<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>#minekırıkkanat | Kuzey Ege Haber</title>
	<atom:link href="https://www.kuzeyegehaber.com/tag/minekirikkanat/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kuzeyegehaber.com/tag/minekirikkanat/</link>
	<description>GERÇEK HABERİN DOĞRU ADRESİ</description>
	<lastBuildDate>Mon, 04 May 2026 11:45:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/11/cropped-LOGO-4-32x32.jpg</url>
	<title>#minekırıkkanat | Kuzey Ege Haber</title>
	<link>https://www.kuzeyegehaber.com/tag/minekirikkanat/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>HALUK ŞAHİN: &#8220;GAZAP ALGORİTMALARI&#8230;&#8221;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2026/05/04/haluk-sahin-gazap-algoritmalari/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2026/05/04/haluk-sahin-gazap-algoritmalari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 May 2026 11:45:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#halukşahin]]></category>
		<category><![CDATA[#ismailcem]]></category>
		<category><![CDATA[#minekırıkkanat]]></category>
		<category><![CDATA[#sosyalmedya]]></category>
		<category><![CDATA[#vurunkahpeye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=139392</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçen hafta, yılların gazetecisi, roman yazarı Mine Kırıkkanat’ın, sosyal medyada kullandığı bir kelime nedeniyle başına gelenleri bilmem izlediniz mi? Ayıplandı, yuhalandı, “vurun kahpeye!” üslubuyla linç edildi, yazdığı gazeteye eleştiri taşları atıldı, yazılarına ara verdi. Kırıkkanat’ın Kılıçdaroğlu için “kafiye hatırına” kullandığı sözcük ülkemizin duyarlıkları açısından tartışmalıdır. &#160;Kırıkkanat o sözcüğün böyle bir anlamı da olduğunu bilmediğini söyleyerek [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2026/05/04/haluk-sahin-gazap-algoritmalari/">HALUK ŞAHİN: &#8220;GAZAP ALGORİTMALARI&#8230;&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Geçen hafta, yılların gazetecisi, roman yazarı Mine Kırıkkanat’ın, sosyal medyada kullandığı bir kelime nedeniyle başına gelenleri bilmem izlediniz mi?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ayıplandı, yuhalandı, “vurun kahpeye!” üslubuyla linç edildi, yazdığı gazeteye eleştiri taşları atıldı, yazılarına ara verdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kırıkkanat’ın Kılıçdaroğlu için “kafiye hatırına” kullandığı sözcük ülkemizin duyarlıkları açısından tartışmalıdır. &nbsp;Kırıkkanat o sözcüğün böyle bir anlamı da olduğunu bilmediğini söyleyerek özür üstüne özür diledi. Ama kampanya devam etti. Çünkü epeydir CHP’nin üzerinde dolaşan trol kuşlarına gün doğmuştu. &nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sözünü sakınmayan Kırıkkkanat’a şu ya da bu nedenle zaten kızıyorlardı; sosyal medyanın gizli beyni olarak işleyen kavgasever algoritmalar da çıkan patırtıdan çok memnundu. &nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Gizli beyni” diyorum, çünkü algoritmaları hayatın tüm köşelerine sokan dev tekno-faşist şirketlerin kalbi ve vicdanı yok, yalnızca beyni var! O beyin de en çok para saymasını seviyor. Hakikatmiş, doğrulukmuş, dürüstlükmüş, saygıymış türünden değerler onları ilgilendirmiyor! Yiyin birbirinizi de para kazanalım diyorlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Homo homini lupus” Latince atasözünün dijital ortamda hortlatıldığını görmekteyiz: İnsan insanın kurdudur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">YASAK AŞKIN ACI MEYVELERİ&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph">D.Ö. yani Dijital Öncesi dönemde buna benzer bir olay bizim de başımızdan geçmişti. Biz de bir sözcük yüzünden az kaldı işimizi kaybediyor, hatta kodesi boyluyorduk!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ayrıntılarını merak edenler “Babıali’ye Son Tren” adlı anı kitabımdan (Biz Kitap, s.125-6) okuyabilirler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yıl 1975. &nbsp;İsmail Cem ekibi olarak Türk edebiyatı klasiklerini ekrana aktarmak için hazırladığımız dizilerin ilki olan Aşkı Memnu televizyonda gösterildiğinde seyirci tarafından çok beğenilmesine rağmen bir siyasi parti liderinin ağır eleştirilerine uğramıştı; şaşırıp kalmıştık!</p>



