<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>#scienceadvances | Kuzey Ege Haber</title>
	<atom:link href="https://www.kuzeyegehaber.com/tag/scienceadvances/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kuzeyegehaber.com/tag/scienceadvances/</link>
	<description>GERÇEK HABERİN DOĞRU ADRESİ</description>
	<lastBuildDate>Sat, 15 Nov 2025 22:53:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.3</generator>

<image>
	<url>https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/11/cropped-LOGO-4-32x32.jpg</url>
	<title>#scienceadvances | Kuzey Ege Haber</title>
	<link>https://www.kuzeyegehaber.com/tag/scienceadvances/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>YAPAY ZEKA, BEYİNDEKİ VERİLERİ YAZIYA DÖNÜŞTÜRÜYOR&#8230;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2025/11/16/yapay-zeka-beyindeki-verileri-yaziya-donusturuyor/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2025/11/16/yapay-zeka-beyindeki-verileri-yaziya-donusturuyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2025 22:53:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim-Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[#beyin]]></category>
		<category><![CDATA[#scienceadvances]]></category>
		<category><![CDATA[#veri]]></category>
		<category><![CDATA[#yapayzeka]]></category>
		<category><![CDATA[#yazı]]></category>
		<category><![CDATA[#zihinaltyazısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=131335</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Science Advances dergisinde yayımlanan araştırmanın yazarı Tomoyasu Horikawa, düşünceyi metne çevirme konusunda uzun süredir ilerleme kaydedildiğini ancak zihindeki karmaşık görüntüleri anlamlı bir dile aktarmanın hâlen zor bir problem olduğunu belirtti. BEYİNDEKİ VERİLER YAZIYA DÖNÜYOR…CNN’in aktardığı habere göre Horikawa’nın “zihin altyazısı” adı verilen yöntemi, beyinde nesneler, mekânlar, eylemler ve olaylara ilişkin oluşan görsel bilgileri yapay zekâ [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2025/11/16/yapay-zeka-beyindeki-verileri-yaziya-donusturuyor/">YAPAY ZEKA, BEYİNDEKİ VERİLERİ YAZIYA DÖNÜŞTÜRÜYOR&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Science Advances dergisinde yayımlanan araştırmanın yazarı Tomoyasu Horikawa, düşünceyi metne çevirme konusunda uzun süredir ilerleme kaydedildiğini ancak zihindeki karmaşık görüntüleri anlamlı bir dile aktarmanın hâlen zor bir problem olduğunu belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">BEYİNDEKİ VERİLER YAZIYA DÖNÜYOR…<br>CNN’in aktardığı habere göre Horikawa’nın “zihin altyazısı” adı verilen yöntemi, beyinde nesneler, mekânlar, eylemler ve olaylara ilişkin oluşan görsel bilgileri yapay zekâ modelleriyle çözerek açıklayıcı metinlere dönüştürüyor. Teknoloji, yalnızca kelime tahmini yapmakla kalmıyor; görüntünün bağlamını, ilişkilerini ve ayrıntılarını da yorumlayabiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">NTT İletişim Bilimleri Laboratuvarları’nda görev yapan Horikawa, yaşları 22 ile 37 arasında değişen, ana dili Japonca olan dört erkek ve iki kadının beyin aktivitelerini inceleyerek araştırmayı başlattı. Katılımcılara ses içermeyen, yaklaşık birer saniyelik 2.180 kısa video izletildi. Videolar; nesneler, sahneler ve insan eylemleri gibi farklı içerikler içeriyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Araştırmacı, bu videolar sırasında ölçülen beyin aktivitesini sayısal temsillere dönüştürmek için “kod çözücü” olarak adlandırılan yapay zekâ modelleri eğitti. Daha sonra bu modeller, katılımcıların eğitim sürecinde kullanılmayan videoları izlerken veya hatırlarken oluşturdukları beyin sinyallerini çözmek için kullanıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kod çözücülerden elde edilen bilgiler, ikinci bir algoritma tarafından işlenerek beyin aktivitesine en uygun açıklama cümleleri oluşturuldu. Böylece katılımcıların izlediği veya hatırladığı görüntüler, yapay zekâ tarafından metne dönüştürülebilir