Karşıyaka Spor Kulübü, Türk sporunun en köklü ve en ateşli camialarından biridir.
1912’de kurulan tarihi kulüp, Atatürk’ün emaneti ay-yıldızlı armasıyla sadece İzmir’in değil, Türkiye’nin de önemli spor miraslarından birini temsil etmektedir. Ancak son dönemde yaşanan yönetim belirsizliği, camianın sabrını zorlamaktadır.
Karşıyaka Çarşı lideri Taner Ütüklerli, kulübün kongre süreciyle ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Karşıyaka Spor Kulübü’nün kongre tarihi üzerinden taraftarın tepkisine sonuna kadar hak veriyoruz.
Biz, Karşıyaka Çarşı ve Taraftar Derneği olarak; kongrenin öne çekilmesi konusunda üzerimize düşen sorumluluğu almaya da hazırız.
Bunun da açık şekilde garantörüyüz.
Ancak bugün gelinen noktada; mevcut yönetim dahil olmak üzere, Karşıyaka Spor Kulübü Başkanlığına adaylığını açıklayan tek bir isim dahi bulunmamaktadır.
Buradan açık çağrımızdır:
Kim Karşıyaka Spor Kulübü’nü yönetmeye talipse, kim bu büyük camianın sorumluluğunu almaya ve Karşıyaka Spor Kulübü Başkanlığı onurunu yaşamaya hazırsa; şimdi hemen açıklamasını yapsın.
Aday varsa kongre yarın yapılır.
Bu da ÇARŞI’nın sözüdür!”
Ütüklerli’nin bu net ve sorumlu yaklaşımı, camia içinde geniş yankı uyandırdı.
Taraftarın haklı beklentisine sahip çıkarken, aynı zamanda çözümün bir parçası olmaya hazır olduklarını vurgulaması, takdire şayan bir tutumdur.
Adaylığın netleşmemesi halinde kongrenin öne çekilmesinin bir anlamı kalmayacağını belirtmesi de son derece gerçekçidir.
Kulüp yönetimi, olağanüstü seçimli genel kurul tarihini 23 Haziran 2026 olarak belirlemiş, ancak daha sonra 9 Haziran tarihine almak için resmi başvuruda bulunmuştur.
Bu adım, kulübün acil istikrara olan ihtiyacını göstermektedir.
Aynı zamanda, Taner Ütüklerli’nin çağrısının karşılık bulduğunu göstermesi açısında da olumlu bir gelişmedir.
Play-off’ların tamamlandığı, yeni sezon planlamasının başladığı bir dönemde yönetim boşluğu, Karşıyaka gibi büyük bir camia için lüks değildir.
Futbolda bahis soruşturması nedeniyle 7 oyuncuya (Tunay, Hıdır, Harun, Yasin, Mücahit, Erhan ve Erol) verilen uzun süreli hak mahrumiyeti cezaları ve kulübün bu futbolculara tebliğ ettiği toplam 3 milyon TL’yi aşan para cezaları, mali yükü ağırlaştırmıştır.
Basketbolda ise Bursaspor maçındaki tribün olayları nedeniyle 2 maç seyircisiz oynama ve 1 milyon 822 bin 500 TL para cezası kesilmesi, her iki branşta da disiplin ve mali disiplinin önemini bir kez daha ortaya koymuştur.
Taner Ütüklerli’nin açıklaması, yalnızca Karşıyaka’yı değil, benzer sorunlar yaşayan diğer kulüpleri de ilgilendiren bir sorumluluk çağrısıdır.
Büyük camialar, belirsizliğe ve ertelemelere izin veremez.
Karşıyaka’da adaylar bir an önce ortaya çıkmalı, camia da kararını vermelidir.
Türk sporunun ihtiyacı olan şey, işte bu tür net ve cesur seslerdir.
Haydi Kaf-Kaf!…