<p class="wp-block-paragraph">O dönemde Alevi seçmenlerin duyarlıklarını dile getiren Birlik Partisi’nin genel başkanı Mustafa Timisi bu dizinin “kötü niyetli” sorumlularının en sert cezalara çarptırılmasını istemişti. &nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">O sorumlulardan birisi de İsmail Cem’in program danışmanı olarak bendim. Halit Refiğ’in senaryosunu okumuş ve beğenmiştim.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ve hiçbir kötü niyetim yoktu!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Meğer sorun dizinin bir sahnesinde geçen bir cümle hatta bir sözcükmüş. Bir kır gezisi sırasında, henüz evli olmayan “alafranga” insanların kadınlı erkekli &nbsp;samimiyetine öfkelenen mutaassıp bir hizmetçi tarafından havaya söylenmiş bir laf!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Senaryoyu okuyan bizler, Batı Anadolu’da ve yurtdışında eğitim görmüş insanlar olarak ya o kelimeyi hiç duymamıştık, ya da ucunun nerelere gittiğinin farkında değildik.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Diziyi daha önce salonda seyreden hiç kimse en ufak bir tepki göstermemiş, uyarıda bulunmamıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gelin görün ki, o cümlenin Halit Ziya’nın metninde olmadığı ortaya çıkmıştı. &nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Halit Refiğ, cahil kadının önyargılılığını vurgulamak için o cümleyi oraya koyduğunu söylüyordu. Ya ona inanmazlarsa?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Zor durumdaydık! &nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Neyse ki, başta Ecevit, Demirel ve Erbakan olmak üzere hiçbir siyasi lider o “hassas” tartışmaya girmedi. Basın da ilgi göstermedi…</p>



<p class="wp-block-paragraph">En önemlisi, henüz internet ve sosyal medya yoktu. &nbsp;Gazap algoritmaları devreye girmemişti. Birileri para kazansın ddiye insanlar insanları yemiyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp; &nbsp; &nbsp;Yargılandık ve ilk celsede beraat ettik.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ALDIĞIM DERS&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;Ama bu olay bana iyi bir ders oldu. &nbsp;Uzun meslek hayatım boyunca hiç aklımdan çıkarmadım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">O dersi anı kitabımdan aktarıyorum:</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;“Bu ülkede yazarlık ve editörlük insanları paranoyak yapacak türden kapanlarla doludur. &nbsp;Çok dikkatli davranmak gerekir. &nbsp;Türkiye binlerce yıl geriye gidebilen, halının altına süpürülse de hiçbir zaman tam iyileşmemiş kültürel duyarlıklarla dolu engebeli bir arazidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sizin önemsemediğiniz, hatta komik bulduğunuz bir ayrıntı bir başkasının kimliğinin temel taşını oluşturabilir. &nbsp;Niyetiniz o olmasa da bir başkasını en hassas yerinden incitip yaralayabilirsiniz. (…) Ben hep halkın duyarlıklarına saygılı olmayı etik bir yükümlülük olarak gördüm. &nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Doğrular söylenmeli, elbette, ne pahasına olursa olsun söylenmeli, yoksa yaptığımız işin bir değeri kalmaz. Ama her şeyi söylemenin yeri ve yolu vardır&#8230;”</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2026/05/04/haluk-sahin-gazap-algoritmalari/">HALUK ŞAHİN: &#8220;GAZAP ALGORİTMALARI&#8230;&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2026/05/04/haluk-sahin-gazap-algoritmalari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Haluk Şahin: &#8220;Mine Kırıkkanat – Elif Şafak intihal davasında sapla samanı birbirinden ayıralım: Hangi değerler? Edebi mi, insani mi?&#8230;&#8221;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2024/01/29/haluk-sahin-mine-kirikkanat-elif-safak-intihal-davasinda-sapla-samani-birbirinden-ayiralim-hangi-degerler-edebi-mi-insani-mi/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2024/01/29/haluk-sahin-mine-kirikkanat-elif-safak-intihal-davasinda-sapla-samani-birbirinden-ayiralim-hangi-degerler-edebi-mi-insani-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Jan 2024 10:52:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#elifşafak]]></category>
		<category><![CDATA[#halukşahin]]></category>
		<category><![CDATA[#intihal]]></category>
