<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>#uyku | Kuzey Ege Haber</title>
	<atom:link href="https://www.kuzeyegehaber.com/tag/uyku/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kuzeyegehaber.com/tag/uyku/</link>
	<description>GERÇEK HABERİN DOĞRU ADRESİ</description>
	<lastBuildDate>Sat, 28 Mar 2026 23:18:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/11/cropped-LOGO-4-32x32.jpg</url>
	<title>#uyku | Kuzey Ege Haber</title>
	<link>https://www.kuzeyegehaber.com/tag/uyku/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>PRAVİCA: &#8220;UYUDUĞUMUZDA VE RÜYA GÖRDÜĞÜMÜZDE BİLİNCİMİZ BU BOYUTU TERK EDİP BAŞKA BİR BOYUTA GEÇİYOR&#8230;&#8221;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2026/03/29/pravica-uyudugumuzda-ve-ruya-gordugumuzde-bilincimiz-bu-boyutu-terk-edip-baska-bir-boyuta-geciyor/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2026/03/29/pravica-uyudugumuzda-ve-ruya-gordugumuzde-bilincimiz-bu-boyutu-terk-edip-baska-bir-boyuta-geciyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 23:17:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim-Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[#boyut]]></category>
		<category><![CDATA[#michaelpravica]]></category>
		<category><![CDATA[#rüya]]></category>
		<category><![CDATA[#uyku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=137922</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Bilim insanları, uyuduğumuzda ve rüya gördüğümüzde bilincimizin bu boyutu terk edip başka bir boyuta geçtiğini öne sürüyor. (Ben rüyalarla haşır neşir bir insan olarak öyle olduğunu düşünüyorum) Fizikçi Michael Pravica’nın bilinç ve yüksek boyutlar teorisini dramatik bir şekilde özetliyor: &#8220;Bilincimiz uykuda ve rüyada bu boyuttan ayrılarak başka bir boyuta (alternate/higher dimension) geçebilir.&#8221; Michael Pravica, Nevada [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2026/03/29/pravica-uyudugumuzda-ve-ruya-gordugumuzde-bilincimiz-bu-boyutu-terk-edip-baska-bir-boyuta-geciyor/">PRAVİCA: &#8220;UYUDUĞUMUZDA VE RÜYA GÖRDÜĞÜMÜZDE BİLİNCİMİZ BU BOYUTU TERK EDİP BAŞKA BİR BOYUTA GEÇİYOR&#8230;&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Bilim insanları, uyuduğumuzda ve rüya gördüğümüzde bilincimizin bu boyutu terk edip başka bir boyuta geçtiğini öne sürüyor. (Ben rüyalarla haşır neşir bir insan olarak öyle olduğunu düşünüyorum)</p>



<p class="wp-block-paragraph">Fizikçi Michael Pravica’nın bilinç ve yüksek boyutlar teorisini dramatik bir şekilde özetliyor: &#8220;Bilincimiz uykuda ve rüyada bu boyuttan ayrılarak başka bir boyuta (alternate/higher dimension) geçebilir.&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Michael Pravica, Nevada Üniversitesi Las Vegas (UNLV) fizik profesörü, Harvard mezunu. Teorisi şu:</p>



<p class="wp-block-paragraph">İnsan bilinci sadece beyindeki sinir ağlarından ibaret değil. Bilinç, yüksek boyutlardan (hyperdimensionality) geliyor ve fiziksel dünyayı (3 boyut + zaman) aşabiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Evren, string teorisine göre 3 boyut + zamandan daha fazla boyuta sahip (sicimlerin titreştiği ekstra boyutlar).</p>



<p class="wp-block-paragraph">Normalde bunları algılayamıyoruz ama yüksek farkındalık anlarında (yaratıcılık, bilimsel ilham, derin düşünme, sanat ve özellikle; rüyalar) bilincimizi bu boyutlara &#8220;bağlıyor&#8221;.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Pravica&#8217;ya göre rüyalar, bilincin &#8220;fiziksel dünyayı terk edip&#8221; başka yerlere seyahat ettiği anlar. Rüyada gördüğümüz canlı görüntüler, duygular ve tekrar eden rüyalar bu &#8220;yüksek boyutlara uyum&#8221;un sonucu olabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Beynimizle 4 boyuttan daha fazla boyutu hayal edebilmemiz bile biyolojiyi aşan bir hediye.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rüyalar ve yaratıcılık için: “Bilinç fiziksel dünyanın örtüsünü yırtıp yüksek boyutlarla senkronize oluyor ve yaratıcılık akınıyla doluyor.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">String teorisi bağlantısı: “String teorisi aslında hiperboyutluluktur. Evrenin alt-kuantum ölçeğini açıklıyor.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dini ve felsefi bağlantı:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Pravica, İsa&#8217;nın göğe yükselişini de hiperboyutlu varlık olarak açıklıyor: 4 boyutlu bir varlık için imkânsız ama yüksek boyutlu varlık için kolay.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gelecek tahmini:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yakında (çocuklarının hayatında) daha güçlü collider&#8217;lar veya Dyson küreleri ile bu boyutları deneysel olarak test edebileceğiz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bilim insanları büyük ölçüde şüpheci:<br>Bunu &#8220;Bilim kurgu sınırında&#8221; olduğunu söylüyorlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Henüz test edilemiyor, matematiksel ve felsefi bir hipotez…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaynak: https://popularmechanics.com/science/a69438408/consciousness-comes-from-higher-dimension/</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="168" height="300" src="https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2026/03/images-1-8.jpg" alt="" class="wp-image-137924" srcset="https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2026/03/images-1-8.jpg 168w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2026/03/images-1-8-150x268.jpg 150w" sizes="(max-width: 168px) 100vw, 168px" /></figure>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2026/03/29/pravica-uyudugumuzda-ve-ruya-gordugumuzde-bilincimiz-bu-boyutu-terk-edip-baska-bir-boyuta-geciyor/">PRAVİCA: &#8220;UYUDUĞUMUZDA VE RÜYA GÖRDÜĞÜMÜZDE BİLİNCİMİZ BU BOYUTU TERK EDİP BAŞKA BİR BOYUTA GEÇİYOR&#8230;&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2026/03/29/pravica-uyudugumuzda-ve-ruya-gordugumuzde-bilincimiz-bu-boyutu-terk-edip-baska-bir-boyuta-geciyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ALASKA&#8217;DAKİ DEV TÜNELDE, UYKUDA BULUNAN: &#8220;ANTİK MİKROPLAR&#8221; UYANDI!