<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>#protein | Kuzey Ege Haber</title>
	<atom:link href="https://www.kuzeyegehaber.com/tag/protein/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kuzeyegehaber.com/tag/protein/</link>
	<description>GERÇEK HABERİN DOĞRU ADRESİ</description>
	<lastBuildDate>Mon, 05 Jan 2026 19:16:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/11/cropped-LOGO-4-32x32.jpg</url>
	<title>#protein | Kuzey Ege Haber</title>
	<link>https://www.kuzeyegehaber.com/tag/protein/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8220;PROTEİN VE &#8220;DNA&#8221; TASARLAYABİLEN TEHLİKELİ YAPAY VİRÜSLERDEN NASIL KORUNACAĞIZ?&#8230;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2026/01/05/protein-ve-dna-tasarlayabilen-tehlikeli-yapay-viruslerden-nasil-korunacagiz/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2026/01/05/protein-ve-dna-tasarlayabilen-tehlikeli-yapay-viruslerden-nasil-korunacagiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Jan 2026 19:16:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim-Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[#dna]]></category>
		<category><![CDATA[#protein]]></category>
		<category><![CDATA[#rna]]></category>
		<category><![CDATA[#yapayvirüs]]></category>
		<category><![CDATA[#yapayzeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=133306</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Üretken yapay zeka, yalnızca sohbet botlarının arkasındaki teknoloji değil. Aynı zamanda biyolojinin yeni oyun alanına dönüşüyor. DNA, RNA ve protein gibi yaşamın en temel yapı taşlarını sıfırdan tasarlayabilen bu sistemler, bilim dünyasında çığır açıcı fırsatlar sunarken, aynı zamanda ciddi biyogüvenlik risklerini de beraberinde getiriyor. Eskiden yalnızca yüksek düzeyde uzmanlık gerektiren sentetik molekül tasarımı, artık açık [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2026/01/05/protein-ve-dna-tasarlayabilen-tehlikeli-yapay-viruslerden-nasil-korunacagiz/">&#8220;PROTEİN VE &#8220;DNA&#8221; TASARLAYABİLEN TEHLİKELİ YAPAY VİRÜSLERDEN NASIL KORUNACAĞIZ?&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Üretken yapay zeka, yalnızca sohbet botlarının arkasındaki teknoloji değil. Aynı zamanda biyolojinin yeni oyun alanına dönüşüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">DNA, RNA ve protein gibi yaşamın en temel yapı taşlarını sıfırdan tasarlayabilen bu sistemler, bilim dünyasında çığır açıcı fırsatlar sunarken, aynı zamanda ciddi biyogüvenlik risklerini de beraberinde getiriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Eskiden yalnızca yüksek düzeyde uzmanlık gerektiren sentetik molekül tasarımı, artık açık kaynaklı yapay zeka yazılımları sayesinde nispeten deneyimsiz kişiler tarafından bile yapılabiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu durum yaratıcılığı ve yeni tedavilerin geliştirilmesini hızlandırabilir. Ancak aynı teknoloji, yeni toksinler ya da tehlikeli biyolojik maddeler üretmek için de kötüye kullanılabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">2024’te yayımlanan dikkat çekici bir makalede, biyogüvenliğin önemine vurgu yapan iki isim yer aldı: Washington Üniversitesi’nden, protein yapılarını tahmin eden RoseTTAFold yapay zekasıyla Nobel Ödülü kazanan David Baker ve genetik mühendisliği alanının öncülerinden Harvard Üniversitesi profesörü George Church.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İki bilim insanı, yapay zeka ile tasarlanan her yeni proteinin genetik dizisine bir tür “barkod” yerleştirilmesini önerdi. Bu sayede moleküllerin kaynağının geriye dönük olarak izlenebilmesi ve denetlenmesi amaçlanıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak araştırmalar bunun tek başına yeterli olmadığını gösteriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Microsoft tarafından yapılan bir çalışma, yapay zeka tarafından üretilen genetik dizilerin, DNA sentezleyen şirketlerin kullandığı güvenlik tarama yazılımlarını sıklıkla aşabildiğini ortaya koyuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yani yapay zekanın ürettiği “yabancı” DNA dizileri, mevcut sistemleri şaşırtabiliyor; daha önce “güvenli” olarak etiketlenmiş genetik parçalar içerdiğinde, nihai ürün tehlikeli olsa bile radardan kaçabiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yapay zeka artık yalnızca proteinleri değil; DNA, RNA, hatta hücre ve doku düzeyinde biyolojik yapıları da tasarlamayı öğreniyor. RFdiffusion2 ve PocketGen gibi gelişmiş modeller, atomik hassasiyetle belirli biyolojik etkiler yaratacak proteinler tasarlayabiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özellikle RNA alanında üretken yapay zeka büyük umut vadediyor. DNA’nın aksine RNA tedavileri<br>genetik kodu kalıcı olarak değiştirmiyor, bu da onları daha güvenli ve esnek bir seçenek hâline getiriyor. Ancak RNA’nın karmaşık üç boyutlu yapısı, geleneksel yazılımlarla tasarımı zorlaştırıyor. Araştırmacılara göre üretken yapay zeka bu karmaşıklığı çözmek için biçilmiş kaftan.