<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>#mrna | Kuzey Ege Haber</title>
	<atom:link href="https://www.kuzeyegehaber.com/tag/mrna/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kuzeyegehaber.com/tag/mrna/</link>
	<description>GERÇEK HABERİN DOĞRU ADRESİ</description>
	<lastBuildDate>Fri, 23 Aug 2024 18:42:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/11/cropped-LOGO-4-32x32.jpg</url>
	<title>#mrna | Kuzey Ege Haber</title>
	<link>https://www.kuzeyegehaber.com/tag/mrna/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>TÜRKİYE DAHİL 7 ÜLKE DE AKCİĞER KANSERİ AŞISI DENEMELERİ BAŞLADI&#8230;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2024/08/23/turkiye-dahil-7-ulke-de-akciger-kanseri-asisi-denemeleri-basladi/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2024/08/23/turkiye-dahil-7-ulke-de-akciger-kanseri-asisi-denemeleri-basladi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 18:42:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim-Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[#akciğerkanseri]]></category>
		<category><![CDATA[#aşı]]></category>
		<category><![CDATA[#birincifaz]]></category>
		<category><![CDATA[#mrna]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=112305</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Akciğer kanseri, her sene yaklaşık 1,8 milyon ölüme sebep olarak, dünyadaki en yaygın kanser ölüm sebebi olarak ortaya çıkıyor. Özellikle, tümörlerin yayıldığı ileri seviyelerde hastaların hayatta kalma şansları oldukça düşük. Uzmanlar, şimdi ise vücudu kanser hücrelerini bulup öldürmesi ve bunların bir daha geri gelmesini engellemesini sağlayan yeni bir aşıyı test aşamasına getirdi. Halk arasında BNT116 [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2024/08/23/turkiye-dahil-7-ulke-de-akciger-kanseri-asisi-denemeleri-basladi/">TÜRKİYE DAHİL 7 ÜLKE DE AKCİĞER KANSERİ AŞISI DENEMELERİ BAŞLADI&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Akciğer kanseri, her sene yaklaşık 1,8 milyon ölüme sebep olarak, dünyadaki en yaygın kanser ölüm sebebi olarak ortaya çıkıyor. Özellikle, tümörlerin yayıldığı ileri seviyelerde hastaların hayatta kalma şansları oldukça düşük.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uzmanlar, şimdi ise vücudu kanser hücrelerini bulup öldürmesi ve bunların bir daha geri gelmesini engellemesini sağlayan yeni bir aşıyı test aşamasına getirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Halk arasında BNT116 olarak bilinen ve BioNTech markası tarafından üretilen bu aşı, akciğer kanserinin en yaygın türü olan küçük hücreli olmayan akciğer kanserini (KHDAK) tedavi etmek üzere geliştirildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Faz 1 klinik denemesi, BNT116&#8217;nın insanlar üzerindeki ilk çalışması olup, İngiltere, ABD, Almanya, Macaristan, İspanya, Polonya ve Türkiye dahil olmak üzere yedi ülkede 34 araştırma yerinde başlatıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Genel olarak, cerrahi veya radyoterapiden önce erken evreden ileri evre hastalık veya nükseden kanser vakalarına kadar, yaklaşık 130 hasta bu denemeye girecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aşı, Covid-19 aşılarına benziyor. Aşı, mRNA (mesajcı RNA) kullanıyor ve bağışıklık sistemine KHDAK’ten alınan tümör belirteçlerini göndererek, bu belirteçleri ifade eden kanser hücreleriyle savaşması için vücuda bağışıklık kazandırıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yöntemle, sağlıklı hücreler zarar görmüyor, kişinin bağışıklık tepkisini güçlendirmek amaçlanıyor, bu da hastalar için kemoterapinin aksine daha güvenli bir tedavi süreci sunuyor&#8230;</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2024/08/23/turkiye-dahil-7-ulke-de-akciger-kanseri-asisi-denemeleri-basladi/">TÜRKİYE DAHİL 7 ÜLKE DE AKCİĞER KANSERİ AŞISI DENEMELERİ BAŞLADI&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2024/08/23/turkiye-dahil-7-ulke-de-akciger-kanseri-asisi-denemeleri-basladi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MS&#8217;İ FARELER DE YENDİLER, SIRA İNSANLARDA..