaşadığımız 17 Ağustos 1999 Depremi’nin 21. yıl dönümü.<br>Ülkemizin dört bir yanında depremler yaşanıyor. Bundan sonra da depremler olacak. Bilim insanları diyor ki;</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Türkiye, Afrika ve Avrasya levhalarının birbirine yaklaşması ve bu levhaların arasında yer alması nedeniyle yoğun bir deformasyona maruz kalmaktadır. Bu deformasyon, Kuzey Anadolu Fayı, Doğu Anadolu Fayı ve Ege Bölgesi’ndeki faylarda oluşan depremlerle gerçekleşmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle, Türkiye’de çok deprem meydana gelmektedir. Türkiye, son on yılda meydana gelen 5.5 ve üzeri büyüklükteki deprem sayısı ile dünya genelinde 6’ncı sırada. Ülke yüzölçümü dikkate alındığında ise 17’nci sırada. Depremlerde verilen can kaybı açısından 3’üncü sırada bulunuyor.” (*)<br>Çünkü, “DEPREME KARŞI GÜVENLİ BİNALAR VE KENTLER KURAMIYORUZ!”</p>



<p class="wp-block-paragraph">1999 depremi öncesinde, Anavatan Partisi’nin tek başına iktidar ve Meclis çoğunluğuna sahip olduğu dönemde, bir Halkçı Parti milletvekili; “İnşaatlarda ZEMİN ETÜDÜ koşulunu sağlayalım” diye bir yasa teklifi veriyor!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ama Anavatan’lı milletvekillerinin parmak çoğunluğu ile bu teklif reddediliyor! 1999 deprem felaketi sonrası “Zemin etüdü” yapılması yasalaşıyor ve “Yapı Denetim Firmaları” kuruluyor ama 20 binin üzerinde insanımız can verdikten sonra!</p>



<p class="wp-block-paragraph">O zamandan bugüne, deprem uzmanı bilim adamları uyarıyor;<br>· Sağlam zeminlerde inşaat yapılsın,<br>· Tarım alanları “imar plan tadilatları” ile yapılanmaya açılmasın,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Zemin etütleri ve inşaat denetimleri ihmal edilmesin,<br>· Deprem toplanma ve ilk yardım alanları oluşturulsun.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak, özellikle İstanbul’da büyük bir deprem beklendiği halde, sayın Erdoğan’ın açık ifadesiyle; “İSTANBUL’A İHANET” sürüyor!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tarım alanları, çürük zeminler “konut ve ticaret alanı” olarak inşaata açılıyor, deprem toplanma alanları da inşaatlarla yok ediliyor!<br>Kolay zenginleşmenin en etkin yolu olarak “RANT DÜZENİ” sürdürülüyor ve olası bir İstanbul Depremi’nde yüz binin üzerinde insanın yaşamını yitirebileceği ve bu depremin büyük bir mali yıkımının da olacağı belirtiliyor…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gazete ve televizyon haberlerinde; bu “rant ihtirası” nedeniyle, yeni inşaat temelleri açılırken yandaki binaların çatlaması ve yıkılmasına tanık oluyoruz. Kimi binalarda ise, taşıyıcı kolonların çürümüşlükleri ve belki deprem bile olmadan yıkılma tehlikesi altında olduklarını öğreniyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak, son 20 yıldır İstanbul’da “çürük-tehlikeli yapıların onarım ya da yeniden inşaları” yapılmıyor! Öte yandan, Sulukule gibi kent merkezinde yoksul insanların yaşadıkları arazi değeri yüksek yerlerde, o yoksul insanların daha da yoksullaşmaları pahasına “KENTSEL DÖNÜŞÜM” adıyla “RANTSAL DÖNÜŞÜM” alanları yaratılıyor!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kentlerde “imar plan değişimleri” ile RANT yaratan siyasal karar vericilerden ve yap-sat düzeninden hesap soran yok!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Örneğin; Van-Erciş’te 39 insanın canına mal olan Sevgi Apartmanı müteahhidi beraat ediyor!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Siyasal iktidar, özellikle İstanbul başta olmak üzere büyük kentlerde belediyelerin imar yetkilerine müdahale ederek, “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı” aracılığı ile rant dağıtımına devam ediyor!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yine bilim adamları iddia ediyorlar ki;<br>· İstanbul’da meydana gelebilecek 7.5 büyüklüğündeki depremde, binaların yüzde 22.6’sı yıkılacak,<br>· Yolların yüzde 30’u ulaşıma kapanacak,<br>· Temizlik ve içme suyu sıkıntısı yaşanacak,<br>· 120 milyar liralık kayıp kaçak olacak,</p>



<p class="wp-block-paragraph">DÖNÜŞÜM” adıyla “RANTSAL DÖNÜŞÜM” alanları yaratılıyor!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kentlerde “imar plan değişimleri” ile RANT yaratan siyasal karar vericilerden ve yap-sat düzeninden hesap soran yok!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Örneğin; Van-Erciş’te 39 insanın canına mal olan Sevgi Apartmanı müteahhidi beraat ediyor!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Siyasal iktidar, özellikle İstanbul başta olmak üzere büyük kentlerde belediyelerin imar yetkilerine müdahale ederek, “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı” aracılığı ile rant dağıtımına devam ediyor!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yine bilim adamları iddia ediyorlar ki;<br>· İstanbul’da meydana gelebilecek 7.5 büyüklüğündeki depremde, binaların yüzde 22.6’sı yıkılacak,<br>· Yolların yüzde 30’u ulaşıma kapanacak,<br>· Temizlik ve içme suyu sıkıntısı yaşanacak,<br>· 120 milyar liralık kayıp kaçak olacak,<br>· Toplanma alanları yetersiz kalacak,<br>· Devlet’in en az 3 günlük bir süre için “Aile Afet Planı” hazırlaması ve bilinçlendirmesi şart,<br>· Deprem sonrası ilk 72 saatte herkes tek başına kalacak…</p>



<p class="wp-block-paragraph">İnsanlar ve toplum, yaşanan felaketlerden ders almasını bilmiyorsa, başlarına gelebilecek yeni afetler büyük birer BELA olacaktır!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bela; hak edilmiş cezadır! *) Muğla Deprem Çalıştayı Sonuç Bildirgesi..</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/08/16/mustafa-kupcu-deprem-gercegi/">Mustafa Küpçü-DEPREM GERÇEĞİ&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/08/16/mustafa-kupcu-deprem-gercegi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mustafa Küpçü-Amaç, Vatandaşın Sağlığı mı?</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/07/07/mustafa-kupcu-amac-vatandasin-sagligi-mi/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/07/07/mustafa-kupcu-amac-vatandasin-sagligi-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Jul 2020 21:57:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#akhisar]]></category>
		<category><![CDATA[#bitlis]]></category>
		<category><![CDATA[#makaron]]></category>
		<category><![CDATA[#millisigara]]></category>
		<category><![CDATA[#mustafaküpçü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=22310</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özelleştirme furyası sonucu, bu ülkede artık “yerli ve milli sigara” üretilmiyor! Sigara sektöründe 5 yabancı firma at oynatıyor! Bitlis ve Akhisar sigara fabrikaları başta olmak üzere, ulusal varlığımız olan sigara fabrikalarımız ard arda kapatıldı. Tütün ekimi ile geçimini sağlayan pek çok üretici artık tütün ekmiyor! Yabancı sigara firmaları, büyük ölçüde yurt dışından tütün getirip sigara [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/07/07/mustafa-kupcu-amac-vatandasin-sagligi-mi/">Mustafa Küpçü-Amaç, Vatandaşın Sağlığı mı?</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Özelleştirme furyası sonucu, bu ülkede artık “yerli ve milli sigara” üretilmiyor! Sigara sektöründe 5 yabancı firma at oynatıyor!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bitlis ve Akhisar sigara fabrikaları başta olmak üzere, ulusal varlığımız olan sigara fabrikalarımız ard arda kapatıldı. Tütün ekimi ile geçimini sağlayan pek çok üretici artık tütün ekmiyor! Yabancı sigara firmaları, büyük ölçüde yurt dışından tütün getirip sigara üretiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yabancı sigaralar pahalı! Dar ve orta gelirli tiryakiler yabancı sigarayı satın alamıyorlar! Bu nedenle, önceleri kimi pazarlarda açık tütün satışı yapıldı, daha sonra da “tütüncü dükkanları” açıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Vatandaşlar, tütün alıp sarmaya ya da “makaron” denilen sigara kağıtlarına sarılmış hazır sigaraları almaya ve tüketmeye başladılar. Bu yeni durum hem yabancı sigara firmalarının kazancını hem de ÖTV gelirini olumsuz etkiledi! 2019 yılında sigara satışlarından yaklaşık 50 milyar TL’lik gelir elde edilmiş.</p>



