<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>#evrimteorisi | Kuzey Ege Haber</title>
	<atom:link href="https://www.kuzeyegehaber.com/tag/evrimteorisi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kuzeyegehaber.com/tag/evrimteorisi/</link>
	<description>GERÇEK HABERİN DOĞRU ADRESİ</description>
	<lastBuildDate>Sun, 19 Mar 2023 21:34:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.3</generator>

<image>
	<url>https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/11/cropped-LOGO-4-32x32.jpg</url>
	<title>#evrimteorisi | Kuzey Ege Haber</title>
	<link>https://www.kuzeyegehaber.com/tag/evrimteorisi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>SİZCE BU DEVASA EL KİME YA DA NEYE AİT?&#8230;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2023/03/20/sizce-bu-devasa-el-kime-ya-da-neye-ait/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2023/03/20/sizce-bu-devasa-el-kime-ya-da-neye-ait/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 Mar 2023 21:34:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim-Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[#balina]]></category>
		<category><![CDATA[#danimarka]]></category>
		<category><![CDATA[#darwin]]></category>
		<category><![CDATA[#doğaltarihmüzesi]]></category>
		<category><![CDATA[#evrimteorisi]]></category>
		<category><![CDATA[#yüzgeç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=80627</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Darwin şöyle der: “Kavramak için yaratılmış bir insan elinin, kazmak için yaratılmış bir köstebeğin elinin, atın ayağının, yunusun kısa yüzgecinin ve yarasanın kanadının aynı temel üzerine inşa edilmesinden daha ilginç ne olabilir?” ve devam eder, “Bu çeşitli hayvanlar, parmaklı uzuvlara sahip ortak bir atadan evrimleştikleri için bu modeli paylaşıyorlar.” Karada evrimleşen hayvanlar, denizlere geri döndüğünde, [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2023/03/20/sizce-bu-devasa-el-kime-ya-da-neye-ait/">SİZCE BU DEVASA EL KİME YA DA NEYE AİT?&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Darwin şöyle der: “Kavramak için yaratılmış bir insan elinin, kazmak için yaratılmış bir köstebeğin elinin, atın ayağının, yunusun kısa yüzgecinin ve yarasanın kanadının aynı temel üzerine inşa edilmesinden daha ilginç ne olabilir?” ve devam eder, “Bu çeşitli hayvanlar, parmaklı uzuvlara sahip ortak bir atadan evrimleştikleri için bu modeli paylaşıyorlar.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Karada evrimleşen hayvanlar, denizlere geri döndüğünde, karasal atalarının kol ve bacak gibi bazı izlerini taşımaları mümkün. Bu canlıda ise ise hem kol hem de bacak var!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hâlâ tahmin edemediyseniz biz söyleyelim…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yukarıdaki ürkütücü fotoğraf, Danimarka Doğa Tarihi Müzesi&#8217;nde Herpetoloji Küratörü ve Omurgalı Zoolojisi Yardımcı Doç. Dr. Mark D. Scherz tarafından Twitter&#8217;da paylaşıldığında epey ses getirmişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Evet, devasa parmaklar bir balinaya ait!…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Disseksiyon (vücudu keserek açma) işleminden sonra ortaya çıkan bu görüntü bir balinaya ait! Adeta insanlar gibi 5 tane parmakları var. Bu da balinaların 5 parmaklı atalardan evrimleştiği varsayımını destekliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yüzgeçleri de aslında birer bacak…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hatta, eğer birer memeli olan balinaların kuyruk yüzgeçlerine bakıp balıklarla karşılaştırırsanız, onların tam olarak yüzgece evrimleşmemiş birer bacak olduğunu