</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2021/01/13/msi-fareler-de-yendiler-sira-insanlarda/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2021/01/13/msi-fareler-de-yendiler-sira-insanlarda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Jan 2021 10:10:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim-Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[#anormalbağışıklıktepkisi]]></category>
		<category><![CDATA[#biontech]]></category>
		<category><![CDATA[#mrna]]></category>
		<category><![CDATA[#mshastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[#otoimmünhastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[#özlemtüreci]]></category>
		<category><![CDATA[#uğurşahin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=32704</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-ABD’li Pfizer ile birlikte geliştirdiği koronavirüs aşısıyla tüm dünyanın başarısına hayran kaldığı Türk bilim insanları Uğur Şahin ve Özlem Türeci’nin kurucusu olduğu biyoteknoloji şirketi bir başarıya daha imza attı. Haberci RNA (mRNA) teknolojisiyle tedavi çalışmalar yapan şirketin deneysel multiple skleroz (MS) aşısı farelerde olumlu sonuç verdi.&#160; BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ SİNİR HÜCRELERİNİ KORUYAN YAPIYA SALDIRIYOR.. Otoimmün hastalıklar [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2021/01/13/msi-fareler-de-yendiler-sira-insanlarda/">MS&#8217;İ FARELER DE YENDİLER, SIRA İNSANLARDA..</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-ABD’li Pfizer ile birlikte geliştirdiği koronavirüs aşısıyla tüm dünyanın başarısına hayran kaldığı Türk bilim insanları Uğur Şahin ve Özlem Türeci’nin kurucusu olduğu biyoteknoloji şirketi bir başarıya daha imza attı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Haberci RNA (mRNA) teknolojisiyle tedavi çalışmalar yapan şirketin deneysel multiple skleroz (MS) aşısı farelerde olumlu sonuç verdi.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ SİNİR HÜCRELERİNİ KORUYAN YAPIYA SALDIRIYOR..</p>



<p class="wp-block-paragraph">Otoimmün hastalıklar adı altında sınıflandırılan MS (Multiple Skleroz) beyinde ve omurilikte, mesajları taşıyan sinir telleri etrafındaki koruyucu kılıfın (miyelin kılıfı) olağan çalışmaması durumunda meydana geliyor. Merkezi sinir sistemi ile organların bilgi iletişimini sağlayan omuriliğin miyelin tabakası üzerindeki fiziksel tahribatın bir sonucu olarak ortaya çıkıyor.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">ANORMAL BAĞIŞIKLIK TEPKİSİNİ ÖNLEMEK İÇİN TASARLANDI..</p>



<p class="wp-block-paragraph">BioNTech’in deneysel enflamatuar olmayan aşısının ise miyelin tabakasına&nbsp; karşı görülen anormal bağışıklık tepkilerini azaltmak için tasarlandı.&nbsp;<br>Science dergisinde yayımlanan &#8220;Deneysel otoimmün ensefalomiyelit tedavisi için enflamatuar olmayan bir mRNA aşısı&#8221; adlı çalışmada, BioNTech&#8217;teki araştırmacılar, Almanya&#8217;daki Johannes Gutenberg Üniversitesi Mainz Araştırma Enstitüsü’ndeki meslektaşları ile birlikte, deneysel otoimmün ensefalomiyelit (EAE) modeline dayalı MS&#8217;in çeşitli fare modellerinde mRNA aşısının etkilerini test ettiler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">MS HASTALIĞINI FARELERDE ÖNLEDİ..</p>



