<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>#kayıhanpala | Kuzey Ege Haber</title>
	<atom:link href="https://www.kuzeyegehaber.com/tag/kayihanpala/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kuzeyegehaber.com/tag/kayihanpala/</link>
	<description>GERÇEK HABERİN DOĞRU ADRESİ</description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Aug 2021 07:06:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/11/cropped-LOGO-4-32x32.jpg</url>
	<title>#kayıhanpala | Kuzey Ege Haber</title>
	<link>https://www.kuzeyegehaber.com/tag/kayihanpala/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>FELAKET KAPIDA!, HAVA KİRLİLİĞİ EN YÜKSEK DEĞERLERE ULAŞTI&#8230;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2021/08/24/felaket-kapida-hava-kirliligi-en-yuksek-degerlere-ulasti/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2021/08/24/felaket-kapida-hava-kirliligi-en-yuksek-degerlere-ulasti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Aug 2021 07:06:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#atmosfer]]></category>
		<category><![CDATA[#doğankantarcı]]></category>
		<category><![CDATA[#enyüksekseviye]]></category>
		<category><![CDATA[#havakirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[#kayıhanpala]]></category>
		<category><![CDATA[#kükürtdioksit]]></category>
		<category><![CDATA[#ormanyangınları]]></category>
		<category><![CDATA[#selahattinincecik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=44306</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Atmosferdeki karbondioksit miktarı bu yıl insanlığın ortaya çıkışından beri kaydedilen en yüksek seviyeye ulaştı. Yapılan son ölçümlerde atmosferdeki karbondioksit seviyesinin milyonda 420 ppm seviyesine çıktığı ve daha önce kaydedilen 415 ppm oranını aştığı belirlendi. Uzmanlar ise dünya genelinde 1 milyar insanın hava kirliliğine maruz kalması nedeniyle, erken ölüm riskiyle karşı karşıya bulunduğuna dikkat çekiyorlar. Milliyet [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2021/08/24/felaket-kapida-hava-kirliligi-en-yuksek-degerlere-ulasti/">FELAKET KAPIDA!, HAVA KİRLİLİĞİ EN YÜKSEK DEĞERLERE ULAŞTI&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Atmosferdeki karbondioksit miktarı bu yıl insanlığın ortaya çıkışından beri kaydedilen en yüksek seviyeye ulaştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yapılan son ölçümlerde atmosferdeki karbondioksit seviyesinin milyonda 420 ppm seviyesine çıktığı ve daha önce kaydedilen 415 ppm oranını aştığı belirlendi. Uzmanlar ise dünya genelinde 1 milyar insanın hava kirliliğine maruz kalması nedeniyle, erken ölüm riskiyle karşı karşıya bulunduğuna dikkat çekiyorlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Milliyet gazetesinden Mert İnan&#8217;ın haberine göre, hava kirliliğinde karnesi kötü ülkelerin başında ise Türkiye’de geliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;EN YÜKSEK KİRLİLİK..&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ülkedeki hava kirliliğinin başlangıcı ise 1980’lerin başına kadar uzanıyor. Öyle ki, 1980-1990 arası ısıtma ve sanayide kalitesiz kömür kullanılması sonucu dramatik hava kirliliği olayları yaşanmış, kükürdioksit ve Partikül Madde konsantrasyonları şiddetli yüksek basınç alanının da etkisiyle rekor seviyelere ulaşmıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">17-18 Ocak 1993 tarihinde İstanbul’daki kükürtdioksit oranı 24 saatlik ortalamada 4070 mikrogram metreküp, Partikül Madde ise 2662 mikrogram metreküp olarak ölçülürken, bu oran dünyada ölçülen en yüksek kirlilik olarak kayıtlara geçmişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Partikül Madde 10 (PM10) kirliliğinde 2000’lerin başından itibaren doğalgaz kullanımının artmasıyla düşme eğrisi gösterse de, 2012’den sonra artış trendi yeniden gündeme geldi. Hava kirliliğinin en az deprem kadar riskli bir konu olduğunun altını çizen bilim dünyası ise meteorolojik şartların hava kalitesini etkilediğine ısrarla dikkat çekiyorlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;ISI DENGESİ BOZULUYOR..&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Atmosferdeki karbondioksit artışının yaratacağı riskleri değerlendiren İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Selahattin İncecik, “Ortaya çıkan rakamlar maalesef gezegenimiz için iç açıcı değil. 100 yıllık süreçte her yıl yeni rekor seviyeye ulaşıyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Atmosferdeki 400 PPM karbondioksit seviyesi kırmızı çizgimizde ancak bu oran aşılmış durumda. Karbondioksit artışına kömür, petrol, doğalgaz tüketimindeki artışı neden oluyor. Doğalgaz fosil yakıtlar arasında en masum olanı. Açıklanan oranlar, Pasifik Okyanusu’nun ortasında, yerden 3 bin metre yüksekte ölçülüyor. Sanayi kentlerinin ortasında, yerden 3 bin metre yüksekte karbondioksit ölçümü yaparsanız 420 PPM’in fazlasını bulursunuz” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yıllardır felaketin kapıda olduğuna dair uyarılarda bulunduklarının altını çizen Prof. Dr. İncecik, “Gelecek 5 yıllık dönemde ortalama sıcaklık değerleri artacak. Hızlı nüfus artışı, sera gazı salınımı, karbondioksit gazındaki salınım artışı atmosferin ısı dengesini etkiliyor. Enerji tüketimi arttıkça atmosfer sıcaklığı da artıyor ve dünyanın ısı dengesi bozuluyor. Şayet önlem alınmazsa 2040’dan itibaren çok ciddi sıcaklık artışları göreceğiz. Tüm yaşam, tarım ve su alanları olumsuz etkilenecek” diye konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sanayi kentlerinden çıkan kükürtdioksit, karbondioksit gibi kirleticilerin yükselemediği için sığ tabaka denilen katmanda yoğunluk yaratarak kirliliğin artmasına neden olduğunu da belirten Prof. Dr. Selahattin İncecik, şu bilgileri paylaştı:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Örneğin İstanbul’un sigortası kuzey rüzgarları. Şehrin bütün kirli havasını uzaklaştıran kuzey rüzgarının etkisi. Ancak kentin kuzeyine inşa edilen plazalar ve yeni projeler kuzey rüzgarlarının önüne set çekiyor. Bu gidişat devam eder kuzey rüzgarlarının önü kesilirse kirlilik ciddi boyutlara ulaşır&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">“İstanbul’da yılın yüzde 70’lik diliminde hava kirliliği oranları standartların üzerinde seyrediyor. Ancak kışları kömür kullanımı ekonomik nedenlerden ötürü halen çok yaygın. Avrupa’nın hiçbir şehrinde kömür yakılmıyor&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hava kirliliğinin birinci nedeni, karayolu taşımacılığındaki araç sayısı ve kömür kullanımı. Dar gelirli insanlara kömür yerine doğalgaz yardım ödeneği oluşturulmalı. İstanbul’daki araçların yüzde 60’ı dizel. Dizel araçlar da ciddi partikül madde kirliliği yaratıyor. Ağır tonajlı araçlar dahil olmak üzere çok ciddi emisyon ölçümleri yapılmalı. Almanya’daki kriterler uygulanmalı, denetim kağıt üzerinde kalmamalı.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">KIŞ AYLARINDA SINIR DEĞERLERİN ÜZERİNDE..&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kayıhan Pala, ortaya çıkan tablo için “korkutucu” derken, “Havadaki partikül madde 10 oranı günlük ortalama 50 mikrogram/metreküp oranını aşmaması gerekir. Kış aylarında birçok kentte ‘PM10’ seviyesi sınır değerlerin üzerinde seyrediyor” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hava kirliliğinin özellikle iskemi, miyokard enfarktüsü, felç, kronik tıkayıcı akciğer hastalığı ve kanser açısından risk taşıdığını da sözlerine ekleyen Prof. Dr. Pala, “Partiküler maddeler akciğer kanseri nedeni olarak sınıflandırılıyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre günlük PM10 konsantrasyonlarında her 10 mikrogram/metreküp artış ölümlerde yüzde 0.2 ile 0.6 artışa yol açıyor. Uzun dönem PM10 konsantrasyonlarında her 10 mikrogram/metreküp artış ise kalp-akciğer hastalıklarına bağlı ölümlerde yüzde 6 ile 13 arasında artışa yol açıyor” diye konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">YANGINLAR DENGEYİ DAHA DA BOZUYOR..&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ekoloji uzmanı Prof. Dr. Doğan Kantarcı, devam eden yangınlar nedeniyle dünya genelinde ciddi oranda karbondioksit salımı olduğuna dikkat çekiyor. Kantarcı, “Orman yangını sayılarının artışı ile küresel ısınma, iklim değişikliği ve buna bağlı olarak Türkiye’de de artan sıcaklıklar arasında belirgin bir bağıntı var. Muğla ve çevresindeki yıllık ortalama sıcaklıklar ile yağışlar incelendiğinde; ortalama 500 metre yükselti için verilen yıllık ortalama sıcaklık değerlerinin dönemsel olarak arttığı, buna karşılık yıllık ortalama yağış miktarlarının azaldığını görüyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ormanlar karbondioksiti bünyesine alıp oksijen olarak geri veriyor, fotosentez oluyordu. Sera gazlarının orman ve denizler tarafından doğal yoldan geri alımı çok önemli. Yangın aynı zamanda faunayı da bozarken, tüm sistem zarar görüyor. Yangın sırasında yüksek sıcaklık değerlerinin ortaya çıkması havadaki azot ve oksijen değerlerinin de dengesini bozuyor..”</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://www.izgazete.net/images/haberler/2021/08/hava-kirliligi-en-yuksek-seviyeye-ulasti_73076.jpg" alt=""/></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PYSt4lI_ykObT5W3O6JqGg.jpg?width=1000&amp;mode=both&amp;scale=both&amp;v=1629781295147" alt=""/></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ISyK-lHcl0aM1F461uLxgg.jpg?width=1000&amp;mode=both&amp;scale=both&amp;v=1629781295147" alt=""/></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZHgBxRM4y0WHR-vH8AFPbQ.jpg?width=1000&amp;mode=both&amp;scale=both&amp;v=1629781295147" alt=""/></figure>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2021/08/24/felaket-kapida-hava-kirliligi-en-yuksek-degerlere-ulasti/">FELAKET KAPIDA!, HAVA KİRLİLİĞİ EN YÜKSEK DEĞERLERE ULAŞTI&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2021/08/24/felaket-kapida-hava-kirliligi-en-yuksek-degerlere-ulasti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PALA; &#8220;NORMALLEŞME KARARI VE BAKANLIK VERİLERİ ARASINDA TUTARSIZLIK VAR..&#8221;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2021/03/03/pala-normallesme-karari-ve-bakanlik-verileri-arasinda-tutarsizlik-var/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2021/03/03/pala-normallesme-karari-ve-bakanlik-verileri-arasinda-tutarsizlik-var/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Mar 2021 07:42:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#ingilterevaryantı]]></category>
		<category><![CDATA[#kayıhanpala]]></category>
		<category><![CDATA[#kovid19salgını]]></category>
		<category><![CDATA[#türktabiplerbirliği]]></category>
