<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>#jeolojimühendisleriodası | Kuzey Ege Haber</title>
	<atom:link href="https://www.kuzeyegehaber.com/tag/jeolojimuhendisleriodasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kuzeyegehaber.com/tag/jeolojimuhendisleriodasi/</link>
	<description>GERÇEK HABERİN DOĞRU ADRESİ</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Nov 2021 08:24:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/11/cropped-LOGO-4-32x32.jpg</url>
	<title>#jeolojimühendisleriodası | Kuzey Ege Haber</title>
	<link>https://www.kuzeyegehaber.com/tag/jeolojimuhendisleriodasi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>JMO İZMİR ŞUBESİNDEN, KAYMA MEYDANA GELEN BİNA İLE İLGİLİ AÇIKLAMA&#8230;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2021/11/26/jmo-izmir-subesinden-kayma-meydana-gelen-bina-ile-ilgili-aciklama/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2021/11/26/jmo-izmir-subesinden-kayma-meydana-gelen-bina-ile-ilgili-aciklama/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Nov 2021 08:24:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#izmirdepremi]]></category>
		<category><![CDATA[#izmirşubesi]]></category>
		<category><![CDATA[#jeolojimühendisleriodası]]></category>
		<category><![CDATA[#karşıyakaalaybey]]></category>
		<category><![CDATA[#mühendisliksorunu]]></category>
		<category><![CDATA[#temelikayanbina]]></category>
		<category><![CDATA[#tersanemahallesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=49436</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, geçtiğimiz günlerde Karşıyaka&#8217;daki Tersane Mahallesi’ndeki bir inşaatın temel kazısı yapıldığı sırada, yan binada kayma meydana gelmesi üzerine 55 dairenin tahliye edildiği olaya yönelik açıklama yaptı. Basın açıklamasında olayın tekrarlanmaması için yapılması gerekenler sıralanırken, &#8220;İzmir gibi yoğun ve bitişik nizam yapılaşmanın yaygın olduğu bir kentte, bina yıkım ve yeni yapılaşma faaliyetleri [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2021/11/26/jmo-izmir-subesinden-kayma-meydana-gelen-bina-ile-ilgili-aciklama/">JMO İZMİR ŞUBESİNDEN, KAYMA MEYDANA GELEN BİNA İLE İLGİLİ AÇIKLAMA&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, geçtiğimiz günlerde Karşıyaka&#8217;daki Tersane Mahallesi’ndeki bir inşaatın temel kazısı yapıldığı sırada, yan binada kayma meydana gelmesi üzerine 55 dairenin tahliye edildiği olaya yönelik açıklama yaptı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Basın açıklamasında olayın tekrarlanmaması için yapılması gerekenler sıralanırken, &#8220;İzmir gibi yoğun ve bitişik nizam yapılaşmanın yaygın olduğu bir kentte, bina yıkım ve yeni yapılaşma faaliyetleri sırasında ortaya çıkacak olan derin kazılar artık özel bir durum değil genel bir mühendislik sorunudur&#8221; denildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8216;HER GEÇEN GÜN ARTMAKTADIR..&#8217;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Açıklamada, &#8220;Ülkemizde yaşanmakta olan çarpık kentleşme sürecinin sonuçlarından biri de kentsel alanlarda zemindeki jeolojik koşulların göz ardı edilmesi pahasına gerçekleşen yoğun yapılaşmadır. Kentsel alanlardaki bu yoğun yapılaşma sürecinin doğru ve kamu yararı temelinde mekansal plan kararlarının üretilmesi, ısı adası, geçirimsiz yüzeyler gibi ekolojik etkiler dışında yarattığı olumsuz bir etki üstyapı ve altyapı inşaat projelerinde yaşanan risklerdeki artıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bitişik nizam yapılaşmanın ağırlık kazandığı bu yoğun yapılı çevre koşullarında gerçekleştirilen yıkım, temel kazısı vb. inşai faaliyetler geçmişe kıyasla daha riskli koşullarda yapılmak durumunda ve özellikle derin kazı ihtiyacı her geçen gün artmaktadır&#8221; ifadeleri yer aldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İZMİR DEPREMİ ÖRNEK GÖSTERİLDİ..</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yapılan açıklamada, &#8220;Kentimizde yoğun ve bitişik nizam yapılaşmaya birçok bölge/mahalle söz konusu olup bu bölgelerde/mahallelerde gerek 30 Ekim Sisam Depremi sonucu oluşan hasar alan gerekse 6306 sayılı Kanun çerçevesinde riskli yapı olarak tespit edilen binaların yıkımı ve yeniden yapımı sırasında çevre binaların afet güvenliğini tehdit edecek nitelikte derin kazı uygulamaları gündeme gelebilmektedir&#8221; denildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">TEDBİRLER SIRALANDI..</p>



<p class="wp-block-paragraph">Basın açıklamasında olayın tekrarlanmaması için tedbirler şöyle sıralandı:</p>



<p class="wp-block-paragraph">-Yoğun ve özellikle bitişik nizam yapılaşmanın mevcut olduğu alanlarda gerçekleştirilecek her türlü yıkım, temel sökümü, temel kazısı vb. inşai faaliyetlerin meri imar ve yapı mevzuatı hükümleri gereği komşu parsellerdeki alt ve üst yapı unsurlarında veya arsalarda herhangi bir stabilite kaybına ve yapısal hasarlara neden olmayacak şekilde planlanması, uygulanması ve denetlenmesi gereklidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu gereklilik, inşaat faaliyetinde görev ve sorumluluk üstlenen meslek disiplinleri ile ilgili kurumları risk analizi ve riskleri engelleyecek önlemlerin geliştirilmesi konularında daha duyarlı ve özenli olmalarını zorunlu kılmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">-Özellikle hem yoğun ve bitişik nizam yapılaşma hem de Karşıyaka’da meydana gelen olay somutunda olduğu gibi, zayıf zemin koşullarının bir araya geldiği koşullarda gerçekleştirilecek inşai faaliyetlerin temel kazılarında bu duyarlılık ve özen daha yüksek derecede gösterilmelidir.</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Temel kazısı sırasında kaymanın meydana gelen Karşıyaka İlçesi, Alaybey Mahallesi, 1661 Sokak ve yakın çevresi akışkan kil ve gevşek kum gibi zayıf mühendislik parametrelerine sahip ve aynı zamanda yüksek yer altı su seviyesine sahip jeolojik-jeoteknik koşulların izlendiği bir bölge olup sahadaki mevcut zemin ve yapılaşma (bitişik binaların temel derinlikleri vb.) koşulları göz önüne alındığında temel sökümü ve kazısı sırasında yıkım/temel söküm-kazı-zemin etkileşiminin gereklerine uygun davranılmadığı anlaşılmıştır.</li><li>Bu olay somutunda yıkımın 2. aşaması olan temel sökümü ile yeni bina inşaatının temel kazısı işleri bir araya getirilmiştir. Ancak bu süreçte iş ve işlemlerin, yerindeki kazı/söküm güvenliği değerlendirmesinin yapılması ve karşılaşılabilecek olası sorunların çözümleri anlamında, 4708 sayılı Yapı Denetim Kanunu ve ikincil mevzuatındaki eksikliklerin bir sonucu olarak, yeterli Jeoloji Mühendisliği hizmeti alınmadan gerçekleştirildiği anlaşılmıştır.</li></ul>



<p class="wp-block-paragraph">-Öte yandan, Kentimizde yoğun ve özellikle bitişik nizam yapılaşmanın olduğu alanlardaki bina yıkımları, genelde önce üst yapının (temel üzeri) yıkımı daha sonra ise yeni bina inşasının öncesinde olacak şekilde temel sökümü olarak 2 aşamada gerçekleştirilmekte ve yıkım faaliyeti Jeoloji Mühendisliği meslek alanı dışında bir konu olarak ele alınmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak 13.10.2021 tarih ve 31627 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Binaların Yıkılması Hakkında Yönetmelik”te de referans olarak alınan “TS 13633 Yapıların Tam ve Kısmi Yıkımı İçin Uygulama Kuralları Standardında” belirtildiği üzere bir bina yıkımından önce Jeoloji Mühendisinin de yer aldığı bir ekip tarafından ortak bir şekilde yıkım projesinin hazırlanması; yıkıma konu yapının yer aldığı alandaki zeminin jeolojik-jeoteknik koşullarının değerlendirilerek yıkım-zemin etkileşimine dayalı hem yıkıma konu yapı hem çevre bina ve parseller için risk analizlerinin yapılması gerekmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8216;GENEL MÜHENDİSLİK SORUNUDUR..&#8217;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;Karşıyaka İlçesi, Alaybey Mahallesi, 1661 Sokak’ta yaşanan olaydan aldığımız dersler ışığında uyarıyoruz&#8221; denilen açıklamada, &#8220;İzmir gibi yoğun ve bitişik nizam yapılaşmanın yaygın olduğu bir kentte, bina yıkım ve yeni yapılaşma faaliyetleri sırasında ortaya çıkacak olan derin kazılar artık özel bir durum değil genel bir mühendislik sorunudur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle bitişik nizam yapılaşmış bir kentsel alan parselinde yürütülecek inşai çalışmalar sırasında hem yapı-zemin hem yıkım-zemin etkileşimini esas alan değerlendirmelerin yapılması; bu değerlendirme sonuçlarına göre çevredeki alt ve üst yapı ile parsellerin güvenliğini sağlamaya dönük risk azaltma proje ve yaklaşımların geliştirilmesi ve bunların uygulanmasının arazide yerinde mühendis gözetiminde denetlenmesi bir gerekliliktir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Jeoloji Mühendisleri ve Jeoloji Mühendisliği meslek disiplini bu sürecin ayrılmaz bir parçasıdır. Karşıyaka İlçesi, Tersane Mahallesi, 1661 Sokak’ta yaşanan olayda bu gereklilikler konusunda gösterilecek zafiyetin bedelinin ne kadar ağır olabileceğini somut olarak göstermiştir. Yıkım ve/veya yeni bina üretim süreçlerinin projelendirilmesi, uygulanması ve denetlenmesi bir mühendislik hizmetidir ve bu hizmet aralarında Jeoloji Mühendisinin de bulunduğu bir ekip tarafından yerine getirilmelidir&#8221; ifadeleri kullanıldı..</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2021/11/26/jmo-izmir-subesinden-kayma-meydana-gelen-bina-ile-ilgili-aciklama/">JMO İZMİR ŞUBESİNDEN, KAYMA MEYDANA GELEN BİNA İLE İLGİLİ AÇIKLAMA&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2021/11/26/jmo-izmir-subesinden-kayma-meydana-gelen-bina-ile-ilgili-aciklama/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>JEOLOJİ MÜHENDİSLERİ ODASINDAN, DEPREM HAFTASINDA ÇAĞRI..</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2021/03/01/jeoloji-muhendisleri-odasindan-deprem-haftasinda-cagri/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2021/03/01/jeoloji-muhendisleri-odasindan-deprem-haftasinda-cagri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2021 09:22:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#depremhaftası]]></category>
		<category><![CDATA[#jeolojimühendisleriodası]]></category>
		<category><![CDATA[#tmmob]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=35389</guid>