hâle geldi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">HASTALIKLARA UMUT OLACAK…<br>Bilim insanlarına göre bu teknoloji, konuşma merkezleri zarar gören kişiler için yeni bir iletişim yöntemi oluşturabilir. Afazi, ALS ve konuşma üretimini etkileyen diğer nörolojik hastalıklarda hastaların düşüncelerini aktarmasına yardımcı olabileceği değerlendiriliyor. Uzmanlar, yöntemin sözel iletişimde güçlük yaşayan otistik bireyler için de önemli bir potansiyel taşıdığını vurguluyor…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaynak: Sözcü</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2025/11/16/yapay-zeka-beyindeki-verileri-yaziya-donusturuyor/">YAPAY ZEKA, BEYİNDEKİ VERİLERİ YAZIYA DÖNÜŞTÜRÜYOR&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2025/11/16/yapay-zeka-beyindeki-verileri-yaziya-donusturuyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BİLİM İNSANLARINA GÖRE DÜNYA ŞU ANDA İNSANLIK İÇİN GÜVENLİ YAŞAM ALANININ ÇOK DIŞINDA&#8230;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2023/09/15/bilim-insanlarina-gore-dunya-su-anda-insanlik-icin-guvenli-yasam-alaninin-cok-disinda/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2023/09/15/bilim-insanlarina-gore-dunya-su-anda-insanlik-icin-guvenli-yasam-alaninin-cok-disinda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Sep 2023 16:39:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim-Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[#dünya]]></category>
		<category><![CDATA[#endişeverici]]></category>
		<category><![CDATA[#fosilyakıt]]></category>
		<category><![CDATA[#küreselısınma]]></category>
		<category><![CDATA[#scienceadvances]]></category>
		<category><![CDATA[#yaşamalanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=91937</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Bilim insanları, Dünya’nın yaşam destek sistemlerinin gördüğü zararın şiddeti nedeniyle gezegenin “insanlık için güvenli alanının çok dışında” bulunduğunu açıkladı. Bu değerlendirme, dokuz “gezegen sınırından” altısının insan kaynaklı kirlilik ve doğal dünyanın tahribatı nedeniyle aşılmış olduğunu buldu. Gezegen sınırları, iklim, su ve vahşi yaşam çeşitliliği gibi temel küresel sistemlerin sınırları ve bunların sağlıklı bir gezegeni sürdürme [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2023/09/15/bilim-insanlarina-gore-dunya-su-anda-insanlik-icin-guvenli-yasam-alaninin-cok-disinda/">BİLİM İNSANLARINA GÖRE DÜNYA ŞU ANDA İNSANLIK İÇİN GÜVENLİ YAŞAM ALANININ ÇOK DIŞINDA&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Bilim insanları, Dünya’nın yaşam destek sistemlerinin gördüğü zararın şiddeti nedeniyle gezegenin “insanlık için güvenli alanının çok dışında” bulunduğunu açıkladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu değerlendirme, dokuz “gezegen sınırından” altısının insan kaynaklı kirlilik ve doğal dünyanın tahribatı nedeniyle aşılmış olduğunu buldu. Gezegen sınırları, iklim, su ve vahşi yaşam çeşitliliği gibi temel küresel sistemlerin sınırları ve bunların sağlıklı bir gezegeni sürdürme yetenekleri tehlike altında olduğunda aşılır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aşılan sınırlar, sistemlerin son buz çağının sonundan, yani 10.000 yıl önce sanayi devriminin başlangıcına kadar var olan güvenli ve istikrarlı durumdan uzaklaştırıldığı anlamına gelir. Modern medeniyet tamamen bu zaman diliminde, Holosen olarak adlandırılan bu dönemde ortaya çıktı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu değerlendirme, tüm dokuz gezegen sınırının ilk kez incelendi ve araştırmacılar tarafından “tüm gezegen için ilk bilimsel sağlık kontrolü” olarak kabul edildi. Altı sınır aşıldı ve iki sınırın aşılma tehlikesi olduğu değerlendirildi: hava kirliliği ve deniz asitlenmesi. Tehlikede olmayan tek sınır, ozon tabakasının atmosferik ozonu, son on yılda yıkıcı kimyasalları azaltma çabalarının ozon deliğinin küçülmesine yol açmasının ardından geldi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bilim insanları, en “endişe verici” bulguların dört biyolojik sınırın hepsinin, yaşayan dünyayı kapsayan, en yüksek risk seviyesine yakın veya tam olarak bu seviyede olduğu olduğunu söyledi. Yaşayan dünya, örneğin ağaçların karbon dioksit kirliliğini absorbe ederek bazı fiziksel değişiklikleri dengelemesi Dünya için son derece önemli.