		<category><![CDATA[#yanlışstrateji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=35488</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Türk Tabipleri Birliği&#8217;nin Covid-19 İzleme Kurulu üyesi, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı&#8217;ndan Prof. Dr. Kayıhan Pala, KRT TV’de Şimdiki Zaman programına katılarak açıklamalarda bulundu. &#8220;Normalleşme&#8221; kararlarını değerlendiren Pala, Sağlık Bakanlığı&#8217;nın açıkladığı vaka sayılarında Ordu ile Şırnak arasında 130 kat fark olduğuna dikkat çekti. Pala, &#8220;Sağlık Bakanlığı&#8217;nın bu ülkenin 81 ili arasında bu [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2021/03/03/pala-normallesme-karari-ve-bakanlik-verileri-arasinda-tutarsizlik-var/">PALA; &#8220;NORMALLEŞME KARARI VE BAKANLIK VERİLERİ ARASINDA TUTARSIZLIK VAR..&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Türk Tabipleri Birliği&#8217;nin Covid-19 İzleme Kurulu üyesi, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı&#8217;ndan Prof. Dr. Kayıhan Pala, KRT TV’de Şimdiki Zaman programına katılarak açıklamalarda bulundu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;Normalleşme&#8221; kararlarını değerlendiren Pala, Sağlık Bakanlığı&#8217;nın açıkladığı vaka sayılarında Ordu ile Şırnak arasında 130 kat fark olduğuna dikkat çekti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Pala, &#8220;Sağlık Bakanlığı&#8217;nın bu ülkenin 81 ili arasında bu kadar yüksek farklılığın nereden kaynaklandığını açıklaması gerekir ki biz daha sonra, bizim risk haritamız diye belirlediği renklendirilmiş illere göre riskleri veriler ışığında değerlendirebilelim. Şu anda bunu değerlendirmekten uzağız. Çünkü tek başına 100 bin kişi üzerine açıklanan olgu sayıları süreci açıklamaya yetmez&#8221; dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Covid-19&#8217;un İngiltere varyantının ise şu ana kadar 70 ilde saptandığını belirten Prof. Pala, &#8220;Bu varyantın iki özelliğini biliyoruz. Kişiden kişiye daha hızlı bulaşıyor. Özellikle 60 yaşın üstünde bulaştığı insanlarda hastalığın daha ağır geçmesine yol açıyor” diye konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Pala, &#8220;Her yerin toptan açılması geçen yıl yaşadığımız sıkıntıları tekrar karşımıza getirecek&#8221; değerlendirmesini yaptı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">NORMALLEŞME KARARI VE BAKANLIK VERİLERİ ARASINDA TUTARSIZLIK..</p>



<p class="wp-block-paragraph">Pala “Kısıtlamaların bu haliyle sürdürülmesi doğru değildir. Bir süredir sıklıkla vurguladığımız gibi pandeminin yükü emekçilere, esnafa ve 65 yaşın üstündeki yurttaşlarımıza yüklenmişti. Bizim pandemiye yanıt verirken yeni bir takım kararlar alma zorunluğumuz vardı. Kararlar alınırken arkasında bilimsel veriler ve salgın bilimi doğrultusunda hazırlanmış öneriler olmalı. Bu kararlar açıklanırken Bilim Kurulunun bu kararların neresinde olduğunu toplum henüz duyabilmiş değil. Bu kararlar açıklandı ama kararlar ile bakanlığın 3 haftadır peş peşe açıkladığı 100 binde olgu sayıları arasında ciddi tutarsızlıklar var.” diye belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Pala şöyle konuştu:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Bu illerde bin kişi başına günde kaç test yapılıyor? Gerçekten Şırnak’taki olgu sayısının azlığı, test sayısı Ordu’da yapıldığı kadar olduğu için mi yoksa test yapılamadığı için mi bunu bilmiyoruz. Ayrıca illere göre testlerdeki pozitiflik oranlarını bilmemiz gerekir. Dünyada kabul edilen resmi konsept, eğer 100 testten 3’ten fazlasında sizin pozitiflik oranınız varsa salgın kontrol altında değil demektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye yüzde 8’ler civarında şu anda. Biz illere göre hastalığı geçirip antikor geliştirenlerin oranlarını da bilmiyoruz. Örneğin Şırnak’ta böyle bir durum mu var? Son 6 aydır hastalık çok yüksek oranda geçirildiği için oradaki insanlar yüksek oranda antikora sahip oldukları için mi böyle bir durum var bunu bilmiyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Son olarak endişe verici 3 varyantın (İngiltere, Güney Afrika, Brezilya’da saptanan varyantlar) illere göre dağılımlarını bilmiyoruz. Bunları bilmeden bakanlığın, verilerle örtüşmeyen renklendirilmiş risk haritası tartışmaya tartışmaya açıktır. Bilimsel parametreler ortaya çıkarılmadan tek başına bakanlığın tutarsız verileri üzerinden tek başına bir bilimsel değerlendirme yapmak mümkün görünmüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu açıklanan kararların adına normalleşme demiyorum. Çünkü normalleşme dersek sürecin kendisini normalleştirmişiz gibi algılanabilir. Bu doğru bir yaklaşım değildir. Bu sınırlı sayıda bir yeniden açılma girişimidir. Bana sorarsanız yanlış bir strateji uygulanmıştır..</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://www.dailymotion.com/thumbnail/video/x7znt23" alt=""/></figure>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2021/03/03/pala-normallesme-karari-ve-bakanlik-verileri-arasinda-tutarsizlik-var/">PALA; &#8220;NORMALLEŞME KARARI VE BAKANLIK VERİLERİ ARASINDA TUTARSIZLIK VAR..&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2021/03/03/pala-normallesme-karari-ve-bakanlik-verileri-arasinda-tutarsizlik-var/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;DÜNYADA 15 MİLYONUN ÜZERİNDE İNSAN AŞILANIRKEN TÜRKİYE&#8217;DE TEK DOZ AŞI YAPILABİLMİŞ DEĞİL..&#8221;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2021/01/09/dunyada-15-milyonun-uzerinde-insan-asilanirken-turkiyede-tek-doz-asi-yapilabilmis-degil/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2021/01/09/dunyada-15-milyonun-uzerinde-insan-asilanirken-turkiyede-tek-doz-asi-yapilabilmis-degil/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Jan 2021 11:47:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#65yaşüzeri]]></category>
