<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>#molekül | Kuzey Ege Haber</title>
	<atom:link href="https://www.kuzeyegehaber.com/tag/molekul/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kuzeyegehaber.com/tag/molekul/</link>
	<description>GERÇEK HABERİN DOĞRU ADRESİ</description>
	<lastBuildDate>Sun, 29 Sep 2024 06:51:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.3</generator>

<image>
	<url>https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/11/cropped-LOGO-4-32x32.jpg</url>
	<title>#molekül | Kuzey Ege Haber</title>
	<link>https://www.kuzeyegehaber.com/tag/molekul/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Organlarımız Ulaşması Gereken Boyutu Nasıl Biliyor ve Daha Fazla Büyümüyor?&#8230;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2024/09/29/organlarimiz-ulasmasi-gereken-boyutu-nasil-biliyor-ve-daha-fazla-buyumuyor/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2024/09/29/organlarimiz-ulasmasi-gereken-boyutu-nasil-biliyor-ve-daha-fazla-buyumuyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Sep 2024 06:51:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim-Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[#büyümefaktörleri]]></category>
		<category><![CDATA[#dna]]></category>
		<category><![CDATA[#hücreler]]></category>
		<category><![CDATA[#molekül]]></category>
		<category><![CDATA[#organ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=113832</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Doğduğumuzda küçücük olan bu organlar, zamanla büyüyüp olması gereken ideal boyutlarına ulaşıyorlar. Peki, bu sürecin sırrı ne?… Organlarımızın büyüme sürecinde en önemli rolü hücrelerimiz oynuyor. Hücreler, büyüme sürecini kontrol eden sinyaller gönderiyor ve alıyorlar. Bu sinyaller sayesinde hücreler, ne zaman bölüneceklerini, büyüyeceklerini veya duracaklarını da biliyorlar. &#8220;Büyüme faktörleri&#8221; olarak adlandırılan bazı moleküller, hücrelerin büyümesini ve [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2024/09/29/organlarimiz-ulasmasi-gereken-boyutu-nasil-biliyor-ve-daha-fazla-buyumuyor/">Organlarımız Ulaşması Gereken Boyutu Nasıl Biliyor ve Daha Fazla Büyümüyor?&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Doğduğumuzda küçücük olan bu organlar, zamanla büyüyüp olması gereken ideal boyutlarına ulaşıyorlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Peki, bu sürecin sırrı ne?…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Organlarımızın büyüme sürecinde en önemli rolü hücrelerimiz oynuyor. Hücreler, büyüme sürecini kontrol eden sinyaller gönderiyor ve alıyorlar. Bu sinyaller sayesinde hücreler, ne zaman bölüneceklerini, büyüyeceklerini veya duracaklarını da biliyorlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;Büyüme faktörleri&#8221; olarak adlandırılan bazı moleküller, hücrelerin büyümesini ve bölünmesini tetikliyor. Ancak bu sinyallerin sadece büyüme ile sınırlı olmadığını söylemek gerek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hücreler aynı zamanda ne kadar büyüyeceklerini ve belirli bir organın ideal boyutuna ne zaman ulaşacaklarını da bu sinyallerle öğreniyorlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Her organın büyüklüğü önceden planlanmış durumda.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Vücudumuzdaki her organın büyüklüğü aslında genetik bir programla belirlenmiş. Yani her organın ne kadar büyüyeceği, DNA’mızda yazılı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bebeklikten itibaren vücut, bu genetik programa sadık kalarak büyüme sürecini yürütüyor. Örneğin, beyin hücrelerimiz diğer hücreler gibi sürekli bölünmüyor ancak karaciğer hücreleri gerektiğinde bölünebiliyor. Çünkü karaciğer, zarar gördüğünde kendini yenileyebilme yeteneğine sahip. İşte bu tür farklar da genetik kodun mucizesi gibi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Büyüme süreci, kontrolsüz bir şekilde devam etmiyor..</p>