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ne var ki aynı araçlar, kötü niyetli kişilerin elinde tehlikeli biyolojik maddeler üretmek için de kullanılabilir. SingularityHub’a göre, yapılan bazı deneylerde, toksik ve hastalık yapıcı proteinlerden oluşan veri setleriyle test edilen birçok yapay zeka modeli, hem zehirli özelliklerini koruyan hem de güvenlik yazılımlarını aşabilen yeni proteinler üretti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">GÜVENLİK SINIRLARINI YÜZDE 70 AŞABİLİYOR…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir başka çalışmada, SafeProtein adlı bir yöntemle ileri düzey protein tasarım modellerinin güvenlik sınırlarını yüzde 70 oranında aşabildiği gösteriliyor. GeneBreaker adlı bir çerçeve geliştiren bir grup araştırmacı, özenle hazırlanmış komutlarla yapay zekadan HIV benzeri virüs dizilerine yakın DNA ve RNA çıktıları alınabildiğini ortaya koyuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hatta ilaç keşfi için geliştirilen yapay zeka araçlarının bile karanlık yöne çevrilebildiği biliniyor. Bir vakada, antiviral molekül bulmak üzere eğitilmiş bir model, birkaç saat içinde bilinen bir sinir toksinini “potansiyel ilaç adayı” olarak önermişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uzmanlara göre bu, güvenlik önlemleri olmadığında, iyi niyetle geliştirilen yapay zeka modellerinin bile çok hızlı şekilde toksin tasarlamak için kötüye kullanılabileceğini gösteriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">TEK BİR ÇÖZÜM YOK…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uzmanlara göre çözüm, tek bir güvenlik önleminde yatmıyor. Biyoloji için üretken yapay zekanın güvenli hâle getirilmesinin “çok katmanlı bir savunma sistemi” gerektirdiği vurgulanıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu kapsamda Birleşik Krallık, DNA ve RNA sentezi yapan firmalara müşteri doğrulaması ve riskli diziler için daha sıkı tarama çağrısı yapan yeni rehberler yayımladı. ABD de benzer düzenlemeleri hayata geçirerek biyogüvenliği Yapay Zeka Eylem Planı’na dahil etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Biyoloji alanında yapay zeka geliştiren büyük teknoloji şirketleri de denetime açık olduklarını belirtiyor. Bazıları, insanlara yönelik tehlikeli olabilecek viral dizileri eğitim verilerinden tamamen çıkarmayı taahhüt ederken, bazıları da yeni tasarımlar için sıkı tarama sistemleri kurduğunu açıklıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak bazı uzmanlara göre bu önlemler parçalı ve yetersiz kalabilir…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaynak: NTV</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2026/01/05/protein-ve-dna-tasarlayabilen-tehlikeli-yapay-viruslerden-nasil-korunacagiz/">&#8220;PROTEİN VE &#8220;DNA&#8221; TASARLAYABİLEN TEHLİKELİ YAPAY VİRÜSLERDEN NASIL KORUNACAĞIZ?&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2026/01/05/protein-ve-dna-tasarlayabilen-tehlikeli-yapay-viruslerden-nasil-korunacagiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BU BAKTERİ, KANSER HÜCRELERİNİ YOK EDİYOR, ÇIĞIR AÇACAK KEŞİF DOĞA&#8217;DAN GELİYOR&#8230;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2025/10/10/bu-bakteri-kanser-hucrelerini-yok-ediyor-cigir-acacak-kesif-dogadan-geliyor/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2025/10/10/bu-bakteri-kanser-hucrelerini-yok-ediyor-cigir-acacak-kesif-dogadan-geliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Oct 2025 19:27:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#antoniohurtado]]></category>
		<category><![CDATA[#bakteri]]></category>
		<category><![CDATA[#hapa]]></category>
		<category><![CDATA[#kanser]]></category>
		<category><![CDATA[#protein]]></category>
		<category><![CDATA[#tümör]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=129885</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-İspanyol bilim insanları, kanserle mücadelede umut olabilecek bir keşfe imza attı. Salamanca Üniversitesi’nden Antonio Hurtado liderliğinde yürütülen araştırma, Vibrio cholerae adlı bakterinin salgıladığı HapA isimli proteinin, kanser hücrelerini kendi kendine yok olmaya (apoptoz) zorladığını ortaya koydu. HANGİ HÜCRELERDE ETKİLİ?Araştırmanın sonuçları Cell Death Discovery dergisinde yayımlandı. Bilim insanları proteinin meme, kolon ve pankreas kanseri hücrelerinde etkili [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2025/10/10/bu-bakteri-kanser-hucrelerini-yok-ediyor-cigir-acacak-kesif-dogadan-geliyor/">BU BAKTERİ, KANSER HÜCRELERİNİ YOK EDİYOR, ÇIĞIR AÇACAK KEŞİF DOĞA&#8217;DAN GELİYOR&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-İspanyol bilim insanları, kanserle mücadelede umut olabilecek bir keşfe imza attı. Salamanca Üniversitesi’nden Antonio Hurtado liderliğinde yürütülen araştırma, Vibrio cholerae adlı bakterinin salgıladığı HapA isimli proteinin, kanser hücrelerini kendi kendine yok olmaya (apoptoz) zorladığını ortaya koydu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">HANGİ HÜCRELERDE ETKİLİ?