		<category><![CDATA[#minekırıkkanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=100602</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mine Kırıkkanat’ın Elif Şafak’a açtığı intihal davasını kazanması büyük haber oldu. Her yanda tartışılıyor. Bazı hırsızlıklar konusunda son derece ketum olabilen medyamız intihal haber ve dedikodularını pek sever. Bilen bilmeyen tartışmaya karışır. Ve sonuçta kafalar daha da karışır. O yüzden, bu gibi tartışmalara zemini hazırlayarak, sapla samanı birbirinden ayırarak başlamak en doğrusudur. Biz de öyle [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2024/01/29/haluk-sahin-mine-kirikkanat-elif-safak-intihal-davasinda-sapla-samani-birbirinden-ayiralim-hangi-degerler-edebi-mi-insani-mi/">Haluk Şahin: &#8220;Mine Kırıkkanat – Elif Şafak intihal davasında sapla samanı birbirinden ayıralım: Hangi değerler? Edebi mi, insani mi?&#8230;&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Mine Kırıkkanat’ın Elif Şafak’a açtığı intihal davasını kazanması büyük haber oldu. Her yanda tartışılıyor. Bazı hırsızlıklar konusunda son derece ketum olabilen medyamız intihal haber ve dedikodularını pek sever. Bilen bilmeyen tartışmaya karışır. Ve sonuçta kafalar daha da karışır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">O yüzden, bu gibi tartışmalara zemini hazırlayarak, sapla samanı birbirinden ayırarak başlamak en doğrusudur. Biz de öyle yapalım:</p>



<p class="wp-block-paragraph">İntihali kabaca “bir başkasının metnini kaynak göstermeden kendinizinmiş gibi göstermek” olarak tanımlayabiliriz. Bir çeşit aşırma ya da hırsızlıktır. Zaman aşımı yoktur. Daha birkaç hafta önce koskoca Harvard Üniversitesi’nin koskoca rektörünü yıllar önce doktora tezinde birkaç cümlede kaynak göstermeyerek intihal yaptığı için işinden kovmadılar mı?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bilimsel alanda intihali saptamak oldukça kolaydır. Bir kaynaktan alınmış dört sözcüğü tırnak içinde vermez ya da kaynak göstermezseniz intihal yapmış sayılırsınız. O dört sözcük günün birinde üniversite intihal komisyonu ya da mahkemede karşınıza çıkarıverir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Edebi intihalde ise durum çok daha karmaşıktır. Bir romancı iseniz dünyanın bütün konuları, eserleri, metinleri size açıktır. Önemli olan onları nasıl kullandığınızdır; kendi metniniz olarak mı yoksa kes yapıştır yama olarak mı?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Edebiyatta metindeşlik (intertextuality) yaygındır, aynı öykü, simge ya da terim farklı yazarlarca kullanılır. Bir başkasının eserine gönderme yapmak ayıp değildir. Dünyanın en büyük kimi edebi eserleri değerini metindeşliğe borçludur. Ama asıl alacaklı elbette yazarın kendisidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">HOMEROS VE JOYCE…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Alın modern edebiyatın en büyük eserlerinden biri sayılan Ulysses romanını! James Joyce bu romanın konusunu Homeros’un Odysseia adlı destanı üzerine kurmuştur. Nasıl destanda Troya Savaşı’ndan adası Ithaka’ya dönmeye çalışan Odysseus’un öyküsü anlatılıyorsa burada da 20. Yüzyıl’ın başında Dublin sokaklarında dolaşan ve evine varmaya uğraşan karakterlerin benzer öyküsü anlatılmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hem de ne anlatılmak! Bilinç akışı dahil en son anlatısal tekniklerin kullanıldığı özgün bir metin oluşur sayfalar ilerledikçe. Edebiyat zenginleşmiştir: Ne kadar değerli olduğuna mahkemeler değil, okurlar, bilim insanları ve edebiyat tarihi karar verecektir!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kısacası, benzerlik tek başına intihal suçlamasını kanıtlamaz. Zaten Joyce, kaynağının Homeros olduğunu övünçle ilan etmiştir… Ancak, Odysseia destanı Ulysses romanının esin kaynağıdır, metin kaynağı değil!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Metindeşlik açıkça yapıldığı zaman bir çeşit kardeşlik gibidir! Ya gizlendiği zaman? İşte o zaman işler karışır!</p>



<p class="wp-block-paragraph">BU KADAR BENZERLİK OLMAZ…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kadim dostum Mine Kırıkkanat’ın isteği üzerine iki romanı karşılaştırmalı olarak okumaya başladığımda, onu, “Mine’cim, olur bu kadar benzerlik!” deyip geçiştirmeyi düşünüyordum. Ama Şafak’ın kitabını okudukça şaşırdım kaldım. “Yok, olmaz, olamaz bu kadar benzerlik!” demekten kendimi alamadım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Diyelim iki kişiyi karşılaştırıyorsunuz: Aynı boydalar, olabilir; ikisi de şişman, olabilir; ikisi de bıyıklı, olabilir; ikisi de Merzifonlu, bak sen tesadüfe ama olabilir; ikisi de Fenerbahçe forması giyiyor, yapma ya; ikisi de şarapçı, rakıcı ülkede tuhaf; ikisi de karısından nefret ediyor, mümkün; ikisinin de sarman kedisi var, bak sen; ikisi de Ferdi Özbeğen dinliyor, hay Allah; ikisi de her zaman ayakkabılarına farklı renkte ayakkabı bağcığı takıyor, bir pabucuna siyah ötekine kahverengi!