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bilim insanlarına göre gezegen sınırları, ani ve ciddi bir kötüleşme meydana geldiğinde geri dönüşü olmayan eşik noktaları değil. Bunun yerine, gezegenin fiziksel, biyolojik ve kimyasal yaşam destek sistemlerinde temel değişikliklerin risklerinin önemli ölçüde arttığı noktalar. Gezegen sınırları ilk kez 2009’da tasarlandı ve 2015’te güncellendi, ancak yedi tanesi değerlendirilebildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Stockholm Dayanıklılık Merkezi’nin o zamanlar direktörü olan ve sınırlar çerçevesini geliştiren ekibin başında bulunan Profesör Johan Rockström, “Bilim ve dünya genelinde, tüm gezegende toplumları vuran aşırı iklim olaylarından gerçekten endişe verici. Ancak bizi daha da fazla endişelendiren, gezegenin dayanıklılığının azaldığına dair artan işaretler” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Profesör Johan Rockström, şu anda Almanya’daki Potsdam İklim Etkisi Araştırmaları Enstitüsü’nün ortak direktörü. Bu düşen dayanıklılığın küresel ısınmayı 1,5°C iklim hedefine sınırlamayı imkansız hale getirebileceğini ve dünyayı gerçek eşik noktalarına daha da yaklaştırabileceğini belirtti. Bilim insanları, Eylül ayında dünyanın çoklu felaket eşiklerinin sınırında olduğunu söyledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çalışmanın lideri olan Kopenhag Üniversitesi’nden Profesör Katherine Richardson, “Kesin olarak biliyoruz ki, 10.000 yıldır burada bulunan koşullar altında insanlık gelişebilir – büyük, dramatik değişiklikler altında gelişebileceğimizi bilmiyoruz [ve] insanların Dünya sistemi üzerindeki etkileri şu anda artıyor” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dünya’yı çok yüksek tansiyonu olan bir hasta olarak düşünülebileceğini söyledi: “Bu kesin bir kalp krizi anlamına gelmez, ancak riski çok artırır.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">2.000 çalışmaya dayanan ve Science Advances dergisinde yayımlanan değerlendirme, birçok gezegen sınırının uzun süre önce aşıldığını gösterdi. Araştırmacılar, ekosistemlerin sağlıklı işleyişini içeren biyosfer bütünlüğü sınırının, doğal dünyanın tahribatı nedeniyle yirminci yüzyılın sonlarında aşıldığını söyledi. Aynı tahribat, özellikle ormanların yok edilmesiyle toprak kullanımı sınırının da geçildiği anlamına geliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İklim modelleri, iklim değişikliği için güvenli sınırın 1980’lerin sonlarında aşıldığını öne sürmekte. Tatlı su için, göl ve nehirlerdeki suyun yanı sıra topraktaki suyu içeren yeni bir ölçüm, bu sınırın yirminci yüzyılın başlarında aşıldığını gösterdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Başka bir sınır, çevredeki azot ve fosforun akışı. Bunlar yaşam için hayati öneme sahip, ancak gübrelerin aşırı kullanımı, birçok suyun bu besin maddeleri ile ağır kirlendiği anlamına gelir, bu da yosun çiçeklenmelerine ve okyanus ölü bölgelerine yol açabilir. BM Gıda ve Tarım Örgütü verilerine göre, her yıl tarlalara güvenli seviyenin üç katı kadar azot ekleniyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çalışma sentez kirliliği, böcek ilaçları, plastikler ve nükleer atıklar gibi sentetik kirlilik sınırının 2022 yılında aşıldığını gösterdi. Richardson liderliğindeki analiz ilk kez bitki büyümesini ve muson yağışlarını etkileyen hava kirliliğini değerlendirdi. Hava kirliliğinin, Güney Asya ve Çin gibi bazı bölgelerde gezegen sınırını aştığını, ancak henüz küresel olarak sınırı aşmadığını buldu. Deniz asitlenmesinin de kötüleştiği ve güvenli sınırı aşma noktasına yaklaştığı değerlendirildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bilim