<br>Araştırmanın sonuçları Cell Death Discovery dergisinde yayımlandı. Bilim insanları proteinin meme, kolon ve pankreas kanseri hücrelerinde etkili olduğunu belirledi. HapA proteini, hücrelerin yüzeyindeki PAR-1 ve PAR-2 reseptörlerini hedef alıyor. Normalde tümör büyümesiyle ilişkilendirilen bu reseptörler, HapA’nın etkisiyle farklı bir noktadan kesilerek ölüm sürecini başlatıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Salamanca Üniversitesi’nden araştırmacı Antonio Hurtado, 1Bu çalışma, bakteriyel proteinlerin gelecekte anti tümör tedavilerde kullanılabileceğini gösteriyor&#8221; diyerek keşfin önemine dikkat çekti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Araştırma ekibi, HapA üretmeyen bakterilerle yapılan deneylerde hiçbir değişim gözlemezken, yalnızca HapA proteininin bulunduğu ortamlarda kanser hücrelerinin hızla öldüğünü tespit etti. Bilim insanlarına göre bu keşif, daha hedefli, daha az yan etkili yeni nesil tedavi yöntemlerinin önünü açabilir.<br>Hurtado, “Bazen en güçlü tedaviler doğadan gelir. Bu protein, kanseri içeriden durdurmanın yolunu gösteriyor” ifadelerini kullandı…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaynak: Euronews</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="800" height="533" src="https://kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2025/10/c9661326-d3f9-4862-9975-af9eb95c031f.jpeg" alt="" class="wp-image-129887" srcset="https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2025/10/c9661326-d3f9-4862-9975-af9eb95c031f.jpeg 800w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2025/10/c9661326-d3f9-4862-9975-af9eb95c031f-300x200.jpeg 300w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2025/10/c9661326-d3f9-4862-9975-af9eb95c031f-768x512.jpeg 768w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2025/10/c9661326-d3f9-4862-9975-af9eb95c031f-585x390.jpeg 585w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2025/10/c9661326-d3f9-4862-9975-af9eb95c031f-263x175.jpeg 263w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2025/10/10/bu-bakteri-kanser-hucrelerini-yok-ediyor-cigir-acacak-kesif-dogadan-geliyor/">BU BAKTERİ, KANSER HÜCRELERİNİ YOK EDİYOR, ÇIĞIR AÇACAK KEŞİF DOĞA&#8217;DAN GELİYOR&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2025/10/10/bu-bakteri-kanser-hucrelerini-yok-ediyor-cigir-acacak-kesif-dogadan-geliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadın ve Erkek Sporcular da Beslenme Nasıl Olmalıdır?</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/10/11/kadin-ve-erkek-sporcular-da-beslenme-nasil-olmalidir/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/10/11/kadin-ve-erkek-sporcular-da-beslenme-nasil-olmalidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Oct 2019 07:32:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim-Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[#beslenmeönerisi]]></category>
		<category><![CDATA[#columbiaüniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[#enerji]]></category>
		<category><![CDATA[#erkek]]></category>
		<category><![CDATA[#hızlıkasyapmak]]></category>
		<category><![CDATA[#kadın]]></category>
		<category><![CDATA[#kalori]]></category>
		<category><![CDATA[#protein]]></category>
		<category><![CDATA[#sporculardabeslenme]]></category>
		<category><![CDATA[#vücutsıvıdengesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=9349</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yorgunluk, halsizlik ve kilo kaybı gibi sorunların yaşanmaması için günlük harcanan enerji kadar vücuda kalori alınmalıdır ve sporcu diyetleri buna göre hazırlanmalıdır. Enerji; Her sporcunun yaşına, boyuna, ağırlığına göre olması gereken enerji farklılık göstermektedir. Sporcuların gün içerisinde aldığı enerji 2000-5000 kalori farklılık gösterir. Bu değer net olmamak ile beraber dayanıklılık sporlarında farklılık gösterir. Karbonhidrat; Besinler [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2019/10/11/kadin-ve-erkek-sporcular-da-beslenme-nasil-olmalidir/">Kadın ve Erkek Sporcular da Beslenme Nasıl Olmalıdır?</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Yorgunluk, halsizlik ve kilo kaybı gibi sorunların yaşanmaması için günlük harcanan enerji kadar vücuda kalori alınmalıdır ve sporcu diyetleri buna göre hazırlanmalıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Enerji; Her sporcunun yaşına, boyuna, ağırlığına göre olması gereken enerji farklılık göstermektedir. Sporcuların gün içerisinde aldığı enerji 2000-5000 kalori farklılık gösterir. Bu değer net olmamak ile beraber dayanıklılık sporlarında farklılık gösterir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Karbonhidrat; Besinler ile alınan karbonhidratlar kas ve karaciğer de glikojen olarak depolanırlar. Yüksek karbonhidratlı beslenme sayesinde sporcular glikojen depolarını 1,5-2 kat attırabilirler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sporcularda günlük alınan enerjinin %60-65 karbonhidrat kaynağı besinlerden gelmelidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Protein; proteinin kas kütlesinin artışına etkisi ise spora yeni başlayanlar için geçerlidir.Başlanılan ilk 3-4 haftada protein tüketiminin arttırılması kas kütlesinin de artması sağlanabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Vücut ağırlığına göre günlük 1.2-1.4 g/kg protein alınabilir, vücut ihtiyacının üzerinde ki protein alımı karaciğer ve böbreklerin yorulmasına ve vücuttan kalsiyum atılımına sebep olur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yağ; yapılan araştırmalar da günlük enerjinin %15 in altındaki yağ alımları performansı olumsuz yönde etkileyeceği bulunmuştur. Sporcularda günlük enerjinin %20-25 yağlardan gelmelidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sıvı; vücut sıvı dengesinin korunması için sporcuların egzersizden 2-3 saat önce 400-600 ml sıvı tüketmeleri egzersiz başlangıcında ve sonrasında 15-20 dakika da bir 150-350 ml su içmeleri önerilir. Tercih edilen sporcu içecekleri ise %4-8 arasında CHO içermelidir ve bu içecekler 1 saatin üzerindeki egzersizlerde tüketilmelidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">HIZLI KAS YAPMAK İÇİN PROTEİN TOZU KULLANIMI NE KADAR DOĞRU?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Halk arasında en çok bilinen ve özellikle ağırlık antrenmanı yapan sporcuların en sık tercih etikleri ürün protein tozlarıdır. Diyet ile alınan protein miktarı arttırılarak protein tozlarına gerek kalmayabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Columbia Üniversitesin de günde 300-550 gr steroid kullanan 10 vücut geliştirici erkekte yapılan araştırmada bireylerde böbrek yetmezliği görüldüğü sonucuna varılmıştır. Hawler Tıp fakültesinin yaptığı başka bir çalışmaya göre ise steroid kullanan ve günde 15g kreatin, 78-104 g whey protein tozu tüketen 4 vücut geliştiricide akut böbrek yetmezliği görülmüştür. Tüm bu sonuçlar göz önüne alındığında ticari ürünler tüketirken sağlığa geri dönüşümü zor olabilecek zararların doğacağı unutulmamalıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Her şeyin mümkün oldukça doğal olanını tercih etmeye ve doğal şekilde beslenmeye özen gösterilmelidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sporcular için 4 Beslenme Önerisi :</p>



<p class="wp-block-paragraph">1.Spor yaparken gaz yapan ve bağırsakta uzun süre kalan besinlerden uzak durulması gerekmektedir. Bunlar: Kızartmalar, kuru baklagiller, kuru yemişler, kuru meyveler, acılı ve baharatlı yiyecekler, çiğ ve gaz yapıcı sebzeler ( lahana, karnabahar, pancar, turp vs…)</p>



<p class="wp-block-paragraph">2.Spor yaparken su tutucu yiyeceklerden uzak durmak gerekmektedir. Bunlar çok tuzlu yiyecekler, kaşar, tulum peyniri, zeytin, et suyu, hardal, turşu, ketçap, patates cipsi, tüm konserve yiyecekler, tereyağı, kuru yemişler, kakao, hazır salata sosları, et sosları ve hazır çorbalardır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">3.Karbonhidrat tüketimini arttırın, karbonhidrat size spor süresince enerji sağlarken, protein kas yıkımınızı engeller. Kahvaltı için zamanınız varsa mutlaka yumurtalı, peynirli, ekmekli ve cevizli bir kahvaltı yapmalısınız.</p>



<p class="wp-block-paragraph">4.Spor öncesinde kolay sindirilebilen besinler tercih edilmelidir. Bunlar kabuksuz meyveler, meyve kompostoları, kepekli ekmek ve yanına biraz peynir, tuzsuz ayran ve birkaç adet kraker, meyveli yoğurt, kuru kayısı, az şekerli sütlü tatlı, az yağlı ve şekerli kek en iyi seçimdir..</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2019/10/11/kadin-ve-erkek-sporcular-da-beslenme-nasil-olmalidir/">Kadın ve Erkek Sporcular da Beslenme Nasıl Olmalıdır?</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/10/11/kadin-ve-erkek-sporcular-da-beslenme-nasil-olmalidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>NESLİ TÜKENMİŞ CANLILARIN DOKULARI, YENİDEN İNŞA EDİLEBİLECEK!</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/08/25/nesli-tukenmis-canlilarin-dokulari-yeniden-insa-edilebilecek/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/08/25/nesli-tukenmis-canlilarin-dokulari-yeniden-insa-edilebilecek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Aug 2019 21:18:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim-Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[#abd]]></category>
		<category><![CDATA[#deri]]></category>
		<category><![CDATA[#doku]]></category>
		<category><![CDATA[#fosil]]></category>
		<category><![CDATA[#hücre]]></category>
		<category><![CDATA[#japonya]]></category>
		<category><![CDATA[#keşif]]></category>
		<category><![CDATA[#malanozom]]></category>
		<category><![CDATA[#pigment]]></category>
		<category><![CDATA[#protein]]></category>
		<category><![CDATA[#senkrotron]]></category>
		<category><![CDATA[#sentez]]></category>