					<description><![CDATA[<p>TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Deprem Haftası nedeniyle basın açıklamasında bulundu. Ülkemizin depremselliği çok yüksek bir coğrafyada bulunduğuna işaret edilen açıklama şöyle; &#8220;Ülke insanımızın depremlere karşı farkındalığının artırılması, ülkenin altyapı ve üstyapısının depremlere hazır hale getirilmesi ve yapılan hazırlık çalışmaların toplumla paylaşılması amacıyla her yıl 1-7 Mart tarihleri arası “deprem haftası” olarak belirlenmiştir. Ülke [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2021/03/01/jeoloji-muhendisleri-odasindan-deprem-haftasinda-cagri/">JEOLOJİ MÜHENDİSLERİ ODASINDAN, DEPREM HAFTASINDA ÇAĞRI..</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Deprem Haftası nedeniyle basın açıklamasında bulundu. Ülkemizin depremselliği çok yüksek bir coğrafyada bulunduğuna işaret edilen açıklama şöyle;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;Ülke insanımızın depremlere karşı farkındalığının artırılması, ülkenin altyapı ve üstyapısının depremlere hazır hale getirilmesi ve yapılan hazırlık çalışmaların toplumla paylaşılması amacıyla her yıl 1-7 Mart tarihleri arası “deprem haftası” olarak belirlenmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ülke insanımızın depremlere karşı farkındalığının artırılması, ülkenin altyapı ve üstyapısının depremlere hazır hale getirilmesi ve yapılan hazırlık çalışmaların toplumla paylaşılması amacıyla her yıl 1-7 Mart tarihleri arası “deprem haftası” olarak belirlenmiştir. Bu tarihler arasında kamu kurum ve kuruluşları ile bu alanda faaliyet gösteren meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşları hafta boyunca yaptıkları çeşitli etkinliklerle toplumu aydınlatmaya çalışmaktadırlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Depremler büyük kayıplara neden olmaya devam ediyor..</p>



<p class="wp-block-paragraph">2020 yılı, depremlerin maddi ve manevi yıkıcı etkilerini yoğun şekilde hissettiğimiz bir yıl oldu. Aslında büyüklükleri literatürdeki skalaya göre “orta büyüklükte” derecelendirilen ve hasar yapıcı etkisi sınırlı olması gereken bu depremler, merkez üstünden onlarca kilometre ötede yıkım ve ölümlere yol açtı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ege Denizi’nde Sisam adasının kuzeyinde meydana gelen ve 70 kilometre ötesinde İzmir’in Bayraklı ilçesinde 117 kişinin ölümüne yol açan&nbsp;Sisam Depremi,&nbsp;ya da merkez üstü Elazığ-Sivrice olan ancak&nbsp; yaklaşık 40 kilometre ötesinde Elazığ merkezde Sürsürü ve Mustafapaşa Mahallelerindeki binaları yıkarak 30’dan fazla yurttaşın ölümüne yol açan&nbsp;Sivrice Depremi&nbsp;veya İran’ın Khoy kentinde meydana gelen ancak Van’ın Başkale ilçesine bazı mahallerinde binaların göçmesi sonucunda 9 vatandaşımızın yaşamını yitirdiği deprem gibi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sonuç olarak, 2020 yılı boyunca meydana gelen depremlerde toplam 168 vatandaşımız yaşamını yitirmiş, 3000’e yakın vatandaşımız yaralanmış, 80.000’ne yakın konut, işyeri gibi bağımsız bina bölümleri yıkılmış veya ağır hasar görmüş, 20 milyar liraya yakın maddi kayıpla yüze yüze kalınmıştır. Türkiye, dünyada 2020 yılında meydana gelen depremler sonucu en çok can kaybının yaşandığı ülke olmuştur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Depremselliği yüksek riskli bir coğrafyada kurulu kentsel ve kırsal alanlarımızda deprem risklerini azaltma konusundaki sorumluluklar merkezi ve yerel yönetimler arasında dağıtılmış olsa da temel sorumluluk devletindir. Bu sorumluluklar sadece yerleşim birimlerinde gerekli mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı uygulamalarından yararlanarak mevcut riskleri azaltmak anlamına gelmez; hem merkezi ve hem de yerel yönetimler açısından öne çıkan asıl sorumluluk mevcut risklerin tespiti ve azaltılmasının yanında, yeni risklerin önlenmesi, yaşam alanlarımızdaki deprem risk havuzunun büyümesine neden olan unsurların engellenmesinden geçmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Değerli Basın Emekçileri..</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gelinen noktada, ne yazık ki kentlerimizde ve diğer yaşam alanlarımızdaki deprem risk havuzu her geçen gün biraz daha büyüyor<br>Depremlere kaynaklık eden diri fayları unuttuk! İçinden diri faylar geçen kentsel ve kırsal yerleşim alanlarında hazırlıksız bir şekilde yaşamlarımızı sürdürüyoruz….</p>



<p class="wp-block-paragraph">Güvenli yapılaşmanın ilk adımı olan zemin ve temel etüt raporlarını yerinde denetleyen bir yapı denetim sistemini beton lobisi istemiyor diye henüz kuramadık! Mevcut mevzuatın uygulanmaması için ilgili merkezi ve yerel idareler iş birliği içinde…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Eskimiş ve günün ihtiyaçlarına yanıt vermeyen planlama, imar, afet, yapı üretim ve denetim mevzuatıyla deprem etkilerini yönetmeye çalışıyoruz! 50 yılı aşkın süredir deprem zararlarının etkilerinin azaltılması konusunda gelişmiş ülkelerde uygulanan “fay yasası” gibi düzenlemelere sırtımızı dönmeye devam ediyoruz…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Birçoğu aktif diri faylarla oluşturulan ova ve tarım alanları imara açılarak bir yandan deprem risk havuzu genişletirken diğer yandan gıda üretim alanları heba edilmeye devam diyor…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ülkede yerleşim alanlarının yanı sıra çok sayıda kritik sanayi tesisi, köprü, baraj, gölet, kimyasal kirleticilerle doldurulmuş atık havuzları, limanlar, petrol dolum tesisleri diri fay üzerine inşa edilmiş ve edilmeye devam ediyor….</p>



<p class="wp-block-paragraph">Toplumu ilgilendiren depremlere ilişkin yasal mevzuat veya yönetmelik düzenlemeleri kapalı kapılar ardında, şeffaflıktan uzak bir anlayışla bazı yandaş şirketler üzerinden hazırlanmaya devam ediyor…</p>



<p class="wp-block-paragraph">2020 yılındaki deprem deneyimleri de göstermiştir ki, ülkemizde insanların başta deprem olmak üzere afet tehlikelerinin yıkıcı etkisine maruz kalma oranı azalmamakta, aksine artmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">30 Ekim 2020 tarihinde Sisam depremi sonrasında meydana gelen ve ülkemizdeki ölümlü ilk tsunami olayı yerleşimleri tehdit eden afet tehlike yelpazesini genişletirken, yine aynı depremde yıkılan ruhsatlı yapılar deprem riskinin sadece ruhsatsız ve kaçak yapılar açısından geçerli olmadığını da gözler önüne sermiştir.&nbsp;Yani devletin gözetimi ve denetimi altında yapılan çok sayıdaki ruhsatlı yapı da yıkılmış veya ağır hasar görmüştür. Bu durum basit bir sorumsuzluk olmayıp, açıkça bir cinayettir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bugün, ülkemizin depremsellik gerçekliğinin tüm yönleriyle daha iyi anlaşılmasına, yapı ve zemin açısından bütünlüklü bir şekilde deprem risk analizlerinin yeniden yapılmasına ve bu analiz sonuçlarıyla beslenen bir deprem risk yönetim sisteminin kurulmasına her zamankinden daha çok ihtiyaç duyulmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yukarıdaki değerlendirmeler doğrultusunda Oda olarak bu yılki DEPREM HAFTASI’nda bir çağrı yapmaya karar verdik:</p>



<p class="wp-block-paragraph">TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak, ülkemiz yerleşimlerinde artan deprem riskleri karşısında TBMM Başkanını, Cumhurbaşkanını, Bakanları, Milletvekillerini, Merkezi ve Yerel Yönetimleri, Kamu ve Özel Sektör Kuruluşlarını, Üniversiteleri, Meslek Örgütleri, Sendikalar ve Sivil Toplum Kuruluşlarının Yöneticilerini sorumluluklarını yerine getirmeye ve&nbsp;DEPREMLERE KARŞI DAHA DUYARLI, DAHA KARARLI VE DAHA MÜCADELECİ OLMAYA ÇAĞIRIYORUZ…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu çağrının gereği olarak;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Her tür ve ölçekte mekansal planlar, afet risk azaltma planları ile deprem mastır ve sakınım planlarına altlık oluşturacak nitelikteki mikrobölgeleme etütlerinin önümüzdeki 3 yıl içerisinde tamamlanması sağlanmalıdır. Bu amaçla, İmar Kanunu’na bir madde ilavesi yapılarak planlama öncesi mikrobölgeleme etütlerinin yaptırılması zorunlu hale getirilmelidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Fay yasası 3 ay içerisinde çıkartılarak hem ülkemizin depremselliği hem de bunun bir parçası olan diri fayların yüzey faylanması tehlikesinin belirlenmesine yönelik mevzuat oluşturulmalı; MTA’nın koordinasyonunda yürütülen Türkiye Paleosismoloji Araştırma Projesi hızlandırılarak 3 yılda tamamlanmak üzere gerekli planlamalar yapılmalıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yukarıdaki araştırma çalışmaları için başta 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu (DASK Kanunu) kapsamındaki gelirler ile 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’la oluşturulan dönüşüm projeleri özel hesabındaki gelirler başta olmak üzere kamu kaynaklarından yeterli ödenek ayrılmalı ve ilgili idarelere bu maçla kullanılmak üzere tahsis edilmelidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Deprem risklerinin önlenmesi amacıyla mikrobölgeleme ve paleosismoloji araştırmalarının planlanması ve uygulanması süreçlerinde yerel yönetimler aktif olarak devrede olmalı, bu araştırmaların yerel idarelerce yapılması/yaptırılması için deprem zararlarının önlenmesi amacıyla toplanan özel tüketim vergisinden gerekli ödenekler tahsis edilmelidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İmar, Afet, Yapı Üretim ve Denetim ve Kentsel Dönüşüm yasalarının deprem güvenliği temelinde birbiriyle daha uyumlu çalışmasını sağlayacak içerik ve yapıya kavuşturulması için ilgili bakanlık, meslek odaları, yerel yönetimler ve akademisyenlerin katılımıyla bir komisyon kurulup, 2021 yılı içinde gerekli değişiklikler hazırlanarak TBMM’ye gönderilmelidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Beton lobisinin başta ovaların imara açılması olmak üzere imar, planlama, yapı üretim ve denetim sistemi üzerindeki etkisini azaltacak önlemler alınmalı, bu amaçla zemin araştırmalarının yerinde denetimini esas alacak bir sistematik en kısa süre içerisinde kurulmalıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sonuç olarak; birkaç gün sonra 13 Mart 1992 günü saat 19:08`de Erzincan’da meydana gelen ve 653 kişinin ölümüne neden olan depremin 29 uncu yılını anacağız. Nerdeyse her ay böylesi acılarla dolu bir depremin anmasını yapıyoruz. Ülke olarak depremin acılarını değil, aldığımız önlemlerin başarılarını anmak istiyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Deprem Haftasında bir kez daha sesleniyoruz;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Depremlere ve tüm afetlere karşı güvenli ve sağlıklı yaşam çevrelerinde yaşamak tüm toplumun temel bir insan hakkıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak; “Herkesi Depremlere Karşı Daha Duyarlı, Daha Kararlı ve Daha Mücadeleci Olmaya Çağırıyoruz…&#8221;<br>&nbsp;<br>TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu.</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2021/03/01/jeoloji-muhendisleri-odasindan-deprem-haftasinda-cagri/">JEOLOJİ MÜHENDİSLERİ ODASINDAN, DEPREM HAFTASINDA ÇAĞRI..</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2021/03/01/jeoloji-muhendisleri-odasindan-deprem-haftasinda-cagri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>1-7 MART, DEPREM HAFTASI ETKİNLİKLERİ..</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2021/02/23/1-7-mart-deprem-haftasi-etkinlikleri/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2021/02/23/1-7-mart-deprem-haftasi-etkinlikleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Feb 2021 15:39:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#depremhaftası]]></category>
		<category><![CDATA[#jeolojimühendisleriodası]]></category>
		<category><![CDATA[#marmaradenizi]]></category>
		<category><![CDATA[#mta]]></category>
		<category><![CDATA[#nacigörür]]></category>
		<category><![CDATA[#tmmob]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=35088</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-“TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, Deprem Haftası nedeniyle basın bilgilendirmesinde bulundu; &#8220;Deprem konusunda toplumsal farkındalığımızın artırılması ve sürdürülmesi, ülkenin altyapı ve üstyapısının depremlere hazır hale getirilmesi, yapılan yıllık çalışmaların gözden geçirilmesi amacıyla her yıl 1-7 Mart tarihleri arası DEPREM HAFTASI olarak kutlanmaktadır. Başta kamu kurum ve kuruluşları olmak üzere ilgili meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşları hafta boyunca [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2021/02/23/1-7-mart-deprem-haftasi-etkinlikleri/">1-7 MART, DEPREM HAFTASI ETKİNLİKLERİ..</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-“TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, Deprem Haftası nedeniyle basın bilgilendirmesinde bulundu;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;Deprem konusunda toplumsal farkındalığımızın artırılması ve sürdürülmesi, ülkenin altyapı ve üstyapısının depremlere hazır hale getirilmesi, yapılan yıllık çalışmaların gözden geçirilmesi amacıyla her yıl 1-7 Mart tarihleri arası DEPREM HAFTASI olarak kutlanmaktadır. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Başta kamu kurum ve kuruluşları olmak üzere ilgili meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşları hafta boyunca çeşitli etkinlikler düzenleyerek deprem konusunda farkındalık oluşturmak için çalışmalar yürütmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu kapsamda Odamız da, “TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Deprem Danışma Kurulu vasıtasıyla öncelikle “Fay Üzerinde Yaşayan Kentlerimiz” raporlarını hazırlayarak toplumla paylaşma kararı almış olup buna ilişkin hazırlanan raporlar her hafta düzenli olarak ilgili kişi, kurum ve toplumla paylaşılmaya devam ediyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Yine “TBMM Depreme Karşı Alınabilecek Önlemlerin ve Depremlerin Zararlarının En aza İndirilebilmesi İçin Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu&#8217;na&#8221; konu hakkında sunum gerçekleştirilmiştir.<br>​​​​​​​<br>  “1-7 MART “DEPREM HAFTASI ETKİNLİKLERİ” kapsamında Odamız Deprem Danışma Kurulu iki konferans düzenleme kararı almıştır. <br>​​​​​​​<br>1.Konferans: Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı (UDSEP-(2012-2023)) kapsamında MTA Genel Müdürlüğü Jeoloji Etütleri Dairesi başkanlığı ile Odamız tarafından ortaklaşa olarak gerçekleştirilecek olan ve Jeoloji Yüksek Mühendisi Hasan ELMACI tarafından 1 Mart tarihinde “ MTA TÜRKİYE PALEOSİSMOLOJİ ARAŞTIRMALARI PROJESİ (TÜRKPAP) 2012-2020 YILLARI ARASI ÇALIŞMALARI” konusunda,</p>



