<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>#bilim | Kuzey Ege Haber</title>
	<atom:link href="https://www.kuzeyegehaber.com/tag/bilim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kuzeyegehaber.com/tag/bilim/</link>
	<description>GERÇEK HABERİN DOĞRU ADRESİ</description>
	<lastBuildDate>Wed, 18 Feb 2026 20:54:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/11/cropped-LOGO-4-32x32.jpg</url>
	<title>#bilim | Kuzey Ege Haber</title>
	<link>https://www.kuzeyegehaber.com/tag/bilim/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8220;DEPREM BİLİMİ MAGAZİN MALZEMESİ DEĞİLDİR!&#8230;&#8221;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2026/02/18/deprem-bilimi-magazin-malzemesi-degildir/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2026/02/18/deprem-bilimi-magazin-malzemesi-degildir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 20:50:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#bilim]]></category>
		<category><![CDATA[#deprem]]></category>
		<category><![CDATA[#nacigörür]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kuzeyegehaber.com/?p=136106</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, depremle ilgili yanlış ve popüler yorumların insan hayatını riske atabileceğini belirtti. Bilginin yalnızca bilimsel yöntemlerle elde edileceğini vurgulayan Görür, “Deprem hakkında konuşurken bilerek konuşmak gerekir” dedi. Prof. Dr. Naci Görür, deprem konusunun ciddi bir mesele olduğunu ve magazinleştirilmemesi gerektiğini ifade etti. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Görür, “Deprem hakkında [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2026/02/18/deprem-bilimi-magazin-malzemesi-degildir/">&#8220;DEPREM BİLİMİ MAGAZİN MALZEMESİ DEĞİLDİR!&#8230;&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, depremle ilgili yanlış ve popüler yorumların insan hayatını riske atabileceğini belirtti. Bilginin yalnızca bilimsel yöntemlerle elde edileceğini vurgulayan Görür, “Deprem hakkında konuşurken bilerek konuşmak gerekir” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Prof. Dr. Naci Görür, deprem konusunun ciddi bir mesele olduğunu ve magazinleştirilmemesi gerektiğini ifade etti. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Görür, “Deprem hakkında konuşurken bilerek konuşmak gerekir. Bilmenin tek yolu araştırmadır” diyerek doğru bilgiye ulaşmanın yöntemini açıkladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Görür, deprem araştırmalarında yöntem, cihaz, laboratuvar çalışmaları ve veri toplamanın temel olduğunu, elde edilen verilerin uluslararası dergilerde yayınlanarak bilim dünyasında doğrular haline geldiğini belirtti. “Deprem doğrularını bu şekilde bilim insanlarından dinleyiniz. Aksi halde yazıktır, günahtır. İnsan hayatı vardır ve vebali yüksektir” diyerek dikkat çekti…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaynak: Yeniçağ</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="678" height="310" src="https://kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2026/02/WhatsApp-Image-2026-02-18-at-23.49.07.jpeg" alt="" class="wp-image-136108" srcset="https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2026/02/WhatsApp-Image-2026-02-18-at-23.49.07.jpeg 678w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2026/02/WhatsApp-Image-2026-02-18-at-23.49.07-300x137.jpeg 300w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2026/02/WhatsApp-Image-2026-02-18-at-23.49.07-150x69.jpeg 150w" sizes="(max-width: 678px) 100vw, 678px" /></figure>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2026/02/18/deprem-bilimi-magazin-malzemesi-degildir/">&#8220;DEPREM BİLİMİ MAGAZİN MALZEMESİ DEĞİLDİR!&#8230;&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2026/02/18/deprem-bilimi-magazin-malzemesi-degildir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MEMİŞ: &#8220;TÜRKİYE DEPREM KONUSUNDA TEST EDİLİYOR, BEN DEPREMLERİN YAPAY OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM&#8230;&#8221;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2025/04/27/memis-turkiye-deprem-konusunda-test-ediliyor-ben-depremlerin-yapay-oldugunu-dusunuyorum/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2025/04/27/memis-turkiye-deprem-konusunda-test-ediliyor-ben-depremlerin-yapay-oldugunu-dusunuyorum/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 27 Apr 2025 18:06:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#bilim]]></category>
		<category><![CDATA[#cahillik]]></category>
		<category><![CDATA[#islammemiş]]></category>
		<category><![CDATA[#istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[#trafik]]></category>
		<category><![CDATA[#yapaydeprem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=123406</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş, YouTube kanalında gerçekleştirdiği açıklamalarda son depremlerle ilgili önemli iddialarda bulundu. Bilime ve ilime olan bağlılığına dikkat çeken Memiş, yaşanan depremlerin doğal değil, yapay olduğunu düşündüğünü belirtti. Doğa olaylarının, insanların, araçların ve çevrenin farklı deneylere tabi tutulduğunu iddia eden İslam Memiş, &#8220;Bugün komplo teorisi gibi görülebilir, ancak dünya genelinde [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2025/04/27/memis-turkiye-deprem-konusunda-test-ediliyor-ben-depremlerin-yapay-oldugunu-dusunuyorum/">MEMİŞ: &#8220;TÜRKİYE DEPREM KONUSUNDA TEST EDİLİYOR, BEN DEPREMLERİN YAPAY OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM&#8230;&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş, YouTube kanalında gerçekleştirdiği açıklamalarda son depremlerle ilgili önemli iddialarda bulundu. Bilime ve ilime olan bağlılığına dikkat çeken Memiş, yaşanan depremlerin doğal değil, yapay olduğunu düşündüğünü belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Doğa olaylarının, insanların, araçların ve çevrenin farklı deneylere tabi tutulduğunu iddia eden İslam Memiş, &#8220;Bugün komplo teorisi gibi görülebilir, ancak dünya genelinde her şey yeni dünya düzeni için test ediliyor. Türkiye&#8217;de deprem konusuna test edilen ülkelerden birisi olarak ben şahsen düşünüyorum ve bu depremlerin doğal olduğunu şahsen düşünmüyorum.” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;BİLİMİ SEVERİM, CAHİLLİĞİ HİÇ SEVMEM&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">İslam Memiş Youtube hesabında çektiği videoda şunları söyledi, &#8220;Ben bilimi severim. İlimi severim ve bilim ve ilimden ayrılmayı hiç istemem. Bugüne kadar da bilim ve ilimden hiç uzaklaşmadım. Cahilliğe karşı müthiş bir derecede gıcıklığım vardır. Cahilliği hiç sevmem, cahil insanlarla bir arada olmayı hiç hazzetmem. Hep bilimden yana olmuşumdur. Hep teknolojiden yana olmuşumdur. Hep mantıktan yana olmuşumdur. Bilim benim hayatımda olmazsa olmazım. Bilimden hiçbir zaman şaşmadım. İlimden de hiçbir zaman şaşmadım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;DEPREMLERİN YAPAY OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak bu yaşanan son deprem sürecine ve son yıllarda özellikle uzay teknolojilerinin yaşandığı ve gökyüzünde yaşanan çeşitli görüntülerin sosyal medyada yayılması ve bütün dünya ülkelerinin yine uzaya çeşitli araçlarını yönlendirmesi, oradaki trafiğin biraz daha artması, bana kişisel olarak, bu size belki komplo teorisi olarak gelebilir, ben bu depremleri yapay olduğunu şahsen düşünüyorum. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Doğal depremler olduğunu şahsen düşünmüyorum. Yine trafik deprem günü trafikteki araçların bir anda kitlenmesi, bir anda bütün araçların durması, bozulması, beyninin bir anda iptal olmasında ben tevafuk olarak görmüyorum. Kontrollü bir şekilde bu sürecin insanlar üzerinde bir deney yapıldığını şahsen düşünüyorum. O yüzden bazı konular hakkında yapılacak çok da bir şey yok.</p>



<p class="wp-block-paragraph">2030 yılına 4,5 yılımız kaldı. Yapay zeka teknolojilerinin kullanıldığı, tüm yapaylaşmanın hayatımızın merkezinde olma ihtimali kuvvetli. Bir şeyler test ediliyor. İnsanın refleksleri, hareketleri, araçlar, bitkiler, doğa… Her şey bir şekilde test ediliyor. Evet bunu bugün komplo teorisi olarak görebilirsiniz. Yani bu depremin doğal olduğunu ifade edebilirsiniz. Bilim mutlaka vazgeçilmez bir, niteliktir benim için. Bilim benim için muhteşem bir şeydir. Tabii ki bir ülke olarak deprem kuşağındayız. Tabii ki doğal felaketlerin sık yaşandığı bir ülkedeyiz. Orası tartışılmaz bir şeydir. Bunu zaten hiç kimsenin inkar etme durumu yok. Ancak sistematik bir şekilde de dünyanın gittiği bir sürece baktığımız zaman, yeni dünya sürecine baktığımız zaman yapay süreçlerin hayatımızda aynı koronavirüs sürecinde yaşadığımız sürecin aynısını ben yaşadığımızı şahsen düşünüyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;TÜRKİYE DEPREM KONUSUNDA TEST EDİLİYOR&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu sadece Türkiye için geçerli değil. Bütün dünyada bazı şeyler hızlıca test ediliyor. İşte teknoloji tarafında yine bir anda internet kesintileri, elektrik kesintileri yani şu anda dünyada yeni dünya düzeni için her şey test ediliyor. Türkiye&#8217;de deprem konusuna test edilen ülkelerden birisi olarak ben şahsen düşünüyorum ve bu depremlerin doğal olduğunu şahsen düşünmüyorum. Bu benim kişisel düşüncemdir. Bunun herhangi bir bilimsel kaynağı yoktur. Bu tamamen gözlemlerim sonucunda kaynaklanan bir yorumdur ve hiç kimseyi bağlamıyor. Benim kişisel kanaatimdir bu yorumlar ve dolayısıyla bu tarafta yapılabilecek şeyler sınırlıdır.&#8221;</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2025/04/27/memis-turkiye-deprem-konusunda-test-ediliyor-ben-depremlerin-yapay-oldugunu-dusunuyorum/">MEMİŞ: &#8220;TÜRKİYE DEPREM KONUSUNDA TEST EDİLİYOR, BEN DEPREMLERİN YAPAY OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM&#8230;&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2025/04/27/memis-turkiye-deprem-konusunda-test-ediliyor-ben-depremlerin-yapay-oldugunu-dusunuyorum/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BİLİME GÖRE ASTROLOJİNİN TAHMİN GÜCÜ SIFIR!&#8230;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2024/04/22/bilime-gore-astrolojinin-tahmin-gucu-sifir/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2024/04/22/bilime-gore-astrolojinin-tahmin-gucu-sifir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Apr 2024 22:55:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim-Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[#astroloji]]></category>
		<category><![CDATA[#bilim]]></category>
		<category><![CDATA[#burçlar]]></category>
		<category><![CDATA[#claererthinking]]></category>
		<category><![CDATA[#tahmin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=106279</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Clearer Thinking tarafından yapılan ilginç bir çalışma, tam da bu soruyu cevaplamak üzere tasarlanmış. Araştırmada, burçların bireylerin yaşadığı durumlar üzerinde herhangi bir tahmin gücüne sahip olup olmadığı sorgulanıyor. Birçok yerde, yılın farklı zamanlarında doğan insanların kişilikleri arasında çok önemli ve temel farklılıklar olduğunun iddia edildiğini söyleyen araştırmacılar, eğer durum böyle olsaydı, farklı burçlara sahip kişilerin [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2024/04/22/bilime-gore-astrolojinin-tahmin-gucu-sifir/">BİLİME GÖRE ASTROLOJİNİN TAHMİN GÜCÜ SIFIR!&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Clearer Thinking tarafından yapılan ilginç bir çalışma, tam da bu soruyu cevaplamak üzere tasarlanmış. Araştırmada, burçların bireylerin yaşadığı durumlar üzerinde herhangi bir tahmin gücüne sahip olup olmadığı sorgulanıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Birçok yerde, yılın farklı zamanlarında doğan insanların kişilikleri arasında çok önemli ve temel farklılıklar olduğunun iddia edildiğini söyleyen araştırmacılar, eğer durum böyle olsaydı, farklı burçlara sahip kişilerin belirli durumlarda farklılıklar göstermesi gerektiğini belirtiyor. Buradan yola çıkarak, modern bilimsel metotlarla konuyu araştırmaya ve istatistiksel analizlerle sonuçları test etmeye başlıyorlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Burçları tespit edilen katılımcılara, genel yaşam koşulları, ekonomik durumları, sosyal hayatları ve benzeri durumlarla ilgili 37 farklı soru yöneltiliyor. Bu sorular yaşam sonuçları olarak isimlendiriliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Katılımcıların burçlarının hayatlarında yaşanacak şeyleri öngörüp göremeyeceğini test etmek için istatistiksel testler uygulayan bu araştırmanın sonuçlarıysa oldukça ilgi çekici.</p>