insanları, “Bu güncelleme, dokuz sınırın altısının aşıldığını gösteriyor, bu da Dünya’nın artık insanlık için güvenli yaşam alanının çok dışında olduğu anlamına geliyor” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rockström, “Eğer Dünya üzerinde insanlık için güvenlik, refah ve adalet istiyorsanız, güvende olduğunuz alana geri dönmelisiniz ve şu anda dünyada bu ilerlemeyi görmüyoruz” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Fosil yakıt yakımını sona erdirmek ve yıkıcı tarımı sona erdirmek gereken temel eylemler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">University College London’dan Prof. Simon Lewis, “Bu son bilgiler, zaten endişe verici bir resmin üzerine çizilen son derece kasvetli bir güncelleme” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Dünya yeni ve çok daha kararsız bir duruma giriyor – çevreyi nasıl ele alacağımız konusunda derin yapısal değişikliklere olan ihtiyacın daha fazla belirgin bir uyarısı olamaz.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Gezegen sınırları kavramı, dünyayı basitleştirmeye yönelik kahramanca bir girişim, ancak pratik olarak Dünya’yı yönetmede kullanılabilecek kadar basitleştirilmiş olabilir” diye devam etti. “Örneğin, küresel ısınmayı 1.6°C ile sınırlamak için kalkınma yanlısı politikaları ve iklim değişikliğine uyum için büyük yatırımları kullanan bir yaklaşım ile bu sınırlamayı 1.5°C’ye indirmenin zararı ve acısı, zenginlere yardım eden ve yoksulları görmezden gelen politikalar kullanarak bunu yapmanın zararından ve acısından çok daha az olacak.” diyor…</p>



<p class="wp-block-paragraph">The Guardian</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2023/09/15/bilim-insanlarina-gore-dunya-su-anda-insanlik-icin-guvenli-yasam-alaninin-cok-disinda/">BİLİM İNSANLARINA GÖRE DÜNYA ŞU ANDA İNSANLIK İÇİN GÜVENLİ YAŞAM ALANININ ÇOK DIŞINDA&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2023/09/15/bilim-insanlarina-gore-dunya-su-anda-insanlik-icin-guvenli-yasam-alaninin-cok-disinda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BU GENÇ TÜRK FİZİKÇİ, YAŞAMIN NASIL OLUŞTUĞU SORUSUNU ÇÖZMEK İÇİN DEV BİR ADIM ATTI&#8230;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2023/06/24/bu-genc-turk-fizikci-yasamin-nasil-olustugu-sorusunu-cozmek-icin-dev-bir-adim-atti/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2023/06/24/bu-genc-turk-fizikci-yasamin-nasil-olustugu-sorusunu-cozmek-icin-dev-bir-adim-atti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Jun 2023 19:56:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim-Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[#furkanöztürk]]></category>
		<category><![CDATA[#harvardüniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[#jackszoztak]]></category>
		<category><![CDATA[#scienceadvances]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=87070</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Dünyanın en prestijli üniversitelerinden Harvard&#8217;da çalışmalarını sürdüren Türk fizikçi Furkan Öztürk, hepimizin göğsünü kabartacak bir işe imza attı. 26 yaşındaki genç, bilim insanlarının 175 yıldır anlayamadıkları bir meseleyi çözmeyi başardı. Nobel ödüllü bilim insanı Jack Szostak, Türk fizikçinin başarısını &#8220;çığır açıcı&#8221; olarak yorumladı. Ünlü kimyager Louis Pasteur, 1848 yılında &#8220;homokiralite&#8221; kavramını ortaya attı. Bu kavram, [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2023/06/24/bu-genc-turk-fizikci-yasamin-nasil-olustugu-sorusunu-cozmek-icin-dev-bir-adim-atti/">BU GENÇ TÜRK FİZİKÇİ, YAŞAMIN NASIL OLUŞTUĞU SORUSUNU ÇÖZMEK İÇİN DEV BİR ADIM ATTI&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Dünyanın en prestijli üniversitelerinden Harvard&#8217;da çalışmalarını sürdüren Türk fizikçi Furkan Öztürk, hepimizin göğsünü kabartacak bir işe imza attı. 26 yaşındaki genç, bilim insanlarının 175 yıldır anlayamadıkları bir meseleyi çözmeyi başardı. Nobel ödüllü