<ol class="wp-block-list" start="2"><li>Konferans: Odamız Deprem Danışma Kurulu Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Naci GÖRÜR tarafından 3 Mart tarihinde “ MARMARA DENİZİ’NDE YAPILAN DEPREM ARAŞTIRMALARI” konusunda yapılacaktır..&#8221;</li></ol>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2021/02/23/1-7-mart-deprem-haftasi-etkinlikleri/">1-7 MART, DEPREM HAFTASI ETKİNLİKLERİ..</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2021/02/23/1-7-mart-deprem-haftasi-etkinlikleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>FAY ÜZERİNDE YAŞAYAN KENTLERİMİZ; MANİSA RAPORU YAYINLANDI..</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2021/01/06/fay-uzerinde-yasayan-kentlerimiz-manisa-raporu-yayinlandi/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2021/01/06/fay-uzerinde-yasayan-kentlerimiz-manisa-raporu-yayinlandi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Jan 2021 10:15:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim-Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#depremdanışmakurulu]]></category>
		<category><![CDATA[#fayüzerindeyaşayankentlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[#jeolojimühendisleriodası]]></category>
		<category><![CDATA[#manisaraporu]]></category>
		<category><![CDATA[#tmmob]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=32301</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Fay Üzerinde Yaşayan Kentlerimiz: Manisa Raporu Yayınlandı​​​​​​​ başlığıyla bir basın açıklaması yayınladı. Oda&#8217;nın açıklaması şöyle; TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu 2020 yılı içinde Elazığ-Sivrice, Malatya-Doğanyol ve Pütürge, Van-Başkale, Bingöl-Yedisu, Manisa-Akhisar ile en son İzmir’de meydana gelen depremlerde; 168 vatandaşımız yaşamını yitirmiş, 3000’e yakın vatandaşımız yaralanmış, 80.000’e yakın konut, işyeri vb. bağımsız bina bölümü yıkılmış [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2021/01/06/fay-uzerinde-yasayan-kentlerimiz-manisa-raporu-yayinlandi/">FAY ÜZERİNDE YAŞAYAN KENTLERİMİZ; MANİSA RAPORU YAYINLANDI..</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[




<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Fay Üzerinde Yaşayan Kentlerimiz: Manisa Raporu Yayınlandı​​​​​​​ başlığıyla bir basın açıklaması yayınladı. Oda&#8217;nın açıklaması şöyle;</p>



<p class="wp-block-paragraph">TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu 2020 yılı içinde Elazığ-Sivrice, Malatya-Doğanyol ve Pütürge, Van-Başkale, Bingöl-Yedisu, Manisa-Akhisar ile en son İzmir’de meydana gelen depremlerde; 168 vatandaşımız yaşamını yitirmiş, 3000’e yakın vatandaşımız yaralanmış, 80.000’e yakın konut, işyeri vb. bağımsız bina bölümü yıkılmış veya hasar görmüş, 20 milyar Türk lirasına yakın maddi kayıp oluşmuştur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Odamız depremler gibi kendi uzmanlık alanında yer alan konulara ilişkin görüşlerini hazırladığı çok sayıdaki rapor, görüş yazısı ve basın açıklamaları yolu ile kamuoyu paylaşmıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yine deprem zararlarının topluma ve yöneticilere doğru bir şekilde aktarılması amacıyla; Odamız Deprem Danışma Kurulunun yaptığı toplantı ve değerlendirmeler sonucunda; “ülkemiz deprem gerçeğinin topluma ve ilgililere doğru anlatılması, kentlerimiz için birer tehlike kaynağı olan fayların konumu ile hangi yerleşim birimlerini doğrudan etkilediğini de dikkate alarak, “içinden diri fay geçen” kentlerimizden başlamak üzere bilgilendirme raporları hazırlayarak ilgili kurum ve kişilere bildirme” kararı almıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu çerçevede düzenlenen “ Fay Üzerinde Yaşayan Kentlerimiz: Manisa Raporu-1” hazırlanarak ilgili kişi ve kurumlarla paylaşılmıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">​​​​​​​TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası kamusal sorumluluğunun gereği olarak, halkı ve yöneticileri uyarmaya, bu konuda alınması gereken tedbir ve önerilerini kamuoyu ile paylaşmaya devam edecektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hazırlanan raporlardan ilki açıklamamız ekinde kamuoyu ile de paylaşılmaktadır. Bu kapsamda önümüzdeki süreçte hazırlanacak raporlar kamuoyu paylaşılmaya devam edilecektir..&#8221;</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://yeniadana.net/resimler/2020-1/16/546691646487649.jpg" alt=""/></figure>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2021/01/06/fay-uzerinde-yasayan-kentlerimiz-manisa-raporu-yayinlandi/">FAY ÜZERİNDE YAŞAYAN KENTLERİMİZ; MANİSA RAPORU YAYINLANDI..</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2021/01/06/fay-uzerinde-yasayan-kentlerimiz-manisa-raporu-yayinlandi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapı Denetimi Kanunu Uygulama Yönetmeliği 15. Kez Değişikliğe Uğradı..</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/12/19/yapi-denetimi-kanunu-uygulama-yonetmeligi-15-kez-degisiklige-ugradi/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/12/19/yapi-denetimi-kanunu-uygulama-yonetmeligi-15-kez-degisiklige-ugradi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Dec 2020 18:15:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#afad]]></category>
		<category><![CDATA[#çevreşehircilikbakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[#jeolojimühendisleriodası]]></category>
		<category><![CDATA[#tmmob]]></category>
		<category><![CDATA[#toki]]></category>
		<category><![CDATA[#yapıdenetimikanunu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=31332</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-TMMOB Jeoloji Mühendisleri OdasıYönetim Kurulu Yapı Denetimi Kanunu Uygulama Yönetmeliği 15. Kez Değişikliğe Uğraması üzerine yazılı açıklama da bulundu. Oda&#8217;nın açıklaması şöyle; &#8220;Yapı denetim kuruluşları ile beton lobisinin istem ve talepleri çerçevesinde Yapı Denetim Kanunu Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 11.12.2020 tarih ve 31331 sayılı Resmi Gazetede yayımlandı. Bu düzenleme ile yönetmelik 15. kez [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/12/19/yapi-denetimi-kanunu-uygulama-yonetmeligi-15-kez-degisiklige-ugradi/">Yapı Denetimi Kanunu Uygulama Yönetmeliği 15. Kez Değişikliğe Uğradı..</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-TMMOB Jeoloji Mühendisleri OdasıYönetim Kurulu Yapı Denetimi Kanunu Uygulama Yönetmeliği 15. Kez Değişikliğe Uğraması üzerine yazılı açıklama da bulundu. Oda&#8217;nın açıklaması şöyle;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;Yapı denetim kuruluşları ile beton lobisinin istem ve talepleri çerçevesinde Yapı Denetim Kanunu Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 11.12.2020 tarih ve 31331 sayılı Resmi Gazetede yayımlandı. Bu düzenleme ile yönetmelik 15. kez değiştirilmiş oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ocak 2020’den bu yana meydana gelen depremler, taşkın, heyelan, kaya ve çığ düşmesi gibi doğa kaynaklı afetler, 240 yakın vatandaşımızın yaşamını yitirmesine, 3000’e yakın vatandaşımızın yaralanmasına, 80.000’e yakın konut, işyeri ve benzeri bağımsız bina bölümünün yıkılması veya ağır hasar görmesine, 20 milyar liraya yakın maddi kaybın ortaya çıkmasına neden olmuştur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yaşanan bunca kayıp ve hasara rağmen, yapı üretim ve denetim sisteminin eksikliğinin fark edilip giderilmesi ile ruhsat veren yerel idarelerin yapı denetim kuruluşları üzerindeki denetim yetkilerinin artırılması gerekirken, buna ilişkin tek bir düzenlemenin yapılmadığı görülmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yapılan son düzenlemede; ne İzmir-Bayraklı’da bataklık alana, ne Elazığ’da dere alüvyonları üzerine inşa edilen ve yıkılan binaların zemin etütlerinin yerinde denetimini esas alacak şekilde bir denetimin yapılmasına, ne de 2020 yılı başından bu yana doğa kaynaklı afetlerden kaynaklı&nbsp; 240 vatandaşımızın yaşamını yitirmesine neden olan&nbsp; ve yapı denetiminden kaynaklanan olguların çözümüne ilişkin tek bir madde bulunmadığı görülmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Doğa kaynaklı afetlerin sorumluluğundan kaçmak için beton lobisi ile yapı denetim kuruluşlarının talepleri çerçevesinde düzenlenen bu son değişikliğin de, bundan önceki 14 değişiklikte olduğu gibi, ülkemizin yapı üretim süreçlerinin denetimine ilişkin sorunları çözmekten uzak olduğu görülmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak Çevre ve Şehircilik Bakanı’na soruyoruz!!</p>