&#8230;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2025/10/17/alaskadaki-dev-tunelde-uykuda-bulunan-antik-mikroplar-uyandi/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2025/10/17/alaskadaki-dev-tunelde-uykuda-bulunan-antik-mikroplar-uyandi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Oct 2025 23:43:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim-Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[#alaska]]></category>
		<category><![CDATA[#antikmikrop]]></category>
		<category><![CDATA[#theting]]></category>
		<category><![CDATA[#tristancaro]]></category>
		<category><![CDATA[#tünel]]></category>
		<category><![CDATA[#uyku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=130129</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Bilim insanları, tıpkı John Carpenter’ın 1982 yapımı “The Thing” (Şey) adlı korku klasiğinde olduğu gibi, gezegenin donmuş topraklarındaki (permafrost) antik canlıları araştırıyor. Neyse ki bulunan organizmalar filmdeki şekil değiştiren canavar kadar tehlikeli değil. Ancak taşıdıkları potansiyel tehdit, küresel ısınmanın tehlikeli sonuçlarından biri olabilir. Yeni yayımlanan bir araştırmaya göre, yaklaşık 40 bin yıldır donmuş halde bulunan [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2025/10/17/alaskadaki-dev-tunelde-uykuda-bulunan-antik-mikroplar-uyandi/">ALASKA&#8217;DAKİ DEV TÜNELDE, UYKUDA BULUNAN: &#8220;ANTİK MİKROPLAR&#8221; UYANDI!&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Bilim insanları, tıpkı John Carpenter’ın 1982 yapımı “The Thing” (Şey) adlı korku klasiğinde olduğu gibi, gezegenin donmuş topraklarındaki (permafrost) antik canlıları araştırıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Neyse ki bulunan organizmalar filmdeki şekil değiştiren canavar kadar tehlikeli değil. Ancak taşıdıkları potansiyel tehdit, küresel ısınmanın tehlikeli sonuçlarından biri olabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni yayımlanan bir araştırmaya göre, yaklaşık 40 bin yıldır donmuş halde bulunan mikroorganizmalar, Arktik bölgelerdeki sıcaklık artışıyla birlikte yeniden etkinleşirse, atmosfere karbondioksit ve metan salarak iklim krizini daha da derinleştirebilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">YERİN 100 METRE ALTINDAKİ TÜNELLER<br>JGR Biogeosciences dergisinde yayımlanan araştırmanın başyazarı Tristan Caro ve ekibi, Alaska’nın merkezindeki Permafrost Tüneli Araştırma Tesisi&#8217;nde incelemeler yaptı. Yerin yaklaşık 100 metre altına uzanan bu tünelin duvarlarında, mamut ve bizon kemikleri bile hâlâ görülebiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Caro, tüneldeki ilk izlenimini Popular Mechanics&#8217;e şu sözlerle anlattı:<br>“İçeri girdiğinizde hemen kötü bir koku fark ediyorsunuz. Uzun süredir kapalı kalmış nemli bir bodrum gibi. Bir mikrobiyolog için bu heyecan verici; çünkü ilginç kokular genellikle mikroplardan gelir.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Araştırmacılar, son buzul çağından kalma mikropların örneklerini topladıktan sonra, bu örneklere ağır su (döteryum) ekleyip sıcaklığı 12 derece civarına yükseltti. Amaç, gelecekteki iklim koşullarında Alaska yazını taklit ederek mikropların nasıl tepki vereceğini gözlemlemekti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Başlangıçta mikroplar yavaş hareket etti; her 100 bin hücreden sadece biri bir günde yenileniyordu. Ancak 6 ayın sonunda mikrobiyal koloniler yeniden yapılanarak gözle görülebilen biyofilm tabakaları oluşturdu. Bu antik organizmalar, modern mikroplardan farklı olsalar da aynı derecede aktifti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu bulgular, bilim insanlarını endişelendiriyor. Çünkü Arktik bölgesi Dünya’nın geri kalanından dört kat hızlı ısınıyor, yaz mevsimi uzuyor ve sıcaklıklar toprağın daha derin katmanlarına ulaşıyor. Yine de araştırma, mikropların tamamen “uyanmasının” aylar sürdüğünü gösteriyor. Yani etkileri uzun süreli sıcak dönemlerden sonra ortaya çıkabilir. Caro, geleceğe dair şu uyarıyı yaptı:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Alaska’da tek bir sıcak günün pek önemi yok. Asıl tehlike, yaz mevsiminin uzayarak sıcaklığın sonbahar ve ilkbahara kadar devam etmesi. Alaska, Sibirya ve diğer kuzey bölgelerinde çok geniş permafrost alanları var. Biz bunların yalnızca çok küçük bir kısmını inceleyebildik…”</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2025/10/17/alaskadaki-dev-tunelde-uykuda-bulunan-antik-mikroplar-uyandi/">ALASKA&#8217;DAKİ DEV TÜNELDE, UYKUDA BULUNAN: &#8220;ANTİK MİKROPLAR&#8221; UYANDI!&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2025/10/17/alaskadaki-dev-tunelde-uykuda-bulunan-antik-mikroplar-uyandi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YENİ TREND MAGNEZYUM MUCİZE Mİ YOKSA ZEHİR Mİ?&#8230;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2025/10/05/yeni-trend-magnezyum-mucize-mi-yoksa-zehir-mi/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2025/10/05/yeni-trend-magnezyum-mucize-mi-yoksa-zehir-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Oct 2025 07:57:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#liniapatel]]></category>