göreceksiniz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dört ayaklı karasal atalardan evrimleşen balinaların, bugünkü formuna kavuşana kadarki 50 milyon yıllık evrim sürecine ait fosillere bakıldığında, aralarından en eskisi Pakicetus adında balık yiyen bir etçildir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aşağıdaki içeriğimizde bu durumun nasıl mümkün olduğunu balinaların evrimi üzerinden açıkladık:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Elpistostege&#8217;nin fosili evrime ışık tuttu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">375 milyon yıllık bir balık olan Elpistostege’nin eksiksiz bir iskeleti ortaya çıkarıldı ve yüzgeçlerinde, parmaklarımızı andıran kemikler bulunduğu görüldü.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Böylece, parmakların omurgalılar sudan ayrılmadan önce evrimleştiğini öğrenmiş olduk. Bu keşif, dört ayaklıların evrimine de yeni bir ışık tutmuş oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aynı duruma başka hayvanlarda da rastlayabiliriz…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dikkat ederseniz, foklardaki ve deniz fillerindeki yüzgeçler de karalarda bacak olarak işlev görüyor. Yani, yüzgeçayaklıların ayaklarında da aynı balinalar gibi 5 adet parmak bulunuyor!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tüm bunlar, tesadüfler silsilesinin bir araya getirdiği emsaller değil; evrimin gerçekten var olduğunu gösteren bilimsel örnekler!…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaynaklar: Genetic Literacy Project, If Science, The Science Times</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2023/03/a93cd77a3dd1ee20ee0518cac9178b617099f30c-min-1024x576.jpeg" alt="" class="wp-image-80630" srcset="https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2023/03/a93cd77a3dd1ee20ee0518cac9178b617099f30c-min-1024x576.jpeg 1024w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2023/03/a93cd77a3dd1ee20ee0518cac9178b617099f30c-min-300x169.jpeg 300w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2023/03/a93cd77a3dd1ee20ee0518cac9178b617099f30c-min-768x432.jpeg 768w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2023/03/a93cd77a3dd1ee20ee0518cac9178b617099f30c-min-1170x658.jpeg 1170w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2023/03/a93cd77a3dd1ee20ee0518cac9178b617099f30c-min-585x329.jpeg 585w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2023/03/a93cd77a3dd1ee20ee0518cac9178b617099f30c-min.jpeg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2023/03/20/sizce-bu-devasa-el-kime-ya-da-neye-ait/">SİZCE BU DEVASA EL KİME YA DA NEYE AİT?&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2023/03/20/sizce-bu-devasa-el-kime-ya-da-neye-ait/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atalarımız 7 Milyon Yıl Önce Dahi İki Ayak Üzerinde Yürüyebiliyordu!&#8230;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2022/08/25/atalarimiz-7-milyon-yil-once-dahi-iki-ayak-uzerinde-yuruyebiliyordu/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2022/08/25/atalarimiz-7-milyon-yil-once-dahi-iki-ayak-uzerinde-yuruyebiliyordu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Aug 2022 19:55:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim-Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[#çad]]></category>
		<category><![CDATA[#evrimteorisi]]></category>
		<category><![CDATA[#ikiayaküzerinde]]></category>
		<category><![CDATA[#naturedergisi]]></category>