		<category><![CDATA[#bakankoca]]></category>
		<category><![CDATA[#kayıhanpala]]></category>
		<category><![CDATA[#koronavirüsaşısı]]></category>
		<category><![CDATA[#pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[#sinanadıyaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=32492</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Türkiye&#8217;de ilk etapta sağlık çalışanları ve 65 yaş üstü ve risk gruplarına uygulanacak olan Çinli Sinovac firmasının geliştirdiği CoronaVac aşısı, bilim insanları tarafından yürütülen incelemelerin ardından Acil Kullanım Onayına sunulacak ve aşılama başlayacak. Aşılamaya geçilmeden önce klinik fazdaki deneyleri 18–59 yaş aralığında yoğunlaşan CoronaVac aşısının, 60 yaş ve üzeri kişilerde uygulanıp uygulanmaması tartışılıyor. Aşının faz–3 [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2021/01/09/dunyada-15-milyonun-uzerinde-insan-asilanirken-turkiyede-tek-doz-asi-yapilabilmis-degil/">&#8220;DÜNYADA 15 MİLYONUN ÜZERİNDE İNSAN AŞILANIRKEN TÜRKİYE&#8217;DE TEK DOZ AŞI YAPILABİLMİŞ DEĞİL..&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Türkiye&#8217;de ilk etapta sağlık çalışanları ve 65 yaş üstü ve risk gruplarına uygulanacak olan Çinli Sinovac firmasının geliştirdiği CoronaVac aşısı, bilim insanları tarafından yürütülen incelemelerin ardından Acil Kullanım Onayına sunulacak ve aşılama başlayacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aşılamaya geçilmeden önce klinik fazdaki deneyleri 18–59 yaş aralığında yoğunlaşan CoronaVac aşısının, 60 yaş ve üzeri kişilerde uygulanıp uygulanmaması tartışılıyor. Aşının faz–3 çalışmalarının yürütüldüğü Endonezya’da ‘ileri yaştaki insanlarda etkinliği konusunda yeterli veriye sahip olunmadığı’ gerekçesiyle ilk etapta 60 yaş üzeri kişilere CoronaVac aşısı yapılmayacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’de aşıya dair faz–3 çalışmalarının ara sonuçları yüzde 92 olarak açıklanırken, aşının 60 yaş ve üzeri kişilerde denendiği tek yer olan Brezilya&#8217;da ise bu oran yüzde 78 çıktı. Ancak raporun ayrıntıları henüz paylaşılmadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">BAKAN KOCA: &#8220;60 YAŞ ÜSTÜ KİŞİLERDE GÜVENLİK ÇALIŞMASI YAPILDI..&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ’aşıda 65 yaş’ tartışmasına ilişkin bilim kurulu toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, aşılamanın önünde bir engel olmadığına dikkat çekti. Koca “Faz–3 deneyleri 60 yaş üzeri kişilerde yürütülmediği için aşılamanın uygun olup olmayacağı ile ilgili yapılan değerlendirmede Faz–1 ve Faz -2’de 60 yaş üstü kişilerde güvenlik çalışması yapıldı. Yeni gelen verilerin değerlendirmesi ile bu grupta da kullanılmasının önünde bir engel olmadığı anlaşılmıştır” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;ADIYAMAN: 60 YAŞ ÜZERİNDEKİLERE PFİZER-BİONTECH AŞISI YAPILMALI..&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bilim insanları ise, klinik çalışmaları süren aşı hakkında 60 yaş ve üzeri kişilerde yeterince güvenli ve etkili olduğuna dair bir verinin henüz bulunmadığına dikkat çekiyor. Bu konudaki bir diğer görüş ise inaktif aşıların 60 yaş üstü grupta olumsuz bir sonuç doğurmayacağı yönünde.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gazete Duvar&#8217;dan Müzeyyen Yüce&#8217;nin haberine göre; Türkiye’de Çin aşısına 18-59 yaş arası grup için acil kullanım onayı verildiğini hatırlatan Türk Tabipleri Birliği (TTB) Covid–19 İzleme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Sinan Adıyaman, “60 yaş üzeri için bilimsel bir veri yok. Dolayısıyla bu aşı 60 yaş üzerine yapılamaz. Sinovac firması buna onay vermez.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu grupta etkisini ve güvenilirliğini bilmediğin bir aşıyı nasıl yapacaksın. Şu an da Sinovac firmasının aşıya ilişkin oluşan endişeleri gideren bir açıklama yapması lazım. Sağlık Bakanlığı, muhtemelen Brezilya’daki faz3 çalışma sonuçlarını bekleyecek yoksa firma 65 yaş için uygulanmasına izin vermemeli” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Adıyaman, bu gruptaki kişilere 60 yaş ve üzeri çalışılmış aşıların uygulanması gerektiğini ifade ederek, “Mesela bu gruba Pfizer-BioNTech aşısının yapılmasının daha doğru olacağını düşünüyorum” diye konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">‘EŞLİK EDEN HASTALIKLAR AYRINTILI İNCELENMELİ’</p>



<p class="wp-block-paragraph">Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Kayıhan Pala’ya göre de 60 yaşa ilişkin faz3 bulguları açıklanmadan aşının bu gruba uygulanması doğru değil. Şu ana kadar bu yaş grubu için güvenlik ve etkinlik verilerinin bulunmadığına dikkat çeken Pala şöyle konuştu:</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;Sürecin bilimsel bir perspektiften yürütülmesi lazım. Elimizde 60 yaş üstüne ilişkin bir bulgu yok. Bu bulgu olmadan 65 yaş ve üzeri kişilere gönül rahatlığıyla ‘Buyurun gelin, aşınızı yaptırın’ diyemeyiz. Brezilya’da açıklanan yüzde 78 oranındaki sonucun bilimsel verileri açıklanmalı. Ayrıca 60 yaş üzerindeki kişilerin eşlik eden hastalıkları açısından da ayrıntılı incelenmesinde büyük yarar var. Sayıları 8 milyonu geçen 65 yaş üzeri yurttaşlarımızın büyük kısmı kronik hastalığı olan insanlar. Bu süreçte aşının etkinliğini, bir yan etkisinin olup olmadığını zihinlerde soru işareti bırakmadan yanıtlamak lazım. Onun için de kapsamlı olarak verilerin açıklanması lazım.