		<category><![CDATA[#magnezyum]]></category>
		<category><![CDATA[#mucize]]></category>
		<category><![CDATA[#uyku]]></category>
		<category><![CDATA[#zehir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=129685</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-TikTok’ta #magnesium etiketi 1 milyar görüntülenmeyi geçerken, Instagram’da da özellikle orta yaş grubuna yönelik magnezyum takviyesi reklamlarının sayısı arttı. Pek çok kullanıcı, “uyku mucizesi” olarak lanse edilen bu minerali rastgele kullanmaya başladı. Ancak uzmanlar magnezyum takviyesinin masum görünse de herkes için uygun olmadığını açıkladı. The Times’da yer alan habere göre, Beslenme Uzmanı Dr. Linia Patel, [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2025/10/05/yeni-trend-magnezyum-mucize-mi-yoksa-zehir-mi/">YENİ TREND MAGNEZYUM MUCİZE Mİ YOKSA ZEHİR Mİ?&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-TikTok’ta #magnesium etiketi 1 milyar görüntülenmeyi geçerken, Instagram’da da özellikle orta yaş grubuna yönelik magnezyum takviyesi reklamlarının sayısı arttı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Pek çok kullanıcı, “uyku mucizesi” olarak lanse edilen bu minerali rastgele kullanmaya başladı. Ancak uzmanlar magnezyum takviyesinin masum görünse de herkes için uygun olmadığını açıkladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">The Times’da yer alan habere göre, Beslenme Uzmanı Dr. Linia Patel, magnezyumla ilgili en çok araştırmanın uyku üzerine yapıldığını belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">2021’de 50 yaş üstü bireyler üzerinde yapılan bir çalışmada, magnezyum alanların uykuya dalma süresinin ortalama 17 dakika daha kısa olduğu tespit edildi. Dr. Patel, özellikle menopoz dönemindeki kadınların magnezyum takviyesinden fayda gördüğünü ifade etti. Migren, kas ağrısı, huzursuz bacak sendromu ve anksiyete gibi sorunlarda da etkili olabileceğini belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sosyal medyada sıkça yer alan “ayağa magnezyum kremi sürün” tarzı önerilere de dikkat çeken Patel “Magnezyumun cilt yoluyla etkin şekilde emildiğine dair sağlam bir bilimsel veri yok” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“FAZLASI ZARARLI OLABİLİR”<br>Harvard Tıp Fakültesi&#8217;nden Dr. Trisha Pasricha, magnezyum takviyesi almadan önce mutlaka bir doktora danışılması gerektiğini vurguladı. Özellikle böbrek rahatsızlığı olan kişilerin vücuttaki fazla magnezyumu atmakta zorlanabileceğine dikkat çeken Dr. Pasricha, aşırı magnezyum alımının düşük tansiyon, zayıf refleksler ve kalp ritmi bozukluklarına yol açabileceğini belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Düşük dozda (günde 350 mg’dan az) takviyelerin genellikle güvenli olduğunu söyleyen Pasricha, “Ama bu otomatik olarak işe yarayacakları anlamına gelmiyor” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">2023 yılında yapılan kapsamlı bir araştırma, magnezyum takviyesinin depresyon belirtilerini azaltmaya yardımcı olabileceğini ortaya koydu. Dr. Patel’e göre, magnezyum; seratonin ve melatonin gibi nörotransmitterlerle birlikte çalışarak stres yönetiminde ve ruh hali dengesinde önemli rol oynuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">MİGRENİ HAFİFLETİYOR MU?<br>Prof. Dr. Murat Aladağ, migren ataklarının şiddetli baş ağrısı, mide bulantısı ve sese karşı hassasiyet gibi etkilerle geldiğini hatırlatarak, magnezyumun bu atakların hafiflemesine katkı sağlayabileceğini söyledi…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaynak: Gerçek Gündem</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2025/10/05/yeni-trend-magnezyum-mucize-mi-yoksa-zehir-mi/">YENİ TREND MAGNEZYUM MUCİZE Mİ YOKSA ZEHİR Mİ?&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2025/10/05/yeni-trend-magnezyum-mucize-mi-yoksa-zehir-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GÜNEŞ, 17 YILLIK UYKUSUNDAN UYANIYOR!&#8230;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2025/09/17/gunes-17-yillik-uykusundan-uyaniyor/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2025/09/17/gunes-17-yillik-uykusundan-uyaniyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Sep 2025 19:31:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#büyükminumum]]></category>
		<category><![CDATA[#güneş]]></category>
		<category><![CDATA[#jeomanyetikfırtına]]></category>
		<category><![CDATA[#koronalkütleatımı]]></category>