		<category><![CDATA[#torosmenalla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=67564</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Evrim teorisi, türümüzün dört ayaklı canlılardan iki ayağa evrildiğini öngörüyor. Fakat bu geçişin tam olarak ne zaman yaşandığı halen kesin olarak bilinmiyor. Yeni yapılan bir keşifse bu tarih hakkında çarpıcı bir bilgiyi ortaya koydu. Orta Afrika ülkesi Çad’ın Toros Menalla bölgesinde 2001 yılında keşfedilen ‘Sahelanthropus tchadensis’ hominin türüne ait fosili inceleyen bilim insanları, fosillerin uyruk [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2022/08/25/atalarimiz-7-milyon-yil-once-dahi-iki-ayak-uzerinde-yuruyebiliyordu/">Atalarımız 7 Milyon Yıl Önce Dahi İki Ayak Üzerinde Yürüyebiliyordu!&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Evrim teorisi, türümüzün dört ayaklı canlılardan iki ayağa evrildiğini öngörüyor. Fakat bu geçişin tam olarak ne zaman yaşandığı halen kesin olarak bilinmiyor. Yeni yapılan bir keşifse bu tarih hakkında çarpıcı bir bilgiyi ortaya koydu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Orta Afrika ülkesi Çad’ın Toros Menalla bölgesinde 2001 yılında keşfedilen ‘Sahelanthropus tchadensis’ hominin türüne ait fosili inceleyen bilim insanları, fosillerin uyruk ve önkollarını gözlem altına aldılar. Bilim insanları, uyluk ve önkol fosillerini insan, şempanze ve goril kemikleriyle karşılaştırarak bu kemiklerin nasıl kullanıldığını ve nasıl hareket ettiğinin mekaniğini çözmeyi başardılar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Canlı, insanlarla aynı hareket özelliğine sahipti:</p>



<p class="wp-block-paragraph">İnsan soy ağacının en eski temsilcisi olduğuna inanılan türün fosilindeki 20 karakteristik nokta, canlının dört ayaklı mı yoksa iki ayaklı mı olduğunu ortaya koydu. Elde edilen sonuçlar, bu canlının insanların da sahip olduğu standart iki ayaklılık formu olan ‘habitüel ikiayaklılık’ hareket özelliğine sahip olduğunu gösterdi. Bununla birlikte canlının ağaçlara da tırmanabildiği paylaşıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu sonuçla birlikte bilim insanları, bazı türlerin şempanze ve gorillere göre ağaçlara tırmanma şekillerinin de farklılık gösteriyor olduğunu açıkladı. Bu türler, goril ve şempanzelerin parmak ve ayak ucu kemiklerinden ziyade daha çok sıkı el tutuşuyla ağaçlara tırmanıyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Fosili bulunan canlının 7 milyon yıl önce yaşadığı paylaşıldı. Araştırma, Nature dergisinde yayımlandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aynı bölgede daha önce şu kafatası da bulunmuştu:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bilim insanları, fosilin bulunduğu aynı bölgede yine aynı türe ait bir kafatasını keşfetmişti. Bu kafatası da maymun benzeri bu canlıların iki ayaklı olabileceğini ortaya koymuştu. Fakat kesin bir sonuç elde edilememişti. Bu türün muhtemelen yiyecek ve su ararken hem iki ayak üzerinde yürüdüğü hem de orman, palmiye ve otlaklarla karışık bir ortamda yaşadıklarından ağaca tırmandıklarına inanılıyor…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Webtekno</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="800" height="450" src="https://kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2022/08/homo-erectus-ayak-izi-min.jpg" alt="" class="wp-image-67567" srcset="https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2022/08/homo-erectus-ayak-izi-min.jpg 800w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2022/08/homo-erectus-ayak-izi-min-300x169.jpg 300w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2022/08/homo-erectus-ayak-izi-min-768x432.jpg 768w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2022/08/homo-erectus-ayak-izi-min-585x329.jpg 585w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2022/08/25/atalarimiz-7-milyon-yil-once-dahi-iki-ayak-uzerinde-yuruyebiliyordu/">Atalarımız 7 Milyon Yıl Önce Dahi İki Ayak Üzerinde Yürüyebiliyordu!