<p class="wp-block-paragraph">1956 yılında yayımlanan 6785 sayılı mülga İmar Kanunu ile getirilen ve geçen yaklaşık 70 yıllık sürede bilim ve mühendislik hizmetlerindeki inanılmaz gelişim ve değişim görmezden gelinerek bugünlere kadar çok ufak değişikliklerle taşınan fenni mesuliyet konusu, yani yapı denetim sisteminin ruhsat eki etüt ve projelerin denetimini kağıt üzerinde değil, gerçek manada yerinde denetimini esas alacak şekilde yapılmasını gerekli kılan düzenlenmelere ihtiyaç olduğunu göstermektedir. Her depremde yaşanan yıkımların ana nedenlerinden birinin denetim eksikliği olduğu bilinmesine rağmen bu konudaki sorunlar neden çözümlenmemektedir?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Son 20 yıldır Marmara’da, Afyon’da, Adana’da, Van’da, Elazığ’da ve en son İzmir-Bayraklı’da yaşanan depremler sonucu can kayıpları ile yıkımların temel nedenlerinden birinin zayıf mühendislik özelliklerine sahip zeminler olduğu bilinmesine rağmen, zemin araştırmalarının yerinde denetimini esas alacak şekilde bir yapı denetimin yapılmasını kim veya kimler engellemektedir? </p>



<p class="wp-block-paragraph">Zemin araştırmalarının yerinde denetiminin, 3194 sayılı kanuna göre yapı denetim firmaları tarafından yapılması gerekirken neden yapılmamaktadır? Yasal mevzuatın uygulanmasını kim veya kimler engellemektedir?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sadece 2020 yılında meydana gelen afetlerde, yapı ruhsatı verilmiş ancak günün norm ve standartlarına göre yapılmamış kaç bina yıkılmış veya ağır hasar görmüştür? Buna ilişkin olarak Bakanlığınızca herhangi bir soruşturma yürütülmekte midir? Yapılan soruşturmalar sonucunda sorumluluğu bulunan yapı müteahhidi, etüt, plan ve projelerin gerçekleştiren proje müellifleri ile kamu adına denetim sorumluluğu üstlenen fenni mesul mühendis ve mimarlar ile görevlerini yerine getirmeyen ilgili idareler hakkında herhangi bir işlem yürütülmekte midir? Yürütülüyor ise kaç kişi veya kurum hakkında soruşturma yürütülmektedir?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bakanlığınız tarafından 2020 yılı içinde doğa kaynaklı afetlerden zarar gören ve hasar tespiti sonucu; hafif, orta veya ağır hasarlı bina sayısı ile acil yıktırılan bina sayısı kaç adettir? Bunların kaçı zeminden kaynaklı sorunlardan dolayı hasar görmüş ve yıkılmıştır?&nbsp;<br>​​​​​​​<br>2020 yılı içinde 240 yurttaşımızın yaşamını yitirdiği onbinlerce binanın hasar gördüğü Bakanlığınız tarafından yapılan açıklamalardan öğrenilmiştir. Bu oranda ağır can kayıpları nedeniyle doğa kaynaklı afetler sonucunda, can kaybında dünya sıralamasında 1. olduğumuz bu günlerde, özelde depremin, genelde ise doğa kaynaklı afetlerin bütün sorumluluğun AFAD Başkanlığı veya TOKİ vasıtasıyla yapılan borçlandırmalarla, depremlerden veya diğer doğa kaynaklı afetlerden zarar gören fakir halk kesimlerine kesilmesine yıkılması doğru mudur? Suçlu yıkıma ve can kaybına uğrayan halk mı?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yapı denetim kuruluşları günümüzde ruhsat eki etüt ve projeler ile yapı üretim süreçlerinin tüm denetim hizmetlerinden sorumlu olup, vatandaştan parasını peşin almalarına rağmen, neden tek bir zemin ve temel etüt araştırmasının yerinde denetimi sağlanamamaktadır? Neden tek bir sondajın başında yapı denetim şirketlerinin kontrol elemanı görülmemektedir? </p>



<p class="wp-block-paragraph">Vatandaşımız, ücretini peşin ödediği denetim hizmetini neden alamamakta, Bakanlığınız bu süreci yasal mevzuata ve açık yargı karlarına göre neden işletmemektedir? Bu sürecin kazananı vatandaş olmadığına göre kimler korunmaktadır?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bütün dünyada; fay hatlarının tektonik deformasyon zonu (fay sakınım bandı), heyelanlı alanlar, taşkın bölgeleri, kaya ve çığ tehlikesi bulunan alanlarda bina ve bina türü yapılar için sınırlandırılma bulunmasına rağmen, neden her gün bu alanlarda herhangi bir kısıtlama getirilmeksizin yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi düzenlenmektedir? Arsa ve arazi rantından yararlanmak isteyenlerin çıkarları doğrultusunda bu alanlar neden imara açılmaktadır? Neden tek bir işlem yapılmayarak, ruhsatlar iptal edilmemektedir?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Anayasanın&nbsp;138. Maddesine göre “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez”&nbsp;hükmü bulunmasına rağmen bir yılı aşkın süredir “Danıştay Altıncı Dairesinin Esas No: 2017/4837 ve Karar No: 2019/6454 sayılı kararına” uygun düzenleme neden yapılmıyor? Mahkeme kararlarını uygulamamayı Anayasaya aykırı görüyor musunuz?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sonuç olarak, ülke insanımızın can ve mal güvenliğini korumakla görevli olan kurumların eylem ve işlemlerini kamu yarını gözeterek yapmaları gerekirken, bazı grup, kişi ve kuruluşların talepleri ile yapılan düzenlemelerin yaşanan sorunları çözmesi mümkün değildir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu kapsamda 11.12.2020 tarih ve&nbsp; 31331 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan&nbsp;Yapı Denetim Kanunu Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair&nbsp;Yönetmeliğinde yapılan düzenlemelerin halkın çıkarlarını koruyan, ülke insanımızı, fay zonlarının deformasyon zonu, heyelanlı alanlar, dere ve taşkın alanları gibi&nbsp; doğa kaynaklı afetlere maruz kalan veya kalabilecek nitelikte alanlara yerleşimi sınırlayan,&nbsp; kağıt üzerinde değil işleyen bir&nbsp; kamusal denetimi önceleyen, yerel idarelerin fenni mesuliyet sistemi içindeki yerini geliştirip, şeffaflık ve hesap verebilirliği artıran&nbsp; denetim mekanizmasının altyapısının oluşturulması gerekirken, buna aykırı düzenlemelerin yapılma(ma)sı kabul edilemez.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Saygılarımızla,</p>



<p class="wp-block-paragraph">TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yönetim Kurulu</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/12/19/yapi-denetimi-kanunu-uygulama-yonetmeligi-15-kez-degisiklige-ugradi/">Yapı Denetimi Kanunu Uygulama Yönetmeliği 15. Kez Değişikliğe Uğradı..</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/12/19/yapi-denetimi-kanunu-uygulama-yonetmeligi-15-kez-degisiklige-ugradi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Deprem Danışma Kurulu Oluşturuldu..</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/12/18/tmmob-jeoloji-muhendisleri-odasi-deprem-danisma-kurulu-olusturuldu/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/12/18/tmmob-jeoloji-muhendisleri-odasi-deprem-danisma-kurulu-olusturuldu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2020 09:06:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#depremdanışmakurulu]]></category>
		<category><![CDATA[#jeolojimühendisleriodası]]></category>
		<category><![CDATA[#tmmob]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=31245</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odasınca Deprem Danışma Kurulu oluşturuldu. Bununla ilgili yapılan bilgilendirme ise şöyle; &#8220;Alp-Himalaya aktif tektonik kuşağı üzerinden yer alan ve sıklıkla depremlerden etkilenen ülkemizde, Jeoloji Mühendisliği meslek alanı içinde yer alan deprem ve depremin etkileri konularında yapılan veya yapılması planlan araştırma ve çalışmaları yürütmek, yönlendirmek, toplumun doğru bilgilendirilmesi sağlamak, toplumun deprem ve deprem [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/12/18/tmmob-jeoloji-muhendisleri-odasi-deprem-danisma-kurulu-olusturuldu/">TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Deprem Danışma Kurulu Oluşturuldu..</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odasınca Deprem Danışma Kurulu oluşturuldu. Bununla ilgili yapılan bilgilendirme ise şöyle;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;Alp-Himalaya aktif tektonik kuşağı üzerinden yer alan ve sıklıkla depremlerden etkilenen ülkemizde, Jeoloji Mühendisliği meslek alanı içinde yer alan deprem ve depremin etkileri konularında yapılan veya yapılması planlan araştırma ve çalışmaları yürütmek, yönlendirmek, toplumun doğru bilgilendirilmesi sağlamak, toplumun deprem ve deprem etkilerine karşı hazır hale getirilmesi konusunda yapılması gereken çalışmalara destek vermek, olası depremler öncesi, sırası veya sonrası çalışmalarda TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası adına incelemelerde bulunarak sonuçlarını kamuoyu ile paylaşmak, kurul üyeleri arasında eşgüdüm ile ortak çalışmalar yürütülmesini sağlamak amacıyla Yönetim Kurulunun 01.12.2020 tarih ve 107 sayılı kararı ile TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Deprem Danışma Kurulu oluşturulmuştur..</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/12/18/tmmob-jeoloji-muhendisleri-odasi-deprem-danisma-kurulu-olusturuldu/">TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Deprem Danışma Kurulu Oluşturuldu..</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/12/18/tmmob-jeoloji-muhendisleri-odasi-deprem-danisma-kurulu-olusturuldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>FAY YASASINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME; &#8220;KİM-NEYE KARŞI?..&#8221;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/12/12/fay-yasasina-iliskin-degerlendirme-kim-neye-karsi/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/12/12/fay-yasasina-iliskin-degerlendirme-kim-neye-karsi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 Dec 2020 14:38:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#çevreşehircilikbakanı]]></category>
		<category><![CDATA[#fayyasası]]></category>
		<category><![CDATA[#jeolojimühendisleriodası]]></category>
		<category><![CDATA[#tmmob]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=30901</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, Fay Yasasına ilişkin basın bilgilendirmesinde bulundu. Türkiye&#8217;nin depremselliğine bir kez daha dikkat çekilen ve gerekli önlemlerin ivedi bir şekilde alınması gerektiği uyarılarında bulunulan bilgilendirme şöyle; Yönetim Kurulu Yerleşim alanlarının afetlere karşı dirençli bir anlayışla planlanabilmesi, toplumun afetler karşısında daha güvenli ve hazır hale getirilmesinin bir parçası olarak “FAY YASASI” adı altında [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/12/12/fay-yasasina-iliskin-degerlendirme-kim-neye-karsi/">FAY YASASINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME; &#8220;KİM-NEYE KARŞI?..&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, Fay Yasasına ilişkin basın bilgilendirmesinde bulundu. Türkiye&#8217;nin depremselliğine bir kez daha dikkat çekilen ve gerekli önlemlerin ivedi bir şekilde alınması gerektiği uyarılarında bulunulan bilgilendirme şöyle;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yönetim Kurulu Yerleşim alanlarının afetlere karşı dirençli bir anlayışla planlanabilmesi, toplumun afetler karşısında daha güvenli ve hazır hale getirilmesinin bir parçası olarak “FAY YASASI” adı altında önerilen yasa değişikliği teklifimiz son günlerde kamuoyunun gündeminde ön plana çıkmıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Her ne kadar adı “FAY YASASI” olarak tanımlansa da bu öneri sadece 7269 sayılı yasada yüzey faylanması tehlikesi taşıyan alanlarda planlama ve yapılaşma süreçlerinin yeniden düzenlenmesini içeren bir mevzuat değişikliği değildir; aynı zamanda 3194 ve 4708 sayılı yasalarda da değişiklikler öneren ve böylece imar, afet ve yapı denetim hukukunun risk azaltma odaklı bir hedef doğrultusunda birbiriyle daha uyumlu bir şekilde işletilmesini hedefleyen bir düzenlemedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak bu önerimiz içerdiği bütünsellikten ve depremsellik bağlamından kopartılmakta, yanlış çıkarsamalarla hiç ummadığımız çevreler tarafından bile “heyelanlı alanlar, dere yatakları, fay zonlarının üstünü, çığ tehlikesi taşıyan bölgelerin sınırsız olarak imar ve yapılaşma amacıyla kullanılmasına neden olacak” şeklinde görüşler beyan edilmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle konuya ilişkin bazı açıklamaların ve bilgilendirmelerin tekrar yapılması ihtiyacı ve gerekliliği duyulmuştur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Günümüzde tüm dünyada afet ve afet yönetimi, ister doğa, isterse de insan etkilerinden kaynaklı olsun, bütün tehlike kaynaklarının yasal mevzuat içinde tanımlanması ve bu tehlike kaynaklarının yaratacağı risklerin öngörülerek azaltılması ve risklere yönelik önlemlerin afetler öncesinde alınması prensibine dayanmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu çerçeveden bakıldığında;</p>