		<category><![CDATA[#ucc]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=6844</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Melanozomlar; melaninin sentezlendiği, depolandığı ve taşındığı hücrelerde belirli görevleri gerçekleştiren yapılar. Melanin; hayvanların tüylerinin, derilerinin ve desenlerinin renklenmesini sağlayan bir pigmenttir. İrlanda&#8217;daki University College Cork&#8217;taki araştırmacılara göre ise bu melanozomların kimyasının anlaşılması, fosillerin yumuşak doku anatomisini yeniden yapılandırabilir. Araştırmacılardan Ananya Mandal&#8217;a göre proteinleri sentezleyen bir amino asit olan tirozin, melanin pigmentinin melanozom olarak bilinen veziküllerde [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2019/08/25/nesli-tukenmis-canlilarin-dokulari-yeniden-insa-edilebilecek/">NESLİ TÜKENMİŞ CANLILARIN DOKULARI, YENİDEN İNŞA EDİLEBİLECEK!</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Melanozomlar; melaninin sentezlendiği, depolandığı ve taşındığı hücrelerde belirli görevleri gerçekleştiren yapılar. Melanin; hayvanların tüylerinin, derilerinin ve desenlerinin renklenmesini sağlayan bir pigmenttir. İrlanda&#8217;daki University College Cork&#8217;taki araştırmacılara göre ise bu melanozomların kimyasının anlaşılması, fosillerin yumuşak doku anatomisini yeniden yapılandırabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Araştırmacılardan Ananya Mandal&#8217;a göre proteinleri sentezleyen bir amino asit olan tirozin, melanin pigmentinin melanozom olarak bilinen veziküllerde bulunduğu melanin hücrelerinde bulunur. Melanozomlar, üst deriler gibi farklı hücrelere taşınır ve bize cildimizin, saçımızın ve gözlerimizin rengini veren pigmentleri biriktirir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">UCC&#8217;den araştırmacılar tarafından Ulusal Bilimler Akademisi&#8217;ndeki bildirilerde yayınlanan bir araştırmada; iç melanozomların, çeşitli fosillerde ve modern omurgalılarda yaygın olduğu ve dokuya özgü geometrilere ve metal kimyalarına sahip olduğu tespit edildi. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Çalışma, UCC&#8217;den Valentina Rossi ve paleobiyolog ve jeoloji öğretim üyesi olan Maria McNamara tarafından yürütüldü. Rossi ve McNamara, fosillerin kimyasal yapılarını analiz etmek için ABD ve Japonya&#8217;dan bir senkrotron (elektron hızlandırıcı) kullanarak bir kimyager ekibiyle çalıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir organizmanın fosilleşmesiyle bazı fiziksel ve kimyasal bütünlüğün kaybı meydana gelmiş olsa da UCC&#8217;deki ekip, fosil omurgalılardaki bazı yumuşak dokuların anatomisini yeniden yapılandırabildi. Ekip, bu tarih öncesi hayvanlarda melaninin çeşitli kullanımlarını filogenetik olarak geniş bir örneklemde, çeşitli dokulardaki melanozomların anatomik dağılımını, morfolojisini ve kimyasını analiz ederek anlayabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çalışma; kuşların, sürüngenlerin ve memelilerin iç organlarında büyük miktarda melanin bulunduğunu ortaya koydu. Rossi, “Araştırmadaki heyecan verici nokta, hayvanların iç organlarında, derilerinde, tüylerinde ve saçlarında renklenme yaratan melanozomlara neden sahip olduklarıdır” açıklamasında bulundu. </p>



<p class="wp-block-paragraph">McNamara ise bir basın açıklamasında keşfin olağanüstü olduğunu, eski hayvanların anatomisini yeniden inşa etmek için yeni bir yol açtığını söyledi..</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaynak-Webtekno</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://www.webtekno.com/images/editor/default/0002/16/cf5a20d00fcc5b3d6e2aad2c21a38d999fc2d157.jpeg" alt=""/></figure>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2019/08/25/nesli-tukenmis-canlilarin-dokulari-yeniden-insa-edilebilecek/">NESLİ TÜKENMİŞ CANLILARIN DOKULARI, YENİDEN İNŞA EDİLEBİLECEK!</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/08/25/nesli-tukenmis-canlilarin-dokulari-yeniden-insa-edilebilecek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KEDİ ALERJİSİ TARİHE KARIŞIYOR!</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/08/18/kedi-alerjisi-tarihe-karisiyor/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/08/18/kedi-alerjisi-tarihe-karisiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Aug 2019 22:15:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim-Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[#alerji]]></category>
		<category><![CDATA[#antikor]]></category>
		<category><![CDATA[#aşı]]></category>
		<category><![CDATA[#deney]]></category>
		<category><![CDATA[#hypocat]]></category>
		<category><![CDATA[#immunoloji]]></category>
		<category><![CDATA[#kedi]]></category>