<p class="wp-block-paragraph">26 Haziran 2020’de Resmi Gazete’de yayımlanan bir Kararname ile açıkta tütün ve makarona sarılmış tütün satışı 1 Temmuz itibariyle yasaklandı.<br>Yerli tütün üreticileri ve 25 bin tütün satıcısı ne yapacak?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak, 1 Temmuz 2021 itibariyle Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan Yetki Belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapılamayacak!<br>Bu yasağın “GEREKÇESİ” olarak; “Devlet tarafından kontrol edilemeyen sarma sigaraların zehir saçtığı” gösteriliyor!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Daha ilginci; “devletin kontrol edemediği” ve yasadışı üretilen ve satılan tütün ürünlerinde “kadmiyum ve kurşun seviyesinin çok yüksek olduğu” tespit edilmiş!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Peki, aynı inceleme yabancı sigaralar için de yapılıyor mu? Sigara tiryakisi değilim. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Sigaranın insan sağlığına zararlı olduğunun da bilincindeyim.<br>Sigara sağlığa zarar veriyor da, TERMİK SANTRALLER ve SİYANÜRLE ALTIN ARAMA ya da karayolunda seyreden araçların EGZOZ GAZLARI insan sağlığını tehdit etmiyor mu?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yerli tütün üretimine ve ticaretine karşı bu kadar “hassas” olan siyasi iktidar, bu konularda neden son derece duyarsız?<br>Kolcu Kuvveti de kurulacak mı?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Osmanlı döneminde, ödenemeyen dış borçlar nedeniyle 1881’de ülkemize postu kuran “Duyun-u Umumiye” tüm vergi gelirlerine el koymuş, işletmeleri yabancı şirketlere satmış ve “Yaprak Tütün ve Müskirat İşletmesini” de REJİ adlı bir yabancı konsorsiyuma devretmişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Reji idaresi, kendi kontrolü dışında tütün ekimi ve satışını yasaklamış ama başa çıkamamıştı. Bunun üzerine 2. Abdülhamit’ten “KOLCU KUVVETİ” kurma imtiyazı aldı. Kolcuların çoğu, cinayet ve diğer suçlardan cezaevinde yatmış, cahil ve gözü kara tiplerdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dayak, işkence ve sonrasında 20 bin kadar Türk tütün köylüsünün canını aldılar! ÇÖKERTME türküsü bu iğrenç cinayetlere yönelik bir AĞIT olarak yazılmış ve söylenmiş; …kolcular gelmeden Halil’im nerelere kaçalım?/ Teslim olmayalım Halil’im aman kurşun saçalım” sözleri bunu anlatır!</p>



<p class="wp-block-paragraph">· Halkın sağlığını korumaya evet.</p>



<p class="wp-block-paragraph">· Denetimsiz tütün satışına hayır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türk tütün köylüsü ve işsizliğin giderek yaygınlaştığı ülkemizde 25 bin tütün satıcısının ekmeği ile oynanmasına ve pahalı yabancı sigara alacak gücü olmayan ama sigaradan da vazgeçemeyecek milyonların seçim hakkına engel olmaya da HAYIR!..</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/07/07/mustafa-kupcu-amac-vatandasin-sagligi-mi/">Mustafa Küpçü-Amaç, Vatandaşın Sağlığı mı?</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/07/07/mustafa-kupcu-amac-vatandasin-sagligi-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mustafa Küpçü-SİVAS KATLİAMI VE; &#8220;İNSAN CANINA KIYMAK..&#8221;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/07/02/22099/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/07/02/22099/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Jul 2020 20:58:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#laikdevlet]]></category>
		<category><![CDATA[#madımakoteli]]></category>
		<category><![CDATA[#mustafaküpçü]]></category>
		<category><![CDATA[#pirsultanabdal]]></category>
		<category><![CDATA[#sivas]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=22099</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bundan 37 yıl önce, Sivas’ta korkunç bir insanlık dramı yaşandı. “Pir Sultan Abdal Şenlikleri” sırasında, Kültür Merkezi’nde, karşıt gruplar arasında taşlı sopalı çatışma çıktı. Daha sonra, binlerce gözü dönmüş fanatik insan, “konuk sanatçıların” kaldıkları Madımak Oteli’ni sardı, oteli ateşe verdiler ve çoğu sanat insanı 35 kişinin yanarak ve boğularak ölümüne neden oldular. Olay sonrası, 190 [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/07/02/22099/">Mustafa Küpçü-SİVAS KATLİAMI VE; &#8220;İNSAN CANINA KIYMAK..&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Bundan 37 yıl önce, Sivas’ta korkunç bir insanlık dramı yaşandı. “Pir Sultan Abdal Şenlikleri” sırasında, Kültür Merkezi’nde, karşıt gruplar arasında taşlı sopalı çatışma çıktı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Daha sonra, binlerce gözü dönmüş fanatik insan, “konuk sanatçıların” kaldıkları Madımak Oteli’ni sardı, oteli ateşe verdiler ve çoğu sanat insanı 35 kişinin yanarak ve boğularak ölümüne neden oldular.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Olay sonrası, 190 kişi gözaltına alındı. Yargılama sonucu 33 sanık idama ve 15 sanık 15 yıla kadar hapis cezalarına çarptırıldılar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">2002 yılında idam cezası yürürlükten kaldırıldı, idam cezaları müebbet hapse çevrildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu korkunç olayın kurbanı olan insanlar, o fanatik insanlara göre; “farklı mezhep ya da siyasi değerlere sahip” oldukları için öldürüldüler!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Belki de, bu insanlık dışı olaya katılanlar, “düşünme ve kendi iradeleri ile karar alma” bilinç ve gücüne sahip olamayan, zavallı insancıklardı! Belki de; “din üzerinden çıkar sağlayan” birilerinin kullandıkları maşalardı!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Cehaletin egemen olduğu toplumlarda, insanların kolay gaza ve galeyana geldikleri bir gerçektir! Olaya, İslam dininin gerçekleri açısından bakalım.<br>Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yayımladığı “Kur’an-ı Kerim Meali” ni inceleyin;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Nisa Suresi 29,30,92 ve 93, Maide Suresi 32, En’am Suresi 151, İsra Suresi 33 ve Furkan Suresi 68 ve 69. Ayetleri, “Adam öldürmenin yasaklarını” açıklıyor!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Örneğin, En’am suresi 151. Ayette; “Allah’ın haram kıldığı canı öldürmeyin” diyor Yaradan. Ama, bu gerçeği pek çok insan bilmiyor! Çünkü, Yaradan’ın emirlerini Kur’an’dan değil, yoz-yobaz takımından öğrendiğini sanıyor!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dünya kurulduğundan beri insan, insanın ve Allah’’ın yarattığı diğer canlıların canına kıyıyor! İşte, bu noktada “LAİK DEVLET” gerçeği ortaya çıkıyor. “Laik Devleti din düşmanlığı” gibi anlatan ahlaksız yalana kanıyor insan.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Oysa, her insan inancıyla ve yaşarken yaptıklarıyla Allah’a karşı hesap veriyor. Bir insanın dini inancı, mezhebi ne olursa olsun, önemli olan “insanlığa yararlı, AHLAKLI insan olmak” değil mi?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Laik Devlet, tüm inançların özgürce, korkusuzca yaşanması için temel bir güvencedir. Dinsizlik değildir! “İnsanı sömürmek” için dini bir “araç” gibi kullanan ahlaksız yaratıkların kirli yalanlarına ve alçakça oyunlarına gelmemeli, “Yaradan’dan ötürü yaratılmışı sevmek” değerinde birleşmeli, barış içinde İNSANCA yaşamayı seçmeliyiz…</p>