<p class="wp-block-paragraph">12 farklı burç üzerinde, 37 farklı yaşam sonucuna yönelik gerçekleştirilen analiz, burçların 37 yaşam sonucundan hiçbirini etkileme yeteneğine sahip olmadığını gösteriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Daha bilimsel konuşmak gerekirse, korelasyon katsayılarının, söz konusu 37 yaşam sonucunun hepsi için sıfır çıktığı belirtiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yani burçların, katılımcıların yaşamlarındaki herhangi bir değişkeni tahmin etme yeteneği olmadığı sonucuna ulaşılıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu sonucu doğrulamak için burçları beş büyük kişilik özelliği ile de karşılaştırmışlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">raştırmacıların yaşam sonucu olarak adlandırdığı ve kişilerin hayatlarına ilişkin 37 değişkenin, tahmin edilmesinin mümkün olup olmadığını doğrulamak adına bir karşılaştırma yapıyorlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Burada amaç şunu netleştirmek; bu 37 yaşam sonucu zaten doğası gereği tahmin edilemez mi? Yoksa analizimiz doğru ve burçların mı söz konusu yaşam sonuçlarını tahmin etme gücü yok?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu sebeple, geçerliliği kanıtlanmış olan beş büyük kişilik özelliği (big five personality traits) testini kullanarak yaşam sonuçlarını tahmin etmeye çalışıyorlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sonuçlar beş büyük kişilik özelliğinin söz konusu yaşam sonuçlarını tahmin edebildiğini gösteriyor. Yani sorun yaşam sonuçlarının tahmin edilemez olması değil.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu da burçların tahmin gücünün sıfır olması sonucunun sağlaması niteliğinde!</p>



<p class="wp-block-paragraph">OkCupid, kullanıcından topladığı verileri kullanarak burçların çiftler arsındaki uyumluluğu gösterip göstermeyeceğini araştırmış.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Her burç çiftinin test edildiği araştırmada burçların uyum konusunda hiçbir belirleyiciliği olmadığı sonucuna ulaşılmış.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özetle, burçlar üzerine yapılan iki çalışma da burçların insan yaşamı hakkında bir tahmin yeteneği olmadığını kanıtlıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Peki siz burçlar hakkında ne düşünüyorsunuz?…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaynak: Clearer Thinking</p>



<p class="wp-block-paragraph">Webtekno</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="1002" height="646" src="https://kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/04/b0f68c72424e17f723491cd8dc552da3c8072af8-min.png" alt="" class="wp-image-106282" srcset="https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/04/b0f68c72424e17f723491cd8dc552da3c8072af8-min.png 1002w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/04/b0f68c72424e17f723491cd8dc552da3c8072af8-min-300x193.png 300w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/04/b0f68c72424e17f723491cd8dc552da3c8072af8-min-768x495.png 768w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/04/b0f68c72424e17f723491cd8dc552da3c8072af8-min-585x377.png 585w" sizes="(max-width: 1002px) 100vw, 1002px" /></figure>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2024/04/22/bilime-gore-astrolojinin-tahmin-gucu-sifir/">BİLİME GÖRE ASTROLOJİNİN TAHMİN GÜCÜ SIFIR!&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2024/04/22/bilime-gore-astrolojinin-tahmin-gucu-sifir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;CEP TELEFONU RADYASYONU, DNA&#8217;YA ZARAR VEREMİYOR&#8221;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/08/30/cep-telefonu-radyasyonu-dnaya-zarar-veremiyor/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/08/30/cep-telefonu-radyasyonu-dnaya-zarar-veremiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Aug 2019 22:00:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim-Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[#bilim]]></category>
		<category><![CDATA[#ceptelefonu]]></category>
		<category><![CDATA[#dna]]></category>
		<category><![CDATA[#iyonlaştırıcı]]></category>
		<category><![CDATA[#laboratuvar]]></category>
		<category><![CDATA[#moleküler]]></category>
		<category><![CDATA[#radyasyon]]></category>
		<category><![CDATA[#rfradyasyon]]></category>
		<category><![CDATA[#teksasüniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=7143</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Dünyada yayılmaya başlayan 5G teknolojisiyle akıllı telefon radyasyonunun sağlık üzerinde olumsuz etkileri olabileceğine dair eski korkular alevlenmeye başladı. Yakın tarihli bir rapor, bazı telefonların beklenenden daha fazla radyasyon yaydığını öne sürerek endişeleri arttırdı. Bilimsel kanıtlar, sürekli olarak endişe etmek için çok az neden olduğunu göstermiş olsa da çoğu insan, radyo frekansı (RF) radyasyonunun bize zarar [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2019/08/30/cep-telefonu-radyasyonu-dnaya-zarar-veremiyor/">&#8220;CEP TELEFONU RADYASYONU, DNA&#8217;YA ZARAR VEREMİYOR&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Dünyada yayılmaya başlayan 5G teknolojisiyle akıllı telefon radyasyonunun sağlık üzerinde olumsuz etkileri olabileceğine dair eski korkular alevlenmeye başladı. Yakın tarihli bir rapor, bazı telefonların beklenenden daha fazla radyasyon yaydığını öne sürerek endişeleri arttırdı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bilimsel kanıtlar, sürekli olarak endişe etmek için çok az neden olduğunu göstermiş olsa da çoğu insan, radyo frekansı (RF) radyasyonunun bize zarar verebileceğine inanıyor. Bu konuda, giderek daha da karmaşık hâle gelen çok sayıda bilimsel veri bulunmakta. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Cuma günü Yeni Zelanda Tıp Dergisi’nde çıkan yeni bir makale, konunun oldukça karmaşık olduğunu kabul ediyor ancak zararlı olabilecek biyolojik etkilerin düşük kalitedeki bilimsel çalışmalarda daha sık görüldüğünü belirtiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Auckland Üniversitesi ve Yeni Zelanda Sağlık Bakanlığı, Aralık ayında aynı dergide bir araştırmacı olan Susan Pockett tarafından yayınlanan bir makalenin, Yeni Zelanda’da kamu politikasının halk sağlığını korumak için yeterince çaba göstermediğini iddia ettiği için yanıltıcı olduğunu düşünüyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Bilim insanları, on yıllardır RF radyasyonunun insan vücudu üzerindeki etkisini inceliyorlar ve ana biyolojik etkinin insan dokusunu ısıtıyor gibi göründüğünü gösteriyorlar. Makaleye göre RF radyasyonu, iyonlaştırıcı değildir yani DNA&#8217;ya zarar verecek enerjiye sahip olamaz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Pockett&#8217;in makalesi, iyonlaştırıcı olmayan radyasyonun biyolojik etkilerinin doku ısınmasının ötesine geçtiğini öne süren bir takım araştırmalara dayanarak doğru olmadığını savundu. Yeni yorum ise bu biyolojik etkileri gösteren sayısız çalışmayı göstermekte ancak kalitelerini sorgulamakta. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Auckland Üniversitesi’nden Elwood, “Zarar verici sağlık etkilerini gösteren çalışmaların çoğu, düşük kalitededir ancak ilginç oldukları için yayınlanmaktadır. &#8216;Potansiyel&#8217; kelimesi önemlidir. Çalışmaların çoğu, muhtemelen bir sağlık etkisine bağlı olabilecek bazı fizyolojik veya moleküler değişimi araştırmaktadır ancak genellikle bir sağlık zararının doğrudan kanıtı bulunmamaktadır” açıklamasında bulundu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Elwood, 200&#8217;den fazla çalışmayı inceleyen ve memeli hücrelerinde 2.000&#8217;in üzerinde RF radyasyon testini inceleyen Teksas Üniversitesi&#8217;ndeki araştırmacılar tarafından yapılan son bir gözden geçirmeyi işaret ediyor; &#8220;Bu, birçok çalışmadaki olumlu sonuçların, yürütme çalışmalarının kalitesinin temel kriterlerini karşılamamasından kaynaklandığını gösteriyor&#8221; dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İyi bilimin anahtarı tekrarlanabilirliktir. RF radyasyonuna maruz kalmanın bir etkisi olduğunu göstermek bir şeydir ama tekrar tekrar gösterebilmek tamamen başka bir şey. Hem laboratuvar çalışmaları hem de hayvan sağlığı çalışmalarında tutarlı bir sağlık etkisi göstermeyen RF radyasyonuna maruz kalma ile ilgili cevaplanmamış sorular var.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu, araştırmanın duracağı ve dünya çapında uygulanan mevcut yönergelerin daha fazla incelenmeyeceği anlamına gelmez ancak kanıtların ağırlığı, şu anda telefonlardan gelen radyasyonun endişelenecek bir şey olmadığını gösteriyor..</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://www.webtekno.com/images/editor/default/0002/16/bff3759a78ff77a1804a5df93c4fe546d54be760.jpeg" alt=""/></figure>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2019/08/30/cep-telefonu-radyasyonu-dnaya-zarar-veremiyor/">&#8220;CEP TELEFONU RADYASYONU, DNA&#8217;YA ZARAR VEREMİYOR&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/08/30/cep-telefonu-radyasyonu-dnaya-zarar-veremiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İLTİHAPLI ROMATİZMA İÇİN İLAÇ GELİŞTİRİLDİ..</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/07/25/iltihapli-romatizma-icin-ilac-gelistirildi/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/07/25/iltihapli-romatizma-icin-ilac-gelistirildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Jul 2019 22:36:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[##romatizma]]></category>
		<category><![CDATA[#bilim]]></category>
		<category><![CDATA[#enzim]]></category>
		<category><![CDATA[#fda]]></category>
		<category><![CDATA[#ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[#jak]]></category>
		<category><![CDATA[#romatoidartrit]]></category>
		<category><![CDATA[#yanetki]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=5234</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Bilim insanları, bugüne kadar nedeni tam olarak anlaşılamayan ve günlük yaşamı doğrudan etkileyen hastalıklarından bir tanesi olan Romatoid artrit hastalığıyla ilgili yeni bir ilaç üzerinde çalışıyorlar. İltihaplı romatizma olarak da bilinen bu hastalık için üretilen bu ilaç, son deneylerden de başarıyla geçti ve ilerleyen dönemlerde hastalar tarafından kullanılabilmesi için önümüzdeki bir yıl içerisinde piyasaya sürülecek. [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2019/07/25/iltihapli-romatizma-icin-ilac-gelistirildi/">İLTİHAPLI ROMATİZMA İÇİN İLAÇ GELİŞTİRİLDİ..</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Bilim insanları, bugüne kadar nedeni tam olarak anlaşılamayan ve günlük yaşamı doğrudan etkileyen hastalıklarından bir tanesi olan Romatoid artrit hastalığıyla ilgili yeni bir ilaç üzerinde çalışıyorlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph"> İltihaplı romatizma olarak da bilinen bu hastalık için üretilen bu ilaç, son deneylerden de başarıyla geçti ve ilerleyen dönemlerde hastalar tarafından kullanılabilmesi için önümüzdeki bir yıl içerisinde piyasaya sürülecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu ilacın oluşturulma sürecinde, son yıllarda egzama ve çeşitli bağırsak hastalıklarının iyileştirilmesinde kullanılan JAK inhibitörleri kullanılıyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu ilaç aslında ilk kez bulunmuyor. Bilim insanları geçtiğimiz yıllarda da bu hastalıkla ilgili bazı ilaçlar yaptılar ancak bu ilaçlarının yan etkilerinin fazla olması, hastalar için büyük soru işaretleri oluşturdu. Bu yeni ilaçlar ise, yan etkiler açısından biraz daha güvenli. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Filgotinib olarak isimlendirilen bu ilaç, JAK1 enzimini hedef alıyor ve bu sayede Romatoid artrit hastalığının iyileştirilmesini sağlıyor. Bilim insanları yaptıkları ilk testlerde, 12 hafta boyunca bu hastalıktan muzdarip olan hastalara bu ilaçlar verildi ve sonuçlar gözlendi. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu testlerde başarı oranının yüzde 40&#8217;tan fazla olduğu belirlendi. Süreç, 24 haftaya çıktığı zamansa hastaların yüzde 50&#8217;lik kısmında ciddi bir iyileşme görüldü. Bu ilacı yüksek dozda test eden hastaların yüzde 30&#8217;unda ise, 24 haftalık kullanımdan sonra herhangi bir sorun kalmadığı tespit edildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu ilacın araştırılmasıyla ilgili projenin bir numaralı ismi olan Mark Genovese, ilaçla ilgili bazı açıklamalarda bulundu. Genovese; bu ilacın, mevcut ilaçlara göre hem çok daha iyi bir etki gösterdiğini hem de diğer ilaçlarla herhangi bir etkileşime girmediğini açıkladı. Yani bu hastalıktan muzdarip olan kişiler, aynı anda kaç farklı ilaç kullandıklarının bir önemi olmadan bu ilacı kullanabilecekler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu etkili ilacın, diğer tüm ilaçlarda olduğu gibi bazı yan etkileri de bulunuyor. 2018 yılının sonlarında tespit edilen bu yan etki, erkek hastaları yakından ilgilendiriyor. Filgotinib&#8217;nin, uzun süreli kullanımlarda testislerde hasara neden olduğu ve sperm sayısını azalttığı açıklandı. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Piyasaya sürülmeden önce ilaca ruhsat verecek olan FDA, bu yan etkilerin detaylı olarak araştırılması için ek bir çalışma yapmasını istedi. Ancak bu ilacı üreten şirket, insanların 2020 yılında bu ilacı kullanmaya başlayacaklarının altını çiziyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yapılacak son çalışmalarla birlikte ilaç, FDA&#8217;dan onay alacak ve piyasaya sürülecek. Bu sayede önümüzdeki 12 ay içerisinde Romatoid artrit hastalarının sorunlarına çare olacak yeni bir ilaç kullanılmaya başlanacak..</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaynak-Webtekno</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2019/07/25/iltihapli-romatizma-icin-ilac-gelistirildi/">İLTİHAPLI ROMATİZMA İÇİN İLAÇ GELİŞTİRİLDİ..</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/07/25/iltihapli-romatizma-icin-ilac-gelistirildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2 MİLYON KİŞİ 51. BÖLGEYE GİDİYOR, ABD ORDUSU ALARMDA!</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/07/24/2-milyon-kisi-51-bolgeye-gidiyor-abd-ordusu-alarmda/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/07/24/2-milyon-kisi-51-bolgeye-gidiyor-abd-ordusu-alarmda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Jul 2019 21:27:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim-Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[#abd]]></category>
		<category><![CDATA[#bilim]]></category>
		<category><![CDATA[#conversation]]></category>
		<category><![CDATA[#drake]]></category>
		<category><![CDATA[#dünyadışıyaşam]]></category>
		<category><![CDATA[#evren]]></category>
		<category><![CDATA[#istila]]></category>
		<category><![CDATA[#jasonwright]]></category>
		<category><![CDATA[#mars]]></category>
		<category><![CDATA[#ödül]]></category>
		<category><![CDATA[#ordu]]></category>
		<category><![CDATA[#teleskop]]></category>
		<category><![CDATA[#uzaylı]]></category>
		<category><![CDATA[51.bölge]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=5172</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Neredeyse herkes 51. Bölge&#8217;yi istila etme etkinliğini duymuştur. Duymayanlar için mükemmel kısa bir özet geçmemiz gerekirse Facebook&#8217;taki bir grup, &#8217;51. Bölgeyi istila edelim, hepimizi birden durduramazlar&#8217; şeklinde bir etkinlik başlattı ve şu anda iki milyonu aşkın kişi etkinliğe katılmayı düşünüyor. Tabii ki Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nin askeri alanı olan ve girilmesi yasak olan bölge, ABD silahlı [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2019/07/24/2-milyon-kisi-51-bolgeye-gidiyor-abd-ordusu-alarmda/">2 MİLYON KİŞİ 51. BÖLGEYE GİDİYOR, ABD ORDUSU ALARMDA!</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Neredeyse herkes 51. Bölge&#8217;yi istila etme etkinliğini duymuştur. Duymayanlar için mükemmel kısa bir özet geçmemiz gerekirse Facebook&#8217;taki bir grup, &#8217;51. Bölgeyi istila edelim, hepimizi birden durduramazlar&#8217; şeklinde bir etkinlik başlattı ve şu anda iki milyonu aşkın kişi etkinliğe katılmayı düşünüyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Tabii ki Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nin askeri alanı olan ve girilmesi yasak olan bölge, ABD silahlı kuvvetlerini de alarma geçirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tüm bunları &#8216;uzaylıları görmek için&#8217; yapmayı düşünen kişilerin amacını sorgulamak için astronomi profesörü Jason Wright&#8217;la bir röportaj yapan The Conversation, kendisine yıllardır süregelen bir soruyu yöneltti: Evrende yalnız mıyız?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu derin ve cevabına hâlâ ulaşamadığımız sorudan önce, dünya dışı yaşamı incelediği bilinen profesöre etkinliğe katılıp katılmadığı sorusu yöneltildi. Kendisine sorulmadan önce etkinliğin adını dahi duymadığını belirten Wright, dünya dışı varlıkları araştırmak için en kapsamlı donanımlara sahip olduklarını ancak herhangi bir kanıt bulamadıklarını belirtti. Bu sebeple etkinlikle ilgili ne olup bittiğini de takip etmediğini söyledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bundan sonra dünya dışı varlıkların yaşamına ilişkin bir soruyla karşılaşan 2019 Drake Ödülü sahibi astronom, &#8220;Devletin uzaylıları araması için araştırmacılara ne kadar para vermesi gerekiyor?&#8221; şeklindeki soruya şu şekilde bir yanıt verdi:</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;Evrendeki yaşam konusu NASA ve Amerikan bilimi için son derece önemli bir konu. Mars görevlerimizin birçoğu ve uzay teleskoplarımızın büyük bir kısmı, bulunan herhangi bir biyo kalıntıyı tespit edebilecek şekilde tasarlandı. Başka bir deyişle mikrofosiller ya da atmosferdeki metabolizmaları direkt olarak tespit edebiliriz. Yine de NASA&#8217;nın ve Ulusal Bilim Kuruluşu&#8217;nun neredeyse hiçbir şey harcamadığını size söylemek durumundayım. Bu nedenle doğru seviyeyi bilmesem de sıfır olmadığını biliyorum..