<p class="wp-block-paragraph">Vücut, organların ideal boyutlarına ulaştığını anlamak için bir geribildirim mekanizması kullanıyor. Organ yeterince büyüdüğünde, hücreler bu durumu algılıyor ve büyümeyi durdurmaları gerektiğini birbirlerine iletiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Eğer bu mekanizma çalışmazsa, aşırı büyüme veya tümör gibi hastalıklar da ortaya çıkabiliyor. Bu yüzden vücudumuzda bu süreçler son derece hassas bir şekilde kontrol ediliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tabii ki organların büyüme sürecinde genetik kadar çevresel faktörler de etkili. Beslenme, hormonlar, stres ve hatta yaşam tarzımız, büyüme sürecini olumlu ya da olumsuz yönde etkileyebiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özellikle çocukluk döneminde sağlıklı beslenme ve doğru hormon seviyeleri, organların doğru şekilde gelişmesi için oldukça önemli.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aslında insan vücudu, büyüme sürecinde mükemmel bir denge sağlıyor ve her organın tam olarak ihtiyacı olan boyuta ulaşmasını garanti ediyor…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaynaklar: National Library of Medicine, Science Direct, Research Gate, Knowable Magazine</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/09/9185ef2bdd9000650e837ab265c0b99e25340037-min-1024x576.jpeg" alt="" class="wp-image-113834" srcset="https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/09/9185ef2bdd9000650e837ab265c0b99e25340037-min-1024x576.jpeg 1024w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/09/9185ef2bdd9000650e837ab265c0b99e25340037-min-300x169.jpeg 300w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/09/9185ef2bdd9000650e837ab265c0b99e25340037-min-768x432.jpeg 768w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/09/9185ef2bdd9000650e837ab265c0b99e25340037-min-1170x658.jpeg 1170w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/09/9185ef2bdd9000650e837ab265c0b99e25340037-min-585x329.jpeg 585w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/09/9185ef2bdd9000650e837ab265c0b99e25340037-min.jpeg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2024/09/29/organlarimiz-ulasmasi-gereken-boyutu-nasil-biliyor-ve-daha-fazla-buyumuyor/">Organlarımız Ulaşması Gereken Boyutu Nasıl Biliyor ve Daha Fazla Büyümüyor?&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2024/09/29/organlarimiz-ulasmasi-gereken-boyutu-nasil-biliyor-ve-daha-fazla-buyumuyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;ÖNCE İLAÇ, 9 AY İÇİNDE DE AŞIYI ÜRETECEĞİZ..&#8221;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/04/25/once-ilac-9-ay-icinde-de-asiyi-uretecegiz/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/04/25/once-ilac-9-ay-icinde-de-asiyi-uretecegiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Apr 2020 11:06:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#hasanmandal]]></category>
		<category><![CDATA[#koronavirüsaşısı]]></category>
		<category><![CDATA[#molekül]]></category>