		<category><![CDATA[#protein]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=6479</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Alerji nedeniyle kedilerle arasına mesafe koymak durumunda kalan insanlar, kedilerin alerjiye neden olmalarını bir miktar ortadan kaldıran yeni bir potansiyel aşının ortaya çıkmasıyla mutlu olabilir ancak bu araştırma, ümit verici olsa da tamamlanmış bir aşı, en az 2022 yılına kadar kullanılamayacak. Söz konusu aşı, İsviçreli Hypocat tarafından geliştiriliyor ve bu aşı, şirketin adını da taşıyor. [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2019/08/18/kedi-alerjisi-tarihe-karisiyor/">KEDİ ALERJİSİ TARİHE KARIŞIYOR!</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Alerji nedeniyle kedilerle arasına mesafe koymak durumunda kalan insanlar, kedilerin alerjiye neden olmalarını bir miktar ortadan kaldıran yeni bir potansiyel aşının ortaya çıkmasıyla mutlu olabilir ancak bu araştırma, ümit verici olsa da tamamlanmış bir aşı, en az 2022 yılına kadar kullanılamayacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph"> Söz konusu aşı, İsviçreli Hypocat tarafından geliştiriliyor ve bu aşı, şirketin adını da taşıyor. Geçtiğimiz Nisan ayında Hypocat, aşı ile ilgili yapılan bir araştırmanın sonuçlarını yayınladı. Alerji ve Klinik İmmunoloji Dergisi’nde yayınlanan çalışma, kedi alerjileri ile mücadele için çok akıllıca bir stratejiyi ayrıntılarıyla anlatıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aşı, alerji ilaçları ve mevcut immünoterapiler gibi kedilere alerjisi olan insanların bağışıklık sistemini hassaslaştırmaya çalışmıyor. Daha ziyade kedilerin bağışıklık sisteminde doğal olarak &#8220;Fel d 1&#8221; olarak ürettikleri spesifik bir proteinin veya alerjinin peşinden koşmaya çalışıyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Kedi alerjisi olan kişilerin yaklaşık %90’ı &#8220;Fel d 1&#8243;e karşı antikor üretir. Bu nedenle aşı, başarılı olursa temelde yaptıkları &#8220;Fel d 1&#8221; miktarını büyük ölçüde azaltarak kedileri hipoalerjenik hâle getirecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çalışmada yapılan çeşitli deneyler boyunca 50’den fazla genç kedinin arka bacağına bu aşılardan vuruldu. Son deneyde kedilere 9 haftada 3 doz aşı vuruldu. Bazı kediler ise 6 ay sonra bir bağışıklık güçlendirici aşı oldu. Bu deneylerin sonunda ise araştırmacıların bildirdiklerine göre tüm kediler, alerjene karşı sürekli bir bağışıklık tepkisi geliştirdi ve güçlendirici aşılar, antikor seviyelerini yüksek seviyelerde tutmalarına yardımcı oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kedilerin kanlarından alınan örnekler ise laboratuvar ortamında incelendi ve &#8220;Fel d 1&#8243;lerinin nötrleşmiş olduğu, kedilerin tükürüklerinde ve gözyaşlarında daha az &#8220;Fel d 1&#8221; ürettiği ortaya çıktı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kediniz için endişelenmenize gerek yok:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hayvanseverler için en önemlisini söylemek gerekirse kediler, bu aşı deneyleri sırasında hiçbir zarar görmedi ve uzun vadeli hiçbir yan etkiyle karşılaşmadı. Bunun olası bir sebebi ise &#8220;Fel d 1&#8243;in bildiğimiz kadarıyla kedilerde çok önemli bir işlevi olmaması. Bazı kedilerde zaten doğal olarak düşük olan &#8220;Fel d 1&#8221;, kedilerin vücutlarında eksildiğinde herhangi bir sağlık problemi ortaya çıkmıyor. Aşı, ayrıca proteinleri de tamamen ortadan kaldırmıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu heyecan verici bir haber ancak aşının çıkması için henüz çok erken. Hypocat CEO’su Gary Jennigs, Gizmodo’ya yaptığı açıklamada şirketin hem ABD hem de Avrupa ilaç onay ajansları ile görüşmelerde bulunduğunu, klinik araştırmalar yapmaya ve seri üretime geçmek için zemin hazırlamaya başladığını söyledi. Jennigs, “Her şey planladığımız gibi giderse 2022’de aşılarımızı piyasaya sürmeyi umuyoruz” açıklamasını yaptı..</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaynak-Webtekno</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://im.haberturk.com/2017/01/31/ver1485865332/1374177_c91d4ef6ee3359c6faa4d45535cbd25e.jpg" alt=""/></figure>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2019/08/18/kedi-alerjisi-tarihe-karisiyor/">KEDİ ALERJİSİ TARİHE KARIŞIYOR!</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/08/18/kedi-alerjisi-tarihe-karisiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BU KEŞİF, ALZHEİMER&#8217;I TARİHE GÖMECEK!</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/07/11/bu-kesif-alzheimeri-tarihe-gomecek/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/07/11/bu-kesif-alzheimeri-tarihe-gomecek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Jul 2019 09:38:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim-Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[#alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[#bellek]]></category>
		<category><![CDATA[#beyin]]></category>
		<category><![CDATA[#deney]]></category>
		<category><![CDATA[#doku]]></category>
		<category><![CDATA[#keşif]]></category>
		<category><![CDATA[#labaratuar]]></category>
		<category><![CDATA[#nöron]]></category>
		<category><![CDATA[#protein]]></category>
		<category><![CDATA[#sinaptik]]></category>