<p class="wp-block-paragraph">37 yıl önce, “insanın vahşeti” örneği olan Sivas Katliamı-Madımak yangını olayı, bir “insanlık utancı ve günahı” olarak insanlık tarihinde bir ibret örneği olarak kalacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yitirdiğimiz o güzel insanların anıları önünde saygı ve rahmetle eğiliyor, insanlığa “sevgi ve hoşgörü ile yaşama” bilinci diliyorum…</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/07/02/22099/">Mustafa Küpçü-SİVAS KATLİAMI VE; &#8220;İNSAN CANINA KIYMAK..&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/07/02/22099/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mustafa Küpçü-RANT VİRÜSÜ&#8230;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/07/01/mustafa-kupcu-rant-virusu/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/07/01/mustafa-kupcu-rant-virusu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 2020 21:21:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#doğayaihanet]]></category>
		<category><![CDATA[#insancayaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[#koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[#kuponarazi]]></category>
		<category><![CDATA[#mustafaküpçü]]></category>
		<category><![CDATA[#rantvirüsü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=21992</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan, doğanın bir parçası ve doğaya muhtaç bir varlıktır. Doğadan beslenir, doğadan aldığı oksijenle nefes alır. Ancak, aynı insan doğaya İHANET ederek, kendi ipini kendisi çeker! Toprak temizse ürün verir. Hava temizse insan, bitki ve diğer canlılar yaşayabilir. Su kaynakları, insan için en büyük yaşamsal ihtiyaçtır. Öte yandan, “ihtirası aklını aşan insan” doğaya bilerek ve [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/07/01/mustafa-kupcu-rant-virusu/">Mustafa Küpçü-RANT VİRÜSÜ&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">İnsan, doğanın bir parçası ve doğaya muhtaç bir varlıktır. Doğadan beslenir, doğadan aldığı oksijenle nefes alır. Ancak, aynı insan doğaya İHANET ederek, kendi ipini kendisi çeker!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Toprak temizse ürün verir. Hava temizse insan, bitki ve diğer canlılar yaşayabilir. Su kaynakları, insan için en büyük yaşamsal ihtiyaçtır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Öte yandan, “ihtirası aklını aşan insan” doğaya bilerek ve bilmeyerek ihanet eder, zarar verir. Bilim adamları çok net olarak açıklıyorlar ki; kitlesel ölümlere neden olan virüslerin oluşumundaki en büyük etken doğanın tahrip edilmesidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Son günlerde yaşadığımız sel ve dolu felaketlerinin en büyük nedeni “doğal dengenin bozulması” dır. Doğanın dengesi öylesine bozulmuş ki; yaz mevsiminde şiddetli yağmurlar ve dolu yağışı ile karşılaşıyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hava birden soğuyor, dolu olup yeryüzüne felaket indiriyor. Ürünler yok oluyor, emekler ziyan oluyor. Doğanın dengesi bozulunca; kene belası ortaya çıkıyor! Kene, Corona virüsünden 3 kat daha ölümcül bir felaket örneği.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kayseri’de “et yiyen örümcek paniği” yaşanıyor! Nereden ve neden ortaya çıktı bu örümcekler? Bir başka bölgemizde büyük boy çekirgelerin istilası ile yok oluyor emekler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Öte yandan, bunca örneğe rağmen, kimi insan kopyalarının “RANT İHTİRASI” bitmiyor! Kamu eliyle kentlerde ve doğanın en güzel alanlarında doğal denge bozuluyor;</p>



<p class="wp-block-paragraph">-Güzelim dağlarımız, ormanlarımız yabancı şirketlerin “siyanürle altın arama” sömürüsüne açılıyor! Doğayı korumak isteyenler cezalandırılıyor!</p>



<p class="wp-block-paragraph">-Kentlerin son yeşil alanları, “ orman, koru, tarım alanı” olmaktan çıkarılıp imara açılıyor! Birileri, belediye meclisleri ya da “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın” yanlış kararlarıyla yok ediliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">-En güzelim dereler, göller, denizler sanayi kuruluşlarının kirli atıklarıyla yok ediliyor!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu ülkede en kolay yoldan zengin olmanın yolu, siyasi iktidar eliyle oluşturulan “rant alanlarını” ele geçirmektir! “Kupon arazi” satışları bu yamyamlığın somut bir örneğidir!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dikkat edin, şehirlerarası kara yollarının geçtiği çevrelerde, doğal varlıklar hızla yok oluyor! Çünkü, gelip geçen araçların egzoz atıkları havayı, toprağı kirletiyor!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sapanca’yı düşünün; otoyol geçmeden önceki ürün bereketi kaldı mı? Adı ve toprağı “OVA” olan bütün alanlar sanayi ya da kentsel yapılaşmanın sonucu yok ediliyor! ALTINOVA’nın o güzelim şeftalisi kaldı mı?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Adapazarı Ovası, sanayinin işgaline feda edilmedi mi? Biliyorum, kimileri; “Sen sanayileşmeye, gelişmeye karşı mısın?” gibi garip sorularla beni eleştirecekler! Hayır… Ne sanayileşmeye, ne de ülkemin gelişmesine karşı olamam. Ancak, özellikle sanayi için “YER SEÇİMİ” diye bir temel kural vardır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tarımsal niteliği olmayan alanlarda ve atıklarıyla çevreye zarar vermeyecek sanayileşmeyi ben de isterim. Ama ovaların, ormanların, özellikle tatlı su alanlarının tahrip edilmesine onay veremem!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ülkemiz ve dünyamız, bilim ve ahlak ölçülerini yok sayan, doğanın dengesini bozan VAHŞİ SANAYİLEŞME ve VAHŞİ SAVAŞLAR nedeniyle giderek artan felaketler yaşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ülkemiz ve dünya nüfusu artarken, beslenebileceğimiz verimli tarım alanları, temiz hava alacağımız ormanlar, su kaynaklarımız hızla yok ediliyor!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Böyle giderse, “İNSANCA YAŞAMAK” için olması gereken tüm doğal varlığımızı yok edeceğiz. Bunun sonunda daha büyük felaketler ve kitlesel ölümler yaşayacağız.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yaşam, çekilmez bir çile, bir bela olacak!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bela, “hak edilmiş cezadır!…”</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/07/01/mustafa-kupcu-rant-virusu/">Mustafa Küpçü-RANT VİRÜSÜ&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/07/01/mustafa-kupcu-rant-virusu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mustafa Küpçü-VATANDAŞIN KARNI DOYMUYORSA..</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/06/18/mustafa-kupcu-vatandasin-karni-doymuyorsa/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/06/18/mustafa-kupcu-vatandasin-karni-doymuyorsa/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Jun 2020 21:33:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#işsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[#koronasüreci]]></category>
		<category><![CDATA[#krediborcu]]></category>
		<category><![CDATA[#mustafaküpçü]]></category>
		<category><![CDATA[#normalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[#ozanbingöl]]></category>
		<category><![CDATA[#yalancıenflasyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=21349</guid>