&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2022/08/25/atalarimiz-7-milyon-yil-once-dahi-iki-ayak-uzerinde-yuruyebiliyordu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;İNSAN BU DÜNYA&#8217;DAN DEĞİL, DÜNYA&#8217;YA AİT OLMAYAN ÖZELLİKLERİ VAR..&#8221;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/10/18/insan-bu-dunyadan-degil-dunyaya-ait-olmayan-ozellikleri-var/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/10/18/insan-bu-dunyadan-degil-dunyaya-ait-olmayan-ozellikleri-var/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Oct 2020 08:19:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim-Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[#alphacentauri]]></category>
		<category><![CDATA[#dnadizilimi]]></category>
		<category><![CDATA[#ellissilver]]></category>
		<category><![CDATA[#evrimteorisi]]></category>
		<category><![CDATA[#hominid]]></category>
		<category><![CDATA[#homosapiens]]></category>
		<category><![CDATA[#mars]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=27760</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Amerikalı bir ekologun iddiasına göre insan bir uzaylı melezi. İddialara göre insan evrendeki başka türler tarafından geliştirildi ve uyumsuzluğu nedeni ile bu dünyaya sürüldü. Yani uzaylılar ile insanlar ortak bir yurdun çocukları. Yüzbinlerce yıl önce insanlar belki de güneş sistemine en yakın yıldız sistemi olan Alpha Centaurideki gezegenlerin birinde yaşadığı düşünülen başka türler tarafından melezlenerek [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/10/18/insan-bu-dunyadan-degil-dunyaya-ait-olmayan-ozellikleri-var/">&#8220;İNSAN BU DÜNYA&#8217;DAN DEĞİL, DÜNYA&#8217;YA AİT OLMAYAN ÖZELLİKLERİ VAR..&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Amerikalı bir ekologun iddiasına göre insan bir uzaylı melezi. İddialara göre insan evrendeki başka türler tarafından geliştirildi ve uyumsuzluğu nedeni ile bu dünyaya sürüldü.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yani uzaylılar ile insanlar ortak bir yurdun çocukları. Yüzbinlerce yıl önce insanlar belki de güneş sistemine en yakın yıldız sistemi olan Alpha Centaurideki gezegenlerin birinde yaşadığı düşünülen başka türler tarafından melezlenerek dünyaya indiler. Amerikalı bir ekolog Ellis Silver pek çok biyolojik kanıt sunarak insanın bu dünyaya ait olmadığını iddia ediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İnsan’ın dünya için uyumsuz bir canlı olduğu, hatta yeryüzünün hiç sevmeyen hatta ondan nefret eden tarzda ona hoyrat bir şekilde davranan bir tür olduğu pek çok ekolojistin üzerinde birleştiği bir tezdir. Bunun nedeni konusunda çok çeşitli siyasi, sosyolojik ve antropolojik tez ortaya atıldı. Ama bunların hiçbiri insanın bu davranışlarının arka planındaki itkiye yönelik ikna edici bir açıklama sunmuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İnsanın dünyanın yabancısı olduğunu söyleyen bazı tezler de mevcut. Bu iddiayı ortaya koyan bir araştırmacı daha da ileri gidiyor tüm bu teorileri de değiştirecek bir iddia geliştiriyor, insan zaten bu dünyada evrimleşmedi ya da insan bu dünyaya ait bir canlı türü değildir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu iddialarına da en güçlü dayanaklardan birini evrim teorisinde insanlar ile homindiler arasındaki ara halka boşluğu olarak ortaya koymakta, ama o iddialarına başka kanıtlar da getiriyor insan biyolojisinin evrim teorisinde iddia edilenlerle uyuşmayan bazı özelliklere sahip olduğunu söylüyor maymun yavrusu da dâhil yeryüzündeki memeliler içinde yavrusunun çok uzun bir bakım gerektirmesi, sadece insan türünde bel sorunlarının yaşanması insanın hayvandan evrimleştiği tezinin zayıf noktalarını oluşturmakta.