		<category><![CDATA[#vps35]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=4448</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Bilim insanları, nöronlardaki bir molekülün, Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıklara neden olan zararlı proteinleri tespit ederek yok ettiğini tespit etti. Bu buluş sayesinde çağın en önemli hastalıklarından Alzheimer tarih olabilir. Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nin Pensilvanya eyaletindeki Temple Üniversitesi Lewis Kats Tıp Fakültesi’nde araştırmacılar, VPS35 molekülünün, kusurlu tau proteinlerinin temizlenmesindeki rolünü araştırdı. Progresif supranükleer palsi (PSP) ya da [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2019/07/11/bu-kesif-alzheimeri-tarihe-gomecek/">BU KEŞİF, ALZHEİMER&#8217;I TARİHE GÖMECEK!</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Bilim insanları, nöronlardaki bir molekülün, Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıklara neden olan zararlı proteinleri tespit ederek yok ettiğini tespit etti. Bu buluş sayesinde çağın en önemli hastalıklarından Alzheimer tarih olabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nin Pensilvanya eyaletindeki Temple Üniversitesi Lewis Kats Tıp Fakültesi’nde araştırmacılar, VPS35 molekülünün, kusurlu tau proteinlerinin temizlenmesindeki rolünü araştırdı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Progresif supranükleer palsi (PSP) ya da ’Picks’ hastalığı gibi beyinde sadece tau proteininin çoğaldığı hastalıklara sahip kişilerin beyin dokularını inceleyen araştırmacılar, bu kişilerdeki VPS35 seviyesinin, kontrol grubundakilerden yüzde 50 daha az olduğunu belirledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Laboratuvar ortamında, tau proteinlerinin etkili olduğu nöronlardaki VPS35 miktarını değiştiren araştırmacılar, tau birikimini doğrudan kontrol edebildiklerini keşfetti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">HAYVANLARDA BELLEK VE ÖĞRENME BOZUKLUKLARINI ARTIRIYOR</p>



<p class="wp-block-paragraph">VPS35’in tau proteinleri üzerindeki etkisini &#8220;cathepsin D&#8221; adlı protein ayrıştırması yapan enzimi kullanarak sağlayan araştırmacılar, VPS35 olmadan cathepsin D’nin tau miktarını azaltmadığını belirledi. Farelerde de tau birikimi deneyleri yapan bilim adamları, VPS35 proteininin azaltılmasının, hayvanlarda bellek ve öğrenme bozukluklarını artırdığını ve motor işlevlerinin kötüleşmesine yol açtığını tespit etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">VPS35’İ ÇALIŞTIRMAK İÇİN İLAÇ KULLANMA OLASILIĞI İNCELENECEK..</p>



<p class="wp-block-paragraph">Araştırmacılardan Profesör Domenico Pratico, hücrelerde tau proteininin bulunmasının, nöronların buluştuğu ve sinyal değişimi yaptığı &#8220;sinaps&#8221;ler (sinir kavşağı) için çok zararlı olduğunu belirtti. Pratico, &#8220;Deney yaptığımız hayvanlarda, VPS35 etkinliği düşürüldüğünde sinaptik bağlanırlıkta yüzde 40 ila 50 oranında kayıp oldu, bu da hafıza kaybı, öğrenme yetisi gibi bilişsel ve motor gerilemelere yol açıyor.&#8221; dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Profesör Pratico’nun ekibi, nörodejeneratif hastalıklarda VPS35’i çalıştırmak için ilaç kullanma olasılığını incelemeyi planlıyor. Araştırmanın sonuçları, Moleküler Psikiyatri dergisinde yayımlandı..</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://cdnuploads.aa.com.tr/uploads/Contents/2019/07/10/thumbs_b_c_f4a7921427e679d0d17da3703b75d0c2.jpg?v=182059" alt=""/></figure>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2019/07/11/bu-kesif-alzheimeri-tarihe-gomecek/">BU KEŞİF, ALZHEİMER&#8217;I TARİHE GÖMECEK!</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/07/11/bu-kesif-alzheimeri-tarihe-gomecek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KALICI MAKYAJ MALZEMELERİNDEKİ GİZLİ TEHLİKE!</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/07/06/kalici-makyaj-malzemelerindeki-gizli-tehlike/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/07/06/kalici-makyaj-malzemelerindeki-gizli-tehlike/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Jul 2019 10:26:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#analiz]]></category>
		<category><![CDATA[#arpa]]></category>
		<category><![CDATA[#bağırsak]]></category>
		<category><![CDATA[#bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[#buğday]]></category>
		<category><![CDATA[#fitoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[#glüten]]></category>
		<category><![CDATA[#makyaj]]></category>
		<category><![CDATA[#pirinç]]></category>
		<category><![CDATA[#protein]]></category>
		<category><![CDATA[#sindirimsistemi]]></category>