		<category><![CDATA[#tübitak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=18778</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Dünyayı saran koronavirüs salgınına karşı çalışmalarını hızlandıran TÜBİTAK, aşı ve ilaç geliştirme projelerini sürdürüyor. Bu kapsamda TÜBİTAK desteği ile oluşturulan &#8216;Covid-19 Türkiye Platformu&#8217; çatısı altında 25 farklı üniversite, 8 kamu araştırma kurumu, 8 firmadan toplam 225 araştırmacı, çalışma yürütüyor. TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, koronavirüs ile mücadele kapsamında yürütülen aşı ve ilaç çalışmalarını DHA&#8217;ya [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/04/25/once-ilac-9-ay-icinde-de-asiyi-uretecegiz/">&#8220;ÖNCE İLAÇ, 9 AY İÇİNDE DE AŞIYI ÜRETECEĞİZ..&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Dünyayı saran koronavirüs salgınına karşı çalışmalarını hızlandıran TÜBİTAK, aşı ve ilaç geliştirme projelerini sürdürüyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu kapsamda TÜBİTAK desteği ile oluşturulan &#8216;Covid-19 Türkiye Platformu&#8217; çatısı altında 25 farklı üniversite, 8 kamu araştırma kurumu, 8 firmadan toplam 225 araştırmacı, çalışma yürütüyor. TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, koronavirüs ile mücadele kapsamında yürütülen aşı ve ilaç çalışmalarını DHA&#8217;ya anlattı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8216;TOPYEKÜN BİR SEFERBERLİK&#8217;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Prof. Dr. Mandal, pandemi öncesinde son 5 yıl içinde TÜBİTAK olarak Türkiye&#8217;deki ilaç ve aşı geliştirmelerine 2,3 milyar TL kaynak ayırdıklarını kaydetti. Mandal, &#8220;Bizim çalıştığımız kurumlarımız bu işe bugün başlamadı. Bu şu anda bizim kendimizi gösterme zamanımız. Araştırmacılarımız, firmalarımız olarak ve ülkemiz olarak biz bunu yapabileceğimiz noktasındayız. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Ülkemizin en seçkin araştırma grupları, bilim insanları bu iş için çözüm üretme noktasında gece gündüz çalışıyor. Covid-19 Türkiye Platformu&#8217;nda yapılan aşı ve ilaç çalışmaları ve bu sürecin yönetilmesiyle ilgili topyekun bir seferberlik söz konusu&#8221; dedi. </p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8217;16 PROJE YÜRÜRLÜKTE&#8217; </p>



<p class="wp-block-paragraph">Prof. Dr. Mandal, TÜBİTAK olarak, Covid-19 ile ilgili aşı ve ilaç çalışmalarına, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı&#8217;nın koordinesinde Aralık ayının sonundan itibaren başladıklarını ifade ederek, &#8220;Biz bununla ilgili hocalarımızdan 9 ay veya 12 aylık zaman dilimi içerisinde projelerini gerçekleştirilebilecek olanlardan önerilerini aldık. 10 günde projelerin alımı, değerlendirilmesi ve sonuçlandırılması gerçekleştirildi. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Başlangıçta 14 projeyle başlandı. Daha sonra 15 ve yakın zamanda da 16 proje şu an yürürlükte. Bu projelerden hem ilaçla hem aşışıyla ilgili gruplarımız var. Bu oluşan platformun en büyük özelliği bu yapılar birbirinden bağımsız çalışmıyor.  Dolayısıyla hem ilaç grubundakiler hem de aşı grubundakiler bir sinerji halinde çalışıyor&#8221; diye konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8216;VİRÜSE ÇÖZÜM OLABİLECEK 26 MOLEKÜL&#8217;</p>



<p class="wp-block-paragraph">İlaç grubundakilerin moleküllerinin modellenmesine 10 bin molekül üzerinden başlandığını belirten Prof. Dr. Mandal, &#8220;İn siliko çalışmalar sonrasında bu virüse çözüm noktası oluşturabilecek noktada 26 tane molekül belirlendi. Bununla ilgili şu an sentez çalışmaları başladı. Bir taraftan molekül çalışması gerçekleşti. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Daha sonra bununla ilgili çalışmanın sentez ve takibinde de üretimle ilgili bir yapı başlamış oldu. Bunun memnuniyet verici bir gelişme olduğunu söyleyebilirim. Bunun arkasında çok farklı gruplarımız var&#8221; ifadelerini kullandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Prof. Dr. Mandal, Türkiye&#8217;de yapılan en başarılı çalışmaların değişik gruplar tarafından virüsün izole edilmesi aşaması olduğunu kaydederek, bunun takibinde izole edilmiş virüsün genetik karakterizasyonunun yapılması gerektiğine dikkat çekti. Prof. Dr. Mandal şöyle konuştu:</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;Yeni karşılaştığınız bir virüsle mücadele edebilmeniz için onu tanımanız ve doğru tanımlamanız lazım. Akabindeki tüm aşamalar buna bağlı. Bunun için de öncelikle bunun tüm dışsal koşullardan izole edilmesi ve takibinde de bu virüsün genetik karakterizasyonunun yapılması lazım. Gelecek hafta içerisinde bu virüsün genetik karakterizasyonunu çıkarmış noktasında olacağız. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu durum, bu ülkenin yetkinliğini gösteriyor. Biz bu virüsü artık tanıyoruz ve bununla hem ilaç tarafında olsun hem aşı tarafında olsun nasıl mücadele edeceğimizin en önemli göstergeleri arasında olacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8221; &#8216;BU YAZ ÜRETME NOKTASINDA OLACAĞIZ&#8217; </p>



<p class="wp-block-paragraph">Aşı ve ilaç için tarih veren Prof. Dr. Mandal, &#8220;Klinik öncesi aşamaları ilaç için bu yaz aylarında belki daha da erken biz bunu sentezleme ve üretme noktasında olacağız. Aşı çalışmalarında ise 9 aylık bir zaman dilimi içinde klinik öncesi aşama tamamlanmış olacak. Takibinde sürecin yönetim başarısında örnek ülke noktasında olacağımızı düşünüyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şu soru hep soruluyor; &#8216;Ülkemizde aşı geliştirilebilir ama üretilebilir mi?&#8217; Türkiye&#8217;de belki beşeri ilaç fabrikamız yok; ama daha önceki hazırlanmış Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığımızın ilgili yönetmelikleri kapsamında bizim hayvan aşısı üretimi için yetkin firmalarımız var. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yetkinlikteki firmalar gerekli koşulları sağladıklarında aynı zamanda beşeri ilaç ve aşı üretebilmek için de yetkilendirilebiliyorlar. Ülkemizde inşallah aşı çalışmaları araştırma noktasını tamamladığında aşı da üretilebilecek&#8221; ifadelerini kullandı..</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/04/25/once-ilac-9-ay-icinde-de-asiyi-uretecegiz/">&#8220;ÖNCE İLAÇ, 9 AY İÇİNDE DE AŞIYI ÜRETECEĞİZ..&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/04/25/once-ilac-9-ay-icinde-de-asiyi-uretecegiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EVRENİN İLK MOLEKÜLÜ, UZAY&#8217;DA BULUNDU!</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/12/24/evrenin-ilk-molekulu-uzayda-bulundu/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/12/24/evrenin-ilk-molekulu-uzayda-bulundu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Dec 2019 21:47:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim-Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[#bigbang]]></category>
		<category><![CDATA[#dünyaatmosferi]]></category>
		<category><![CDATA[#helyumhidrit]]></category>
		<category><![CDATA[#hidrohelyumkatyonu]]></category>
		<category><![CDATA[#iyon]]></category>
		<category><![CDATA[#molekül]]></category>
		<category><![CDATA[#nasa]]></category>
		<category><![CDATA[#sofia]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=12664</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Bir helyum hidrit moleküler iyonu (HeH+); &#8216;Büyük Patlama&#8217; artıklarının bir araya gelmesiyle oluşan, bir helyum ve bir hidrojenden meydana gelen iyondur. Bilim insanları, bunu tüm kozmos boyunca bulmayı ummuşlardı fakat onlarca yıl hiçbir yerde bulamadılar. Araştırmacılar, 1925 yılında bu iyonlardan bazıları hakkında ipuçlarına ulaştılar. Bu yüzden bu iyonların var olduğuna inanılıyordu. Şimdiyse bu iyonlar, gezegenimizden [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2019/12/24/evrenin-ilk-molekulu-uzayda-bulundu/">EVRENİN İLK MOLEKÜLÜ, UZAY&#8217;DA BULUNDU!