					<description><![CDATA[<p>Corona virüs sürecinde yeni bir döneme girdik. “Normalleşme süreci” diyorlar. Öyle bir “normalleşme” ki; caddeler, sokaklar, meydanlar, çarşı-Pazar, piknik alanları, otobüs terminalleri insanlarla doldu. Ekonomik gücü yerinde olanlar tatil mekanlarına, yazlıklarına koştular. Yaklaşık 3 aydır iş yapamayan esnaf da bir umut, işyerini açtı. Ama esnaf için “yeni normal” pek de iyi başlamadı. Bekledikleri müşteri ve [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/06/18/mustafa-kupcu-vatandasin-karni-doymuyorsa/">Mustafa Küpçü-VATANDAŞIN KARNI DOYMUYORSA..</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Corona virüs sürecinde yeni bir döneme girdik. “Normalleşme süreci” diyorlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Öyle bir “normalleşme” ki; caddeler, sokaklar, meydanlar, çarşı-Pazar, piknik alanları, otobüs terminalleri insanlarla doldu. Ekonomik gücü yerinde olanlar tatil mekanlarına, yazlıklarına koştular.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yaklaşık 3 aydır iş yapamayan esnaf da bir umut, işyerini açtı. Ama esnaf için “yeni normal” pek de iyi başlamadı. Bekledikleri müşteri ve kazancı henüz bulamadılar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Corona belası öncesi, “kredi borcunu” ödeyemediği ya da “çekleri karşılıksız” çıktığı için 300 binin üstünde esnaf haciz ve hapis tehdidi altındaydı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Corona olayı tuz biber ekti. Şimdi ise hem biriken borçlar hem de kepenklerin kapandığı dönemdeki kira borçları esnafın en büyük kabusu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Birileri, “her vatandaşa 5 bin TL yardım” yapıldığını söylüyor! Benim hakkımı kim aldı bilmiyorum ama kendi payıma kullandığım maskelerin bedelini bile ben ödedim!</p>



<p class="wp-block-paragraph">İŞSİZLİK, zaten ülkemizin en büyük sorunuydu. Şimdi, daha bir arttı. Özellikle “kayıt dışı” çalışanlar işlerini yitirdiler. Siyasi iktidar, emekli maaşlarındaki ikinci 6 aylık zammı en düşük seviyede tutabilmek için, “yalancı enflasyon” haberleriyle hazırlık yapıyor!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Oysa, özellikle temel tüketim maddelerindeki artışlar nedeniyle vatandaş alışveriş yapamıyor, esnaf iş yapamıyor! Yoksulluk sürekli artıyor…<br>Başta Almanya olmak üzere birçok ülkede devlet, vatandaşına karşılıksız maddi destek verirken, bizim ülkemizde siyasi iktidar “halkı borçlandırarak tüketime yönlendiriyor!”</p>



<p class="wp-block-paragraph">İktidarın önceliği, dün olduğu gibi bugün de “konut sektörü!”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Konut ve otomobil kredileri ile konut ve otomobil satışlarını teşvik ediyor! Bu kredi desteğinde öncülüğü “KAMU Bankaları” yapıyor! Şimdi, aldıkları kredileri ödeyemedikleri için konut ve araçlarına bankalarca haciz konan pek çok vatandaşa yenileri eklenecek!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Konut kredilerinin cazip hale getirilmesine, ünlü gayrimenkul müşaviri Salim Taşçı; “Bu bize para kazandırır ama işsize çare olmaz. Keşke sanayiye kredi açılsaydı” diyor!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Vergi uzmanı Özan Bingöl ise; “Kümesteki kazlarda yolunacak tüy kalmadı” diye uyarıyor! Ama ekonomi uzmanlarını dinleyen kim?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hazine ve Maliye Bakanı ekonomide parlak bir gelecek öngörüyor! Ancak, Hazine görülmemiş hızda ve yüksek faizle borçlanıyor! Hazinenin borç stokunda bir yılda 365 milyar liralık artış yaşanmış!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni borçlar bulunmazsa, “Yap-İşlet-Devret” yöntemiyle el parasıyla ve dolar bazında borçlanarak yaptırılan köprüler, otoyollar ve Şehir Hastaneleri borçları ödenemeyecek! Ödenebilmesi için yeni borç kaynakları bulunması gerek!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kimi vatandaşlar da bu yöntemle yaptırılan, fahiş bedellere mal olan ve ülke geleceğini tehdit eden bu projeleri kendi kaynaklarımızla yapıldığını sanıyor!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sosyologlar ise, ülkede hızla artan İŞSİZLİK ve YOKSULLUK nedeniyle, ülke olarak büyük toplumsal sorunlar yaşanacağı kaygıları içinde!<br>Bu arada, “Corona’yı fırsata çeviren, yeni milyonerler” de bugünün bir başka gerçeği!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yaşadığımız “KARANTİNA” döneminde birileri 48 ton altın satın almış!” Kuyumcu dostlara soruyorum; “Vatandaş geçim derdinde altın bozduruyor!”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Öyleyse, altın satın alanlar kimler?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sözün özü şu;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ekonomik düzen istatistik yalanları ve temelsiz önlemler ve güdük paketlerle yürütülemez! Ekonomik düzenin kendine özgü kuralları, hedef ve sonuçları vardır!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir ülkede işsizlik ve yoksulluk artarken, vatandaşın karnı doymazken, esnafın da, üreticinin de, sanayicinin de, inşaatçının da yüzü gülemez. İşte, acı ama gerçek bu!..</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/06/18/mustafa-kupcu-vatandasin-karni-doymuyorsa/">Mustafa Küpçü-VATANDAŞIN KARNI DOYMUYORSA..</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/06/18/mustafa-kupcu-vatandasin-karni-doymuyorsa/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mustafa Küpçü-ADALET İNANCI ÇÖKERSE&#8230;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/06/16/mustafa-kupcu-adalet-inanci-cokerse/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/06/16/mustafa-kupcu-adalet-inanci-cokerse/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Jun 2020 11:12:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#adaletinancıçökerse]]></category>
		<category><![CDATA[#adilyargılanmahakkı]]></category>
		<category><![CDATA[#mustafaküpçü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=21270</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir ailede, bir işyerinde, bir toplumsal ortamda ve hele bir ülkede, bireylerin “ADALET” konusunda yöneticilere, Yargı’ya ve birbirine karşı inancı çökerse ne olur? İnsanın insana, vatandaşın devlet yönetimine karşı güveni kalmaz, o toplumsal birim çöker! “Doğal ya da doğa dışı felaketler” insanları birbirine yaklaştırır. İnsani duygular ortaya çıkar. Dayanışma, paylaşma, yardımlaşma öne çıkar. Aksi de [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/06/16/mustafa-kupcu-adalet-inanci-cokerse/">Mustafa Küpçü-ADALET İNANCI ÇÖKERSE&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Bir ailede, bir işyerinde, bir toplumsal ortamda ve hele bir ülkede, bireylerin “ADALET” konusunda yöneticilere, Yargı’ya ve birbirine karşı inancı çökerse ne olur?</p>