<p class="wp-block-paragraph">1-Deprem hasarı sarsıntı etkisinin yanı sıra, bu etki ile tetiklenen sıvılaşma, heyelan, kaya düşmesi gibi zemin davranışları, tsunami ve diri fay boyunca oluşan hareketin yer yüzeyinde düşeyde ve/veya yatayda meydana getirdiği kırık, yer değiştirme, kayma, sıkışma, çökme gibi deformasyonları kapsar. Bu deformasyon alanı “Yüzey Faylanması Tehlike Kuşağı” olarak tanımlanır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yüzey faylanması tehlike kuşağı içinde yer alan yapılar, hem fayın hareket mekanizmasına bağlı olarak (fay türüne bağlı) düşeyde veya yatayda meydana gelen deformasyonlardan, hem de sarsıntı etkisi ile yıkıma uğrarken, faydan uzak mesafede yer alan yapılar ise sarsıntı etkisi ile yıkılmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle gelecekte yüzey kırılmasıyla sonuçlanabilecek ve üzerindeki tüm yapılarda yoğun hasar yaratabilecek yüzey faylanması tehlikesine karşı geçerliği kanıtlanmış bilimsel kurallara dayanan değerlendirmelerin yapılması ve risk azaltıcı önlemlerin önceden alınması gereklidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yaşadığımız deprem deneyimlerinden belli bir büyüklüğün üzerindeki depremlerde yüzey faylanması tehlike zonlarında yer alan bina ve yapıların hasar görmeden ayakta kalması olanağının bulunmadığı bilinmektedir. Depremler sonucu fay deformasyon alanlarının dışında meydana gelen yıkım ve hasarların büyük bölümünün aslında imara açılmaması gereken zayıf dayanımlı, suya doygun milli servet niteliğindeki ovalar ve tarım alanları üzerinde meydana geldiği, bununla birlikte jeolojik zemin profili, zemin jeoteknik dayanımları ve deprem yükleri altındaki tepkileri doğru tahkik edilmeyen diğer yapı alanlarındaki zeminlerle uyumsuz yapılaşmadan kaynaklandığının da elbette farkındayız.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak yüzey faylanmasının yerleşim alanları için çok daha farklı bir nedene dayanan açık bir tehlike ve risk faktörü olduğunun da farkındayız.&nbsp; Yoksa iddia edildiği gibi ne deprem gerçeği ve risklerini yüzey faylanmasına indirgemek ve onunla sınırlı tutmak, ne de “yüzey kırıkları tespit edilemiyorsa deprem riskinin olmadığını varsaymak” söz konusudur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yüzey faylanması ülke depremselliğinin bir parçasıdır, depremin yarattığı tüm tehlike kaynaklarına karşı bütünsel bir bakış açısıyla mücadele edilebilir. Bu bakış açısının her zaman en büyük savunucusu, doğaldır ki deprem araştırmaları mesleki derinliğinin bir parçası olan Jeoloji Mühendisliği ve onun meslek örgütü Jeoloji Mühendisleri Odasıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">2- “Fay yasası” olarak bilinen teklifin temel hedefi, yüzeyde görülen ve aktif olan fayların her iki tarafına oluşturulacak “sakınım bandı içinde” kalan alanda bina ve bina türü yapılaşmaya sınırlama getirilerek yerleşim yerlerindeki afet riskinin, can ve mal kaybının azaltılarak afetlere karşı dayanıklılığın artırılması sürecine katkı vermektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Odamızın yaptığı tespitlere göre şu anda 18 kent, 80’ni aşkın ilçe ve 502 köydeki 100.000’in üzerinde bina, 600.000’den fazla insanımız “yüzey faylanması tehlike zonu” üzerinde yaşamaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yüzey faylanmasına karşı sakınım bandı oluşturulması ve yapılaşmaya kısıtlama getirilmesi önerimiz, 50 yıldır ABD, 30 yılı aşkın süredir 27 Avrupa Birliği ülkesi, Japonya, Yeni Zelanda, Tayvan gibi ülkemizle benzer biçimde topraklarında diri fay barındıran birçok ülkede uygulanmaktadır. Bu olgunun ulusal mevzuatımıza kazandırılması ile ülkemiz insanı gelişmiş ülkelerde olduğu gibi taşkın, heyelan, çığ ve kaya düşmesi tehlikelerinin yanı sıra yüzey faylanması tehlikesine karşı da korunan güvenli ve sağlıklı alanlarda yaşama hakkına bir adım daha atmış olacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Başta meslek odaları olmak üzere konuyla ilgili çalışmalarda bulunan kişi ve kurumların ülkemiz yerleşimleri ve bu yerleşimlerdeki yurttaşlar için bu korumayı sağlayacak mekanizmalara duyarsız kalmaması, kendi mesleki derinliği içerisinde bu amaçla öneri ve yaklaşımlar geliştirmesi kamusal bir sorumluluktur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Belirtilen jeolojik riskli alanlarda yaşayan insanlarımızın yaşam hakkını savunmak buna yönelik girişimlerde bulunmak doğrudan kamu yararına ilişkin bir faaliyet olup, toplumsal ve mesleki sorumluluğumuzun bir gereğidir.&nbsp; Gerçeği sessiz kalmayarak dile getiren Odamızın önerisine karşı çıkarak, fay zonları ile heyelanlı alanlar, çığ ve kaya düşme tehlikesi bulunan alanlar veya taşkın alanları gibi riskli alanlarda yaşamanın güvenli olduğunu söylemek, bunca can kaybına rağmen bu alanlarda yapılaşmayı önermek mi kamu yararınadır?</p>



<p class="wp-block-paragraph">3-Çevre ve Şehircilik Bakanlığı başta olmak üzere ilgili Bakanlıkların bu konuda günümüze kadar yaptıkları düzenlemeler, toplumun ihtiyaçlarını afet risklerini önceleyen, zarar azaltıcı bir bakış açısı ile karşılamak yerine, imar, afet, planlama, yapı üretim ve denetim, kentsel dönüşüm, çevre, orman, tabiat varlıklarını koruma gibi kanunlarda yaptıkları değişiklikler kentlerimizi doğa kaynaklı afetlere karşı korumasız bırakmış, her depremde veya taşkında daha fazla insanımızı kaybeder hale getirmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Konuya “Fay Yasası” önerisi açısından bakılacak olursa, Ülkemizde bugüne kadar kentsel yerleşim alanlarında gerçekleştirilecek mekânsal planlama süreçleriyle yüzey faylanması olgusunu ilişkilendiren&nbsp;ne bir fay yasası ne buna ilişkin bir yönetmelik ne de tek bir tebliğ bulunmamaktadır.&nbsp;Bu nedenle 2004 yılında toplanan ve TMMOB bağlı çok sayıda Odanın da katıldığı Deprem Şurasının temel önerilerinden biri diri faylar konusunda araştırma ve mevzuatının oluşturulması olmuştur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Diğer yandan ulusal afet hukukuna ve uygulamalarına ilişkin bir bilgi eksikliğini de gidermek isteriz. 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlere Dair Kanun’un herhangi bir maddesinde yüzey faylanmasına dair açık bir hüküm olmaması nedeniyle yüzey faylanması konusunda belirli ve ortak bir afet uygulaması gerçekleştirilememekte; imar ve afet uygulamasında yüzey faylanması depremselliğin bir parçası olarak görülmemektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">7269 sayılı yasanın birinci ve ikinci maddelerinde “deprem (Yer sarsıntısı), yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi, çığ, tasman” olayları zaten açık bir şekilde sayılmıştır. “Fay Yasası” önerisi ile yapılan ise sadece bu sayılanlar arasına, tektonik deformasyon zonu olarak da birçok kaynakta tarif edilen “yüzey faylanması tehlike kuşağı veya sakınım bandının” ilave edilmesidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Böylece bu alanların da tıpkı, heyelanlı alanlar, çığ ve kaya düşme tehlikesi bulunan alanlar veya taşkın alanları gibi “tehlike kaynağı” olarak tanımlanması, belirlenen tehlike bantları (sakınım bandı) üzerinde bina ve bina türü yapıların yapılmasının sınırlandırılarak risklerin minimize edilmesi hedeflenmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Öte yandan bilhassa 1999 depremlerinden bu yana bilinen diri faylar üzerindeki yerler Çevre Şehircilik Bakanlığı tarafından herhangi bir yasa ve yönetmeliğe ya da bilimsel kritere dayanılmaksızın “Önlemli Alan” İlan edilmekte ve yerleşime kapatılmaktadır. Önerilen Fay Yasası ile bu uygulamanın yasa ve yönetmelik çerçevesinde ve bilimsel kriterlere uyumu sağlanacak, 20 yıldır süregelen keyfi uygulamalar ve çözüm bekleyen bir sorun giderilecektir.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Önerilen düzenleme ile belirli büyüklükte deprem üreten fayların tektonik deformasyon zonu da tehlike kaynağı olarak görülecek ve buna ilişkin düzenlemeler yapılarak ülke insanının uğrayacağı can kayıplar azaltılacaktır. Bu nedenle de buna ilişkin yeni bir yasal değişikliğin yapılmasına ihtiyaç bulunmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">4-Odamız tarafından yapılan 08.09.2020 tarihli&nbsp; “FAY YASASINA “EVET” ANCAK..” başlıklı basın açıklamasında kısaca “FAY YASASI” olarak tanımlamakla birlikte, deprem, heyelan, çığ düşmesi ve sel gibi doğa kaynaklı olayların afete dönüşmemesi için yapılaşmaya getirilecek kısıtlamaları kapsayan ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlere Dair Kanun’da değişikliği içeren önerimizin ilgili bazı kanunlarda asgari düzeyde değişiklikleri beraberinde getirmediği sürece başarıya ulaşma şansının bulunmadığı da özellikle vurgulanmıştır.<br>Bu kapsamda;</p>