<p class="wp-block-paragraph">Değerlendirilen tüm fare modellerinden elde edilen sonuçlar, aşının MS hastalığının gelişimini önlediğini veya hastalığı erken aşamada durduğunu ortaya koydu. Ayrıca&nbsp; hayvanların motor sinirlerinin işlevini geri kazandığını gösterdi. Bununla birilikte, tedavi edilen farelerin beyin ve omuriliğinde&nbsp; önemli ölçüde az sayıda proinflamatuar bağışıklık hücresi ve daha az miyelin hasarı görüldü.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Diğer taraftan, bilim insanları, tedavi edilen farelerin&nbsp; genel bir bağışıklık bastırma belirtisi göstermediğini belitti. Bu durum ise&nbsp; MS hastaları için mevcut bağışıklık bastırıcı tedavilerle ilişkili olumsuzlukların üstesinden gelebileceğine dair büyük bir umut yarattı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">SADECE ZARARLI HÜCRELERİ HEDEFLİYOR</p>



<p class="wp-block-paragraph">MS, bağışıklık sisteminin sinir liflerini örten yağlı koruyucu kılıf olan miyeline saldırması durumunda ortaya çıkıyor. Bu nedenle, MS ve diğer otoimmün hastalıklar için tedavi geliştirmedeki ana amaç, tüm bağışıklığı baskılamadan miyeline saldıran hücreleri spesifik olarak etkisiz hale getirilmesi amaçlanıyor. Ancak, MS hastalığına karşı geliştirilen mevcut tedaviler, miyeline saldıran bağışıklık hücrelerinin yanı sıra, vücudu yabancı mikrorganizmalara karşı koruyan tüm bağışıklık sistemini etkisiz hale getiriyor. Bu durum ise MS hastalarının bağışıklık tepkilerini bozuyor.&nbsp;&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bilim insanları, geliştirilen deneysel aşıyla, bağışıklık sistemi düzenleyen T hücrelerinin (Treg’ler) yeniden eğitilerek sadece miyeline saldıran hücrelere odaklandığı ve bağışıklık sisteminini yapısının bozulmadığı belirtti. Geleneksel aşılardan iki yönüye farklı olan BioNtech aşısı, bir kişinin bağışıklık sistemini belirli mikropları veya molekülleri tanıması, ezberlemesi ve kolayca savaşması için uyarmak yerine, belirli bir moleküle karşı bağışıklık toleransını teşvik ediyor. Bunu protein parçacıkları yerine hücrelere haberci&nbsp; RNA (mRNA) protein üretimi için bir şablon görevi gören DNA&#8217;dan üretilen ara molekülleri ileterek gerçekleştiriyor.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">BioNTech tarafından yapılan açıklamada, &#8220;treg&#8221;lerin bağışıklık hücrelerinin &#8220;karmaşık bir hastalık ortamında iltihaplı dokudaki diğer moleküllere karşı aktivitesini bloke edebileceğini gösteriyor” denildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">DİĞER OTOİMMÜN HASTALIKLAR İÇİN UMUT..</p>



<p class="wp-block-paragraph">Öte yandan, BioNTech, çeşitli kanser türleri ve Covid-19 enfeksiyonu için aday tedaviler geliştirmek için mRNA teknolojisini kapsamlı bir şekilde kullandı Ancak bu aşı, otoimmün hastalıkların tedavisi için bu tür teknolojinin ilk uygulaması olarak tarihe geçti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bununla birlikte, BioNTech tarafından geliştirilen MS aşısı, mRNA teknolojisinin diğer otoimmün hastalıkların tedavisinde kullanılabileceğini gösteriyor. Otoimmün hastalıklar, insanın kendi bağışıklık sisteminin, çozulup kendi dokularını düşman görüp saldırmasıyla meydana geliyor. Lupus, iltihaplı romatizma, haşimato, behçet hastalığı, çölyak en çok bilinen otoimmün hastalıklar arasında yer alıyor..</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaynak: NTV</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://i12.haber7.net//haber/haber7/photos/2019/24/ms_hastaligi_nedir_ve_kimler_de_gorulur_ms_hastaliginin_belirtileri_nelerdir_1560428953_1444.png" alt=""/></figure>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2021/01/13/msi-fareler-de-yendiler-sira-insanlarda/">MS&#8217;İ FARELER DE YENDİLER, SIRA İNSANLARDA..