<p class="wp-block-paragraph">İnsanın insana, vatandaşın devlet yönetimine karşı güveni kalmaz, o toplumsal birim çöker!</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Doğal ya da doğa dışı felaketler” insanları birbirine yaklaştırır. İnsani duygular ortaya çıkar. Dayanışma, paylaşma, yardımlaşma öne çıkar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aksi de olur; işsizlik, umutsuzluk, güvensizlik, kimi insanları bu felaket ortamından “çıkar sağlamaya” yönlendirebilir! Karaborsa, hırsızlık, sahtecilik, soygun, siyasi iktidar aracılığı ile büyük çıkarlar sağlamak gibi insana yakışmayan çirkinlikler de olur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Örneğin; maske dağıtımında sorun çıkınca, sağlık koşullarına uygun olmayan “sahte maske ve dezenfektan” üretimi ortaya çıkar!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Birileri yurtdışına koruyucu kıyafeti satar, ama ürün “standartlara uygun olmaz” iade edilir, ülke uluslar arası alanda güven kaybeder!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dar ve orta gelirli vatandaş işsiz kalır, geçim sıkıntısı çeker, faturalarını ödeyemez, ama elektrik ve doğalgaz faturaları ödenemez hale gelir!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Öte yandan; “hatırlı birileri” için SİT alanında bulunan bir arazinin imar planı değiştirilir, inşaat hakkı 5 kat artar, hatırlı kişi bu can pazarında büyük zenginliklere sahip olur!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Daha somut örnekler verelim;<br>·<br>Salgın ortamında, güç koşullarda ve yaşamları tehlikede olan sağlık görevlileri ve PTT çalışanları alkışlanır, övgü dolu sözler edilir, ama “ek ödemeler” yapılırken ayrım ve haksızlık yapılır!</p>



<p class="wp-block-paragraph">·Bu ülkede “kayıt dışı” çalıştırılan yaklaşık 9 milyon vatandaş, bu salgın ortamında İŞSİZ kalır, GELİRSİZ kalır, AÇ kalır, ama “işsizlik maaşı, kısa çalışma ödeneği ya da nakit desteği alamaz! Bu insanlara gıda ve maddi yardım götürmeye çalışan belediyeler, “muhalif partili” oldukları için elleri kolları bağlanır, ÖDENEKLERİ, KREDİ TALEPLERİ kesilir!</p>



<p class="wp-block-paragraph">·Bu ülkede “ücretli ama kadrosuz” da olsa, öğretmen olarak atanan ama salgın nedeniyle işe başlatılamayan ve bu nedenle maaş alamayan 20 bin öğretmenin geçim derdi birilerinin umurunda olmaz!</p>



<p class="wp-block-paragraph">-Bu ülkede “Üniversite mezunları” iş bulamaz, amele olur, çoban olur, emekli anne ya da babanın maaşına boyun eğer, evlenip yuva kuramaz ama milletvekili ve belediye başkanlıkları yapan birileri; “Ben bu ülkede üniversite mezunlarının işsiz olduğuna inanmıyorum!”diyebilir!<br>·<br>Bu ülkede asgari ücretliden vergi kesilirken, siyasal iktidarın hizmetinde kusur etmeyen kimi bürokratlar ya da ayrıcalıklı yönetim kurulu üyeleri için VERGİ MUAFİYETLERİ sağlanır!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu ülkede siyasal iktidar yandaşları televizyonlarda ve gazetelerde “komşularını öldürme” niyetlerini alenen söylerken, kimileri silahlar ve kurşun dolu kavanozlarla poz verirken, kimileri sosyal medyada her türlü tehdidi savururken hiçbir şey olmaz ama 7 yıl önce henüz yasal olarak “çocuk” sayılan bir genç için “hakaret davası” açılır, ya da tutuklanabilir!<br>·<br>Bu ülkede kimi kamu görevlileri 82 yıl önce vefat eden Mustafa Kemal Atatürk’e sosyal medya paylaşımlarında ya da medyada en ağır hakaretleri edebilirler! Ama bu ülkede yazdığı bir haber ya da kitap nedeniyle gazeteciler TUTUKLANABİLİR, aylarca YARGI önüne çıkmayı beklerler! ,<br>Daha pek çok örnek verebiliriz. Arif olana bu kadar da yeter!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bakın, Anayasa Mahkemesi Başkanlığı, son 8 yılın “bireysel başvuru” istatistiklerini yayınladı. Yapılan 266 bin 466 başvurunun yüzde 90’ı kabul edilmemiş! Anayasa Mahkemesi, 8 bin 875 başvuru için “ihlal kararı” vermiş. Bu ihlal kararlarının 4 bin 481’i “Adil yargılanma hakkı ihlali” olmuş!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Daha fazla söze gerek var mı?…</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/06/16/mustafa-kupcu-adalet-inanci-cokerse/">Mustafa Küpçü-ADALET İNANCI ÇÖKERSE&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/06/16/mustafa-kupcu-adalet-inanci-cokerse/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mustafa Küpçü-SÖMÜRÜLEN ÇOCUKLUK!..</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/06/13/mustafa-kupcu-somurulen-cocukluk/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/06/13/mustafa-kupcu-somurulen-cocukluk/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Jun 2020 21:04:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#bm]]></category>
		<category><![CDATA[#çocukhaklarıbildirgesi]]></category>
		<category><![CDATA[#mustafaküpçü]]></category>
		<category><![CDATA[#sömürülençocukluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=21106</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yarın, “12 Haziran, Dünya Çocuk İşçiliği İle Mücadele Günü” olarak belirlenmiş. Öncelikle belirtelim ki; 18 yaşına kadar herkes çocuktur! Türkiye’nin de altına imza koyduğu, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirgesi’nin 9. sıradaki ilkesine göre; “Çocuk, her türlü ihmal, zulüm ve sömürüye karşı korunur. Çocuğun, uygun yaş sınırına ulaşmadan önce çalışmasına izin verilmez.” Bu ülkede bu ilkeye [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/06/13/mustafa-kupcu-somurulen-cocukluk/">Mustafa Küpçü-SÖMÜRÜLEN ÇOCUKLUK!..</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Yarın, “12 Haziran, Dünya Çocuk İşçiliği İle Mücadele Günü” olarak belirlenmiş. Öncelikle belirtelim ki; 18 yaşına kadar herkes çocuktur!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’nin de altına imza koyduğu, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirgesi’nin 9. sıradaki ilkesine göre; “Çocuk, her türlü ihmal, zulüm ve sömürüye karşı korunur. Çocuğun, uygun yaş sınırına ulaşmadan önce çalışmasına izin verilmez.” Bu ülkede bu ilkeye saygı gösterildiğini söyleyebilir misiniz?</p>



<p class="wp-block-paragraph">İşte, bu ülkenin bazı acı gerçekleri;</p>



<p class="wp-block-paragraph">·TUİK-Türkiye İstatistik Kurumu raporuna göre; 5-17 yaş aralığında, okulda olması gerekirken çalışan 720 bin çocuk var! Yine bu rapora göre; yaklaşık 300 bini aşırı soğuk, sıcak, nemli ya da kimyasal gaz olan ortamda çalışıyor!<br>·<br>Çalışan çocukların yüzde 4.4’ü, “5 ila 11 yaş” arasında!</p>



<p class="wp-block-paragraph">İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre;</p>