		<category><![CDATA[#uyku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=129114</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Son 17 yılda Güneş giderek daha durgun hale geldi. Bu durum, uzun süredir azalan Güneş döngülerini inceleyen bilim insanlarını şaşırtıyordu. Uzmanlar, Güneş’in 1830’larda görülen türden yeni bir “büyük minimum” dönemine girdiğini düşünüyordu. Ancak son veriler bu beklentiyi tersine çevirdi. 1980’lerden itibaren Güneş’in etkinliği azalmaya başlamış, her 11 yıllık Güneş döngüsünde daha az leke, daha az [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2025/09/17/gunes-17-yillik-uykusundan-uyaniyor/">GÜNEŞ, 17 YILLIK UYKUSUNDAN UYANIYOR!&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Son 17 yılda Güneş giderek daha durgun hale geldi. Bu durum, uzun süredir azalan Güneş döngülerini inceleyen bilim insanlarını şaşırtıyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uzmanlar, Güneş’in 1830’larda görülen türden yeni bir “büyük minimum” dönemine girdiğini düşünüyordu. Ancak son veriler bu beklentiyi tersine çevirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">1980’lerden itibaren Güneş’in etkinliği azalmaya başlamış, her 11 yıllık Güneş döngüsünde daha az leke, daha az alev ve koronal kütle atımı (uzaya savrulan parçacıklar) gözlemlenmişti. 2008 yılı ise bu sürecin en düşük noktasıydı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">NASA Jet İtki Laboratuvarı&#8217;ndan Jamies Jasinski, Space&#8217;e yaptığı açıklamada, “Tüm işaretler Güneş’in uzun süreli düşük aktivite dönemine girdiğini gösteriyordu. Bu nedenle trendin tersine dönmesi büyük bir sürpriz oldu. Güneş yavaş yavaş uyanıyor” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Jasinski’nin liderliğinde yapılan araştırma, farklı görevlerden elde edilen Güneş ve Güneş rüzgarı verilerini derledi. Bulgulara göre 2008’den bu yana tüm göstergelerde artış yaşandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu süreçte Güneş rüzgarı hızı yüzde 6, yoğunluğu yüzde 26, sıcaklığı da 29 arttı. Güneş rüzgarının taşıdığı manyetik alan gücü ise yüzde 31 yükseldi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">JEOMANYETİK FIRTINALAR…<br>Bu artış, Güneş’in manyetik etkinliğinin yeniden güçlendiğini gösteriyor. Ancak beraberinde jeomanyetik fırtınalar, koronal kütle atımları ve radyasyon patlamaları da geliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu durum özellikle de yörüngedeki uydular, uzay istasyonları ve astronotlar için ciddi riskler oluşturuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bilim insanları, Güneş’in neden yeniden bu kadar aktif hale geldiğini henüz bilmiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tarihte benzer gizemler yaşanmıştı. 1645-1715 yılları arasındaki “Maunder Minimumu” olarak bilinen dönemde Güneş üzerinde sadece 50 civarında leke gözlemlenmişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aynı dönem, Avrupa’da “Küçük Buz Çağı” olarak bilinen olağanüstü soğuk kışlara denk gelmişti. Ancak uzmanlar, bu soğuma ile Güneş’in aktivitesindeki düşüş arasında doğrudan bir ilişki kurmakta temkinli.<br>Araştırmacılar, Güneş’in 11 yıllık manyetik döngülerini anlamakta epey ilerlemiş olsa da uzun vadeli eğilimlerin hâlâ öngörülemez olduğunu vurguluyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Jasinski, “Kısa döngüleri anlamış durumdayız, ancak uzun vadeli değişimler konusunda hâlâ çok fazla bilinmeyen var” ifadelerini kullandı.<br>Yeni çalışma, hakemli bilimsel dergi Astrophysical Journal Letters&#8217;ta yayınlandı…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaynak: NTV</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2025/09/17/gunes-17-yillik-uykusundan-uyaniyor/">GÜNEŞ, 17 YILLIK UYKUSUNDAN UYANIYOR!&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2025/09/17/gunes-17-yillik-uykusundan-uyaniyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tüm İnsanlar Aynı Anda Uyusaydı Dünya Nasıl Bir Yer Olurdu? &#8230;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2025/01/18/tum-insanlar-ayni-anda-uyusaydi-dunya-nasil-bir-yer-olurdu/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2025/01/18/tum-insanlar-ayni-anda-uyusaydi-dunya-nasil-bir-yer-olurdu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Jan 2025 22:18:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim-Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[#ekosistem]]></category>
		<category><![CDATA[#gece]]></category>
		<category><![CDATA[#gündüz]]></category>
		<category><![CDATA[#uyku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=118905</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Böyle bir senaryo mümkün gibi durmasa da insanlık ve dünya üzerindeki etkilerini hayal etmek epey ilgi çekici. Diyelim ki gerçek oldu; insan biyolojisi, ekosistem, ekonomi ve sosyal düzen bu duruma nasıl tepki verirdi?İnsan biyolojisine etkileri pek iç açıcı olmazdı. Biyolojik olarak sirkadiyen yani gece-gündüz döngülerine bağlıyız. Bu ritim, beynimizdeki biyolojik saat tarafından kontrol ediliyor ve [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2025/01/18/tum-insanlar-ayni-anda-uyusaydi-dunya-nasil-bir-yer-olurdu/">Tüm İnsanlar Aynı Anda Uyusaydı Dünya Nasıl Bir Yer Olurdu? &#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Böyle bir senaryo mümkün gibi durmasa da insanlık ve dünya üzerindeki etkilerini hayal etmek epey ilgi çekici.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Diyelim ki gerçek oldu; insan biyolojisi, ekosistem, ekonomi ve sosyal düzen bu duruma nasıl tepki verirdi?