KUZEYEGEHABER-Emed Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Alper Özüpak sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda: “Sağcısı, solcusu, muhafazakârı, milliyetçisi…Herkes aynı gerçeği gördü: Açlığın siyaseti olmaz. Açlıgın yoklugun sagı solu yoktur. Mağduriyetin ideolojisi olmaz.” ifadelerinde bulundu. Özüpak’ın paylaşımı şöyle:
“Herkes konuşuyor.
Herkes EYT’ye laf sokuyor. Herkes yorum yapıyor. Herkes sorguluyor. Ama en ilginci ne biliyor musunuz ? Herkes, içten içe bu mücadeleye gıpta ile bakıyor.
Garip bir durum…
Bir yandan eleştiriliyor, diğer yandan örnek alınıyor.Ama kimse çıkıp da “Bu nasıl başarıldı?” diye samimiyetle sormuyor.
Çünkü kolay olan konuşmak. Zor olan ise mücadele etmek.
EYT öyle masa başında yazılmış bir hikâye değildir. EYT; yok sayılanların, ötelenenlerin, “bekleyin” denilenlerin sabırla büyüttüğü bir direniştir. Ne şartlarda, hangi baskılar altında, hangi umutsuzlukların içinden geçerek bu noktaya gelindiğini biz biliyoruz.
Ve evet…Kimseye yaranamadık.
Ama zaten meselemiz bu değildi.
Bizim meselemiz haklı olmaktı. Bizim meselemiz hakkımızı almaktı.
İçimizden çıkan arsızlara, süreci sabote etmeye çalışanlara, fırsat kollayanlara rağmen;kırmadan, dökmeden, hakaret etmeden bir mücadele yürüttük.
Bugün dönüp bakıldığında asıl konuşulması gereken de budur.
Çünkü bu ülkede insanlar ilk kez şunu gördü: Birlik olunduğunda, siyaset yönlendirilebilir.Toplumsal güç harekete geçirilebilir.Hak, gerçekten alınabilir.
“Varız, biriz, beraberiz” sözü bir slogan olmaktan çıktı, bir duruşa dönüştü.
Sağcısı, solcusu, muhafazakârı, milliyetçisi…Herkes aynı gerçeği gördü: Açlığın siyaseti olmaz. Açlıgın yoklugun sagı solu yoktur. Mağduriyetin ideolojisi olmaz.
Ve işte tam burada, bu mücadelenin en kıymetli tarafı ortaya çıktı.
Kimseyi ötekileştirmeden,kimseyi düşmanlaştırmadan,toplumu ayrıştırmadan bir hak arama mücadelesi verildi.
Bugün hâlâ eleştirenler var. Olacak da.
Ama unutulan bir şey var: Eleştirenlerin çoğu, o gün ortada yoktu.
Biz vardık.
Sokakta vardık. Eylemde vardık. Mücadelede vardık.
Ve sonuç aldık.
Şimdi yapılması gereken, bu mücadeleyi küçümsemek değil; bu mücadeleden ders çıkarmaktır.
Çünkü EYT sadece bir kazanım değildir. EYT, bu ülkede örgütlü toplumun neler başarabileceğinin canlı kanıtıdır.
Ve biz…Tüm zorluklara rağmen, tüm engellemelere rağmen, tüm iç ve dış seslere rağmen…
Doğru bildiğimiz yolda yürüdük.
Bugün de aynı yerdeyiz.
Ve hak mücadelemizle gurur duyuyoruz…