<p class="wp-block-paragraph">·2019’da 67 çocuk işçi çalışırken ölmüş. Bunun yüzde 60’ı tarım işkolunda çalışmış.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir başka araştırmaya göre ise;<br>·<br>Türkiye’de çocukların yüzde 32’si yoksul ve 2 milyona yakın çocuk işçi var!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sanayi çarşılarındaki çocuklar geliyor gözlerimin önüne.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sonra, yoksulluğun pençesinden sokaklara sürüklenmiş, çetelerin eline düşmüş, suça karışmış, tinerci olmuş çocukları düşünüyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ülke genelinde “İŞSİZLİK, YOKSULLUK” hızla yayılırken, çocuk işçilerin çoğalmasına, sokaklarda ziyan olan çocuklara şaşırmalı mı?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ülke genelindeki yoksulluğun bir başka kanıtı, bebek ölümleridir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yapılan araştırmaya göre; Avrupa ülkelerinde, bebek ölümlerinde yılda 30 bin ölümle Türkiye ilk sırada yer alıyor!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çünkü, anne adayı bebeğini beklerken “sağlıklı ve dengeli” beslenemiyor!..</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle çocuk “ölümcül çocuk hastalıkları” da hızla artıyor bu ülkede.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gazete ve televizyonlarda sık sık; “filan bebek yaşamak için yardım bekliyor” haberlerine tanık olmuyor muyuz?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çocuklar, aile ve ülke için “geleceğin umutları” değil mi?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çocuklar;</p>



<p class="wp-block-paragraph">·Sağlıklı ve dengeli beslenebilmeli,</p>



<p class="wp-block-paragraph">·Ailelerinde sevgi ve şefkat ile yaşatılmalı,<br>·<br>Temiz bir çevrede yaşayabilmeli,</p>



<p class="wp-block-paragraph">·Onları geleceğin “üretken insanları” kılacak ciddi bir eğitim-öğretim olanağına sahip olmalı,<br>·Bağnazlığın eline düşmemelidirler!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ya toplumsal çevre?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Siyaset aktörlerinin “KİN ve ÖFKE” siyaseti ile toplumu ayrıştıran tutumları çocuklarımızı yaralamıyor mu?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu tutum, aile-komşu-akraba ilişkilerinde ve okullarda da yaşanıyor! Hala çocuğu “onurunu kırarak ve dayakla adam etme” inadında ana-babalar ve öğretmenlere tanık olmuyor muyuz?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dokuz Eylül Üniversitesi “Eğitimde Tarikat ve Medrese Gerçeği” başlıklı araştırmasına göre; “1 milyon çocuk tarikatların elinde!”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Öte yandan, çocuklarımızın yaşamını tehdit eden bir başka rezalet; “çocuk yaşta evlilik ve çocuk anneler” olayı!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gerçek İlahiyat uzmanları; “Kur’an’da çocuk yaşta evliliği teşvik eden ayet yok” deseler de, “din dışı yalanlarla” hem de televizyon ekranlarında çocuk yaşta evliliği kutsayan iğrenç insan kopyalarına tanık oluyoruz! Bunların kız çocukları yok galiba?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Son 18 yılda 440 bin çocuk doğum yapmış!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çocukluğunu yaşayamadan, ciddi bir eğitim görmeden, yalnızca “cinsellik” nedeniyle bütün bir yaşamları bir insanın insafına bırakılan çocuklara yazık günah değil mi?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ya “çocuk istismarları?”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çocuklara musallat olan SAPIKLAR hangi ortamlarda ürüyor?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Anneler, babalar; çocuklarınıza sahip çıkın, zaman çok kötü!..</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/06/13/mustafa-kupcu-somurulen-cocukluk/">Mustafa Küpçü-SÖMÜRÜLEN ÇOCUKLUK!..</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/06/13/mustafa-kupcu-somurulen-cocukluk/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mustafa Küpçü-65 YAŞ ÜSTÜ &#8220;VATANDAŞ&#8221; DEĞİL Mİ?</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/06/08/mustafa-kupcu-65-yas-ustu-vatandas-degil-mi/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/06/08/mustafa-kupcu-65-yas-ustu-vatandas-degil-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Jun 2020 20:34:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#65yaşüstü]]></category>
		<category><![CDATA[#mustafaküpçü]]></category>
		<category><![CDATA[#vatandaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=20907</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaşamakta olduğumuz Corona virüs salgınında, 65 yaş ve üstündeki vatandaşlar için “sokağa çıkma yasağı” getirildi. Gerekçe; &#8220;Kalp, yüksek tansiyon, nefes darlığı başta olmak üzere kronik hastalıkların yaygın olduğu bu yaş grubunun bağışıklık sistemlerinin zayıf olması, virüs bulaşma olasılığını yükseltiyor. İyi güzel de, zaten büyük ölçüde bu insanların büyük çoğunluğu “bir meşgale” bulamamak ve “yalnızlık” gibi [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/06/08/mustafa-kupcu-65-yas-ustu-vatandas-degil-mi/">Mustafa Küpçü-65 YAŞ ÜSTÜ &#8220;VATANDAŞ&#8221; DEĞİL Mİ?</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Yaşamakta olduğumuz Corona virüs salgınında, 65 yaş ve üstündeki vatandaşlar için “sokağa çıkma yasağı” getirildi. Gerekçe;<br><br>&#8220;Kalp, yüksek tansiyon, nefes darlığı başta olmak üzere kronik hastalıkların yaygın olduğu bu yaş grubunun bağışıklık sistemlerinin zayıf olması, virüs bulaşma olasılığını yükseltiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İyi güzel de, zaten büyük ölçüde bu insanların büyük çoğunluğu “bir meşgale” bulamamak ve “yalnızlık” gibi sorunlar yaşıyor. Uzun süre evde kalmak, “ruh ve beden sağlıklarını” olumsuz yönde etkilemez mi?</p>



<p class="wp-block-paragraph">65 yaş üstüne sokağa çıkma yasağı var diye, “maske ve dezenfektan” da verilmiyor! Bu ülkenin yöneticileri, haftada bir gün, belirli saatlerde sokağa çıkma izni verilen bu insanlar “maskeyi nereden buldular?” diye merak etmediler mi?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ben de 65 yaş üstü bir vatandaşım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Geçenlerde bir hastanede muayene oldum, doktorumun istemi ile bazı tetkikler yaptırdım. Hastane girişinde maske dağıtılıyordu. Görevliden maske istedim. Görevli, vatandaşlık numaramı aldı ve; “Siz 65 yaş üstüsünüz, size maske veremiyorum” dedi!</p>