&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">‘BEN ‘GİDİN AŞIYI OLUN’ DEMEM..’</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’deki aşı tartışmasını sadece Sinovac üzerinden yürütmemek gerektiğini belirten Pala, Pfizer-BioNTech ve Oxford aşılarının 60 yaş üzerinde de etkin olduğuna ilişkin veriler varken çok sayıda ruhsat almış aşıyla bu süreci yönetmenin daha doğru olacağını vurgulayarak şöyle konuştu: Türkiye’de aşı ile ilgili öncelik sıralamasını doğru buluyorum ama bunu Sinovac aşısından bağımsız söylüyorum. Pfizer-BioNTech aşısı ile az da olsa bağlantı kurmuş durumdayız, Bakanlığın son yaptığı açıklamalara göre Oxford aşısı ile de bir bağlantı kurma girişimimiz olacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dolayısıyla Türkiye’deki aşı tartışmasını sadece Sinovac üzerinden yürütmemek gerekir. Çoklu olarak Pfizer-BioNTech ve Oxford aşılarının 60 yaş üzerinde de etkin olduğuna ilişkin veriler elimizdeyken çok sayıda ruhsat almış aşıyla bu süreci yönetmek üzere girişimde bulunması gerekir. Türkiye’de Sinovac aşısının 65 yaş ve üzeri kişilere yapılması halinde bana soranlara “gidin aşıyı olun” demem. Oysa ben aşıyı herkese gönül rahatlığıyla tavsiye etmek istiyorum, kendim de aşı olmak istiyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">‘DÜNYADA 15 MİLYONUN ÜZERİNDE İNSAN AŞILANIRKEN TÜRKİYE TEK DOZ AŞI YAPABİLMİŞ DEĞİL..’</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bakanlığın geç kalması ve ağırlıklı olarak tek bir aşıya bel bağlandığı için sorun yaşandığına dikkat çeken Pala, “Türkiye’deki faz3 çalışmalarına ilişkin Bakan Koca’nın basın toplantısında açıkladığı sonuçlardan başka elimizde hiçbir yazılı rapor yok. Bu kabul edilebilir bir durum değil. Bugün dünyada 15 milyonun üzerinde insan aşılanırken Türkiye şu ana kadar tek doz aşı yapabilmiş değil, ne zaman yapacağı da belli değil. Çok geç kalındı” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">‘AŞILAMANIN 28 GÜN ARAYLA YAPILMASI HASTALIK VE ÖLÜMLERE YOL AÇABİLİR..’</p>



<p class="wp-block-paragraph">Öte yandan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Çin aşısının 28 gün ara ile iki doz olarak yapılacağını açıkladı. Faz3 denemelerinde çalışmaların 14 gün arayla yürütüldüğüne dikkat çekerek, bu durumun olumsuz sonuçları olabileceğini kaydeden Pala, şunları söyledi: &#8220;Sinovac aşısının iki hafta yerine 4 hafta aralıkla yapılması yaklaşımını doğru bulmuyorum. Çünkü faz3 çalışmaları iki hafta ile yürütülüyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Faz2’de iki hafta ila 4 hafta kıyaslanmış durumda ancak az sayıda kişide bu yapıldı. Faz3’te de eğer 4 hafta iki haftaya düştüyse faz3’te de böyle bir çalışma tarzı benimsenip sonuçlar onun üzerinden tartışılmalıydı. Bu aşıları tek doz ya da aralıklarını uzatarak yapmak bilimsel bir bilgiyle örtüşen yaklaşımlar değil. Bizim bu süreçte bilimin yolundan ayrılmamamız lazım yoksa insanların aşı tereddüdünü aşamayız. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Şimdi 4 haftaya uzatırsak ikinci haftadan itibaren bazı kişilerde antikor yanıtları düşeceği için son iki haftalık dönemde hasta olması, risk altında olan kişilerin de ağır hasta olması ve hayatlarını kaybetmesi söz konusu olabilir. Bunlar az sayıda olsa da başına gelen için çok kötü sonuçlar doğuracak. İki hafta yerine 4 hafta arayla aşılanmaları sağlık çalışanlarını da risk altına sokuyor.&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">AKOVA: &#8220;VERİ YOK DİYEREK HİÇ AŞI YAPMAMAKLA YAPMAK ARASINDA BİR SEÇİM YAPILMAK ZORUNDA..&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Covid–19 aşılarının Türkiye&#8217;de gönüllü uygulamalarının koordinatörlüğünü yürüten Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Akova ise aşının 60 yaş üstü kişilerde bir sorun oluşturmayacağını savundu. Çin aşısının inaktif olduğunu, daha önce de benzeri durumlarda bir sorun oluşturmadığını ifade eden Akova, şöyle konuştu:</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;Çin’den gelen aşı yaşa göre risk oluşturmaz. Aşı, 50 yaş için bir sorun oluşturmadıysa 65 yaş için sorun oluşturması çok mümkün bir durum değil. Bizdeki çalışmada 18–59 yaş arası için bu aşı uygulandı. Şu an bu aşıya ilişkin 60 yaş üzeri kişiler için bir veri yok ancak bunlar inaktif aşılar. Daha önce denenmiş kullanılmış olan inaktif aşılarda 18–59 yaş grubuyla 60 yaş ve üzeri yaş grubu arasında güvenlik açısından bir problem hiçbir zaman olmamış.</p>



<p class="wp-block-paragraph"> Bu grupta tartışılan husus etkinlik açısından ise faz3 çalışmalarını görmeden bunu söyleyebilmek mümkün değil. Elimizde veri yok diyerek hiç aşı yapmamakla yapmak arasında bir seçim yapılmak zorunda. Türkiye, 60 yaş üzeri denenmiş aşılara ulaşılabilirse 65 yaşın üzerindeki kişileri o aşılar ile aşılayabilirsiniz.&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">‘AŞI 28 GÜN ARAYLA DAHA FAZLA ANTİKOR ÜRETİYOR’</p>