</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2021/01/13/msi-fareler-de-yendiler-sira-insanlarda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UZMANLAR AŞILARI YORUMLADI, HANGİ AŞI DAHA ETKİLİ?&#8230;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/12/06/uzmanlar-asilari-yorumladi-hangi-asi-daha-etkili/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/12/06/uzmanlar-asilari-yorumladi-hangi-asi-daha-etkili/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Dec 2020 08:23:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim-Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[#ahmetaydın]]></category>
		<category><![CDATA[#faz3sonuçları]]></category>
		<category><![CDATA[#inaktifaşı]]></category>
		<category><![CDATA[#ismailbalık]]></category>
		<category><![CDATA[#koronaaşısı]]></category>
		<category><![CDATA[#mrna]]></category>
		<category><![CDATA[#uğurşahin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=30544</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Corona virüsü ile mücadelede Türkiye, aşı için gün sayarken yeni bir tartışma daha gündemde kendisine yer buldu: İnaktif aşı mı, mRNA aşısı mı? Sözcü Gazetesi&#8217;nden Metin Aktaşoğlu&#8217;nun haberine göre; Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da önceki gün yaptığı açıklamada “İnaktif yöntemle üretilen aşılar daha güvenilirdir. Tarihte bilinen en iyi yöntem budur. Bunun uzun vadeli sonuçlarını biliyoruz. [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/12/06/uzmanlar-asilari-yorumladi-hangi-asi-daha-etkili/">UZMANLAR AŞILARI YORUMLADI, HANGİ AŞI DAHA ETKİLİ?&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Corona virüsü ile mücadelede Türkiye, aşı için gün sayarken yeni bir tartışma daha gündemde kendisine yer buldu: İnaktif aşı mı, mRNA aşısı mı?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sözcü Gazetesi&#8217;nden Metin Aktaşoğlu&#8217;nun haberine göre; Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da önceki gün yaptığı açıklamada “İnaktif yöntemle üretilen aşılar daha güvenilirdir. Tarihte bilinen en iyi yöntem budur. Bunun uzun vadeli sonuçlarını biliyoruz. Virüsün genetik yoluyla geliştirilen mRNA aşıları, kısa vadede iyi sonuç verdi. Ama orta ve uzun vadede nasıl bir etkisi olacağını bilmiyoruz” ifadelerini kullanmıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’nin beklediği Sinovac aşısı (CoronaVac) üzerinde oluşan tedirginlikler üzerine neden “inaktif aşının” tercih edildiğine yönelik tartışmalar sürüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Balık ve Yeditepe Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Eczacılık Fakültesi Farmasötik Toksikoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Aydın, Sözcü&#8217;nün sorularını yanıtladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“ÇİN AŞISI DEMEK YANLIŞ OLDU..”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aynı zamanda İlaç Bilincini Geliştirme ve Akılcı İlaç Derneği Başkanı da olan Prof. Dr. Balık, öncelikle toplumda yaygın olan “Çin aşısı” ifadesi hakkında konuştu. “Bunun aslında Çin aşısı diye adlandırılması yanlış oldu” diyen Balık, “Çin’e ya da bir başka ülkeye haksızlık oluyor. Bir negatif algı oluşmasına sebebiyet veriyor gibi hissediyoruz. Bu tip inaktif aşılar bir çok ülke tarafından üretilebiliyor. Bu sebeple bu aşıya ‘Çin aşısı’ dememiz terminolojik olarak da doğru değil” ifadelerini kullandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Balık</p>