<p class="wp-block-paragraph">İlaç almak için gittiğim eczaneden para ile maske almak istedim, eczacı yine bilgisayara girdi ve “size maske veremiyoruz” yanıtını verdi!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şimdi, 1 Haziran’dan itibaren, “giriş-çıkış yasağı” olan kentlerde seyahat kısıtlaması kalktı. Restoran ve kafeler, turistik tesisler açıldı. Ancak, 65 yaş üstünün “ev tutsaklığı” sona ermedi!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu insanlar kendi yaşamsal önlemlerini alamayacak kadar aciz midirler?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Zaten büyük çoğunluğu geçim sıkıntısı içindeyken ne AVM’lerde gezebilirler ne de lokanta-kafede yemek yerler. Bu insanlara “Pazar günü” sokak izni veriliyor. Bu insanların örneğin, banka işlerini nasıl yapacakları düşünülmüyor mu?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu insanların “vatandaş” olarak resmi dairelerde, çarşıda pazarda hiç mi işleri yok? Kaldı ki, geçim derdi nedeniyle bir milyona yakın 65 yaş üstü insan fiilen çalışıyor ve çalışmazsa yaşayamaz durumdalar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özel bir banka emeklisi olan bir yakınım, banka emekli sandığının “anlaşmalı eczanesinden, hüviyet tespiti ve imzası karşılığı” ilaç alabiliyor. Bir başkasının o ilacı alma olanağı yok. Ama bu kişi, sokağa çıkıp ilacını alamıyor! NEDEN?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu ülkede 65 yaş üstü pek çok eski siyasetçi, yüksek maaşlarla kimi uyduruk makamlarda görev yapıyor!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Meclis’te birçok 65 yaş üstü insan var. Nerede “Demokrasi kültürü?” Nerede “eşitlik?”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir arkadaşımın geçenlerde NOTER’de bir vekalet verme işi olmuş.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Ben çıkamıyorum, siz gelip vekaletnamemi hazırlayabilir misiniz?” diye sormuş, “HAYIR gelemeyiz” yanıtını almış! Ayrıca, Noter Hanım; “Tam teşekküllü bir hastaneden aklı sağlığımı kanıtlayacak rapor” istemiş!</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Aynı raporu “siyasetçilerden” de istiyorlar mı?” diye sordu!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yanıt veremedim…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ya sizler bu ülkenin “VATANDAŞLARI” olarak, ne düşünüyorsunuz bu konuda?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yoksa, “Büyüklerimiz bilir” mi diyorsunuz?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Unutmayın ki, o büyüklerinizin çoğu da 65 yaş üstündeler!…</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/06/08/mustafa-kupcu-65-yas-ustu-vatandas-degil-mi/">Mustafa Küpçü-65 YAŞ ÜSTÜ &#8220;VATANDAŞ&#8221; DEĞİL Mİ?</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/06/08/mustafa-kupcu-65-yas-ustu-vatandas-degil-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mustafa Küpçü-SİZ HİÇ SEBZE-MEYVE YETİŞTİRDİNİZ Mİ?</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/06/04/mustafa-kupcu-siz-hic-sebze-meyve-yetistirdiniz-mi/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/06/04/mustafa-kupcu-siz-hic-sebze-meyve-yetistirdiniz-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jun 2020 19:53:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#bahçe]]></category>
		<category><![CDATA[#emeğeinsanasaygı]]></category>
		<category><![CDATA[#mustafaküpçü]]></category>
		<category><![CDATA[#sebzemeyve]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=20724</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hemen her mesleğin zorlukları vardır. İstisnalar bir yana, insanlığın büyük bir çoğunluğu, türlü çileli uğraşlarla kazanıyor yaşamını. Maden işçileri, lastik imalatı işçileri, demir-çelik işçileri en ağır ve ölümcül işlerde çalışıyorlar. Pazarcı esnafının gecesi gündüzüne karışır. Haftalık ya da yıllık tatil nedir bilmez. Karanlıkta çıkar yola, bütün gün çalışır, yine karanlıkta döner yuvasına. Ailesine hasrettir. Mesleklerin [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/06/04/mustafa-kupcu-siz-hic-sebze-meyve-yetistirdiniz-mi/">Mustafa Küpçü-SİZ HİÇ SEBZE-MEYVE YETİŞTİRDİNİZ Mİ?</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Hemen her mesleğin zorlukları vardır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İstisnalar bir yana, insanlığın büyük bir çoğunluğu, türlü çileli uğraşlarla kazanıyor yaşamını.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Maden işçileri, lastik imalatı işçileri, demir-çelik işçileri en ağır ve ölümcül işlerde çalışıyorlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Pazarcı esnafının gecesi gündüzüne karışır. Haftalık ya da yıllık tatil nedir bilmez. Karanlıkta çıkar yola, bütün gün çalışır, yine karanlıkta döner yuvasına. Ailesine hasrettir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mesleklerin insan bedeni ve ruhuna verdiği yükü ve çileyi tek tek saymayacağım. Ama tüm insanlığın ORTAK bir yaşam ihtiyacı var; </p>



<p class="wp-block-paragraph">BESLENMEK…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ekmeğimiz, sofralarımızdaki tüm gıdalar için tarımsal ve besicilik üretimi yapan insanların verdikleri emek karşısında hepimiz saygı duruşuna geçmeliyiz!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir tohumdan fideye, fideden sebzeye ulaşmak kolay mı?</p>



<p class="wp-block-paragraph">İster kanatlı cinsi, ister küçük ya da büyük baş hayvan besiciliği yapmak; onları beslemek, temizlemek, ürünlerini almak, o ürünleri satıp “oh çok şükür, yoruldum ama emeğimin karşılığını aldım” diyebilmek kolay mı?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Neden elleri çatlaktır tarımla uğraşan insanların?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Neden olağandışı bir koku sinmiştir bedenine besicinin?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Neden emeğinin karşılığını alamadığı için tepki gösterir, sütünü, domatesini, patlıcanını yollara döker üretici?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Son iki aydır yaşadıklarımdan küçük ama somut bir örnek vermek istiyorum;</p>



<p class="wp-block-paragraph">150 metrekare kadar küçük bir bahçemiz var. Bundan 15 yıl önce bu küçük toprağa ve küçük bir eve sahip olduğumuzda, bu bahçede ot bile yoktu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Maddi-manevi emek verdik. Şimdi 17 adet meyve ağacımız, çiçeklerimiz ve sebzeliğimiz var.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Her yıl, Şubat ayında budamaları yaptırıyoruz. Çünkü, bu anladığımız bir konu değil.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sonra, hemen her yıl “gübre ve doğal toprak” karışımı ile bahçeyi güçlendiriyoruz. Sebze üretimi için ayırdığımız 15-</p>



<p class="wp-block-paragraph">20 metrekarelik bir alanda sebze fideleri dikiyoruz. Sonra, öğrendiğimiz kadarıyla bu sebze ve meyvelerin bakımını, çapalamasını, sebzeler büyüdükçe sırıklara bağlamasını, ziraat uzmanından aldığımız bilgilerle meyve ağaçlarının ilaçlamasını yapıyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gübrelenmiş toprak bir süre sonra yabani otlarla, ısırgan ve ebegümeci gibi bitkilerle sarıyor bahçeyi. O zaman, özellikle sebzeleri saran otları tek tek temizliyor, sonra çapalıyorum. Yaş ilerledikçe bu iş daha bir zorlu hale geliyor! Belim ağrıyor, ter içinde kalıyorum! Parmaklarım yara bere içinde kalıyor!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hemen iki akşamda bir bahçeyi suluyorum. Bu da kolay iş değil. Sonra, meyve ağaçlarının tabanını çapalayarak açmak, asmanın uzayıp sarkan dallarını temizlemek ve daha bir dolu iş var.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bütün bunlardan sonra, olgunlaşan sebzeleri ve meyveleri toplayıp yemenin mutluluğu ise bambaşka bir duygu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yazıyı yazarken, parmaklarım geliyor aklıma; Sağ elimin üç parmağı ot yolmanın sonucu oluşan çatlaklardan dolayı tuşlara basmakta zorluyor beni! Belimdeki ağrı cabası! Sabah, elimde çapa, sebzelerin çevresini saran otları temizledim. Eğil kalk, kimilerini elle çekip çıkar, hayli yorucu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Oysa, benim yaptığım ne ki?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Altı üstü 150 metrekarelik bir bahçede amatörce çalışmak. Dönümlerce bahçelerde, tarlalarda, hem de güneşin altında emek veren, çile çeken üreticileri düşününce utanıyorum!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bahçesinde beslediği tavukların yumurtalarını ve ineğinin sütünü biraz olsun değerinde satarak geçimini sağlamaya çalışan insanlar geliyor aklıma.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Getirdiğin yumurtanın tanesi ve sütün litresi ne kadar?” diye sormuyorum, soramıyorum. Ne istiyorsa ödüyorum ve “Hakkını helal et kardeşim” diyorum içimden…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çok varsıl olduğumdan değil;</p>