<p class="wp-block-paragraph">7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlere Dair Kanun “afet öncesi, sırası ve sonrası” yapılacak iş ve işlemlere açıklık getirecek şekilde yeniden düzenlenmelidir. Yine kanunun ikinci maddesi “yapılacak özel jeolojik araştırmalar sonucunda” aktif olduğu ve yüzey faylanması tehlikesi yaratma potansiyeli olduğu tespit edilen fay hatları ve zonları üstüne yapı yapılamayacağı mutlaka vurgulanmalı, ayrıca “DSİ Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanacak taşkın tehlike ve risk haritalarına göre taşkın riski yüksek olan alanlar ile heyelan, çığ ve kaya düşmesi tehlikesi ile karşı karşıya bulunan alanların yapılaşmaya açılmayacağı” şeklinde düzenlenmelidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">3194 sayılı İmar Kanunu’nun 5. Maddesindeki “mekânsal strateji planı” tanımı içine, “sağlık ve afet politikaları” kavramı da alınarak&nbsp; madde “…..ekonomik, sosyal, sağlık, çevre ve afet politikaları…” şeklinde yeniden düzenlenmeli, yine 8. maddeye&nbsp; ek fıkra&nbsp; düzenlemesi yapılarak “ 7269 sayılı yasaya göre afet riski bulunan alanlar “ imar planlarına işlenmeli ve imar planları kapsamı içinde yapılaşmaya açılmayacağı” vurgulanmalı ve 22. maddesine yapılacak revizyonla “ruhsat vermeye yetkili belediye ve valiliklerin” 7269 sayılı yasaya göre “afet riskli alanlar içinde bulunan parsellere yapı ruhsatı verilmez” şeklinde bir düzenlemeye gidilmelidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">4708 sayılı Yapı Denetimi Kanunun 3. Maddesinde düzenleme yapılarak, binaların oturduğu zeminler için yapılacak jeolojik araştırmaların “yerinde denetimi esas alacak şekilde kontrol ve denetim hizmetlerinin yürütüleceği” açıkça belirtilmeli, ayrıca söz konusu kanuna bir madde ilavesi ile aktif fay zonları, dere yatakları, taşkın, heyelan,&nbsp; kaya ve çığ düşmesi sınırları içinde yer alan&nbsp; alanlar içinde yapılacak olası yapıların proje müellifliğini veya fenni mesuliyetini üstelenen mühendis ve mimarlara yönelik caydırıcı işlemlerin tesis edileceğini” belirtir düzenleme yapılmalıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aktif fay zonlarının üstü, dere yatakları, taşkın, heyelan, çığ ve kaya düşmesi tehlikesi alan sınırları içinde kalan yapılar öncelikle 6306 sayılı “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun” kapsamına alınarak kamusal bir anlayışla kentsel dönüşüm çalışmaları hızlandırılmalı, ancak afet riskli alanlar içinde bina veya konutu bulunan vatandaşlarımızın mağdur edilmemesi için uygun alanlarda barınma ihtiyaçlarının devlet tarafından karşılanacağı çözüm önerileri geliştirilmelidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dere yataklarının doğal akışının değiştirilmesine, kesitlerinin daraltılmasına, moloz ve çöp döküm alanı, yol ve altyapı tesisi amaçlı kullanımına son verilmeli, bu kapsamda DSİ Genel Müdürlüğünce yasal düzenlemeler yapılmalıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">5393 sayılı Belediye Kanunu ile 5213 sayılı Büyükşehir Belediyeleri Kanununda değişiklik yapılarak, aktif fay hatlarının üstü, dere yatakları, taşkın alanları, heyelan çığ veya kaya düşmesi tehlikesi yaşanacak alanların yeşil alan kullanımı dışında, hiçbir amaçla kullanılmayacağı, bu alanları farklı amaçla kullanıma açanlara yönelik idari ve cezai yaptırımların uygulanacağına yönelik düzenlemeler yapılmadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şeklindeki yasa değişikliği önerilerimiz sıralanmış ve sonuç olarak; yukarıda vurgulanan düzenlemeleri içeren geniş bir çerçeveye sahip “FAY YASASINA” EVET” DİYORUZ. Aksi takdirde rant politikaları yaklaşımını temel alan, bir “fay yasasının” toplumu doğa kaynaklı afetlere karşı korumasının mümkün olmayacağı da özellikle vurgulanmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu açıklamalarımıza rağmen, kentsel dönüşüm yasası olarak bilinen 6306 sayılı “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun”un rant odaklı uygulamaları alakasız bir şekilde Oda önerimizle ilişkilendirilmeye çalışılarak benzer uygulamalara yol açacağı, istismara neden olacağı eleştirisinde bulunulmuştur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tekrar belirtelim ki; aktif fay zonlarının üstü, dere yatakları, taşkın, heyelan, çığ ve kaya düşmesi tehlikesi alan sınırları içinde kalan yapıların,&nbsp;halk mağdur edilmeden kamusal bir anlayışla kentsel dönüşüme tabi tutulması ve barınma ihtiyaçlarının devlet tarafından karşılanması gerektiği özellikle vurgulanmıştır.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Önerimizin bir parçası olan bu ifadelerin; “sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini üretmenin bir yana bırakıldığı”, “uygulamaların ranta ve istismara dönüşmesine hizmet edeceği” şeklindeki yaklaşımlar da açıklanmaya muhtaç, yersiz değerlendirmelerdir. Belirttiğimiz riskli alanlarda yaşamanın kaçınılmaz sonucunu görmezden gelip, istismara yol açabileceği varsayımıyla bu olumsuzluğa kayıtsız kalamayarak, tehlikeyi vurgulayıp çözüm önerisini de getirmenin görev ve sorumluluğumuz olduğunu düşünüyoruz.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yine, bir diğer tartışma konusu da kısaca “Fay Yasası” olarak nitelenen teklifin bir parçasını oluşturan 4708 sayılı Yapı Denetimi Kanunu’na ilişkin değişiklik önerimizdir. Bu öneri binaların oturduğu zeminler için yapılacak jeolojik araştırmaların “yerinde denetimi esas alacak şekilde kontrol ve denetim hizmetlerinin yürütülmesine sağlamak amacıyla geliştirilmiş olan bu öneri;&nbsp;bina ve bina türü yapıların etüt ve proje süreçlerinden başlayarak arazide, sondaj çalışmalarının başladığı süreçten, bina yapım aşamasına kadar “denetim süreçlerinin kağıt üzerinde değil, fiili olarak yerinde denetimi esas alacak şekilde işletilmesi &nbsp;ve bu eksikliğin giderilmesi amacıyla getirilmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">2020 yılı Ocak ayından bu yana ülkemizde yaşanan depremler, sel ve taşkınlar, heyelan ve çığ düşmesi sonucunda 240 yurttaşımız yaşamını yitirmiş, 3000’e yakın insanımız yaralanmış, 80.000’e yakın konut, işyeri vb bina bölümleri yıkılmış veya hasar görmüş, 20 milyar lira maddi kayıp oluşmuştur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yaşanan yıkım ve can kayıplarının temel nedenlerinden birinin kamusal denetimden uzak bir anlayışla düzenlenen yapı denetim sistemi olması bilinmesine rağmen 11.12.2020 tarihinde çıkarılan “Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliği” nde dahi sorunların çözümüne ilişkin düzenlemeler gerçekleştirilmemiştir.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yönetmelik değişikliğinin birkaç yapı denetim şirketine yarar sağlamanın dışında, ne İzmir-Bayraklı’da bataklık alana, ne Elazığ’da dere alüvyonları üzerine inşa edilen ve yıkılan binaların zemin etütlerinin denetimine, ne de 2020 yılı başından bu yana afetlerde 240 vatandaşımızın yaşamını yitirmesine neden olan olguların çözümüne ilişkin tek bir madde içermediği görülmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sonuç olarak; İnsanoğlunun Ay’a ayak basmasından 10 yıl önce, Elazığ ve Malatya’da bu yıl meydan gelen depremlere kaynaklık eden Doğu Anadolu Fay Zonu’nun keşfinden yaklaşık 13 yıl önce, Marmara depremlerinden 40 yıl önce 1959 yılında çıkarılan 7269 sayılı ‘Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun başta olmak üzere, imar, planlama, kentleşme, yapı üretim ve denetim, kentsel dönüşüm yasalarının yeterli olduğunu savunmamızın olanaklı olmadığını, arsa, arazi ve imar rantiyerleri ile beton lobisinin etkisi ve onların ihtiyaçlarını giderir nitelikte çıkarılan çok sayıdaki düzenlemenin yaşam alanlarımızı, kentlerimizi, derelerimizi rant ve talan uğruna yaşanamaz hale getirdiğini,&nbsp; her depremde veya taşkında onlarca-yüzlerce insanımızı kaybettiğimizin de farkındayız.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İşte bu nedenle bilinmesini isteriz ki; “Fay Yasası” olarak adlandırılan teklif “yüzey faylanması tehlikesi oluşturabilecek aktif fay zonlarının (sakınım bandı içindeki alanların), heyelanlı alanlar, dere yatakları, taşkın alanları, çığ riski bulunan alanlar gibi &nbsp;doğa kaynaklı “tehlike kaynakları” olarak değerlendirilerek ulusal afet hukukunda tanımlı hale gelmesi ve bu alanlar üzerinde bina ve bina türü yapılaşmanın sınırlandırılması ve bu sürecin imar ve yapı denetim süreçleriyle uyumlu bir şekilde yürütülmesini hedefler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu bakış açısı ülke depremselliğinin tüm boyutlarıyla ve doğru bir şekilde kavranmasının bir sonucu olup herhangi bir kurum veya kuruluşa deprem risk azaltma sürecindeki diğer görev ve sorumluluklarını bir kenara bırakma/bıraktırma amacını taşımaz, rant politikalarının bir aracı olamaz veya böylesi bir amaca hizmet etmez; zaten etmesine de Odamız izin vermez.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dün olduğu gibi bugün ve gelecekte depremlere karşı gerekli koruma önlemleri alınarak ülkemiz yerleşimlerinin gelecekteki deprem risklerinden korunması ve ortaya çıkacak zararların azaltılması için mesleki derinliğimizin, bilimin ve kamu yararının yanı sıra TMMOB’nin ilkeleri ve dayanışma ruhu ile mücadelemize devam edeceğiz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Saygılarımızla,</p>