<br>İnsan biyolojisine etkileri pek iç açıcı olmazdı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Biyolojik olarak sirkadiyen yani gece-gündüz döngülerine bağlıyız. Bu ritim, beynimizdeki biyolojik saat tarafından kontrol ediliyor ve güneş ışığına göre çalışıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Eğer tüm dünya aynı anda uyumak zorunda kalsa ritimlerimiz altüst olurdu. New York’ta akşam saatlerinde uykuya dalan birisi, Tokyo’da sabahın ortasında uyumak zorunda kalırdı. Jet-lag etkisine benzer şekilde hormonal dengesizliklere yol açabilirdi. Melatonin üretimi bozulur, bağışıklık sistemi zayıflar ve uzun vadede sağlık sorunları ortaya çıkabilirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ayrıca uyku, beynin gün boyunca biriken toksinleri temizlediği, hafızayı güçlendirdiği ve vücudu yenilediği bir süreç ama uyku süreleri ya da kalitesi farklı bölgelerde yaşamaktan dolayı karşılanmazsa toplumsal düzeyde yorgunluk ve stres artışı kaçınılmaz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ekonomi de kötü engellenebilirdi ancak sosyal sonuçlar açısından fena olmazdı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dünya ekonomisi, küresel çapta 7/24 çalışan bir sistem üzerine kurulu ve farklı saat dilimlerinde çalışan insanlar sayesinde üretim, hizmetler kesintisiz devam ediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Eğer herkes aynı anda uyusaydı zincir kırılır; fabrikalar, finans piyasaları, sağlık hizmetleri ve lojistik gibi kritik sektörler aniden dururdu. Bu da küresel ekonominin büyük darbe alması ve üretim süreçlerinin yavaşlaması demek. Hele bir de sağlık personeli, itfaiye ekipleri ve güvenlik güçleri gibi acil durumlar için çalışan kişiler olmayacağı için işler epey karışabilirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sosyal açıdan bakarsak da bu durum insan ilişkilerini ve toplumsal düzeni yeniden şekillendirebilirdi. Herkesin aynı anda uyuduğu bir dünyada sosyal aktiviteler, etkinlikler ve bireysel hayatlar da aynı düzene bağlanırdı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İnsanların boş zamanları tamamen eş zamanlı hâle gelirdi ve da toplumsal dayanışmanın kapılarını aralardı. Bireysellik ve mahremiyet ise zarar görebilecek unsurlar arasında olabilirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ekosisteme etkileri ise en sevindirici yanlarından.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Biz insanların aktiviteleri yüzünden dünya sürekli bir baskı altında. Tüm dünyanın aynı anda uyuduğu bir senaryoda doğa geçici nefes alabilirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uyuyup tüm elektrikli cihazları kapatmak, enerji tüketimini önemli ölçüde azaltabileceği gibi karbon salınımı kısa süreliğine de olsa düşebilir, küresel ısınma üzerinde küçük de olsa bir etki yaratabilirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hayvanlara da bir bakalım. Birçok hayvanın gece aktif olması ile insan aktivitelerinin azalması onların davranışlarını olumlu yönde etkileyebilirdi. Trafik sesleri kesiliyor, kuşlar ve diğer gece hayvanları huzurlu bir ortam içinde yaşamaya devam ediyor. Güzel olmaz mıydı?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Günümüzde farklı kültürler, günlük hayatlarını ve aktivitelerini kendi saat dilimlerine göre düzenliyor. Çeşitlilik, farklı bakış açıları ve gelenekleri de yaratıyor. Eğer tüm dünya aynı anda uyursa, bu kültürel farklılıklar zamanla azalabilir ve daha tekdüze bir toplum yapısı ortaya çıkabilirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Psikolojik açıdan ise herkesin aynı anda uyuyup aynı anda uyandığı bir dünya, kişiler üzerinde sosyal baskı yaratabilirdi. Uyku süresinde uyamayan ya da farklı biyolojik ihtiyaçları olan bireyler dışlanmış hissedebilirdi. Ama öte yandan da bu durum global bir &#8220;biz bilinci&#8221; yaratabilir ve toplumsal dayanışmayı artırabilirdi…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Webtekno</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaynaklar: What If Show, Bright Side</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2025/01/18/tum-insanlar-ayni-anda-uyusaydi-dunya-nasil-bir-yer-olurdu/">Tüm İnsanlar Aynı Anda Uyusaydı Dünya Nasıl Bir Yer Olurdu? &#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2025/01/18/tum-insanlar-ayni-anda-uyusaydi-dunya-nasil-bir-yer-olurdu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı Yaşlanmanın Uyku Süresi İle İlgili Şok Edici Bağlantısı Ortaya Çıkarıldı&#8230;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2024/11/09/saglikli-yaslanmanin-uyku-suresi-ile-ilgili-sok-edici-baglantisini-ortaya-cikarildi/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2024/11/09/saglikli-yaslanmanin-uyku-suresi-ile-ilgili-sok-edici-baglantisini-ortaya-cikarildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 22:39:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#uyku]]></category>
		<category><![CDATA[#wenzhou]]></category>
		<category><![CDATA[#yaşlanma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=115746</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Yapılan yeni bir araştırmaya göre, sağlıklı yaşlanma için her gece en az yedi saat uyumak büyük bir rol oynuyor. Yapılan çalışma düzenli uyku alışkanlıklarının yaşlanma sürecindeki etkilerini gözler önüne seriyor. Çin&#8217;deki Wenzhou Tıp Üniversitesi tarafından yapılan bu araştırma 45 yaş ve üzeri 3.306 katılımcı üzerinde analiz edildi. Katılımcıların uyku alışkanlıkları 2011, 2013 ve 2015 yıllarında [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2024/11/09/saglikli-yaslanmanin-uyku-suresi-ile-ilgili-sok-edici-baglantisini-ortaya-cikarildi/">Sağlıklı Yaşlanmanın Uyku Süresi İle İlgili Şok Edici Bağlantısı Ortaya Çıkarıldı&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Yapılan yeni bir araştırmaya göre, sağlıklı yaşlanma için her gece en az yedi saat uyumak büyük bir rol oynuyor. Yapılan çalışma düzenli uyku