bilim insanı Jack Szostak, Türk fizikçinin başarısını &#8220;çığır açıcı&#8221; olarak yorumladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ünlü kimyager Louis Pasteur, 1848 yılında &#8220;homokiralite&#8221; kavramını ortaya attı. Bu kavram, yaşam için geçerli bazı moleküllerin, sol ve sağ el gibi birbirinin ayna görüntüsü formunda olması gerektiğini savunuyordu. Ancak bilim insanları, bugüne dek yaptıkları araştırmalarda bu kavramın kökenini anlayamamışlardı. İşte Furkan Öztürk, bu tartışmayı meseleyi nihayete erdirdi. Öztürk ile ekibinin çalışmaları, Science Advances isimli dergide yayımlandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">4 milyar yıllık gizemin çözülmesi için önemli bir adım atılmış oldu…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uzmanlara göre gezegenimizdeki yaşam 4 milyar yıl önce başladı ancak bunun nasıl meydana geldiği bugüne dek çözülemedi. Çünkü konuyla ilgili hala çok fazla bilinmez var. Hatta uzmanlar, doğa bilimleri ile ilgili 125 sorunun cevaplanması gerektiğini söylüyorlar. İşte Furkan Öztürk&#8217;ün yaptığı keşfin de bu sorulardan bir tanesinin cevabı olduğuna inanılıyor. Türk bilim insanı, küresel çapta bilim camiasını heyecanlandırmış durumda.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Furkan Öztürk, Anadolu Ajansına verdiği röportajda dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Yaptığı çalışma ile ilgili olarak, &#8220;Araştırmam, yaşamın kökenine dair önemli, ancak karanlıkta kalmış bir problem üzerine. Bu problemin ismi homokiralite yani yaşamı oluşturan moleküllerin sağ veya sol elli olma durumu, bildiğimiz haliyle yaşamın bir özelliği.&#8221; ifadesini kullanan Öztürk, homokiralite tabirinin kökenini de açıkladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bilim insanının 175 yıldır tartışılan mesele ile ilgili dünyaya verdiği cevap şöyle: Bizim aradığımız şey, kiral simetriyi, yani ayna simetrisini, kırabilecek fiziksel bir etkileşimdi. Çalışmalarımız ortaya koydu ki tabiatta bolca bulunan manyetik mineraller yani bir anlamda doğal mıknatıs özelliği gösteren taşlar, bu simetrinin kırılmasına yol açabilir. Yaptığımız deneyler, manyetik yüzeylerin kiral moleküller ile çok güçlü bir şekilde etkileştiğini ve manyetizmanın homokiraliteye yol açmış olabileceğini gösteriyor. &#8216;Yaşamın kökeni&#8217; problemi adeta bir bulmaca gibi, elde ettiğimiz sonuçlar bu büyük bulmacanın önemli bir kısmının çözümüne yönelik ciddi bir adım. Surda bir gedik açtık, devamının da geleceğine inanıyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu keşifle hayatın başlangıcına dair bilmediğimiz çok önemli bir gizeme ışık tuttuk. Yaşamın nasıl ortaya çıktığı tabiattaki en büyük gizemlerden bir tanesi. Bu problemi bir yapboz gibi düşünün. Bu yapbozun parçalarının nerelere oturacağını tam olarak bilemiyoruz. Çünkü 4 milyar yıl öncesine dair elimizde çok fazla direkt kanıt yok. Biz aslında yaptığımız çalışmayla yaşamın başlangıcına dair çok büyük bir parçayı yerine koymuş olduk. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Etrafında şekillenecek diğer bilgilerin ne olacağını henüz bilmiyoruz. Ama eminim ki bu keşif, başka sorulara cevap bulmamızı da sağlayacak ve yaşamın kökenine dair ilginç ipuçları verecek. Belki de başka gezegenlerdeki olası yaşam formları ile ilgili bilgiler verecek. Yani biz eğer Dünya&#8217;da yaşamın nasıl oluştuğunu tam olarak anlarsak, o zaman hangi koşullar altında yaşamın ortaya çıkabileceğine dair de daha fazla bilgiye sahip olacağız. Bu bilgiler bizi Dünya dışında yaşamı ararken yönlendirebilir. Yani Dünya&#8217;daki yaşamı anlamak, Dünya dışında başka bir yaşam formu keşfetmemize de yardımcı olabilir. Bunu kesin olarak söylemek tabii ki zor ancak bu mümkün.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Furkan Öztürk, yaşamın temeli olan &#8220;proto-hücre&#8221; oluşturmak istiyor!