KUZEYEGEHABER-İzmir Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve bir babanın (sanık A.B.), mahkemece eski eşi ile boşanmalarına karar verildiği gün, eski eşi (U.K.) ve müşterek çocuklarına yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlamasıyla yargılandığı davanın 25 Mart 2026 tarihli duruşmasında dikkat çeken gelişmeler yaşandı. Akpınar Avukatlık Bürosu’ndan Av. Dilara Akben, dosyada katılanlar (mağdurlar) vekili olarak yer aldı. Duruşmayı ayrıca Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu temsilcileri de izleyici olarak takip etti.
Duruşmada, sanık avukatı tarafından 24 Mart 2026 tarihli savunma dilekçesinde yer alan ve 25 Mart tarihli duruşmada ileri sürdüğü iddiaların gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı.
Sanık avukatı dilekçesinde ve 25 Mart 2026 tarihli duruşmadaki savunmasında, sanığın (A.B.) kasten öldürmeye teşebbüs ettiği iddia edilen büyük kızı B.A. hakkında düzenlenen adli raporun Bakırçay Üniversitesi Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan tetkiklere dayandığını, B.A.’nın bu üniversite hastanesinde geçmişte hemşirelik öğrencisi olması nedeniyle raporun objektif olmadığını ileri sürdü.
Ancak katılanlar vekili Akpınar Avukatlık Bürosu’ndan Av. Dilara Akben tarafından dosyaya sunulan belgelerde, B.A.’nın adli rapora esas teşkil eden tetkiklerinin Bakırçay Üniversitesi Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılmadığı, Aliağa Devlet Hastanesi ile İzmir Bayraklı Şehir Hastanesi’nde yapılan muayene ve özellikle kalıcı duyu kaybına ilişkin ENMG tetkiklerine dayandığı ortaya konuldu.
Mahkemece yapılan araştırma sonucunda da katılan B.A.’nın tetkiklerinin Bakırçay Üniversitesi Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılmadığı, bu hastanenin yalnızca Aliağa ve Bayraklı’daki testler üzerinden evrak incelemesi yaparak görüş bildirdiği tespit edildi.
Öte yandan sanık avukatı aynı dilekçesinde ve 25 Mart 2026 tarihinde gerçekleşen duruşmada, sanığın kasten öldürmeye teşebbüs ettiği iddia edilen eski eşi U.K.’nın kendisini aldattığını ileri sürerek katılanın 2015 yılından itibaren tüm GSM kayıtlarının dosya kapsamına alınmasını talep etti ve bu iddia kapsamında haksız tahrik indirimi uygulanmasını istedi.
Katılanlar vekili Av. Dilara Akben ise bu iddianın da gerçeği yansıtmadığını belirterek, taraflar arasında görülen boşanma davasında sanığın aldatıldığı yönündeki iddialarının mahkeme tarafından kabul edilmediğini, aksine sanığın tam kusurlu, katılan U.K.’nın ise kusursuz bulunduğunu ve bu kararın Yargıtay tarafından da onanarak kesinleştiğini ifade etti.
Akben ayrıca davanın bir ağır ceza mahkemesinde görüldüğünü, kesinleşmiş aile mahkemesi kararlarıyla çürütülmüş iddialarla yargılamanın uzatılmaya çalışılmasının hukuki bir anlam taşımadığını belirterek, sanığın yargılamayı uzatmaya yönelik beyanlarda bulunduğunu, herhangi bir pişmanlık göstermediğini ve kasten öldürmeye teşebbüs suçundan en üst hadden cezalandırılması gerektiğini ifade etti.
Bu gelişmelerin ardından 25 Mart 2026 tarihli duruşmada ara kararlar verildi. Mahkeme heyeti, sanık avukatının adli raporun objektif olmadığı yönündeki talebini yerinde görmeyerek reddetti. Ayrıca sanık tarafının aldatma iddiasına ilişkin talep ettiği GSM kayıtlarının hangi amaçla, hangi tarih ve saat aralığı için istendiğinin dilekçede açıkça belirtilmesi gerektiğini, bu husus netleştirildikten sonra talep hakkında karar verileceğini bildirdi.
Mahkeme, dosya kapsamı ve mevcut delil durumunu değerlendirerek sanık A.B.’nin tutukluluk halinin devamına karar verdi…