<p class="wp-block-paragraph">SIKI KONTROL SÜRECİ..</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kendisi gibi Ankara Üniversitesi’nde aynı anabilim dalında görev yapan Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Alpay Azap ile hem mRNA hem de inaktif aşı üzerine klinik çalışmalar ve faz 3 çalışmaları yaptıklarını aktaran Balık, iki aşı türünde de etkinlik ve kısa dönem yan etki konusunda bir sorun olmadığını aktarırken kontrol sürecinin de altını çizdi:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Aşı hangi metotla hazırlanırsa hazırlansın aşının ya da ilacın hem üretim bandından çıktığında hem de kabul edip kullanacak olan ülkenin laboratuvarlarında analiz edilmesi gerekiyor. Gelen aşının içeriği ile ilgili bilgilerin doğruluğu da alan ülkenin laboratuvarında en ince ayrıntısına kadar kontrol ediliyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak bu süreçler sonunda sağlık otoritesi olarak ‘Tamamdır, bir sıkıntı yoktur’ diyerek aşının piyasaya çıkmasına onay verirsiniz. İster 3. faz çalışmaları için gelen aşılar olsun ister ruhsat için gelen aşılar olsun… Bu araştırmalar yapılmak zorunda.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Prof. Dr. Ahmet Aydın ise dünyadaki talep dengesine dikkat çekti ve kitlesel bağışıklık için aşının önemine vurgu yaptı: “Diğer aşı üreticileri örneğin BionTech, Pfizer ve Moderna daha üretim aşamasında bir çok bağlantısı kurulmuş ve talepler almıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"> Biz de Sinovac aşısı CoronaVac ile bağlantıyı dün kurmadık çok önceden çıkıldı bu yola. Yeni verilmiş bir karar olsa CoronaVac’a da bu dönemde ulaşamazdık. Talepler toplandı zira. Bu ciddi bir avantaj. Bunun doğru bir şekilde altını çizmemiz lazım. Aşı geldiğinde, kullanıma hazırlandığı takdirde, endişe etmeden aşıyı kullanmamız ve bağışık insan sayısını hemen ciddi bir şekilde artırmamız gerekiyor. Ne mutlu ki şu anda, Aralık ayı içinde aşıya ulaşabiliyor olacağız.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeditepe Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Eczacılık Fakültesi Farmasötik Toksikoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Aydın</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Aşı güvenli olmak zorunda. Vatandaşımız tarih kitaplarına baksın, geçmişe bir baksın… Aşı tarihte ilk defa kullanılmıyor” diyen Prof. Aydın aynı zamanda vatandaşları komplo teorileri konusunda uyardı ve bilim insanlarını dinlemeyi önerdi: “Aşıdan korkmasınlar. Halkımız ve vatandaşımız da bilim insanlarının verdiği bilgilere güvensinler. Şu dönemde inanılmaz yazılarla karşılaşıyoruz. Komplo teorilerini birileri ortaya atıyor, binlerce akıllı insan da çıkarmaya çalışıyor.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Prof. Dr. Ahmet Aydın, inaktif aşı ve mRNA arasındaki farkı şöyle özetliyor:</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;İnaktif aşıların temeli, virüsün bütün bedeninin inaktif hale getirilip canlıya verilmesi ve ona karşı vücutta antikor ürettirilmesine dayanıyor. mRNA aşısı ise moleküler biyoloji teknikleriyle üretiliyor ve mRNA da zaten insanlarda bulunan, protein sentezleme ile görevli bir genetik şifre… Bu yöntemlerin birinde aşı biyoteknolojik metot ile üretiliyor bir diğerinde ise inaktif veya ölü bir virüsün kendisi aşı haline getiriliyor.&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">PEKİ BATI NEDEN mRNA AŞISINA YÖNELDİ?