<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>#boü | Kuzey Ege Haber</title>
	<atom:link href="https://www.kuzeyegehaber.com/tag/bou/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kuzeyegehaber.com/tag/bou/</link>
	<description>GERÇEK HABERİN DOĞRU ADRESİ</description>
	<lastBuildDate>Sat, 16 May 2020 20:42:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/11/cropped-LOGO-4-32x32.jpg</url>
	<title>#boü | Kuzey Ege Haber</title>
	<link>https://www.kuzeyegehaber.com/tag/bou/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8220;YAKINDA HAYVAN DENEYLERİNE GEÇECEĞİZ..&#8221;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/05/16/yakinda-hayvan-deneylerine-gececegiz/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/05/16/yakinda-hayvan-deneylerine-gececegiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 May 2020 20:42:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#asczerrecikleri]]></category>
		<category><![CDATA[#boü]]></category>
		<category><![CDATA[#hayvandeneyleri]]></category>
		<category><![CDATA[#nesrinözeren]]></category>
		<category><![CDATA[#rekombinantaşı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=19912</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nesrin Özören, &#8220;Bir takım hücre deneylerinde başarılı olduk. Yakında da hayvan deneylerine geçeceğiz&#8221; dedi. Prof. Dr. Nesrin Özören, üniversitenin düzenlendiği etkinlikte koronavirüs aşısı çalışmalarında gelinen noktayı anlattı. Özören, &#8220;Korona aşısı projemizde ASC zerreciklerinden aşı teknolojisini kullanalım dedik. Bu daha önce hiç kimsenin denemediği bir [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/05/16/yakinda-hayvan-deneylerine-gececegiz/">&#8220;YAKINDA HAYVAN DENEYLERİNE GEÇECEĞİZ..&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nesrin Özören, &#8220;Bir takım hücre deneylerinde başarılı olduk. Yakında da hayvan deneylerine geçeceğiz&#8221; dedi. Prof. Dr. Nesrin Özören, üniversitenin düzenlendiği etkinlikte koronavirüs aşısı çalışmalarında gelinen noktayı anlattı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özören, &#8220;Korona aşısı projemizde ASC zerreciklerinden aşı teknolojisini kullanalım dedik. Bu daha önce hiç kimsenin denemediği bir aşı teknolojisi. Umarım biz değişik bir başarı elde edebiliriz. ASC proteini bazı yangı mekanizmalarını denetleyen bir protein. İlginç bir yapı, hücreye bir patojen ya da mikrop geldiğinde tetiklenen bir kompleks oluşturuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mikrokürecik yapısı muntazam bir yapı ve biz dedik ki bu yapıya, istediğimiz mikroplara ait ögeler koyalım ve taşıyıcı olarak kullanalım. Normal hücrede aktifleşmesi gerekirken, bunu biz hücre kültüründe kendimiz aktifleştirelim, üzerine mikrop varmışçasına başka ögeler ekleyelim dedik. Ve bunu başardık&#8221; dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;VİRÜS TÜRKİYE&#8217;YE AVRUPA, ARABİSTAN VE ÜÇÜNCÜ BİR KOLDAN GELDİ&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye&#8217;deki örneklere bakıldığında koronavirüs genomonun mutasyonlara uğradığını dile getiren Özören, &#8220;Türkiye&#8217;de 61 hasta örneğinden koronavirüs genomu dizilendi ve dünyada açık olan veri bankalarına depozit edildi. Bunlardan analizler yaptık ve burada mutasyonların değişik bölgelere denk geldiğini gördük.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu örnekleri analiz ettiğimizde Türkiye&#8217;de 8 değişik aminoasit görüyoruz. Çok detaylı girmeyeceğim bunlara, fakat D614G dediğimiz en sık görülen mutasyon. Virüste bulunan &#8216;Spike&#8217; proteininde Türkiye&#8217;deki örneklerde 8 değişiklik görünmüş. Böyle bir deney içinde hiçbir zaman insanlık olmamıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şimdi doğrudan örnek toplayabiliyoruz ve onların dizilerinden Türkiye&#8217;ye bu virüs nasıl, nereden gelmiş görüyoruz. Ki büyük ihtimalle Avrupa&#8217;dan gelmiş, Arabistan&#8217;dan gelmiş ve bir de üçüncü bir koldan gelmiş gibi görünüyor. Bunlara tabii 61 örnek de yeterli değil. Binlerce örnekten, daha ayrıntılı bakmamız gerek&#8221; ifadelerini kullandı</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;HÜCRE DENEYLERİ DEVAM EDİYOR&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hastalığın virüste bulunan spike proteini ile bağlandığını ve başladığını vurgulayan Özören, aşı için bu proteini kullanmayı hedeflediklerini ifade ederek, şunları söyledi:</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;Madem bizim hedefimiz bu spike proteni, çünkü bununla bağlanıyor ve hastalık böyle başlıyor. Biz de dedik ki aşı teknolojisi olarak spike proteinini hedefleyelim. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Virüsün kendisini aşı olarak kullanmak isteyen gruplar var. Ülkemizde 7 adet aşı projesi yapan grup var. Biri ölü virüs kullanmak istiyor, başka birisi atenüe virüs kullanmayı planlıyordu fakat rekombinant aşı yapmak isteyenlerin çoğu bu proteine odaklanmış bulunuyorlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Biz de bunu hedefledik. Bizim teknolojimiz olan ASC Zerreciklerinden Yeni Nesil Covid-19 Aşı Teknolojisini anlatacağım. Biz bu teknolojiyi 10 yıldır geliştiriyoruz. Korona aşısı projemizde daha önceden ASC zerreciklerinden aşı teknolojisini kullanalım dedik. Bu daha önce hiç kimsenin denemediği bir aşı teknolojisi. Umarım biz değişik bir başarı elde edebiliriz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ASC proteini bazı yangı mekanizmalarını denetleyen bir protein. İlginç bir yapı, hücreye bir patojen ya da mikrop geldiğinde tetiklenen bir kompleks oluşturuyor. Mikrokürecik yapısı muntazam bir yapı ve biz dedik ki bu yapıya, istediğimiz mikroplara ait ögeler koyalım ve taşıyıcı olarak kullanalım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Normal hücrede aktifleşmesi gerekirken, bunu biz hücre kültüründe kendimiz aktifleştirelim, üzerine mikrop varmışçasına başka ögeler ekleyelim dedik. Ve bunu başardık. Mikrokürecikler, kırmızı protein taşıyor ve makrofajlar en başta bahsettiğim akyuvarlarımız. Bu makrofajlar zerrecikleri yuttuğunda bir yıkım başlıyor ve bu yıkım aslında o T ve B hücresi, yani keskin nişancıları eğitmek için elzem bir adım ve biz bunun olduğunu görüyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mikrokürecikler saflaştırıldığında, hücrelerden çıkarıldığında oda sıcaklığında bozulmadan kalıyor ve o şekilde biz bunu patentlendik. Bozulmayan aşı teknolojisi olarak birkaç yıldır haberlerde yer alıyoruz. Korona aşısı yapmak gibi bir derdimiz yoktu. 2009 yılında domuz gribi alarmı verilmiş sonra kuş gribi çok canlının yok edilmesine neden oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Biz diğer ajanlara karşı deneyler yaptık. Daha önceki çalışmalarımızda hayvan deneylerini tamamladık. Zerreciklerin hayvan vücudunda 15 gün kalabildiklerini gördük. Şimdi korona için yapacağımız aşıda bir parçayı çıkarıyoruz, yerine az önce bahsettiğim spike proteinin parçalarını koyuyoruz. Bu şekilde zerrecik yapabiliyoruz. İki tane yaptık, şu anda bunun hücre deneyleri devam ediyor&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;YAKINDA HAYVAN DENEYLERİNE GEÇECEĞİZ&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kullandıkları teknolojinin öncüsü olduklarını anlatan ve korona aşısında hücre deneylerinde başlarını olduklarını söyleyen Özören, yakında hayvan deneylerine geçeceklerini vurgulayan Özören, &#8220;Az önce bahsettiğim mikroküreciklerin başka ajanlarla taşınmasını biz 4 dünya bölgesine patentlemiş olduk.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye&#8217;den başlayarak Çin, Avrupa Amerika ve Japonya&#8217;dan. Şu anda da bu teknolojinin öncüsüyüz. Bu korona pandemisi geldiğinde biz de, elimizde bu kadar özel bir teknoloji var ve üretim bandımız zaten çalışıyorken, Kuş gribine karşı ve kanser hastalıklarına karşı kullandığımız bu mikroküreciklere şimdi korona ajanını yükleyelim dedik.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu spike proteininin parçalarını mikroküreciklere yükledik. Bu şekilde bağışıklama düşünüyoruz ve bir takım hücre deneylerinde başarılı olduk. Yakında da hayvan deneylerine geçeceğiz&#8221; şeklinde konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İTÜ VE TÜBİTAK DA PROJEYE KATKIDA BULUNACAK..</p>



