Ülkemizde 1 Mayıs’ın bayram ve resmi tatil ilan edilme süreci, inişli çıkışlı tarihlere sahiptir. Bu süreçler, 3 ana dönemde incelenebilir.
1- Erken Cumhuriyet Dönemi ve İlk Yasallaşma(1923-1925):
Cumhuriyet’in İlanından hemen önce ve sonra, “1 Mayıs” için işçi hareketleri resmiyet kazanmaya başladı.
•1923 İzmir İktisat Kongresi’nde alınan tavsiye kararları doğrultusunda 1 Mayıs yasal olarak “İşçi Bayramı” ilan edildi.
• Gerekçe: Yeni kurulan Cumhuriyetin emekçilerle dayanışma kurma isteği ve Sovyetler Birliği ile O dönemki dosthane ilişkiler.
• Yasaklama: 4 mart 1925 “Takrir-i Sükun Kanunu” ( Doğuda çıkan Şeyh Said ayaklanmasını bastırmak ve yeni kurulan Cumhuriyet rejimine yönelik tehditleri( irtica-isyan) bertaraf etmek amacıyla, Kitlesel kutlamalar yasaklandı.1 Mayıs Uzun bir süre sessizliğe büründü.
2-“Bahar Bayramı” ve 12 Eylül Darbesi (1935-1980)
•1935, “1Mayıs”, 2739 Sayılı Kanun ile “Bahar ve Çiçek Bayramı” adı altında ÜCRETSİZ resmi tatil ilan edildi. Bu dönemde günün “işçi ve emek” kimliği geri plana itilerek; mevsimsel bir kutlama, öne çıkarılmaya çalışıldı.
• 1980: 12 Eylül Askeri Darbesinin ardından, Milli Güvenlik Konseyi ” 1 Mayıs”ı resmi tatil olmaktan çıkardı ve kutlanmasını tamamen yasakladı.
3- Yakın Dönem:(2008-2009):
” Emek ve Dayanışma Günü”
•2008, 1Mayıs, TBMM’de kabul edilen bir kararla ” Emek ve Dayanışma Günü” olarak kabul edildi. ( Ancak henüz tatil değildi).
• 2009, 22 Nisan’da kabul edilen ve 27 nisanda ki Resmi Gazete’de yayımlanan 5892 Sayılı Kanun ile
“1 Mayıs” resmi tatil ilan edildi.
Kanun gerekçeleri:
• İşçilerin ve emekçilerin taleplerini dile getirebilmesi.
•Toplumsal uzlaşı ve dayanışma birlikteliğinin pekiştirilmesi.
• Avrupa Birliği uyum süreçleri ve uluslararası normlara (ILO standartları) na uyum sağlanması.
TARİHSEL ÖZET TABLOSU…
1923- Yasal bayram. İşçi Bayramı
1935-Ücretsiz tatil. Bahar ve çiçek Bayramı
1980- Yasaklı, tatil kaldırıldı.
2008- Anlamlı gün. Emek ve Dayanışma günü
2009- Resmi tatil. Emek ve Dayanışma Günü
1 Mayıs 2026, Aliağa’da nasıl kutlandı ?
Milli ve dini bayramların her birinin ayrı öncelikleri içinde kutlanması vardır.
23 nisan da öncelik çocukların,
30 ağustos da öncelik askerlerin, 29 ekimde öncelik idarecilerindir.
Emek ve Dayanışma Günün de, kürsülerin işçiler ve emekçiler de olması gerekirken, kürsünün etrafı yerel yöneticiden geçilmiyor. Aliağa’dan başka yerde de bu görüntü yok.
İşçiler, çoğunluktur. Çoğunluğun niteliği bu günlerde gelişir. Güne uyum sağlamayan, sloganlar. Genel merkezden gelen konuşmalar, toplumu geliştirmiyor.
Bayram var. Biz varız. 1,3km. yürürüz. Sonra, İzmir’e gideriz. Yasağı savarız. Tüy döken kuşlara karışırız.
Yazılıyor, yazıyoruz. Toplumsal göreve seçilen, ben neden seçildim, demeli. Bir topluluğun seçilmişi isen, neden, neden, neden demelisin.
Dünyanın en büyük kütüphanesini avucunun içine almışsın, ne de güzel bir yere seçilmişsin. Önce dur. “psikolojiye giriş”, “sosyolojiye giriş” konularını 2027, “1 Mayıs, Emek ve Dayanışma Günü’nden” önce oku ve içselleştir.
Emek, sadece bir geçim kaynağı değildir. Toplumsal kimlik olarak onurlandırılması gereken, yüksek değerli olgular bütünüdür.
Unutmayın!..
1 Mayıs 2027 yılının “Emek ve Dayanışma Günü’nün” çalışmaları
2 mayıs 2026 günü başladı. Günler, azalıyor…