alışkanlıklarının yaşlanma sürecindeki etkilerini gözler önüne seriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çin&#8217;deki Wenzhou Tıp Üniversitesi tarafından yapılan bu araştırma 45 yaş ve üzeri 3.306 katılımcı üzerinde analiz edildi. Katılımcıların uyku alışkanlıkları 2011, 2013 ve 2015 yıllarında kaydedildi. Sağlık durumları ise beş yıl sonra kontrol edildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çalışma başarılı yaşlanmayı kronik hastalıklar, fiziksel engellerin olmaması, yüksek bilişsel fonksiyonlar ve iyi ruh hali gibi kriterlere dayandırarak değerlendirdi. Bu kriterleri karşılayan yalnızca 455 kişi (%13,8) bulundu ve bunların çoğu, her gece yeterli uyku süresi sağlayan bireylerden oluşuyordu. Araştırmaya göre, her gece düzenli olarak yedi saatten fazla uyuyan kişiler, yaşamlarının ilerleyen dönemlerinde daha sağlıklı bir yaşam sürdüler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Katılımcıları uyku alışkanlıklarına göre beş farklı gruba ayırdı: uzun süreli stabil uyku (8-9 saat), normal stabil uyku (7-8 saat), azalan uyku (8 saatten 6 saate düşen), artan uyku (6 saatten 8 saate çıkan) ve kısa stabil uyku (5-6 saat). Sonuçlar, uzun süreli stabil ve normal stabil uyku gruplarındaki kişilerin başarılı yaşlanma olasılığının daha yüksek olduğunu gösterdi. Uzun süreli stabil grupta bu oran %17,1, normal stabil grupta ise %18,1 olarak belirlendi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Azalan uyku süresi gösteren katılımcıların sağlıklı yaşlanma olasılığı %9,9, artan uyku süresi gösterenlerin %10,6 ve kısa uyku süresi gösterenlerin ise %8,8 olarak belirlendi. Uzmanlar, normal uyku süresine sahip bireyler ile düşük uyku süresi ve artan uyku süresi gösteren bireyler arasında başarılı yaşlanma oranları arasında önemli farklar olduğunu vurguladı. Bilim insanları, uyku süresi ve düzeninin, başarılı yaşlanmanın önündeki en büyük engellerden biri olabileceğini belirtiyor…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaynak-Webtekno</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2024/11/09/saglikli-yaslanmanin-uyku-suresi-ile-ilgili-sok-edici-baglantisini-ortaya-cikarildi/">Sağlıklı Yaşlanmanın Uyku Süresi İle İlgili Şok Edici Bağlantısı Ortaya Çıkarıldı&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2024/11/09/saglikli-yaslanmanin-uyku-suresi-ile-ilgili-sok-edici-baglantisini-ortaya-cikarildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Araştırma Sonucu: &#8220;Beyin Hücrelerimiz Biz Uyurken Geleceği Tahmin Etmeye Çalışıyor&#8230;&#8221;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2024/06/10/arastirma-sonucu-beyin-hucrelerimiz-biz-uyurken-gelecegi-tahmin-etmeye-calisiyor/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2024/06/10/arastirma-sonucu-beyin-hucrelerimiz-biz-uyurken-gelecegi-tahmin-etmeye-calisiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Jun 2024 21:26:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim-Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[#bellek]]></category>
		<category><![CDATA[#beyin]]></category>
		<category><![CDATA[#kamrandiba]]></category>
		<category><![CDATA[#michiganüniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[#nöronlar]]></category>
		<category><![CDATA[#uyku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=109067</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Uykuya yattığımızda beynimizdeki aktiviteler sona ermez, onun yerine farklı işlevler yerine getirilir. Örneğin belleğimiz kendini düzenler, yaşadıklarımızı anılar hâline getirip kaydeder. Yeni bir araştırmaya göre beynimiz aynı zamanda ileriye bakıp yapacağımız işlerin üzerinden de geçiyor. Michigan Üniversitesi&#8217;nden araştırmacılar, farelerin beyinlerindeki sinyalleri uyku ve uyanıklık durumlarında inceledi. Farelerin labirentlerde testlere katılmadan önce, labirentte ve labirentten çıktıktan [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2024/06/10/arastirma-sonucu-beyin-hucrelerimiz-biz-uyurken-gelecegi-tahmin-etmeye-calisiyor/">Araştırma Sonucu: &#8220;Beyin Hücrelerimiz Biz Uyurken Geleceği Tahmin Etmeye Çalışıyor&#8230;&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Uykuya yattığımızda beynimizdeki aktiviteler sona ermez, onun yerine farklı işlevler yerine getirilir. Örneğin belleğimiz kendini düzenler, yaşadıklarımızı anılar hâline getirip kaydeder. Yeni bir araştırmaya göre beynimiz aynı zamanda ileriye bakıp yapacağımız işlerin üzerinden de geçiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Michigan Üniversitesi&#8217;nden araştırmacılar, farelerin beyinlerindeki sinyalleri uyku ve uyanıklık durumlarında inceledi. Farelerin labirentlerde testlere katılmadan önce, labirentte ve labirentten çıktıktan sonraki beyin aktiviteleri incelendi ve toplanan veriler, farelerin dinlenme hâlindeki beyin aktiviteleri ile karşılaştırıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Araştırmacılardan Michigan Üniversitesi&#8217;nden Anesteziyolog Kamran Diba, &#8220;Bu zorluğun üstesinden, her bir bireysel nöron aktivitesini diğer nöronların aktivitesi ile ilişkilendirerek geldik. Bir uyaran olmadan bile nöronların tercihlerini izleyebilmek bizim için önemli bir atılımdı.