<p class="wp-block-paragraph">Profesör Akova, Çin aşısının 28 gün arayla yapılacak olmasını ise şu sözlerle değerlendirdi:</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;Aşı faz2 denemelerinde 28 gün arayla yapıldığında daha fazla antikor üretiyor. Ama bizde yapılan çalışmalarda, protokol 14 gün olduğu için biz o şekilde çalıştık. Bu bizim tercihimiz değildi. Sinovac, “Biz şu an pandeminin ortasındayız. Dolayısıyla kısa sürede antikor ortaya çıkarmak önemli” diyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Ama faz2 çalışmalarında 0–28 gün arası antikor daha yüksek. Faz2 çalışmaları, 60 yaş üzerinde zaten 0–28 gün aralığında yapıldı. Bakanlık da bu verilere göre karar verdi sanıyorum. Zaten 60 yaş üzerine bu aşı yapılacaksa bu doz aralığında yapılması daha mantıklı..&#8221;</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://i.sozcu.com.tr/wp-content/uploads/2020/07/20/iecrop/fotosozcu.kayihanpala_16_9_1595235468.jpeg" alt=""/></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://www.karar.com/d/other/2020/03/10/0320200844541103628.jpg" alt=""/></figure>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2021/01/09/dunyada-15-milyonun-uzerinde-insan-asilanirken-turkiyede-tek-doz-asi-yapilabilmis-degil/">&#8220;DÜNYADA 15 MİLYONUN ÜZERİNDE İNSAN AŞILANIRKEN TÜRKİYE&#8217;DE TEK DOZ AŞI YAPILABİLMİŞ DEĞİL..&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2021/01/09/dunyada-15-milyonun-uzerinde-insan-asilanirken-turkiyede-tek-doz-asi-yapilabilmis-degil/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;TABLODAKİ MUCİZEVİ FARK AÇIKLANMALI..&#8221;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/12/14/tablodaki-mucizevi-fark-aciklanmali/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/12/14/tablodaki-mucizevi-fark-aciklanmali/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Dec 2020 07:53:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#ceyhunirgil]]></category>
		<category><![CDATA[#gayeusuler]]></category>
		<category><![CDATA[#kayıhanpala]]></category>
		<category><![CDATA[#turkuvaztablo]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=30983</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Sağlık Bakanlığı’nın corona tablosunda toplam iyileşen hasta sayısı 458 binden 1 milyon 581 bine günlük iyileşen hasta sayısı da 5 bin 516’dan 20 bin 191’e çıktı. CHP’li Ceyhun İrgil bu soruyu sordu. Sağlık Bakanlığı&#8217;nın açıkladığı turkuaz tabloda cuma ve cumartesi günleri iyileşen hasta sayısındaki fark sosyal medyada günün konusu oldu. Cuma günü açıklanan tablodaki iyileşen [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/12/14/tablodaki-mucizevi-fark-aciklanmali/">&#8220;TABLODAKİ MUCİZEVİ FARK AÇIKLANMALI..&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Sağlık Bakanlığı’nın corona tablosunda toplam iyileşen hasta sayısı 458 binden 1 milyon 581 bine günlük iyileşen hasta sayısı da 5 bin 516’dan 20 bin 191’e çıktı. CHP’li Ceyhun İrgil bu soruyu sordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sağlık Bakanlığı&#8217;nın açıkladığı turkuaz tabloda cuma ve cumartesi günleri iyileşen hasta sayısındaki fark sosyal medyada günün konusu oldu. Cuma günü açıklanan tablodaki iyileşen toplam hasta sayısı 458 bin 109 iken, cumartesi bu sayı aniden 1 milyon 581 bin 565&#8217;e çıktı. Günlük iyileşen hasta sayısı hiçbir zaman 6 bini bulmazken, 12 Aralık&#8217;ta 20 binin üzerinde iyileşen hasta sayısı açıklandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">TTB Covid İzleme Kurulu üyesi Prof. Kayıhan Pala, tablodaki değişimi üzüntü verici olarak değerlendirdi. Pala “Tablonun pandeminin başlangıcından bu yana güvenilir olmaktan çıkaran yaklaşımları ülkemiz adına üzüntü verici. Bu tablodan yola çıkarak haftalık analiz ve değerlendirme yapmak olanaksız” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">CHP 26. dönem Bursa Milletvekili Ceyhun İrgil de tablodaki değişimi “Mucizevi fark” olarak değerlendirdi. İrgil şöyle konuştu: “Samimiyetle bir bilim insanı, doktor olarak merak ediyorum. 11 Aralık&#8217;ta toplam iyileşen 458 bin iken, 12 Aralık&#8217;ta 1 milyon 581 bin oldu. Günlük iyileşen 5 bin 516 kişi iken bir gün sonra 20 bin 191 olmuş.</p>



<p class="wp-block-paragraph"> Bu mucizevi farkın nedeni nedir? Ayrıca böyle büyük ve keskin sayısal değişimler için bir açıklama yapılmadığı zaman toplumda güvensizlik oluşuyor. Bir olasılık da; sağlık politikası açısından uluslararası gereklilik olabilir. Tablodaki değişim açıklanmalı.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;İpin ucunu kaçırdılar..&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Gaye Usluer de ipin ucunun kaçtığını söyledi. Turkuaz tablonun bilim çevreleri ve vatandaşın gözünde hükmünün kalmadığını belirten Usluer şöyle konuştu: “İki gün önce toplam hasta sayısı 1 milyon 780 bin açıklanırken, aynı gün iyileşen hasta sayısı 450 bin açıklandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Demek ki Türkiye&#8217;de o sırada 1 milyon 250 bin insan hasta idi. Bundan sonra hangi tabloyu çıkartırlarsa çıkartsınlar, bizim gözümüzde hükmü yok, vatandaşın gözünde de hükmü yok…</p>



<p class="wp-block-paragraph">SÖZCÜ</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://www.tarafsizhaberajansi.com/wp-content/uploads/2020/04/gaye-usluer2.jpg" alt=""/></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://im.haberturk.com/2017/11/22/ver1511345573/1724394_620x410.jpg" alt=""/></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://i.sozcu.com.tr/wp-content/uploads/2020/09/01/iecrop/kayihan-pala_16_9_1598966868-880x495.jpg" alt=""/></figure>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/12/14/tablodaki-mucizevi-fark-aciklanmali/">&#8220;TABLODAKİ MUCİZEVİ FARK AÇIKLANMALI..&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/12/14/tablodaki-mucizevi-fark-aciklanmali/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;YOĞUN BAKIMDA VE HASTANELERDE YER KALMADI..&#8221;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/11/07/yogun-bakimda-ve-hastanelerde-yer-kalmadi/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/11/07/yogun-bakimda-ve-hastanelerde-yer-kalmadi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Nov 2020 07:30:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#ibrahimakkurt]]></category>