<p class="wp-block-paragraph">EMEĞE ve İNSANA SAYGIMDAN…</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/06/04/mustafa-kupcu-siz-hic-sebze-meyve-yetistirdiniz-mi/">Mustafa Küpçü-SİZ HİÇ SEBZE-MEYVE YETİŞTİRDİNİZ Mİ?</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/06/04/mustafa-kupcu-siz-hic-sebze-meyve-yetistirdiniz-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mustafa Küpçü-DOĞAYA İHANETİN BEDELİNİ ÖDÜYORUZ&#8230;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/06/04/mustafa-kupcu-dogaya-ihanetin-bedelini-oduyoruz/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/06/04/mustafa-kupcu-dogaya-ihanetin-bedelini-oduyoruz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jun 2020 19:45:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#cehennem]]></category>
		<category><![CDATA[#cennet]]></category>
		<category><![CDATA[#doğayaihanet]]></category>
		<category><![CDATA[#mustafaküpçü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=20722</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bütün tek tanrılı dinlerde “Cennet ve Cehennem” anlatılır. Cennet, yaşanası bir doğa güzelliğidir. Ve bu güzelliğe, dünyevi yaşamında “insan gibi” yaşamış olanlar layıktır. Cehennem ise yangın yeridir, büyük bir çile mekanıdır. Yaradan, cenneti de cehennemi de bu dünyada göstermektedir aslında. Bu dünyada insanı yaşatan en büyük gazine DOĞA değil mi? Öylesine bir “denge-düzen” var ki; [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/06/04/mustafa-kupcu-dogaya-ihanetin-bedelini-oduyoruz/">Mustafa Küpçü-DOĞAYA İHANETİN BEDELİNİ ÖDÜYORUZ&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Bütün tek tanrılı dinlerde “Cennet ve Cehennem” anlatılır. Cennet, yaşanası bir doğa güzelliğidir. Ve bu güzelliğe, dünyevi yaşamında “insan gibi” yaşamış olanlar layıktır. Cehennem ise yangın yeridir, büyük bir çile mekanıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yaradan, cenneti de cehennemi de bu dünyada göstermektedir aslında. Bu dünyada insanı yaşatan en büyük gazine DOĞA değil mi?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Öylesine bir “denge-düzen” var ki; insan başta olmak üzere tüm canlılar bu denge sayesinde yaşamlarını sürdürüyorlar. İlkbahar’da doğa canlanıyor. Topraktan bereket fışkırıyor. Güneş ve yağmurlar, doğayı coşturuyor. İhtiyacımız olan OKSİJEN ormanlardan yükseliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir diğer oksijen kaynağı BALİNALAR… Bilimsel çalışmalar gösteriyor ki; bir balina tek başına yaklaşık 33 ton KARBONMOMOKSİTİ okyanusun dibine götürüyor. Bir ağaç yılda yaklaşık 20 kg. karbonmonoksit emiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ARILAR, doğadaki çalışmalarıyla bitkileri döllüyor, doğayı üretken hale getiriyor. Arılar olmasa, dünya çöle döner, insanlık açlıktan yok olur. Denizler, göller, nehirler insanlığın yaşaması için vazgeçilmez doğal varlıklar. Susuz bir yaşam mümkün mü?</p>



<p class="wp-block-paragraph">YAYLALAR ve MERALAR sayesinde hayvan varlığı beslenebiliyor. Tarım alanları insanlığın beslenmesinde en büyük hazine.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Doğa Bilim uzmanları, “Doğa ile birlikte yaşamayı” ekolojinin temel yasalarından biri olarak gösteriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ezcümle; doğa insan yaşamının yegane kaynağı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ne var ki, “aklını aşan ihtirasların kurbanı” olan kimi insanlar ve özellikle “siyasal karar vericiler” doğaya büyük zararlar veriyor, insan yaşamını tehlikeye sürüklüyorlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Toprağın, havanın, suyun temiz kalması, ormanların talan edilmemesi gerek. Ama “maddi kazanç hırsı” ile tam tersi oluyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bilim adamları, Coronavirüs ve benzeri tüm salgınların ve kanser gibi ölümcül hastalıkların asıl nedeninin “doğaya ihanet” olduğunu açıklıyorlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Coronavirüs olayını yaşadığımız, insanların büyük ölçüde “sokağa çıkma yasakları” ile evlerine kapandıkları bir dönemde “doğa tecavüzcüleri” boş durmadılar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İşte bazı örnekler;</p>



<p class="wp-block-paragraph">·Muğla-Datça yarımadasındaki ALAVARA Koyu’nun SİT derecesi düşürüldü! Böylelikle, yapılaşmanın önü açıldı. ( 8.5.2020)</p>



<p class="wp-block-paragraph">·Beyşehir Gölü imara açılıyor! ( 28.4.2020)</p>



<p class="wp-block-paragraph">·Birinci derece sit alanı olan OLİMPOS, 3. Derece sit alanına dönüştürülerek imara açılıyor! ( 13.5.2020)</p>



<p class="wp-block-paragraph">-Bursa-Yenişehir-Kirazlıyayla’da bakır, çinko, kurşun çıkaran madencilik şirketi, ATIK HAVUZU oluşturmak için ağaç katliamı yapıyor. Köylüler ayakta! ( 12.5.2020)</p>



<p class="wp-block-paragraph">·“Türkiye’nin Maldivleri” olarak anılan SALDA Gölü’nde yapılması planlanan “Millet Bahçesi” projesini üstlenen şirket, alandaki kumsalı hoyratça tahrip etti. Katliamın cezası 421 bin TL.! &#8211; ( 16.4.2020)</p>



<p class="wp-block-paragraph">·Eskişehir-Sivrihisar’da altın arayan şirketin, “Siyanürlü atık barajı” için yaptırdığı ÇED projesi onaylandı! Kaymaz ve Karakaya köylüleri tepkili. ( 12.5.2020)</p>



<p class="wp-block-paragraph">·Balıkesir, İvrindi-Burhaniye sınırlarında 6 bin 606 hektarlık alanda altın madeni işletmesi faaliyete geçiyor. İşletme, Madra Dağı başta olmak üzere ormanları, yaylaları ve meraları tehdit ediyor. ( 11.5.2020)<br>·<br>Aydın’da 39 Jeotermal Enerji Santralinin bacalarından çıkan “Hidrojen Sülfür” toprağı, havayı, suyu ve insan yaşamını tehdit ediyor. Üzüm bağları yok oluyor. Kanser vakalarında 3 kat artış yaşanıyor. ( 7.5.2020)</p>



<p class="wp-block-paragraph">·Kaz Dağları’nda “Doğa Nöbeti” yasaklandı. Siyanürle altın arayan şirket doğa katliamını sürdürüyor! ( 22.4.2020)</p>



<p class="wp-block-paragraph">Daha pek çok örnek olay var.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çevre ve Tıp uzmanları diyor ki; Bu katliam devam ederse Covid- 19 gider, Kovid-20 gelir!”</p>



<p class="wp-block-paragraph">DOĞA, KENDİSİNE YÖNELİK İHANETİ AFFETMİYOR!..</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/06/04/mustafa-kupcu-dogaya-ihanetin-bedelini-oduyoruz/">Mustafa Küpçü-DOĞAYA İHANETİN BEDELİNİ ÖDÜYORUZ&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/06/04/mustafa-kupcu-dogaya-ihanetin-bedelini-oduyoruz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