&#8221; ifadesini kullandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni yaklaşım ile birlikte fiziksel mekanları gerçek zamanlı olarak belirli nöron aktiviteleri ile ilişkilendirmenin yanında nöron aktivitelerini fareler uyurken bile haritalamalarını mümkün kıldı. Böylece nöron aktivitesinin belirli yerlere nasıl bağlandığını inceleyen mekansal ayar çalışmaları mümkün oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Araştırmacılara göre uyku esnasında yaşanan bu aktiviteler, farelerin zihinlerini âdeta ikinci defa labirente sokuyor ve tekrar labirente döndüklerinde fareler daha başarılı oluyor. Nörobilimci Caleb Kamere, &#8220;Uykuda bu nöronların tek yaptığı şeyin deneyimin anısını sabitlemek olmadığı mutlaka geçerli değil. Bazı nöronların başka bir şeyler yapmaya başladığı ortaya çıktı.&#8221; ifadelerini kullandı…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Araştırma Nature dergisinde yayımlandı…</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2024/06/10/arastirma-sonucu-beyin-hucrelerimiz-biz-uyurken-gelecegi-tahmin-etmeye-calisiyor/">Araştırma Sonucu: &#8220;Beyin Hücrelerimiz Biz Uyurken Geleceği Tahmin Etmeye Çalışıyor&#8230;&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2024/06/10/arastirma-sonucu-beyin-hucrelerimiz-biz-uyurken-gelecegi-tahmin-etmeye-calisiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pandemide İnternet, Uykuyu İkiye Katladı..</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/08/07/pandemide-internet-uykuyu-ikiye-katladi/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/08/07/pandemide-internet-uykuyu-ikiye-katladi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Aug 2020 09:04:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#internetkullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[#pandemidönemi]]></category>
		<category><![CDATA[#tübisad]]></category>
		<category><![CDATA[#uyku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=23850</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Pandemi döneminde internette geçirilen süre, uykuda geçirilen süreyi ikiye katladı. Türkiye’nin ilk para iadeli alışveriş sitesi Avantajix.com’un, 18-55 yaş grubundaki üyelerinin bir kısmı arasında yaptığı ankete göre, pandemi döneminde internette geçirilen sürenin ortalaması 10 saati aştı. Ankete katılanların yarısı pandemi boyunca 9-12 saat aralığında internette gezindiğini söyledi. İnternette 3-9 saatini geçirenlerin oranı yüzde 25 olarak [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/08/07/pandemide-internet-uykuyu-ikiye-katladi/">Pandemide İnternet, Uykuyu İkiye Katladı..</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Pandemi döneminde internette geçirilen süre, uykuda geçirilen süreyi ikiye katladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’nin ilk para iadeli alışveriş sitesi Avantajix.com’un, 18-55 yaş grubundaki üyelerinin bir kısmı arasında yaptığı ankete göre, pandemi döneminde internette geçirilen sürenin ortalaması 10 saati aştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ankete katılanların yarısı pandemi boyunca 9-12 saat aralığında internette gezindiğini söyledi. İnternette 3-9 saatini geçirenlerin oranı yüzde 25 olarak belirlenirken, yüzde 20’sinin 12-15 saatini, yani uyku ve yemek dışındaki zamanının neredeyse tamamını internette geçirdikleri saptandı. 3 saatten az internette kalanların oranı ise sadece yüzde 5’te kaldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ankette, günde ortalama 4 saatin sosyal medyada, 2,5 saatin film ya da dizi izlemekle, 2 saatin müzik ve oyunla, 1,5 saatin de sanal mağazalarda geçirildiği belirlendi. İnternet kullanıcılarının, haberleri de ağırlıklı olarak sosyal medya üzerinden takip ettikleri ortaya çıktı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Avantajix.com’un kurucu ortağı Güçlü Kayral, ankette en temel ihtiyaçlardan uykuda geçirilen süreyle ilgili de soru yer aldığını belirterek, “Pandemide, günün çoğunluğu evde geçirilmesine karşın uykuya ayrılan sürenin azaldığı, 6, 6.5 saate düştüğünü belirledik.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İnternette geçilen süre, uykuyu ikiye katlamış durumda. Pandemi öncesi ise bu süre eşitti. Günün 7,5 saati internette, 7,5 saati de uykuda geçiriliyordu” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">62,7 MİLYON İNTERNET KULLANICISI..</p>



<p class="wp-block-paragraph">Güçlü Kayral, pandemi döneminde internette geçirilen sürenin artmasının, e-ticareti güçlendirdiğini anımsatarak, şunları söyledi:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Dijital Türkiye 2020 Raporu’na göre 83 milyon nüfusa sahip Türkiye’de yetişkinlerin yüzde 74’ü, yani 62,7 milyon kişi internet kullanıyor. İnternet kullanıcılarının yarısı online alışveriş yaparken, diğer yarısı dijital vitrinlere bakmakla yetiniyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Günde 1,5 saat internette mal ve hizmet arasa da satın alma yapmayan 25-30 milyon internet kullanıcısını online dükkanlara çekmeyi başarırsak, Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) verilerine göre halen 80 milyar lira düzeyinde olan e-ticaret sektör büyüklüğü 100-120 milyar lirayı bulabilir..”</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/08/07/pandemide-internet-uykuyu-ikiye-katladi/">Pandemide İnternet, Uykuyu İkiye Katladı..</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/08/07/pandemide-internet-uykuyu-ikiye-katladi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UYKU ESNASINDA, BEYİNDEKİ TOKSİNLER TEMİZLENİYOR!</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/11/07/uyku-esnasinda-beyindeki-toksinler-temizleniyor/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/11/07/uyku-esnasinda-beyindeki-toksinler-temizleniyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Nov 2019 21:05:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim-Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[#alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[#lauralewis]]></category>