&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaynak-Webtekno</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://timedotcom.files.wordpress.com/2019/07/area-51-explained.jpg?quality=85&amp;w=1012&amp;h=569&amp;crop=1" alt=""/></figure>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2019/07/24/2-milyon-kisi-51-bolgeye-gidiyor-abd-ordusu-alarmda/">2 MİLYON KİŞİ 51. BÖLGEYE GİDİYOR, ABD ORDUSU ALARMDA!</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/07/24/2-milyon-kisi-51-bolgeye-gidiyor-abd-ordusu-alarmda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PARALEL EVREN GEÇİDİ AÇMAK İÇİN UĞRAŞIYORLAR!</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/07/05/paralel-evren-gecidi-acmak-icin-ugrasiyorlar/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/07/05/paralel-evren-gecidi-acmak-icin-ugrasiyorlar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jul 2019 22:44:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim-Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[#abd]]></category>
		<category><![CDATA[#atomçekirdeği]]></category>
		<category><![CDATA[#bilim]]></category>
		<category><![CDATA[#fizik]]></category>
		<category><![CDATA[#galaksi]]></category>
		<category><![CDATA[#izotop]]></category>
		<category><![CDATA[#lihium]]></category>
		<category><![CDATA[#nötron]]></category>
		<category><![CDATA[#paralelevren]]></category>
		<category><![CDATA[#proton]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=4073</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-2019 yılı, insanlığın bir başka evrene geçitler açtığı ilk yıl olabilir mi? Gölgelerin içindeki yeni bir diyara, bir paralel evrene geçiş mümkün mü? Belki. ABD Tenessee’deki Oak Ridge Ulusal Laboratuvarından araştırmacılar, en azından kağıt üzerinde bu durumun gerçek olabileceğine inanıyor. Ekibin kurulumunu tamamladıkları yeni deneyde, pek çok açıdan bizimkine benzeyen bir ayna evrenle karşılaşacağımıza inanılıyor. [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2019/07/05/paralel-evren-gecidi-acmak-icin-ugrasiyorlar/">PARALEL EVREN GEÇİDİ AÇMAK İÇİN UĞRAŞIYORLAR!</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-2019 yılı, insanlığın bir başka evrene geçitler açtığı ilk yıl olabilir mi? Gölgelerin içindeki yeni bir diyara, bir paralel evrene geçiş mümkün mü? Belki. </p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD Tenessee’deki Oak Ridge Ulusal Laboratuvarından araştırmacılar, en azından kağıt üzerinde bu durumun gerçek olabileceğine inanıyor. Ekibin kurulumunu tamamladıkları yeni deneyde, pek çok açıdan bizimkine benzeyen bir ayna evrenle karşılaşacağımıza inanılıyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu fikrin arkasında ise fizikçi Leah Broussard var. Araştırmacı, gerçekleştirilen girişimi “oldukça çılgın” olarak nitelendirdi. Ayna boyutu, her ne kadar insana ilk önce “Ya o Doctor Strange’in attığı büyü değil miydi?” dedirtse de gerçekte fizikçilerin uzun süredir tartıştıkları bir konu. Pek çok açıklanamayan sonuç için gerçekliğimizi çarpıtan ayna paralel evren teorisi ortaya atılır. Yine de böyle bir evrenin varlığına dair somut bir kanıt bulunmuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Araştırmacılara ilham veren çalışma, 1990’lı yıllarda yapılan ve nötron parçacıklarının, atom çekirdeğinden proton parçacıklarının çıkartılmasından sonra çökme sürelerinin incelendiği bir başka deney idi. Nötronlar, farklı hızlarda çöküp proton oluşturuyordu. (Pozitif bilimlerde diğer bütün şartlar aynı olduğunda deneylerin aynı sonuçları vermesi beklenir. Bu durum bir anomali yaratmıştı.)</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sistemlerden birinde, serbest nöronlar manyetik alanlarla yakalanmış ve özel tuzaklara yerleştirilmişti. Diğerleri ise nükleer reaktör akışında yer alıyordu. Reaktör akışındaki parçacıkları, diğer parçacıklardan 9 saniye daha uzun sürede çökmüştü. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Buradaki rakam küçük bir farkı gösterse de bilim insanlarını rahatsız etmişti. Ayna evren ile olan etkileşim aradaki gecikmeyi açıklayablecek bir yol olarak görülüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni deneyde nötronlardan oluşan bir ışın, aşılamayan bir duvara gönderilecek. Duvarın öteki tarafında bir nötron dedektörü bulunacak. Normalde cihazın nötron tespit etmemesi bekleniyor. Nötron varlığının gözlemlenmesi durumunda ise paralel evren teorisi doğrulanmış olacak. Kurulacak olan manyetik alanlar, boyutlar arasında geçişi kolaylaştıracak. Bir anlamda ilk defa boyutlararası geçit açılmış olacak. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Araştırmanın başındaki isim olan Broussard, sonuç olarak “sıfır hareket” tespit etmeyi beklediğini belirtti. Yine de duvarın arka tarafında bir şeyler bulmaları, pek çok bilimsel tartışmayı da yanında getirecektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Paralel evren teorisi, Büyük Patlama ile ortaya çıkması gereken ama bir türlü yeterince çok miktarda bulamadığımız Lithium 7 izotoplarının yerini ve galaksimizin dışından gelen yüksek enerjili, yüksek hızlı ışımaları da açıklayabilir..</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaynak-Webtekno</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://www.webtekno.com/images/editor/default/0002/09/1d398ebc66165fca430d56c9460d73e3cc94111f.jpeg" alt=""/></figure>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2019/07/05/paralel-evren-gecidi-acmak-icin-ugrasiyorlar/">PARALEL EVREN GEÇİDİ AÇMAK İÇİN UĞRAŞIYORLAR!</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/07/05/paralel-evren-gecidi-acmak-icin-ugrasiyorlar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BUZULLAR HIZLA ERİYOR, İNSANLIĞIN SONU GELİYOR!</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/07/03/buzullar-hizla-eriyor-insanligin-sonu-geliyor/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/07/03/buzullar-hizla-eriyor-insanligin-sonu-geliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jul 2019 22:37:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim-Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[#antarktika]]></category>
		<category><![CDATA[#bilim]]></category>