</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Bir helyum hidrit moleküler iyonu (HeH+); &#8216;Büyük Patlama&#8217; artıklarının bir araya gelmesiyle oluşan, bir helyum ve bir hidrojenden meydana gelen iyondur. Bilim insanları, bunu tüm kozmos boyunca bulmayı ummuşlardı fakat onlarca yıl hiçbir yerde bulamadılar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Araştırmacılar, 1925 yılında bu iyonlardan bazıları hakkında ipuçlarına ulaştılar. Bu yüzden bu iyonların var olduğuna inanılıyordu. Şimdiyse bu iyonlar, gezegenimizden çok uzak bir bölgede tespit edildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">HeH+ iyonlarına Dünya&#8217;dan 2.900 ışık yılı uzakta rastlandı:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Geçtiğimiz nisan ayında ünlü bilim dergisi Nature’da uluslararası gök bilimcilerin oluşturduğu bir uzay ekibi, Dünya&#8217;dan yaklaşık 2.900 ışık yılı uzakta bulunan bir gaz bulutu olan NGC 7027’nin içinde HeH+ moleküllerini tespit ettiğini açıkladı. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu tespit, gözlemevi SOFIA çalışma hâlindeyken yapıldı. Çalışmanın yazarları “Evrenin kimyası bu iyonla başladı” ifadelerini kullandı. Burada rapor edilen en açık tespit ise onlarca yıl süren bir aramanın sonunda mutlu bir sona kavuşuyor olması.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Evren&#8217;de bulunan bazı moleküller, Dünya&#8217;nın atmosferi tarafından görülmediği için yeryüzünden izlenemiyor. Bu sorunu aşmak için gök bilimciler, NASA&#8217;nın SOFIA adlı uzay gözlemevini kullandılar. Yerden yaklaşık 14 bin metre yükseklikte uçan SOFIA, kızılötesi dalgaları kolayca inceleyebiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Big Bang nedir?</p>



<ol class="wp-block-list"><li>yüzyıla girdiğimizde evrenin nasıl oluştuğuna dair bilimsel bir teori mevcut değildi. 1927 yılında Belçikalı fizikçi ve din insanı Georges Lemaitre, Einstein’ın geliştirdiği Genel İzafiyet Teorisi denklemlerinden hareketle ‘Big Bang’ yani &#8216;Büyük Patlama Teorisi&#8217;ni ortaya attı.</li></ol>



<p class="wp-block-paragraph">Bu teoriye göre yaşadığımız evren, yaklaşık 14 milyar yıl önce Big Bang olarak bilinen bir patlama ile ortaya çıktı. Evrende gözlemlediğimiz tüm maddeler, patlamadan önce avuca sığacak kadar bir yere sıkışmıştı. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Yaşadığımız bu yer, zaman ve çevremizde bulunan her şey bu açılmayla, avuç içi kadar olan küçük bir alandan ortaya çıktı. Başlangıçtan önce ise bu avuç içi kadar olan yer tanımsız ve bilinmezdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Evrenin ilk molekülü olarak bilinen helyum hidrit iyonu ya da hidrohelyum katyonu (HeH+) ise bir protonun gaz hâlindeki bir helyum atomu ile reaksiyona girmesi sonunda oluşan pozitif yüklü bir iyondur. İlk olarak 1925&#8217;te keşfedildi ve moleküler hidrojen ile izoelektronik olduğu belirlendi..</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaynak-Webtekno</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="576" src="https://kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/12/7ec7cff91a89a1f9bb71789384d9e1430d19f91d-1024x576.jpeg" alt="" class="wp-image-12666" srcset="https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/12/7ec7cff91a89a1f9bb71789384d9e1430d19f91d-1024x576.jpeg 1024w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/12/7ec7cff91a89a1f9bb71789384d9e1430d19f91d-300x169.jpeg 300w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/12/7ec7cff91a89a1f9bb71789384d9e1430d19f91d-768x432.jpeg 768w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/12/7ec7cff91a89a1f9bb71789384d9e1430d19f91d.jpeg 1200w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2019/12/24/evrenin-ilk-molekulu-uzayda-bulundu/">EVRENİN İLK MOLEKÜLÜ, UZAY&#8217;DA BULUNDU!</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/12/24/evrenin-ilk-molekulu-uzayda-bulundu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