<p class="wp-block-paragraph">TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yönetim Kurulu</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/12/12/fay-yasasina-iliskin-degerlendirme-kim-neye-karsi/">FAY YASASINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME; &#8220;KİM-NEYE KARŞI?..&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/12/12/fay-yasasina-iliskin-degerlendirme-kim-neye-karsi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Bir saldırı da Kula-Salihli Jeoparkı’na!..&#8221;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/12/10/bir-saldiri-da-kula-salihli-jeoparkina/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/12/10/bir-saldiri-da-kula-salihli-jeoparkina/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Dec 2020 13:42:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#çedraporu]]></category>
		<category><![CDATA[#jeolojimühendisleriodası]]></category>
		<category><![CDATA[#kulasalihlijeoparkı]]></category>
		<category><![CDATA[#tmmob]]></category>
		<category><![CDATA[#unesco]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=30778</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Kula Salihli Jeoparkında kazı ve harfiyat yapılmasına yönelik bir basın açıklaması yaptı. Oda&#8217;nın uyarılarla dolu açıklaması şöyle; &#8220;Son bir yıldır Gümüşhane’deki Dipsiz Göl’ün Valilik izniyle define arayıcıları tarafından yok edilmesinden sonra, Erzurum-Narman’da jeopark niteliğindeki alanda Belediyenin yaptırdığı betonarme bina, Erzurum-Tortum Şelalesinde peyzaj düzenlemesi adı altında Valilik tarafından doğal çevre tahrip edilerek [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/12/10/bir-saldiri-da-kula-salihli-jeoparkina/">&#8220;Bir saldırı da Kula-Salihli Jeoparkı’na!..&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Kula Salihli Jeoparkında kazı ve harfiyat yapılmasına yönelik bir basın açıklaması yaptı. Oda&#8217;nın uyarılarla dolu açıklaması şöyle;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;Son bir yıldır Gümüşhane’deki Dipsiz Göl’ün Valilik izniyle define arayıcıları tarafından yok edilmesinden sonra, Erzurum-Narman’da jeopark niteliğindeki alanda Belediyenin yaptırdığı betonarme bina, Erzurum-Tortum Şelalesinde peyzaj düzenlemesi adı altında Valilik tarafından doğal çevre tahrip edilerek &nbsp;yapılan düzenlemeler, ardından Mersin’in Cennet-Cehennem Obruğu içine yapılan asansör rezaleti ile Dünya’nın sayılı jeoparkı olmaya aday Kapadokya’nın, Kapadokya Alan Yönetimi Kanunu ile imar rantı ve talanına açılması ve yok edilmeye başlanmasından sonra, son günlerde Kula-Salihli Jeopark Alanı sınırları içerisinde bir firmanın,&nbsp; Salihli-Karaağaç Mahallesinde Gümüş Çay’ı üzerinde baraj inşaatı çalışmasına başlaması kabul edilemez.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ülkemizin, UNESCO Global Jeopark Ağına dahil olan ilk ve tek tek jeoparkı “KULA-SALİHLİ JEOPARK” alanı içerisinde, UNESCO’dan izin alınmaksızın, firmanın, bundan 6 yıl önce verilen ve geçerliliğini yitirmiş olan “ÇED Gerekli Değildir” raporuna dayanarak&nbsp;jeopark alan sınırları içinde kazı ve hafriyata girişmesi, bölgede yer alan ve bir kez yok edildiğinde bir daha yerine konulması imkansız nitelikteki jeositlere ve dolayısıyla KULA-SALİHLİ JEOPARKI’nın var oluş ögelerine zarar verecektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak uyarıyoruz!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ülkemizin ilk ve tek UNESCO Global Jeopark ağı içinde yer alan Kula-Salihli Jeoparkının ülke enerji ihtiyacı içinde hiçbir değer ifade etmeyen, bundan 6 yıl önce alınmış olduğu ve süresi dolan bir “ÇED Gerekli Değildir” raporuna istinaden ülkenin, korunmaya değer doğal varlıklarına karşı saldırısı kabul edilemez.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü duruma derhal müdahale etmeli, geçersiz olan ÇED raporu iptal edilmeli ve inşaat çalışmaları durdurulmalıdır.<br>Manisa Valiliği vakit geçirmeksizin, ÇED Yönetmeliğinin 19. Maddesi kapsamında işlem tesis ederek, zarar veriler yerlerin eski haline getirilmesi için çalışma başlatmalıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ülkenin doğal varlıklarını korumakla görevlendirilen ve Jeopark Belediyeler Birliği Başkanlığı görevini de yürüten Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı’nın bu tahribatı görmezden gelmesi ve buna ilişkin herhangi tedbir almaması kabul edilemez. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı, “Kula-Salihli UNESCO Global Jeopark” sınırları içerisinde yapılan HES inşaatına müdahale etmeli, sorumsuzca davranarak, jeopark alan sınırları içinde yer alan jeositlere zarar verenleri tespit ederek sorumlular hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunmalıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">UNESCO Türk Milli Komisyonu bölgede incelemelerde bulunmak için bir heyet görevlendirerek inceleme yapmalı, yapılan yanlış uygulamalar yetkili kurum ve kamuoyu ile paylaşılmalıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sonuç olarak; kamuoyuna yansıyan açıklamalara rağmen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü ve ÇED Genel Müdürlüğünün duruma müdahale etmemesi, bu konuda caydırıcı tedbirler ile yasal düzenleme altyapısını oluşturmaması kabul edilemez.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir yandan yeni jeopark alanları oluşturma girişimleri devam ederken bir yandan da UNESCO Global Jeopark Ağı içinde yer alan ilk ve tek jeoparkımız sınırları içinde yürütülen bu tahrip edici faaliyete göz yumulması büyük bir çelişki oluşturmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu durum, yeni jeopark alanı başvurularımızda karşımıza engel olarak konulacaktır. Her gün ülkenin farklı yerlerinde doğal varlık ve kaynaklarına karşı girişilen bu saldırı ve tahribatlara karşı TBMM’si duruma el koymalı, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunda gerekli değişiklikler yapılarak jeopark alanlarına ilişkin düzenlemeler acilen gerçekleştirilmelidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aksi takdirde ender bulunan, bir kez yok edildiğinde bir daha yerine konulması imkansız olan doğal varlıklarımız yok edilmeye devam edilecektir..&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Saygılarımızla,<br>​​​​​​​<br>TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://www.jmo.org.tr/resimler/bizden/15788_11_47_25.jpg" alt=""/></figure>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/12/10/bir-saldiri-da-kula-salihli-jeoparkina/">&#8220;Bir saldırı da Kula-Salihli Jeoparkı’na!..&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/12/10/bir-saldiri-da-kula-salihli-jeoparkina/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YARGI, BURHANİYE BELEDİYESİ MECLİS KARARINI İPTAL ETTİ!..</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/11/10/yargi-burhaniye-belediyesi-meclis-kararini-iptal-etti/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/11/10/yargi-burhaniye-belediyesi-meclis-kararini-iptal-etti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Nov 2020 20:12:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#burhaniyebelediyemeclisi]]></category>
		<category><![CDATA[#egedenizi]]></category>
		<category><![CDATA[#jeolojimühendisleriodası]]></category>
		<category><![CDATA[#tmmobizmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=29131</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu, Burhaniye Belediyesi Meclisinin beton lobisinin istem ve talepleri çerçevesinde ulusal mevzuat ve standartlara aykırı biçimde zemin araştırmalarının niteliği düşürerek ve vatandaşlarımızın yaşamını olası bir depremde tehlike atacak şekilde aldığı kararı iptal etmesine yönelik basın bildiriminde bulundu. Odanın konuyla ilgili açıklaması şöyle; &#8220;Son 10 aylık dönem içerisinde Elazığ, Malatya, Van, [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/11/10/yargi-burhaniye-belediyesi-meclis-kararini-iptal-etti/">YARGI, BURHANİYE BELEDİYESİ MECLİS KARARINI İPTAL ETTİ!..</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu, Burhaniye Belediyesi Meclisinin beton lobisinin istem ve talepleri çerçevesinde ulusal mevzuat ve standartlara aykırı biçimde zemin araştırmalarının niteliği düşürerek ve vatandaşlarımızın yaşamını olası bir depremde tehlike atacak şekilde aldığı kararı iptal etmesine yönelik basın bildiriminde bulundu. Odanın konuyla ilgili açıklaması şöyle;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;Son 10 aylık dönem içerisinde Elazığ, Malatya, Van, Bingöl ve en sonda İzmir’de yaşanan depremler ile bazı illerde meydana gelen sel baskınları ile çığ düşmesi sonucu yaşanan doğa kaynaklı afetlerden dolayı 240’a yakın vatandaşımız yaşamını yitirmiş, 80 bine yakın konut veya bağısız bölüm hasar görmüş ve &nbsp;20 milyar liraya yakın maddi kaybın yaşandığı ülkemizde, Burhaniye gibi doğrudan içinden fay hatlarının geçtiği, Ege denizinin içinde meydana gelen depremlerden doğrudan etkilenen bir ilçemizde,&nbsp;Burhaniye Belediyesi Meclisinin beton lobisinin istem ve talepleri çerçevesinde ulusal mevzuat ve standartlara aykırı biçimde zemin &nbsp;araştırmalarının niteliği düşürerek&nbsp; ve vatandaşlarımızın yaşamını olası bir depremde tehlike atacak şekilde aldığı kararı iptal etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">115 yurttaşımızın yaşamını yitirdiği İzmir Seferihisar’da yaşanan depremin acıları henüz taze iken, Burhaniye Belediye Meclisinin ülkemizde yap-satçı zihniyetin egemen olduğu bir yapı üretim ve denetim sürecinin talepleri ile zemin araştırmaları kapsamında yapılması gereken sondaj ve deney sayısında azaltma yaparak,&nbsp; o bölgede yaşayan yurttaşlarımızın can güvenliklerini ve olası depremlerde yaşamını yitirmelerine neden olabilecek meclis kararına karşı, Odamızın &nbsp;kamu yararı çerçevesinde yürüttüğü hukuki mücadele ile iptal edilmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Günümüzde benzer durum sadece Burhaniye’de değil, yanı başında ülkemizin depremler açısından en tehlikeli yerleşim alanlarından biri olan Edremit ilçesi ile olası bir İstanbul depremi veya içinden geçmekte olan fay zonlarından birinin kırılması durumunda zayıf mühendislik özelliklerine sahip zemim birimleri üzerine kurulu Bursa ilimizde de Büyükşehir Belediyesi Meclis Kararları (2018/688) ile kalitesiz zemin araştırmalarının yapılmasının önü açılmıştır. Bu konuda Oda olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Valiliklere yaptığımız başvurular konusunda herhangi bir işlem tesis edilmemiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">TMMOB Jeoloji Mühendisi olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ile ilgili Valilikleri göreve davet ediyor ve soruyoruz…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Vatandaşımızın can güvelikleri yok eden, beton lobisinin istem ve talepleri çerçevesinde fay hatları veya zonlarının yerini değiştiren, yok sayan ve uygulamaya imar planlarını işlemeyerek bu alanları imara açarak yapı yapılmasına neden olanlar hakkında herhangi bir işlem tesis etmekte misiniz?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Türk Standartları Enstitüsü tarafından kabul edilen norm ve standartlar ile mevzuata aykırı biçimde zemin araştırmalarının içeriğini boşaltacak şekilde hazırlanması konusunda alınan Belediye Meclis kararları hakkında herhangi bir işlem yapmakta mısınız? Sadece her depremden sonra sadece dövünecek misiniz?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Belediye Meclislerinin aldığı bu kararlarda kamu yararı var mıdır? Varsa Nelerdir?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sonuç olarak, Burhaniye, Edremit ve Bursa Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde yaşayan vatandaşlarımızı uyarıyoruz, Belediye Meclislerinin beton lobisinin istem ve talepleri çerçevesinde ulusal mevzuata, standartlara ve normlara aykırı şekilde aldıkları ve sizlerin yaşam güvenliğini tehlike sokan, olası bir depremde zeminden kaynaklanan yıkımlara neden olabilecek uygulama ve kararlara karşı yaşam hakkınızı savunun.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kamuoyuna saygıyla duyurulur..&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yönetim Kurulu</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/11/10/yargi-burhaniye-belediyesi-meclis-kararini-iptal-etti/">YARGI, BURHANİYE BELEDİYESİ MECLİS KARARINI İPTAL ETTİ!..</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/11/10/yargi-burhaniye-belediyesi-meclis-kararini-iptal-etti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>JMO İZMİR ŞUBESİ; &#8220;TUZLA FAYINDAKİ SICAK SU ÇIKIŞLARINDA BÜYÜK ARTIŞ VAR..&#8221;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/11/07/jmo-izmir-subesi-tuzla-fayindaki-sicak-su-cikislarinda-buyuk-artis-var/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/11/07/jmo-izmir-subesi-tuzla-fayindaki-sicak-su-cikislarinda-buyuk-artis-var/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Nov 2020 18:05:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim-Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[#doğanbeymahallesi]]></category>
		<category><![CDATA[#izmirşubesi]]></category>
		<category><![CDATA[#jeolojimühendisleriodası]]></category>
		<category><![CDATA[#sıcaksuçıkışı]]></category>
		<category><![CDATA[#tmmob]]></category>
		<category><![CDATA[#tuzlafayı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=28941</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Yönetim ve Sürekli Bilimsel Teknik Kurulu 06 Kasım 2020 tarihli bir araştırma raporu yayınladı. Deprem sonrası Tuzla Fayındaki sıcak su çıkışında büyük bir artış yaşandığı gözlemlenen rapor şöyle; &#8220;30 Ekim 2020 Cuma günü meydana gelen Sisam Adası depreminin ardından İzmir’in güneybatısında yer alan Seferihisar’ın Ürkmez-Doğanbey Beldesi, Doğanbey Mahallesi sınırları [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/11/07/jmo-izmir-subesi-tuzla-fayindaki-sicak-su-cikislarinda-buyuk-artis-var/">JMO İZMİR ŞUBESİ; &#8220;TUZLA FAYINDAKİ SICAK SU ÇIKIŞLARINDA BÜYÜK ARTIŞ VAR..&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Yönetim ve Sürekli Bilimsel Teknik Kurulu 06 Kasım 2020 tarihli bir araştırma raporu yayınladı. Deprem sonrası Tuzla Fayındaki sıcak su çıkışında büyük bir artış yaşandığı gözlemlenen rapor şöyle;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;30 Ekim 2020 Cuma günü meydana gelen Sisam Adası depreminin ardından İzmir’in güneybatısında yer alan Seferihisar’ın Ürkmez-Doğanbey Beldesi, Doğanbey Mahallesi sınırları içinde bulunan Tuzla Fay hattının gözlendiği bir alanda sıcak su çıkışının büyük artış gösterdiği bilgisi alınmış ve TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Doç. Dr. Emre TİMUR, İzmir Şube Sürekli Bilimsel Teknik Kurul Üyeleri ve önceki dönem Şube Başkanları olan Sayın Prof. Dr. Coşkun SARI ve Sayın Jeofizik Yüksek Mühendisi Erhan İÇÖZ’ün katılımı ile saha gözlemlerinde bulunmak ve sıcak su çıkışlarını yerinde gözlemlemek için Tuzla fay hattı ve Uyuz kaplıcalarının bulunduğu bölgelere gidilmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Birinci incelme alanı olan Tuzla Fay hattında uzun yıllardır gözlenmeyen bir miktarda sıcak su, yer yerde soğuk su çıkışının başladığı gözlenmiştir (Şekil 3).</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu bölgede çeşitli zamanlarda yapılan jeofizik çalışmalar sırasında, bölgede su çıkışlarının bulunduğu bunların sıcaklığının 25-35oC arasında değiştiği gözlenmiştir. Su çıkışı miktarı bu bölgede özellikle Ocak ve Mart ayları arasında az da olsa bir artış göstermektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Toprak yüzeyi sürekli nemli olmakla birlikte deprem öncesinde nadiren su birikintileri gözlenmiştir. Yaşanan depremin ardından gaz içerikli sıcak su miktarında, su sıcaklığında (yaklaşık 80oC) ve su çıkış yerlerinin sayısında ciddi artış olduğu belirlenmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İnceleme alanda yer alan KD-GB doğrultulu Tuzla fay hattı aynasının tam üzerinde depremden önce bulunmayan bir sıcak su çıkışı özellikle göze çarpmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İkinci inceleme alanı olan Karakoç Kaplıcaları bölgesinde, kaplıcaların 150 m kuzeyinde bulunan bir kaynaktan yüksek sıcaklıklı ve yüksek debili su çıkışının başladığı belirlenmiştir. Bu bölgede daha önce de bir su çıkışı bulunmakla birlikte suyun miktarı ve sıcaklığında yaşanan depremden sonra büyük artış gözlenmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bölgede yapılan gözlemler sonucunda gerek Tuzla Fayı gerekse Karakoç Kaplıcaları civarında depremden sonra yüzeyde gözlenen jeotermal aktivitede ciddi bir artış olduğu değerlendirilmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu aktivite artışının yaşanan depremin büyüklüğü ve bu alanlara olan uzaklığı göz önüne alındığında normal olduğu düşünülmektedir. Ancak deprem sonucunda oluşan yüzey çatlaklarından dışarı çıkan sıcak suyun çok daha büyük miktarının yeraltında yüksek basınçlı ve sıcak bir rezervuar ortamında bulunduğu bilinmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aynı zamanda bu akışkan, yeraltı katmanlarının içindeki gözenekleri doldurarak boşluk suyu basıncı olarak tanımlanan fiziksel etkiyi değiştirebilir. Özellikle büyük barajlarda bu etki nedeniyle büyüklüğü en fazla M5.0’e ulaşabilen depremler oluşabilmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu alanda oluşabilecek bir deprem aktivitesi sonucunda yapılacak sismotektonik değerlendirmelerde bu etkinin de göz önüne alınmasında yarar vardır. Buna ek olarak bölgeden alınan bilgilere göre depremden sonra bir kaplıcayı kullanan vatandaşlarımız arasında yoğun gaz çıkışlarından etkilenerek bilinç kaybı yaşayanların olduğu öğrenilmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu olgunun yetkili makamlarca değerlendirilmesi, gerekli fiziksel ve kimyasal ölçümlerin yapılması ve gerekiyorsa önlem alınması gerekmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Depremlerden sonra jeotermal akışkanın ve akışkanla birlikte yüzeye ulaşan gazların sıcaklığında ve miktarında değişim gözlenebilmektedir. Bölgeye bir deprem ölçüm istasyonu kurulması, fay aktivitesinin izlenmesi açısından yararlı olacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası İzmir Şubesi olarak bu bölgedeki incelemelerimiz belirli aralıklarla devam edecektir. Yaşadığımız deprem felaketi<br>nedeniyle tüm halkımızın acılarını paylaşıyor, geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Sağlıklı ve güvenli günler dileriz..&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Yönetim ve Sürekli Bilimsel Teknik Kurulu</p>