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İddialarına dayanak teşkil eden şeylerden birisi de insanın yeryüzündeki tüm hayvanlardan çok daha zeki ve çok daha gelişmiş bir akla, bununla uyumlu olarak da çok büyük bir beyne sahip olmaları. Bunun sonucu olarak insan hiçbir hayvan türünün geliştiremeyeceği teknolojiler kullanıp bu tarz bir uygarlık inşa etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dünyadaki Hiç Bir Tür Bu kadar Kısa Zamanda Bu Teknolojik Başarıya Ulaşamazdı..</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uzmana göre Dünyadaki hiçbir başka tür, böyle kısa zaman periyodunda böyle eşsiz başarıları gerçekleştiremezdi. İlginçtir, dünyanın diğer türleriyle karşılaştırıldığında, ‘evrimimiz’ onlara oranla daha kısa. Evrim teorisini savunan bilim insanlarına göre ilk hominidin Dünya’da yürümesinden bu yana birkaç milyon yıl geçti. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Ve bu kadar kısa sürede çok hızlı evrimleşen hominid uzaya roket gönderecek bir teknolojik düzeye ulaştı. Kesinlikle bu, tüm zamanların en büyük bilimsel sorularından biridir: Neden sadece bizim türümüz bu denli gelişmiş bir teknolojik zekâ düzeyi üretecek şekilde ortaya çıktı?</p>



<p class="wp-block-paragraph">İnsanın Evi Burası Değil..</p>



<p class="wp-block-paragraph">Pek çok bilim adamı, insanların zekâlarına karşılık fiziki yapısının hayvanlar gibi doğaya adapte olup onlar gibi doğayla bütünleşemediğinden, doğada teknik aletleri olmadan yaşaması çok zor görüşünü dile getiriyor. Başka bir deyişle, söz konusu gezegenimiz olduğunda biz insanlar çok sınırlı varlıklarız.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bütün bunlardan hareket eden ABD’li bir ekoloji uzmanı olan, Dr. Ellis Silver İnsanlar Dünyadan Değildir Kanıtların Bilimsel Değerlendirmesi başlıklı kitabında insanın bir hibrid tür olduğunu iddia ediyor. O dünyanın insan için bir yuva değil bir hapishane gezegeni olduğunu belirtiyor. Çünkü insanlar doğal olarak şiddet içeren bir tür gibi gözüküyor ve kendilerine karşı düzgün davranmayı öğrenene kadar da burada bulunmaya mahkûmlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Silver, uzaylıların insanları gezegenimize on binlerce yıl önce yerleştirdiğini söylüyor. Dr Silwer, gezegenin çoğunlukla insanların çoğunun ihtiyaçlarını karşılamakla birlikte bizi terk eden uzaylıların yanı sıra gezegendeki diğer türlerin de çıkarlarına hizmet etmediğini de söylüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İnsanın Bu Dünya İle Uyumlu Olmayan Özellikleri Var..</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ekolojist kitabında, insan ırkının “o bu dünyadan değil” olarak nitelenecek kusurları olduğunu yazıyor, “’İnsanoğlu, gezegendeki en gelişmiş tür. Ancak şaşırtıcı derecede uygunsuz ve Dünya’nın doğal ortamı için kötü donanımlı: Güneş ışığından zarar görebiliyor, doğal olarak yetişen gıdalar için güçlü bir hoşnutsuzluk, gülünç derecede yüksek kronik hastalık oranları ve daha fazlası.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ayrıca, bebeklerin kafalarının çok büyük olması ve kadınların doğum yapmalarının zor olması da garip bir durum, bu da anne ve bebeğin ölümüne neden olabilir. Bu anormallik gezegende yaşayan başka hiçbir türde bu problem yok diyor. Ona göre bu Dünya standartları için sıradışı bir durum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Silver ayrıca, bebeklerin kafalarının nispeten büyük olması ve kadınların doğum yapmakta zorluk çekmesi gibi diğer benzersiz insan özelliklerinden de bahsediyor, geçmişte bu genellikle anne, çocuk veya her ikisi için ölümcül