		<category><![CDATA[#kayıhanpala]]></category>
		<category><![CDATA[#koronasalgını]]></category>
		<category><![CDATA[#sağlıksistemi]]></category>
		<category><![CDATA[#ttb]]></category>
		<category><![CDATA[#vakaartışı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=28914</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Her akşam açıklanan hasta sayısı gerçeği yansıtmasa da bu haliyle bile salgında geldiğimiz noktayı gösteriyor. Bir çok hastanede Covid-19 dışı hastalara yatak bile yok. Valiler bile durumun geldiği noktayı saklayamıyor. BirGün&#8217;ün haberine göre, Türk Tabipleri Birliği (TTB), Merkez Konsey üyesi Prof. Dr. İbrahim Akkurt, yoğun bakımda ve hastanelerde neredeyse yer kalmadığını söyledi. Akkurt, acil ve [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/11/07/yogun-bakimda-ve-hastanelerde-yer-kalmadi/">&#8220;YOĞUN BAKIMDA VE HASTANELERDE YER KALMADI..&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Her akşam açıklanan hasta sayısı gerçeği yansıtmasa da bu haliyle bile salgında geldiğimiz noktayı gösteriyor. Bir çok hastanede Covid-19 dışı hastalara yatak bile yok. Valiler bile durumun geldiği noktayı saklayamıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">BirGün&#8217;ün haberine göre, Türk Tabipleri Birliği (TTB), Merkez Konsey üyesi Prof. Dr. İbrahim Akkurt, yoğun bakımda ve hastanelerde neredeyse yer kalmadığını söyledi. Akkurt, acil ve kalıcı önlem alınması gerektiğini belirterek şöyle dedi:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Günlük turkuaz tablodaki 2 binli veriler sadece bir ildeki kadar. Büyükşehirlerin her birinde ülke genelindeki veriler neredeyse 2 katı. İstanbul bunların başında geliyor. Durumun daha da kötüleşmemesi için saat 22.00’den sonra kapatma gibi göstermelik önlemler değil insanların kapalı ortamlarda bir araya gelmelerinin sosyal devlet ilkelerinin uygun biçimde engellenmesi gerekir.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;HAREKETLİLİK AZALTILMALI..&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">TTB Covid-19 İzleme Grubu Üyesi Prof. Dr. Kayıhan Pala ise “Vaka artışı salgının kontrol altında tutulamadığının göstergesi. Tedavi etmekle kalmayıp, bulaşı engellemeniz gerekir” dedi. Kontrolün tek başına maske ve el yıkamakla olmayacağını belirten Pala şöyle dedi:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Gerçek bir kontrol için toplumsal hareketliliği azaltmamız gerekiyor. İstanbul başta olmak üzere bazı il ve ilçelerde tam kapanma gündeme gelmeli. Aksi takdirde önümüzdeki aylarda çok daha yüksek olgu ve ölümle karşılaşabiliriz.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sağlık sisteminin salgına yanıt vermekte zorlandığını kaydeden Prof. Dr. Pala, “Hasta yatağı, yoğun bakım yatağı bulmakta ciddi sıkıntı var. Artık yatak bulamamaya kadar gidecek bir durum. Bugün hemen salgınla ilgili kararlar ivedi olarak alınmalı” diye konuştu..</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://img.artigercek.com/uploads/e/c/uxMQQ3acrUpKMn6fqbgLU8COWmwOPYtW4QnvRLNv.jpeg" alt=""/></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://foto.sondakika.com/haber/2014/01/16/kayihan-pala-saglik-torba-yasasi-kabul-edilir-5551970_o.jpg" alt=""/></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://pbs.twimg.com/ext_tw_video_thumb/1324090685843263490/pu/img/6ZCrr_VHdl0rtOub.jpg" alt=""/></figure>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/11/07/yogun-bakimda-ve-hastanelerde-yer-kalmadi/">&#8220;YOĞUN BAKIMDA VE HASTANELERDE YER KALMADI..&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/11/07/yogun-bakimda-ve-hastanelerde-yer-kalmadi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;VAKA SAYISI BU HIZLA ARTMAYA DEVAM EDERSE&#8230;&#8221;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/06/15/vaka-sayisi-bu-hizla-artmaya-devam-ederse/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/06/15/vaka-sayisi-bu-hizla-artmaya-devam-ederse/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jun 2020 09:44:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#avmler]]></category>
		<category><![CDATA[#bilimkuruluüyesi]]></category>
		<category><![CDATA[#kayıhanpala]]></category>
		<category><![CDATA[#koronasalgını]]></category>