…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye&#8217;nin göğsünü kabartan bilim insanı, gelecekteki planlarının proto-hücre oluşturmak olduğunu söyledi. &#8220;Mineraller gibi, karbon temelli moleküller gibi, canlı olduğuna dair hiçbir emare göstermeyen şeylerden canlılık özelliği gösteren öncü hücrelerin oluşmasından bahsediyorum. Yani öyle bir şey olsun ki yaşamın temel özelliklerini göstersin. Kendi kendini kopyalayabilsin ve metabolik faaliyet göstersin. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Çevresi ile ilişki halinde olan, belki de bir hücre zarı içinde izole olmuş, RNA bazlı genetik bir kodu olan ve basit metabolik aktiviteler gösterebilen öncü hücrelerden, yani proto-hücrelerden, bahsediyorum. Benim hayalim bunları oluşturmak.&#8221; diyen bilim insanı, nihai hedefi içinse &#8220;Benim hedefim yaşamın başlangıcındaki koşulları laboratuvar ortamında tekrar oluşturmak ve yaşamın nasıl oluştuğunu gözlerimle görebilmek.&#8221; ifadelerini kullandı&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Webtekno</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="788" height="443" src="https://kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2023/06/aa7f63a30fef150ef18702c091cbd4210a0f421e-min.jpeg" alt="" class="wp-image-87073" srcset="https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2023/06/aa7f63a30fef150ef18702c091cbd4210a0f421e-min.jpeg 788w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2023/06/aa7f63a30fef150ef18702c091cbd4210a0f421e-min-300x169.jpeg 300w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2023/06/aa7f63a30fef150ef18702c091cbd4210a0f421e-min-768x432.jpeg 768w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2023/06/aa7f63a30fef150ef18702c091cbd4210a0f421e-min-585x329.jpeg 585w" sizes="(max-width: 788px) 100vw, 788px" /></figure>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2023/06/24/bu-genc-turk-fizikci-yasamin-nasil-olustugu-sorusunu-cozmek-icin-dev-bir-adim-atti/">BU GENÇ TÜRK FİZİKÇİ, YAŞAMIN NASIL OLUŞTUĞU SORUSUNU ÇÖZMEK İÇİN DEV BİR ADIM ATTI&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2023/06/24/bu-genc-turk-fizikci-yasamin-nasil-olustugu-sorusunu-cozmek-icin-dev-bir-adim-atti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kurbağaların Eksik Uzuvlarının Yeniden Büyümesini Sağlayan Bir İlaç Geliştirildi&#8230;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2022/01/27/kurbagalarin-eksik-uzuvlarinin-yeniden-buyumesini-saglayan-bir-ilac-gelistirildi/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2022/01/27/kurbagalarin-eksik-uzuvlarinin-yeniden-buyumesini-saglayan-bir-ilac-gelistirildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Jan 2022 19:45:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim-Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[#abd]]></category>
		<category><![CDATA[#eksikuzuvlar]]></category>
		<category><![CDATA[#harvardüniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[#kurbağalar]]></category>
		<category><![CDATA[#rejenerasyon]]></category>
		<category><![CDATA[#scienceadvances]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=53385</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Gelişen teknoloji ile birlikte tıp alanında ‘çığır açıcı’ olarak nitelendirilebilecek birçok yeniliğin ortaya çıktığını söylemek mümkün. Bu tarz gelişmelere; geçtiğimiz günlerde sizlere aktardığımız iki domuz böbreğinin bir insana nakledilmesi, veya birkaç hafta önce bir domuz kalbinin bir insana ilk kez başarılı bir şekilde nakledilmesi örnek olarak gösterilebilir. Şimdi de bilim insanları, rejenerasyon (yenilenme) teknolojileri konusunda [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2022/01/27/kurbagalarin-eksik-uzuvlarinin-yeniden-buyumesini-saglayan-bir-ilac-gelistirildi/">Kurbağaların Eksik Uzuvlarının Yeniden Büyümesini Sağlayan Bir İlaç Geliştirildi&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Gelişen teknoloji ile birlikte tıp alanında ‘çığır açıcı’ olarak nitelendirilebilecek birçok yeniliğin ortaya çıktığını söylemek mümkün. Bu tarz gelişmelere; geçtiğimiz günlerde sizlere aktardığımız iki domuz böbreğinin bir insana nakledilmesi, veya birkaç hafta önce bir domuz kalbinin bir insana ilk kez başarılı bir şekilde nakledilmesi örnek olarak gösterilebilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şimdi de bilim insanları, rejenerasyon (yenilenme) teknolojileri konusunda önemli bir adım attı. Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan araştırmacılar, kurbağaların eksik bacaklarını tekrar büyütmesine olanak sağlayan bir tedavi geliştirmeyi başardı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">‘Rejeneratif tıp için önemli bir adım..’</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bazı hayvanların yenilenme; yani rejenerasyon ismi verilen yetenekleri bulunuyor. Onarımsal yenilenme olarak da bilinen bu durum; bazı eklem bacaklıların (yengeç gibi), balıkların, semenderlerin kaybettikleri uzuvlarını tekrar büyütmesini sağlıyor. Böyle bir yeteneğin de tıp alanındaki gelişmelerde önemli bir rol oynayabileceği düşünülüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rejenerasyon yeteneğine sahip hayvanlardan biri ise Xenopus laevis ismi de verilen Afrika pençeli kurbağası. Ancak bu tür, yalnızca iribaş (yavru) iken uzuvlarını yenileyebiliyor. Yetişkinlikte ise bu yetenek kaybediliyor. Harvard ve Tufts Üniversitesi’nden bilim insanları da bu kurbağalara yönelik bir ilaç geliştirerek kaybedilen uzuvların geri kazanılmasını sağladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">‘Yenileyici tıbbın hedeflerine yaklaşmada önemli bir adım’ olarak tanımlanan araştırmada, kurbağanın ampute olan bölgesine rejeneratif ilaç karışımı içeren bir silikon başlık yerleştirildi. Ardından bu başlık 24 saat boyunca eksik bölgede bekletildi. Yapılan 18 aylık gözlemler sonucunda da kaybedilen uzvun bulunduğu bölgede kas, kemik ve çıkıntılardan oluşan yeni bir yapının oluştuğu gözlemlendi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">‘İnsanlara yönelik tedavilere rehberlik edebilir..’</p>



<p class="wp-block-paragraph">Science Advances’te yayımlanan araştırmanın yazarları bu durumu ‘bir sürpriz’ olarak nitelendirdi. Uzmanlar, oluşan yeni uzvun kaybedilen bacak kadar işlevi olmadığını; ancak tepki verip canlının yüzmesine yardımcı olabildiğini vurguladı. Araştırmacılardan biyolog Kelly Tseng de yaptığı açıklamada, “Oluşan şey tam bir uzuv değil; ancak geliştirilen tedaviye sağlam bir yanıt” ifadelerine yer verdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sonraki çalışmalarda bu tedavinin memelilerde deneneceğini kaydeden bilim insanları, bu araştırmada kullanılan tekniğin insanlarda kullanılma olasılığının şu an için düşük olduğunun da altını çizdi. Buna sebep olarak da insanların Xenopus türü kurbağalar gibi rejenerasyon yeteneğine sahip olmaması gösterildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yine de kurbağalar üzerindeki bu araştırmanın umut verici olduğunu söylemekte fayda var. Erişkin kurbağaların insanlar gibi rejenerasyon yeteneğinin olmadığını belirten uzmanlar, bu tekniğin insanlar için geliştirilebilecek olan tedavilere öncülük ve rehberlik edebileceğini ifade ediyor ve şunları söylüyor: “Bir gün muhtemelen bir uzvunu kaybetmiş bir insanlar için bu tarz bir tedavi geliştirebileceğiz ve kaybedilen uzuvların tekrar oluşmasını sağlayabileceğiz..”</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2022/01/27/kurbagalarin-eksik-uzuvlarinin-yeniden-buyumesini-saglayan-bir-ilac-gelistirildi/">Kurbağaların Eksik Uzuvlarının Yeniden Büyümesini Sağlayan Bir İlaç Geliştirildi&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2022/01/27/kurbagalarin-eksik-uzuvlarinin-yeniden-buyumesini-saglayan-bir-ilac-gelistirildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÇİN UZAY ARACI, AYIN KARANLIK YÜZÜNDE 566 METRE YOL KATETTİ..</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/10/26/cin-uzay-araci-ayin-karanlik-yuzunde-566-metre-yol-katetti/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/10/26/cin-uzay-araci-ayin-karanlik-yuzunde-566-metre-yol-katetti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Oct 2020 22:18:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim-Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[#ayınkaranlıkyüzü]]></category>