<p class="wp-block-paragraph">Korona aşısı projesinde yoğun olarak laboratuvarda çalışan Özören ve ekibindeki 6 öğrenci, Mart ayından bu yana, Bebek&#8217;te bulunan Boğaziçi Üniversitesi Misafirhanesinde kalıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">BOUN Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü&#8217;nden Dr.Tolga Sütlü ve ekibi, İTÜ&#8217;den Prof. Dr. Gizem Dinler Doğanay ve ekibi ile TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Gebze&#8217;den Prof. Dr. Şaban Tekin ve ekibi de projede, hayvan deneylerine katkıda bulunacak..</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaynak-Gerçek Gündem</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/05/16/yakinda-hayvan-deneylerine-gececegiz/">&#8220;YAKINDA HAYVAN DENEYLERİNE GEÇECEĞİZ..&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/05/16/yakinda-hayvan-deneylerine-gececegiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UZMANLAR UYARDI; &#8220;7.5, 7.4 VE 7.2&#8217;LİK DEPREMLER BEKLENİYOR!&#8221;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/07/17/uzmanlar-uyardi-7-5-7-4-ve-7-2lik-depremler-bekleniyor/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/07/17/uzmanlar-uyardi-7-5-7-4-ve-7-2lik-depremler-bekleniyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Jul 2019 20:27:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#aü]]></category>
		<category><![CDATA[#boü]]></category>
		<category><![CDATA[#çınarcık]]></category>
		<category><![CDATA[#deprem]]></category>
		<category><![CDATA[#istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[#itü]]></category>
		<category><![CDATA[#jeolojik]]></category>
		<category><![CDATA[#kaf]]></category>
		<category><![CDATA[#kandilli]]></category>
		<category><![CDATA[#kumburgaz]]></category>
		<category><![CDATA[#marmaradenizi]]></category>
		<category><![CDATA[#segment]]></category>
		<category><![CDATA[#sismolojik]]></category>
		<category><![CDATA[#tekirdag]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=4840</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, son 1500 yılın verileriyle İstanbul ve çevresi için deprem senaryosu hazırladı. Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, Boğaziçi Üniversitesi, İTÜ ve Ankara Üniversitesinden bilim insanları İstanbul ve çevresinde tarih boyunca yaşanmış önemli depremleri inceledi. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, Jeodezi Anabilim [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2019/07/17/uzmanlar-uyardi-7-5-7-4-ve-7-2lik-depremler-bekleniyor/">UZMANLAR UYARDI; &#8220;7.5, 7.4 VE 7.2&#8217;LİK DEPREMLER BEKLENİYOR!&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, son 1500 yılın verileriyle İstanbul ve çevresi için deprem senaryosu hazırladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, Boğaziçi Üniversitesi, İTÜ ve Ankara Üniversitesinden bilim insanları İstanbul ve çevresinde tarih boyunca yaşanmış önemli depremleri inceledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, Jeodezi Anabilim Dalı öğretim üyeleri Doç. Dr. Fatih Bulut, Doç. Dr. Aslı Doğru, İTÜ Jeoloji Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Cenk Yaltırak ve Ankara Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği öğretim üyesi Prof. Dr. Bahadır Aktuğ&#8217;un yazarları arasında yer aldığı makalede araştırmacılar son 1500 yılın deprem verilerini inceleyerek İstanbul ve çevresinde beklenen olası depremin büyüklüğüne dair senaryolar hazırladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Araştırma kapsamında Marmara Bölgesinde Kuzey Anadolu Fayı&#8217;nın geçtiği segmentlerin yer aldığı Batı (Tekirdağ havzası), Merkez (Kumburgaz havzası) ve Doğu (Çınarcık Havzası) olmak üzere bölgenin tarih boyunca yaşadığı depremler incelendi. 1766&#8217;da iki ve 1509&#8217;da bir olmak üzere 7,2, 7,4 ve 7,5 büyüklüklerinde depremlerin yaşandığı bu 3 bölgede gelecekte potansiyel olarak yaşanabilecek deprem büyüklüğüne dair senaryolar geliştirildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tectonophysics dergisinin Ağustos 2019 sayısında yayınlanacak makalede yer alan kestirimlere göre, İstanbul&#8217;un hemen güneyinde yer alan Kuzey Anadolu Fayı&#8217;nda doğudan batıya doğru sırasıyla 7,5, 7,4 ve 7,2 büyüklüğünde depremler bekleniyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;MARMARA DENİZİ İÇİN SON 500 YIL ÖNEMLİ&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Araştırmaya katılan bilim insanlarından Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Jeodezi Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Fatih Bulut, çalışmada fayların en son ne zaman kırıldığı, kırıldıktan sonra yılda ne kadar enerji biriktirdiği ve biriken enerji tamamen açığa çıktığında nasıl bir büyüklük oluşturacağı konusunda sonuçlara ulaşıldığını kaydetti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bulut, tarihi açıdan özellikle son 500 yılın depremlerini ayrıca incelediklerini belirterek şöyle devam etti:</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;Bu parametreleri bulmak için tarihsel depremlere, Marmara Denizi&#8217;ndeki fayların yapısına ve GPS yoluyla da yeryüzünün yanal olarak yılda ne kadar hareket biriktirdiğine baktık çünkü, Kuzey Anadolu Fayı yanal bir sistem. Bu bulguları birleştirdiğimizde şöyle bir sonuç ortaya çıkıyor. Bir fay segmentinin oluşturacağı deprem büyüklüğü o segmentin uzunluğu, derinliği ve üzerinde biriktirdiği hareket miktarının bir fonksiyonudur. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Örneğin harekete geçecek segmentin uzunluğunu ve derinliğini yaptığımız jeolojik ve sismolojik çalışmalar ışığında biliyoruz. Jeodezik verilere göre, 250 yıl önce kırılan bir fay segmenti yılda yaklaşık 1 santimetre hareket biriktiriyorsa, şu anda harekete geçse deprem anında fay üzerinde ortalama 2,5 santimetrelik bir yer değiştirme oluşturur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Son 500 yıl özellikle önemli, çünkü Marmara Denizi&#8217;ndeki bütün fayların en son kırıldığı periyodun tamamını kapsayan bir zaman aralığı. Marmara Denizi&#8217;nin doğu kesimindeki Çınarcık Havzasında bulunan fay en son 1509&#8217;da hareket etmişti. Orta ve batı kesimlerindeki Kumburgaz ve Tekirdağ Havzaları&#8217;nda bulunan fay segmentleri ise 1766&#8217;da hareket etmişti. Bunların tamamını hesaplamalarımızda sağlıklı bir şekilde kapsayabilmek için yaklaşık 500 yıl önceye giderek 1509 depreminden bu yana tüm süreçlere hakim olmak zorundayız&#8221;.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yıllık hareket biriktirme miktarını Marmara Bölgesinde 100&#8217;e yakın GPS istasyonundan aldıkları verilerle hesapladıklarını ifade eden Bulut, yıllık ortalama 2,5-3 santimetre arası bir hareket gözlediklerini kaydetti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Doç. Dr. Fatih Bulut, bu hareketin sürtünmenin yüksek olduğu yerlerde fay yüzeyinde birikme olarak kaldığını, bazı yerlerde ise daha hızlı yaşandığını ve sürtünme olmadığı için çok fazla birikmediğini belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">1766 ve 1509 kırıklarının günümüzde 7,2, 7,4 ve 7,5 büyüklüğünde depremler üretme potansiyeline sahip olduğunu vurgulayan Bulut, söz konusu kestirimlere, biriken hareket miktarı, fayın uzunluğu ve derinliği verileri üzerinden yapılan aritmetik hesaplama sonucu ulaştıklarını aktardı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bulut, son 1500 yıllık zaman dilimini 7 zaman aralığına ayırınca her bir kümenin en az 4, en fazla 6 depremi kapsadığını dile getirerek, &#8220;7. zaman aralığını henüz tamamlamadık ve yakın tarihlerde bu kapsamda sadece iki deprem yaşadık. Dolayısıyla 7. zaman aralığını tamamlamak için istatistiki olarak en az 2 en fazla 4 deprem daha yaşayacağımız görülüyor.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Doç. Dr. Bulut, Kuzey Anadolu Fayı&#8217;nın yılda 2-3 santimetre kaymayla depremi çok hızlı hazırlayan bir sistem olduğunu belirterek, şunları kaydetti:</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;Anadolu&#8217;da da irili ufaklı pek çok fay var ama bunlar Kuzey Anadolu Fayı&#8217;na göre hareketi daha yavaş biriktiriyorlar ve deprem hazırlık süreçleri oralarda elimizdeki kayıtlara göre çok daha uzun sürdüğü için biz onların nerede ve ne büyüklükte deprem üreteceğini öngöremiyoruz. Örneğin bir fay 2 bin yıldır suskun gibi görünüyor ama her yıl az da olsa 1-2 milimetrelik bir hareket biriktirdiği için bir gün beklenmedik bir anda büyük bir deprem meydana getirebiliyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Depremi Marmara&#8217;da beklerken Van&#8217;da ya da Kütahya&#8217;da olabiliyor, çünkü orada bu süreç gözle rahat görülemeyecek yavaşlıkta ve çok uzun bir sürede yaşanıyor. Aslında Türkiye&#8217;nin birçok yeri için bu tehlike mevcut ama İstanbul nüfusunun fazla olması olası kayıp risklerini artırmakta..&#8221;</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2019/07/17/uzmanlar-uyardi-7-5-7-4-ve-7-2lik-depremler-bekleniyor/">UZMANLAR UYARDI; &#8220;7.5, 7.4 VE 7.2&#8217;LİK DEPREMLER BEKLENİYOR!&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/07/17/uzmanlar-uyardi-7-5-7-4-ve-7-2lik-depremler-bekleniyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