		<category><![CDATA[#serapşimşekyavuz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=21215</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek, vaka sayısı bu hızla artmaya devam ederse eskiden alınana benzer önlemler alınabileceğini söyledi. İktidarın ekonomik kaygılarla attığı ‘normalleşme’ adımlarıyla birlikte koronavirüse karşı alınan kısıtlamalar kaldırıldı ve 800’lere kadar inen vaka sayısı, birkaç gündür binin üzerine çıktı. ‘Normalleşme’ sürecine girildikten iki hafta sonraki vaka artışı dikkat çekici. Zira önceki [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/06/15/vaka-sayisi-bu-hizla-artmaya-devam-ederse/">&#8220;VAKA SAYISI BU HIZLA ARTMAYA DEVAM EDERSE&#8230;&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek, vaka sayısı bu hızla artmaya devam ederse eskiden alınana benzer önlemler alınabileceğini söyledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İktidarın ekonomik kaygılarla attığı ‘normalleşme’ adımlarıyla birlikte koronavirüse karşı alınan kısıtlamalar kaldırıldı ve 800’lere kadar inen vaka sayısı, birkaç gündür binin üzerine çıktı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">‘Normalleşme’ sürecine girildikten iki hafta sonraki vaka artışı dikkat çekici. Zira önceki gün bin 459 kişi Covid-19’a yakalandı, bir önceki gün bin 195 kişiye Covid-19 pozitif teşhisi kondu. Ülke genelindeki toplam vaka sayısı ise 176 bini geçerken, vaka artışı, ‘ikinci dalga’ endişelerini beraberinde getirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Vaka tablomuz, salgının ciddiyetini koruduğu gerçeğiyle hepimizi yüzleştirdi” açıklaması yaparken, uzmanlara göre de salgın hâlâ bitmedi. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Bunun en net göstergelerinden birisi Konya’daki durum… ‘Normalleşme’ süreci öncesinde günlük vaka sayısının 5 ila 8 arasında seyrettiği Konya&#8217;da son bir hafta içinde vaka sayısı ortalaması 100&#8217;ün üzerine çıktı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kentteki tüm hastaneler de pandemi hastanesi ilan edildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kayıhan Pala’ya göre, Diyarbakır, Manisa, Bursa ve Konya’da vaka artışı yaşanıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Birgün&#8217;den Uğur Şahin&#8217;in haberine göre; aynı zamanda TTB Covid-19 İzleme Grubu Üyesi olan Prof. Dr. Pala, “Şu ana kadarki bilgilerimiz henüz virüsün hastalık yapma yeteneğinde bir değişlik olmadığını gösteriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dolasıyla insanlar bir araya gelerek, insandan insana geçişi sürdürecek olurlarsa kuşsuz ki hastalık aynen devam edecek. 6 Haziran itibariyle daha önce binin altına düşmüş olan zamana bağlı üreme sayısının bir civarına yaklaştığını, hatta tahminlere göre 1’in üstünde olduğunu görüyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bunlarla ilgili kesin rakamları bilmiyoruz çünkü Sağlık Bakanlığı bu konuda resmi açıklamalar yapmıyor” diye konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“11 Mayıs’ta AVM’lerin açılması ve 1 Haziran’da hemen hemen her yerin açılmasıyla gerçekten sıkıntılı bir döneme girdik” diyen Prof. Dr. Pala, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“2 Haziran’da 800’ün altına düşen olgu sayısı bin 500’e doğru çıkış gösterdi. 11 Mayıs’ta vaka sayısı bin 114’tü, sonra biraz yükseldi ama asıl alçalma eğilimine girdiği tarih 17 Mayıs’tır; bin 368 vaka vardı. Dolayısıyla önceki günkü vaka bin 459 vaka, 16 Mayıs’ın üzerinde vaka sayısını karşımıza geçirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yoğun bakımda yatanların sayısına, 6 Haziran’da 591’e düşmüştü, 684&#8217;e çıktı. Entübe edilmiş olanlar 3 Haziran’da 261’e kadar düşmüştü, burada da 284 sayısını görüyoruz. Yoğum bakımda yatanların oranlarında da bir artış görmeye başladık.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dolayısıyla bu erken açılmanın etkileri tahmin ettiğimiz gibi çıkmaya başladı. Asıl etkinin 13-14’üncü günlerde olacağını söylemiştik, maalesef dediğimiz gibi oldu.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;SORUMLULUK BİREYE YÜKLENEMEZ..&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">TTB’ye gelen verilere göre Anadolu’nun çeşitli ilçelerinde vaka artışı yaşandığını aktaran Prof. Dr. Kayıhan Pala, sözlerini şöyle sonlandırdı:<br>&#8220;Anadolu’nun değişik yerlerinden vaka artış haberleri geliyor; Diyarbakır, Manisa, Bursa ve Konya gibi…</p>



<p class="wp-block-paragraph">İstanbul’daki bazı hastanelerde de bu artışın olduğunu duyuyoruz. Önümüzdeki günler açısından bu eğilimin böyle sürebileceği anlaşılıyor. Türkiye’de 200 binin üzerinde bir aktif olgunun var olduğunu varsayabiliriz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Önlem konusunda da sorumluluğun bireylere yüklenmesi doğru değil. Bireyler dışında önlem alınmaması halinde bu sorunla baş etmek mümkün olmayacak gibi görünüyor.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">‘ENDİŞELERİM VAR’</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz’a göre ise süreç yakından takip edilmeli. Aynı zamanda İstanbul Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olan Prof. Dr. Şimşek, “Salgınla ilgili gerçekten tedirgin oluyoruz” dedi ve ekledi:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Vaka sayıları bu hızla artmaya devam ederse eskiden aldığımıza benzer önlemler almamız gerekebilir. Çok artacağını düşünmüyorum ama İran örneği beni çok ürkütüyor açıkçası.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yine de o kadar kontrolsüz olmayız diye düşünüyorum ama benim de endişelerim var. Çok yakından izlenmesi gereken ve önlemlerin de zamanında alınması gereken bir süreç yaşayacağız..”</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaynak-GERÇEK GÜNDEM</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="http://www.egeninsesi.com/system/news/images/000/287/339/main/287339.jpg" alt=""/></figure>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/06/15/vaka-sayisi-bu-hizla-artmaya-devam-ederse/">&#8220;VAKA SAYISI BU HIZLA ARTMAYA DEVAM EDERSE&#8230;&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/06/15/vaka-sayisi-bu-hizla-artmaya-devam-ederse/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