oldu. Silver, dünyadaki başka hiçbir yerli türün bu soruna sahip olmadığını öne sürüyor. Bunun yanında insanlardaki 223 ekstra gen, başka hiçbir türde bulunmayan genlere işaret ediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Silver, insan ırkının bu dünyadan olmadığına işaret eden “ciddi kusurları” olduğuna inanıyor. Silver, “Hepimiz kronik olarak hastayız” diyor. “Gerçekten,% 100 zinde ve sağlıklı olan ve bazı (belki gizli veya belirtilmemiş) bir sorundan veya bozukluktan muzdarip olmayan (kitapta kapsamlı bir liste var) tek bir kişi bulabilirseniz, son derece şaşırırdım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Sorunlarımızın çoğunun, vücut saatlerimizin 25 saatlik bir gün beklemek üzere evrimleştiği basit gerçeğinden kaynaklandığına inanıyorum (bu, uyku araştırmacıları tarafından kanıtlanmıştır), ancak Dünya’nın günü sadece 24 saattir. Bu modern bir durum değil – aynı faktörler insanlığın Dünya’daki tarihi boyunca izlenebilir. “</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ellis, insanların dünya standartları için kötü bir sırttan mustarip olabileceğini söylüyor, çünkü Mars gibi daha düşük ağırlıklı bir dünyada geliştik. Ayrıca, insanlar dünyada olduğu kadar güneşe maruz kalacak şekilde tasarlanmamıştır. Çünkü bir kertenkelenin aksine – bir iki haftadan fazla güneşlenemezler – güneş yanıkları olmadan birkaç saat güneşe maruz bırakılamazlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Dünyanın dört bir yanında milyonlarca insan Dünya’ya ait olmadığını hissetmektedir.” diyen Ellis “Bu, (en azından benim için) insanlığın farklı bir gezegende evrimleşmiş olabileceğini ima ediyor ve buraya oldukça gelişmiş bir tür olarak getirilmiş olabiliriz. En makul olasılık da Dünya’nın bir hapishane gezegeni olabileceğidir, çünkü doğal olarak şiddet içeren bir tür gibi görünüyoruz ve biz kendimizi değiştirene kadar buraya sürgün edildik.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ellise göre İnsan bu gezegende gelişmedi buraya getirildi. O başka yerlerde gelişti ve tahminen 60.000 ila 200.000 yıl önce Dünya’ya (tamamen evrimleşmiş Homo sapiens gibi) nakledildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu olgular bir başka bilim adamı da Robert Sepher’in de belirttiği gibi, modern DNA dizilimi insanların bildiğimiz şekliyle Afrika’daki ortak atadan gelen tek bir ‘ırk’ değil, uzakta melezleştirilmiş tür olduğunu gösteriyor kanısına bir başka dayanak teşkil ediyor..</p>



<p class="wp-block-paragraph">(Ancient Code)</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://i2.wp.com/yeryuzundenhaberler.com/wp-content/uploads/2020/10/Human-alien.jpg?w=900&amp;ssl=1" alt=""/></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://i0.wp.com/yeryuzundenhaberler.com/wp-content/uploads/2020/10/hamilelik.jpg?w=900&amp;ssl=1" alt=""/></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://i1.wp.com/yeryuzundenhaberler.com/wp-content/uploads/2020/10/bel-sorunlari.jpg?w=634&amp;ssl=1" alt=""/></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://i2.wp.com/yeryuzundenhaberler.com/wp-content/uploads/2020/10/uzay-araci.jpg?w=900&amp;ssl=1" alt=""/></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://i2.wp.com/yeryuzundenhaberler.com/wp-content/uploads/2020/10/Kapak-13.jpg?w=800&amp;ssl=1" alt=""/></figure>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/10/18/insan-bu-dunyadan-degil-dunyaya-ait-olmayan-ozellikleri-var/">&#8220;İNSAN BU DÜNYA&#8217;DAN DEĞİL, DÜNYA&#8217;YA AİT OLMAYAN ÖZELLİKLERİ VAR..&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/10/18/insan-bu-dunyadan-degil-dunyaya-ait-olmayan-ozellikleri-var/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