		<category><![CDATA[#maikennedergaard]]></category>
		<category><![CDATA[#omuriliksıvısı]]></category>
		<category><![CDATA[#rem]]></category>
		<category><![CDATA[#toksin]]></category>
		<category><![CDATA[#uyku]]></category>
		<category><![CDATA[beyindekitoksinler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=10523</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Boston Üniversitesi’nden Laura Lewis ve ekibi, uyku halindeyken beynin işleyişini incelemek için bir araştırma gerçekleştirdi. Yapılan araştırmanın açıklandığı makale, Science dergisinde yayınlandı. Bilim insanları, çalışmanın sonuçlarının Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıkların tedavisi ve önlenmesinde kullanılabileceğini düşünüyor. Laura Lewis ve ekibini çalışmalarında uyku evrelerinden REM uykusu evresine odaklandılar. 2013 yılında başlayan araştırma, ilk olarak fareler üzerinde yapıldı. [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2019/11/07/uyku-esnasinda-beyindeki-toksinler-temizleniyor/">UYKU ESNASINDA, BEYİNDEKİ TOKSİNLER TEMİZLENİYOR!</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Boston Üniversitesi’nden Laura Lewis ve ekibi, uyku halindeyken beynin işleyişini incelemek için bir araştırma gerçekleştirdi. Yapılan araştırmanın açıklandığı makale, Science dergisinde yayınlandı. Bilim insanları, çalışmanın sonuçlarının Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıkların tedavisi ve önlenmesinde kullanılabileceğini düşünüyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Laura Lewis ve ekibini çalışmalarında uyku evrelerinden REM uykusu evresine odaklandılar. 2013 yılında başlayan araştırma, ilk olarak fareler üzerinde yapıldı. Fareler üzerinde yapılan araştırmada, uyku sırasında Alzheimer hastalığına katkıda bulabilecek beta amiloid gibi toksinlerin temizlendiği belirlendi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Araştırmacılar, bu toksinlerin nasıl temizlendiğini ve bu işlemin neden sadece uykuda gerçekleştiğini merak ettiler. Bilim insanları, beyin etrafındaki berrak, suya benzer bir sıvı olan omurilik sıvısının toksiklerin temizlenmesinden sorumlu olduğunu düşündüler. Toksinleri neyin temizlediğini bulmak için bilim insanları, araştırmayı genişlettiler. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Çalışmaya katılan insanlar, MRI makinesinde uzanmak ve uyumak zorunda kaldılar. Gerçekçi uyku döngüleri elde etmek için araştırmacılar, testleri gece yarısı yapmak zorunda kaldılar. Katılımcılara bir EEG başlığı takıldı. Bu başlık ile katılımcıların beyinlerindeki elektrik akımları kayıt altına alındı. MRI ile katılımcıların uykuları sırasında beyinlerindeki oksijen ve omurilik sıvısı ölçüldü. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Laura Lewis, “Bu metriklerin her birinin önemli olduğunu düşündük. Ancak uyku sırasında nasıl değiştikleri ve uyku sırasında birbirleriyle nasıl ilişki kurdukları bizim için keşfedilmemiş bölge” dedi. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Araştırma sırasında, REM dışı uyku sırasında, beyindeki omurilik sıvısının büyük ve yavaş dalgalarının beynin üzerini kapladığı tespit edildi. REM dışı uyku sırasında nöronlar senkronize olmaya, aynı anda açılıp kapanmaya başlar. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Nöronların hepsi anlık olarak çalışmayı bıraktığında fazla oksijene ihtiyaç yoktur. Bu da beynin daha az oksijen yakmasını sağlar. Ancak Lewis ve ekibi, omurilik sıvısının arta kalan boşluğu acele ile doldurduğunu gözlemledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">2013 yılında, fareler üzerinde yapılan araştırmaya katılan bilim insanı Maiken Nedergaard, fareler üzerinde yapılan araştırmanın sonuçlarının insanlar için yapılacak çalışmaya ışık tuttuğunu açıkladı. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Nedergaard, uyanıkken nöronların da aynı anda kapanmayacaklarını açıkladı. Bu yüzden beynin kan seviyesinin, omurilik sıvısı dalgalarının beyinde dolaşmasına izin verecek kadar düşmeyeceğini de sözlerine ekledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Laura Lewis ve ekibinin çalışmasında Alzheimer tedavisi için klinik uygulamalar da olabilir. Hastalığın tedavisi için ilaç geliştirmeye yönelik son girişimler beta amilodi hedef aldı. Ancak ümit veren ilaçların hemen hemen hepsi klinik deneylerde başarısız oldu. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Maiken Nedergaard, yeni araştırma sayesinde belirli bir maddenin artırılması yerine omurilik sıvısının miktarını artırmaya çalışabileceklerini söyledi..</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaynak-Webtekno</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://www.webtekno.com/images/editor/default/0002/26/413ba628c1b351370fc75b6698d74f859e8b9adc.jpeg" alt=""/></figure>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2019/11/07/uyku-esnasinda-beyindeki-toksinler-temizleniyor/">UYKU ESNASINDA, BEYİNDEKİ TOKSİNLER TEMİZLENİYOR!</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/11/07/uyku-esnasinda-beyindeki-toksinler-temizleniyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