		<category><![CDATA[#buzul]]></category>
		<category><![CDATA[#dünya]]></category>
		<category><![CDATA[#elnino]]></category>
		<category><![CDATA[#erime]]></category>
		<category><![CDATA[#güneykutbu]]></category>
		<category><![CDATA[#kuzeykutbu]]></category>
		<category><![CDATA[#okyanus]]></category>
		<category><![CDATA[#zirve]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=3950</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Arktik denizindeki buzulların yok oluşu, 1990&#8217;ların sonundan bu yana hız kaybetmeden devam ediyordu. Bunun yanı sıra Güney Kutbu&#8217;nda işler tam zıt yönde ilerleyerek buzullarda artış gözlemleniyordu ancak Güney Kutbu&#8217;nda da buzul erimeleri gözlemlenmeye başladı. Güney kutbundaki buzul tabakası 2014 yılında zirve noktasına çıkmıştı ve bu zirve noktadan sonra günümüze kadar 2 milyon kilometre kare buzul [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2019/07/03/buzullar-hizla-eriyor-insanligin-sonu-geliyor/">BUZULLAR HIZLA ERİYOR, İNSANLIĞIN SONU GELİYOR!</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Arktik denizindeki buzulların yok oluşu, 1990&#8217;ların sonundan bu yana hız kaybetmeden devam ediyordu. Bunun yanı sıra Güney Kutbu&#8217;nda işler tam zıt yönde ilerleyerek buzullarda artış gözlemleniyordu ancak Güney Kutbu&#8217;nda da buzul erimeleri gözlemlenmeye başladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Güney kutbundaki buzul tabakası 2014 yılında zirve noktasına çıkmıştı ve bu zirve noktadan sonra günümüze kadar 2 milyon kilometre kare buzul yok oldu. Bu da 35 yıllık birikimin birkaç yıl içerisinde yok olması anlamına geliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu noktada bilim insanları, Antarktik buzullarının erimesinin neden bu kadar kısa sürdüğünü ya da erimenin neden bu kadar hızlı geliştiğini kesin olarak açıklayamıyor. Bazı yardımcı faktörler arasında 2015 yılının sonlarında gerçekleşen El Nino okyanus ısınmasının olabileceği söyleniyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Deniz buzulları, suyun yerini aldığı için karada gerçekleşen buzul erimeleri gibi deniz seviyesinin yükselmesi şu an için söz konusu değil. Yine de bu durumun da dezavantajları bulunuyor: Koyu mavi sular daha açık yüzeylerde kilometre karelerce yer kapladığı için sıcaklık yansıtılmıyor, aksine emiliyor. Dolayısı ile buzulların erimesi, erime hızının artmasına neden oluyor..</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaynak-Webtekno</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://foto.haberler.com/haber/2019/07/02/guney-kutbundaki-buzullar-korkunc-bir-hizla-2-12202942_o.jpg" alt=""/></figure>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2019/07/03/buzullar-hizla-eriyor-insanligin-sonu-geliyor/">BUZULLAR HIZLA ERİYOR, İNSANLIĞIN SONU GELİYOR!</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/07/03/buzullar-hizla-eriyor-insanligin-sonu-geliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YENİ DNA MİKROSKOPU, ÇOK İLGİNÇ GÖRÜNTÜLER YAKALADI!</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/06/22/yeni-dna-mikroskopu-cok-ilginc-goruntuler-yakaladi/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/06/22/yeni-dna-mikroskopu-cok-ilginc-goruntuler-yakaladi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Jun 2019 21:44:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim-Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[#bilim]]></category>
		<category><![CDATA[#dna]]></category>
		<category><![CDATA[#doku]]></category>
		<category><![CDATA[#genetik]]></category>
		<category><![CDATA[#insan]]></category>
		<category><![CDATA[#kopya]]></category>
		<category><![CDATA[#materyal]]></category>
		<category><![CDATA[#mikroskop]]></category>
		<category><![CDATA[#mıt]]></category>
		<category><![CDATA[#nukleotid]]></category>
		<category><![CDATA[#rna]]></category>
		<category><![CDATA[#sarmal]]></category>
		<category><![CDATA[#teknik]]></category>
		<category><![CDATA[#weinstain]]></category>
		<category><![CDATA[molekular]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=3192</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Yeni bir araştırma, yaşayan hücrelerin içindeki DNA ve RNA’yı görmemiz sağlayan DNA mikroskopisi tekniğinin yaklaşık 6 yıl gibi bir sürede mükemmelleştirildiğini gösteriyor. Yukarıdaki görsel için bir nebula yorumunda bulunabilirsiniz. Aslında görselin ne olduğu çok daha şaşırtıcı. Görsel, bir hücreye ait ve parlayan bölümler, hücre içindeki DNA ve RNA’nın yerini gösteriyor. MIT’de biyoloji ve tıp alanında [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2019/06/22/yeni-dna-mikroskopu-cok-ilginc-goruntuler-yakaladi/">YENİ DNA MİKROSKOPU, ÇOK İLGİNÇ GÖRÜNTÜLER YAKALADI!</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Yeni bir araştırma, yaşayan hücrelerin içindeki DNA ve RNA’yı görmemiz sağlayan DNA mikroskopisi tekniğinin yaklaşık 6 yıl gibi bir sürede mükemmelleştirildiğini gösteriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yukarıdaki görsel için bir nebula yorumunda bulunabilirsiniz. Aslında görselin ne olduğu çok daha şaşırtıcı. Görsel, bir hücreye ait ve parlayan bölümler, hücre içindeki DNA ve RNA’nın yerini gösteriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">MIT’de biyoloji ve tıp alanında çalışmalar yürüten, Broad Institute’te doktorasını tamamlamış olan ve çalışmadaki baş araştırmacı Joshua Weinstein: “DNA mikroskopisi, bir örnekten hem 3 boyutlu hem de genetik bilgi toplanmasını ve hücrelerin görselleştirilmesini sağlayan tamamen yeni bir teknik” şeklinde bir açıklamada bulundu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu teknik, bilim insanlarının nükleotidlerin (DNA’nın 2 sarmalındaki, RNA’nın ise tek sarmalındaki genetik kod) sıralamalarını tam olarak görmelerini sağlıyor. Weinstain: “Bu teknik, bizim genetik olarak özgün olan kanser, bağışıklık sistemi veya bağırsak hücreleri gibi yapılarının nasıl olduğunu, onların birbirleriyle nasıl etkileştiğini ve hücrelerin, çok hücreli formlara nasıl dönüştüklerini görmemizi sağlayacak.” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Geçmiş yıllarda bilim insanları, doku örneklerinden moleküler veri toplanmasını sağlayan on binlerce araç geliştirdiler ancak elde edilen bu verilerin hücre içindeki genetik materyalin nerede olduğunu ve nasıl dizildiğini görmelerini sağlayan 3 boyutlu verilerle birleştirilmesi, çok maliyetliydi ve karmaşık makineler gerektiriyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Araştırmacılar, geliştirilen bu yeni tekniğin süreci çok daha kolay hâle getireceğini söylediler. Bu teknik, her biri 30 nükleotid uzunluğunda olan özelleştirilmiş DNA dizilimlerinden oluşan küçük etiketlerden faydalanıyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu etiketler, hücredeki her DNA ve RNA’ya bağlanıyor ve ardından etiketler, hücre içinde on binlerce olana kadar kopyalanıyor. Bu kopyalar, birbirleriyle etkileşip birleştikçe farklı DNA etiketleri oluşturuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Araştırmacılar, oluşturulan DNA etiketleri arasındaki etkileşimin tekniğin çalışmasının ana sebebi olduğunu söylüyorlar. Bilim insanları, etiketlenmiş molekülleri topladıktan ve onları sıraladıktan sonra, bir bilgisayar algoritması etiketlerin hücredeki orijinal yerlerini bulabiliyor ve numunenin renklendirilmiş bir resmini ortaya çıkarıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Araştırma, bilim insanlarının farklı hastalıkların daha iyi anlamasına yardımcı olabilir. Örneğin araştırma, bir numunedeki kanser hücrelerinin yerinin haritasını çıkarabiliyor. DNA’lardaki bu sentetik etiketler, tümör hücrelerindeki reseptör ve moleküllerin yerini bulmaya da yardımcı olabiliyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Weinstein, “Biz, DNA’yı matematiksel olarak ışık mikrospokisindeki fotonlara benzer şekilde kullandık” diyor ve ekliyor: “Bu teknik, bizim biyolojiyi hücresel olarak görselleştirmemizi ve onu insan gözüyle görünenden çok daha farklı bir şekilde görmemizi sağlayacak..”</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaynak-Webtekno</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://www.webtekno.com/images/editor/default/0002/07/ebfe02407b2a636a2b639539e930a1a7c0beaaad.jpeg" alt=""/></figure>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2019/06/22/yeni-dna-mikroskopu-cok-ilginc-goruntuler-yakaladi/">YENİ DNA MİKROSKOPU, ÇOK İLGİNÇ GÖRÜNTÜLER YAKALADI!</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/06/22/yeni-dna-mikroskopu-cok-ilginc-goruntuler-yakaladi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DİNOZOR&#8217;LAR GERİ GELİYOR!</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/06/20/dinozorlar-geri-geliyor/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/06/20/dinozorlar-geri-geliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Jun 2019 22:01:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim-Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[#bilim]]></category>
		<category><![CDATA[#canlı]]></category>
		<category><![CDATA[#dinozor]]></category>
		<category><![CDATA[#dna]]></category>
		<category><![CDATA[#fil]]></category>
		<category><![CDATA[#gen]]></category>
		<category><![CDATA[#harvard]]></category>
		<category><![CDATA[#jurassicpark]]></category>
		<category><![CDATA[#mamut]]></category>
		<category><![CDATA[#mutant]]></category>
		<category><![CDATA[#tavuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=3039</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Sanatçıların en sık kullandıkları ifadelerden birisi, “Sanat, hayatı taklit eder” ifadesidir. Bu durumda ise hayat, sanatı taklit ediyor. Bilim insanları, gelecek 5 ila 10 yıl içinde dinozorların yeniden görülebileceğini söylüyor (Bunun neden kötü bir fikir olabileceğini görmek isteyenler için ise Jurassic Park filmini tavsiye ediyoruz). Dört Jurassic filminde de danışmanlık sunan Dr. Jack Horner, kalıntılardaki [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2019/06/20/dinozorlar-geri-geliyor/">DİNOZOR&#8217;LAR GERİ GELİYOR!</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Sanatçıların en sık kullandıkları ifadelerden birisi, “Sanat, hayatı taklit eder” ifadesidir. Bu durumda ise hayat, sanatı taklit ediyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Bilim insanları, gelecek 5 ila 10 yıl içinde dinozorların yeniden görülebileceğini söylüyor (Bunun neden kötü bir fikir olabileceğini görmek isteyenler için ise Jurassic Park filmini tavsiye ediyoruz).</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dört Jurassic filminde de danışmanlık sunan Dr. Jack Horner, kalıntılardaki genetik yapılar kullanılarak dinozorların hayata döndürülebileceğini söylemişti. Sonradan keşfedilen DNA bozunması, bu ihtimali ortadan kaldırdı. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu durum, Yale ve Harvard üniversitelerinden gelen araştırmacıları durdurmadı. Bilim insanları, gözlerini dinozorların yaşayan son akrabalarına dikti: Tavuklara.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dr. Horner daha önce People dergisine, “Tabii ki kuşlar dinozordur. Tek yapmamız gereken onları düzeltmek, böylece biraz daha dinozora benzeyebilirler.” demişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Araştırmacılar, Dr. Horner’ın tavsiyesinden yola çıkarak tavuklardaki evrim sürecini tersine ilerletecek bir çalışma gerçekleştiriyorlar. Böylece tavukların zaman içerisinde atalarına daha çok benzemesi sağlanmaya çalışılıyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Harvard araştırmacıları, yakın zamanda benzer bir çalışma içine girmiş ve filler ile mamutların genlerini birleştirmeye çalışmıştı. Böylece bu soyu tükenmiş devasa canlıların hayata döndürülmesi amaçlanıyordu..</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaynak-Webtekno</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://www.kamuguncelhaber.com/wp-content/uploads/2019/06/39f12ad700225a698a35bbf822dffaa115aff013.jpeg" alt=""/></figure>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2019/06/20/dinozorlar-geri-geliyor/">DİNOZOR&#8217;LAR GERİ GELİYOR!</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/06/20/dinozorlar-geri-geliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