<p class="wp-block-paragraph">06 Kasım 2020</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="983" height="512" src="https://kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2020/11/WhatsApp-Image-2020-11-07-at-20.56.55.jpeg" alt="" class="wp-image-28943" srcset="https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2020/11/WhatsApp-Image-2020-11-07-at-20.56.55.jpeg 983w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2020/11/WhatsApp-Image-2020-11-07-at-20.56.55-300x156.jpeg 300w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2020/11/WhatsApp-Image-2020-11-07-at-20.56.55-768x400.jpeg 768w" sizes="(max-width: 983px) 100vw, 983px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="624" height="494" src="https://kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2020/11/WhatsApp-Image-2020-11-07-at-20.57.12.jpeg" alt="" class="wp-image-28944" srcset="https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2020/11/WhatsApp-Image-2020-11-07-at-20.57.12.jpeg 624w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2020/11/WhatsApp-Image-2020-11-07-at-20.57.12-300x238.jpeg 300w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2020/11/WhatsApp-Image-2020-11-07-at-20.57.12-45x35.jpeg 45w" sizes="(max-width: 624px) 100vw, 624px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2020/11/WhatsApp-Image-2020-11-07-at-20.57.30.jpeg" alt="" class="wp-image-28945"/></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2020/11/WhatsApp-Image-2020-11-07-at-20.57.46.jpeg" alt="" class="wp-image-28946"/></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="577" height="764" src="https://kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2020/11/WhatsApp-Image-2020-11-07-at-20.58.15.jpeg" alt="" class="wp-image-28947" srcset="https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2020/11/WhatsApp-Image-2020-11-07-at-20.58.15.jpeg 577w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2020/11/WhatsApp-Image-2020-11-07-at-20.58.15-227x300.jpeg 227w" sizes="(max-width: 577px) 100vw, 577px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="847" height="633" src="https://kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2020/11/WhatsApp-Image-2020-11-07-at-20.58.22.jpeg" alt="" class="wp-image-28948" srcset="https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2020/11/WhatsApp-Image-2020-11-07-at-20.58.22.jpeg 847w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2020/11/WhatsApp-Image-2020-11-07-at-20.58.22-300x224.jpeg 300w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2020/11/WhatsApp-Image-2020-11-07-at-20.58.22-768x574.jpeg 768w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2020/11/WhatsApp-Image-2020-11-07-at-20.58.22-45x35.jpeg 45w" sizes="auto, (max-width: 847px) 100vw, 847px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2020/11/WhatsApp-Image-2020-11-07-at-20.58.32.jpeg" alt="" class="wp-image-28949"/></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2020/11/WhatsApp-Image-2020-11-07-at-20.58.53.jpeg" alt="" class="wp-image-28950"/></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="736" height="552" src="https://kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2020/11/WhatsApp-Image-2020-11-07-at-20.59.00.jpeg" alt="" class="wp-image-28951" srcset="https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2020/11/WhatsApp-Image-2020-11-07-at-20.59.00.jpeg 736w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2020/11/WhatsApp-Image-2020-11-07-at-20.59.00-300x225.jpeg 300w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2020/11/WhatsApp-Image-2020-11-07-at-20.59.00-45x35.jpeg 45w" sizes="auto, (max-width: 736px) 100vw, 736px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2020/11/WhatsApp-Image-2020-11-07-at-20.59.06.jpeg" alt="" class="wp-image-28952"/></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="746" height="546" src="https://kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2020/11/WhatsApp-Image-2020-11-07-at-20.59.33.jpeg" alt="" class="wp-image-28953" srcset="https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2020/11/WhatsApp-Image-2020-11-07-at-20.59.33.jpeg 746w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2020/11/WhatsApp-Image-2020-11-07-at-20.59.33-300x220.jpeg 300w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2020/11/WhatsApp-Image-2020-11-07-at-20.59.33-278x202.jpeg 278w" sizes="auto, (max-width: 746px) 100vw, 746px" /></figure>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/11/07/jmo-izmir-subesi-tuzla-fayindaki-sicak-su-cikislarinda-buyuk-artis-var/">JMO İZMİR ŞUBESİ; &#8220;TUZLA FAYINDAKİ SICAK SU ÇIKIŞLARINDA BÜYÜK ARTIŞ VAR..&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/11/07/jmo-izmir-subesi-tuzla-fayindaki-sicak-su-cikislarinda-buyuk-artis-var/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