		<category><![CDATA[#yulaf]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=4163</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Fitoterapi Uzmanı Ümit Aktaş, glütenin buğdayın içinde yer alan bir protein olduğunu ve glütenli ürünlerin bağışıklık sisteminin duvarına yapışarak tahrip ettiğini söyleyerek  “Kalıcı makyaj ürünlerinde glüten var. Ruju sürüyorsunuz 8 saat kalıyor onun kalmasını sağlayan glütendir” dedi. Fitoterapi Uzmanı Ümit Aktaş, glütenin insan sağlığına zararlarını anlattı. Endüstrinin her alanında glütenin kullanıldığına dikkat çeken Aktaş, “Glüten [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2019/07/06/kalici-makyaj-malzemelerindeki-gizli-tehlike/">KALICI MAKYAJ MALZEMELERİNDEKİ GİZLİ TEHLİKE!</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Fitoterapi Uzmanı Ümit Aktaş, glütenin buğdayın içinde yer alan bir protein olduğunu ve glütenli ürünlerin bağışıklık sisteminin duvarına yapışarak tahrip ettiğini söyleyerek  “Kalıcı makyaj ürünlerinde glüten var. Ruju sürüyorsunuz 8 saat kalıyor onun kalmasını sağlayan glütendir” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Fitoterapi Uzmanı Ümit Aktaş, glütenin insan sağlığına zararlarını anlattı. Endüstrinin her alanında glütenin kullanıldığına dikkat çeken Aktaş, “Glüten buğdayın içinde bulunan bir proteindir. Buğdayın protein yapısını oluşturur. Glüten kelimesi İngilizce ‘Glü’ kökünden gelir. Glüten de ‘yapışan, yapıştıran’ bir maddedir. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu özelliğinden faydalandırarak endüstrinin her alanında kullanılmaktadır. İnsan sağlığı açısında zararlı olmasının sebebi de yapışkan olmasıdır. Glüten yapışkan olmasaydı insan sağlığına zarar vermeyecekti” diye konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Glüten olan ürünleri sıralayan Aktaş, “Pirincin kendisinde glüten yok ama buğdayla aynı depoda saklandığı için pirince glüten bulaşıyor. Patatesin kendisinde glüten yok fakat hazır patatesler, patates unundan yapılır. Patates unu yapışmayan bir üründür. Yapışsın diye içine glüten konulur, evdeki patateste glüten yoktur. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Kağıt bardaklarda glüten var. Kağıt bardak erimesin diye içinde glüten koyuyorlar. Endüstri glüteni envai çeşit yerde kullanıyor. Biz bir glüten bombardımanı altında kalıyoruz. Bu yüzden de glüten duyarlılığı ve glütene bağlı hastalıklar ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">KALICI MAKYAJ ÜRÜNLERİNDEN KAÇININ<br>
Kalıcı makyaj ürünlerinde glüten olduğunu vurgulayan Ümit Aktaş, “Ruju sürüyorsunuz, 8 saat kalıyor. Çünkü glüten boyayı yapıştırıyor. Kalıcı makyaj ürünlerinden kaçınacağız, ayrıca aldığımız her ürünün etiketini okuyacağız, içerisinde glüten var mı yok mu diye. Glütensiz olanlarını tercih edeceğiz. Glüten insan vücuduna girdiği zaman mide bağırsak duvarında da yapışır. Yapıştığı için de büyük zarar verir” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;GLÜTEN BAĞIRSAK DUVARINA YAPIŞIP TAHRİP EDİYOR&#8221;<br> Glütenin bağırsak duvarına yapıştığı zaman bağışıklık sisteminin tepki verdiğini aktaran Aktaş, “Glüteni uzaklaştıramaz, bunun üzerine sürekli o bölgeye saldırmaya devam eder. Saldırı sonucu bağırsak duvarı zarar görür yapı bozulur. Bağırsak duvarı deyip geçmeyin, bizim gıda analiz laboratuvarımızdır. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Yediğimiz her gıdayı analiz eder, etiketinde yazan yazmayan her şeyi tespit eder, zararlıları uzaklaştırır, faydalıları parçalayarak sindirimini gerçekleştirir. Bu gıda laboratuvarının işçileri de probiyotiklerdir. Sürekli saldırıya uğrayınca bu yapı bozulur sindirim bozulur” değerlendirmesinde bulundu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">SİNDİRİM SİSTEMİ GLÜTENLİ ÜRÜNÜ 3 AY PARÇALAYAMIYOR<br>
Sağlıklı yaşamak için işlenmiş gıdadan uzak durmak gerektiğini söyleyen Aktaş, “İçinde glüten olan bir ürün tükettiğinizde 3 ay boyunca sindirim sistemi onu parçalayamıyor, vücuttan atamıyor. Sağlıklı yaşamak istiyorsanız glütenden, karbonhidrattan, işlenmiş gıdalardan uzak durmalısınız. Tüm hastalıklar bağırsakla ilişkilidir ve tüm tedaviler bağırsakla ilişkili olmak zorundadır” diye konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;BUĞDAY, ARPA VE ÇAVDAR GLÜTEN TAŞIR&#8221;<br> Glütenli ürünleri sıralayan Ümit Aktaş, “Buğday arpa ve çavdar glüten taşır. Yulaf glüten taşımaz ama yulafın yapısı glütene aşırı derecede benzer dolayısıyla vücudumuz yulafa da glüten muamelesi yapar. Yani her türlü hamur işi, makarna, şehriye, erişte, bulgur, yarma, ekmek ve poğaça glüten taşır” ifadelerini kullandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“EKŞİ MAYA GLÜTENİ YOK ETMEZ”<br> Aktaş, “İlkel buğdayda da glüten var ve ekşi maya glüteni yok etmez. Ekşi mayalı siyez buğdayı ekmeğinde de glüten vardır. Glütensiz ekmekler pirinç ve mısır nişastasından yapılır. Ama bunların da glisemik indeksi çay şekerinin iki katırdır. Dolayısıyla glütensiz ekmekler de yememelisiniz, çünkü bunları yediğiniz zaman şeker hastalığına davetiye çıkarırsınız” dedi..</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaynak-Gerçek Gündem</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://www.iyilokmalar.com/wp-content/uploads/Gluten-nedir-glutensiz-besinler-nelerdir.jpg" alt=""/></figure>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2019/07/06/kalici-makyaj-malzemelerindeki-gizli-tehlike/">KALICI MAKYAJ MALZEMELERİNDEKİ GİZLİ TEHLİKE!</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/07/06/kalici-makyaj-malzemelerindeki-gizli-tehlike/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