</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Aa, yapma ablacım, artık bu kadarı fazla, bu kadar da olmaz! İstatistik yasaları bu kadar benzerliği kaldırmaz!” demek zorunda kalıyorsunuz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Haydi diyelim k, istatistik yasalarının bunu mümkün kıldığı en uç noktadayız ve gelip size durumu söylüyorlar; çok benziyor, intihal olmasın diyorlar. Ne yaparsınız? Bir bakarsınız doğru mu? Doğru ise hafiften bozum olur, şu insan belleği ne tuhaf, ne güvenilmez bir depo dersiniz. Hemen bir yazı döşenip açıklarsınız: “Şu insan belleğinin tuhaf halleri!”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ya da öbür yazarı Cihangir’deki kahvede çay içmeye davet edersiniz. Bu şaşırtıcı benzerlikleri birbirinize gösterip kahkahalarla gülersiniz! Sonra Cihangir’in tuhaf insanları hakkında dedikodu yaparsınız! Ve en az on romanlık malzeme bulursunuz! Edebiyatın kardeşliği!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ama siz ne yapıyorsunuz?</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Külliyen yalan, ben o kitabı okumadım, öyle bir kitap olduğunu bile bilmiyordum, kötü niyetli bir linç girişimi! Beni zaten çekemiyorlar” türünden sözlerle konuyu geçiştirmeye çalıyorsunuz. Ve hatta örtülü olarak meydan okuyorsunuz:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Ver mahkemeye, kanıtla!”</p>



<p class="wp-block-paragraph">ZEHİRLİ KİBİR…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Olgular çok açık olduğu halde kendinizden eminsiniz. Çünkü İngiltere’de, Amerika’da, Avrupa’da “yaşam tarzı” gettolarında lobileriniz var. Kıyameti koparırlar! Fethullahçıların gazetesinde yıllarca yazmışsınız. Onlar da arkanızda dururlar. Batı’nın “chic” entelijansiyası için hep “politically correct” kalmışsınız! Size kim yan bakabilir?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sizden şikayetçi olan Türk yazar meslektaşından özür dilemek mi! Daha neler! O kim oluyor ki? Onlar kim oluyor ki? Romanın nasıl olması gerektiğini ondan mı öğreneceğiz? Yalnızca dünya edebiyatı değil, Türk edebiyatı da bizden sorulur. Biz özür dilemeyiz, özür diletiriz!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu bakışın adı kibirdir, zehirlidir!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Edebiyat içindeki sorunlar elbette edebiyat içinde tartışılmalı. Yaptırımlar edebiyat aleminin töreleri içinde gerçekleşmeli. Amenna!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yalnız dikkat: Burada edebi değil, insani değerlerden söz edilmekte. Ne bileyim, “Kötü niyetli değildim, bir kusurum olduysa özür dilerim,“ denebilir. Ya da “Gelin bunu televizyonda izleyiciler önünde konuşalım,” teklifi yapılabilir. Ve edebi sorunlar mahkemeye düşmeden halledilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">En temel insani değerler bunu gerektirir: Yani dürüstlük, emeğe saygı, meslektaşla dayanışma ve edebiyata inanç gibi…</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/01/Untitled-design-3-min-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-100604" srcset="https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/01/Untitled-design-3-min-1024x576.jpg 1024w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/01/Untitled-design-3-min-300x169.jpg 300w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/01/Untitled-design-3-min-768x432.jpg 768w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/01/Untitled-design-3-min-1536x864.jpg 1536w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/01/Untitled-design-3-min-1170x658.jpg 1170w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/01/Untitled-design-3-min-585x329.jpg 585w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/01/Untitled-design-3-min.jpg 1920w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2024/01/29/haluk-sahin-mine-kirikkanat-elif-safak-intihal-davasinda-sapla-samani-birbirinden-ayiralim-hangi-degerler-edebi-mi-insani-mi/">Haluk Şahin: &#8220;Mine Kırıkkanat – Elif Şafak intihal davasında sapla samanı birbirinden ayıralım: Hangi değerler? Edebi mi, insani mi?&#8230;&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2024/01/29/haluk-sahin-mine-kirikkanat-elif-safak-intihal-davasinda-sapla-samani-birbirinden-ayiralim-hangi-degerler-edebi-mi-insani-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