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Prof. Dr. İsmail Balık bu noktada öncelikle inaktif aşının aşina olduğumuz bir aşı türü olduğunun altını çizdi ve “İnaktif aşı eski bir teknoloji. Aşı altyapısı olan her ülkenin üretebileceği, bilim dünyasının yabancı olmadığı, 40 yıldır aşina olduğu bir aşı teknolojisi” dedi. Balık, “Halihazırda çocuklarımıza yaptığımız pek çok aşıda da bu yöntem kullanılıyor. Virüsün önce üretilip sonra inaktif hale getirildiği bu aşılar uzun yıllardır etkisi bilinen, test edilen aşılar” ifadelerini kullandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Prof. Dr. Balık dünyadaki yönelimi ise şöyle açıkladı:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“mRNA aşıları ‘yeni nesil aşılar’ dediğimiz aşı teknolojisini kullanıyor. Peki dünya neden buna yöneldi? Çünkü klasik aşı teknolojisi olan inaktif aşı üretme yöntemi pahalı, çok zahmetli ve zaman alan bir süreç. Önce çok fazla miktarda virüsü üretiyorsunuz. Sonra bunları inaktif hale getiriyorsunuz. Bu süreçler çok ciddi zaman alıyor. Ve de bunun için özel altyapılara sahip olmanız gerekiyor. Mesela üçüncü derece güvenlikli laboratuvara sahip olması gerekiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Burada ciddi bir zorluk var. Pandemi gibi ciddi ve zamanınızın fazla olmadığı durumlarda bilim dünyasının elinde çok daha hızlı hareket edip, çok daha hızlı üretebileceği bir başka teknolojinin (mRNA) olması gerekiyordu. Bu teknoloji ile ilgili çalışmaların denemeleri yaklaşık 10 sene evvel başlamıştı. mRNA teknolojisi, bazı kanser aşıları ve kanser immunoterapisinin geliştirilmesinde kullanılıyordu.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">“KULLANMADAN ÖNCE FAZ3 SONUÇLARI GÖRÜLECEK..”</p>



<p class="wp-block-paragraph">İsmail Balık aynı zamanda aşıyla ilgili olarak yapılacak detaylı araştırmaların da süresine vurgu yaptı. “Tüm bu detaylı araştırma süreci de ne kadar hızlı yaparsanız yapın, bir haftadan kısa sürmez. 0-11 Aralık gibi aşının geleceğini düşünürsek, rutin aşı uygulamasına geçilmesi için bunun üzerine 10-15 gün koymanız gerekir” diyen bilim insanı denetlemelerin de tekrar altını çizdi ve ülkemizdeki laboratuvarların uluslararası düzeyde akredite olduğunu ifade etti:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Bu denetimler Türkiye’de de dünyanın her yerinde de rutin ve zorunludur. Bizim de bu araştırmayı yapacak olan laboratuvarlarımız uluslararası akreditasyona sahip laboratuvarlardır. Böyle bir şansa sahibiz. O zaman kadar da hem Brezilya’nın faz3 sonuçlarının hem de ülkemizde bu aşıyla ilgili faz3 çalışmasının ön raporu belli olacaktır. Yani aşının hem analiz sonuçları hem de faz3 bilgileri aşı yaygın kullanıma başlamadan önce Bakanlık tarafından görülmüş olacaktır.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Prof. Dr. İsmail Balık aynı zamanda iki aşıyla ilgili olarak da uzun vadede bir risk görünmediğini belirtirken sözlerini “İnaktif aşılarla ilgili eldeki bilgilere göre uzun vadede bir risk görünmüyor. mRNA aşısı ile alakalı olarak da değerli bilim insanları Uğur Şahin ve Özlem Türeci’nin de aktardığı gibi, 20 yıllık bir süreçte aşının etkisi ile alakalı kesin konuşmak mümkün değil.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak bir enfeksiyon uzmanı olarak, yıllardır bakteriler ve virüslerle çalışmış bir bilim insanı olarak, bilimin bugün gösterdiklerinin ışığında mRNA aşısı için de teoride bir risk görmüyorum. Ama elbette bilimin henüz keşfetmediği bir durum varsa onu şu an bilmemiz mümkün değil…” şeklinde noktaladı..</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/12/06/uzmanlar-asilari-yorumladi-hangi-asi-daha-etkili/">UZMANLAR AŞILARI YORUMLADI, HANGİ AŞI DAHA ETKİLİ?&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/12/06/uzmanlar-asilari-yorumladi-hangi-asi-daha-etkili/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