		<category><![CDATA[#change4]]></category>
		<category><![CDATA[#pekin]]></category>
		<category><![CDATA[#scienceadvances]]></category>
		<category><![CDATA[#xinhua]]></category>
		<category><![CDATA[#yutu2]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=28206</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Çin&#8217;in Ay&#8217;a gönderdiği ve Ay&#8217;ın karanlık yüzüne ilk defa iniş yapan uzay aracı Chang&#8217;e-4, geçtiğimiz gün önemli bir başarıya daha imza attı. Çin&#8217;in resmi haber ajansı Xinhua&#8217;nın paylaştığı habere göre uzay aracı, Ay&#8217;ın karanlık yüzünde 565,9 metre yol kat etti. Uzay aracı, uzun bir süredir Ay&#8217;da veri topluyor. Haber ajansı tarafından paylaşılan bilgilere göre Chang&#8217;e-4 [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/10/26/cin-uzay-araci-ayin-karanlik-yuzunde-566-metre-yol-katetti/">ÇİN UZAY ARACI, AYIN KARANLIK YÜZÜNDE 566 METRE YOL KATETTİ..</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Çin&#8217;in Ay&#8217;a gönderdiği ve Ay&#8217;ın karanlık yüzüne ilk defa iniş yapan uzay aracı Chang&#8217;e-4, geçtiğimiz gün önemli bir başarıya daha imza attı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çin&#8217;in resmi haber ajansı Xinhua&#8217;nın paylaştığı habere göre uzay aracı, Ay&#8217;ın karanlık yüzünde 565,9 metre yol kat etti. Uzay aracı, uzun bir süredir Ay&#8217;da veri topluyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Haber ajansı tarafından paylaşılan bilgilere göre Chang&#8217;e-4 uzay aracı, 23. ay günü sonrasında stabil şekilde çalıştıktan ay gecesi için sonra uyku moduna alındı. Uzay aracı, Pekin zaman dilimine göre 21.40&#8217;ta uyku moduna alındı ve Chang&#8217;e-4 uzay aracının ardından 00.00&#8217;da Yutu-2 uzay aracı da uykuya alındı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ay&#8217;daki 600. gününü tamamladı..</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uydumuz Ay&#8217;da bir ay günü, 14 dünya gününe eşit. Ay gecesiyse Dünya&#8217;da bir geceyle aynı uzunluğa sahip. Ay gecesine hazır olmak için güneş enerjisi eksikliği nedeniyle uykuya alınan Chang&#8217;e-4 uzay aracı, 24 Ekim Cumartesi günü itibariyle Ay&#8217;ın karanlık yüzünde 600. Dünya gününü tamamladı.</p>



<ol class="wp-block-list" start="23"><li>Ay günü sırasında Yutu-2 uzay aracı, kuzeybatıya doğru yol kat etti. Uzay aracı, çarpma krateri ve bazaltın olduğu bir bölgeden geçti. Hedefine doğru ilerleyen uzay aracı bünyesinde bulunan yakın kızılötesi spektrometre, yaklaşık 30 santimetre çapa sahip bir kayayı tespit etmek üzere kullanıldı. Araştırma ekibi, Dünya&#8217;ya ulaşan verileri incelemeye devam ediyor.</li></ol>



<p class="wp-block-paragraph">Bilim insanları, uzay aracındaki nötron radyasyon dedektörü tarafından elde edilen verilerle ayda sistematik olarak belgelenmiş ilk radyasyon ölçümlerini gerçekleştirdiler. Science Advances dergisinde yayınlanan araştırmaya göre uydumuzun yüzeyi fazlasıyla radyoaktif durumda. Öyle ki Ay&#8217;ın yüzeyi, Uluslararası Uzay İstasyonu&#8217;ndan yaklaşık 2-3 kat, dünya yüzeyindense 300 kat daha radyoaktif..</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaynak-Webtekno</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://scx1.b-cdn.net/csz/news/800/2019/chinaschange.jpg" alt=""/></figure>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/10/26/cin-uzay-araci-ayin-karanlik-yuzunde-566-metre-yol-katetti/">ÇİN UZAY ARACI, AYIN KARANLIK YÜZÜNDE 566 METRE YOL KATETTİ..</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/10/26/cin-uzay-araci-ayin-karanlik-yuzunde-566-metre-yol-katetti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
