<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>#babıaliyesontren | Kuzey Ege Haber</title>
	<atom:link href="https://www.kuzeyegehaber.com/tag/babialiyesontren/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kuzeyegehaber.com/tag/babialiyesontren/</link>
	<description>GERÇEK HABERİN DOĞRU ADRESİ</description>
	<lastBuildDate>Mon, 13 May 2024 17:37:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/11/cropped-LOGO-4-32x32.jpg</url>
	<title>#babıaliyesontren | Kuzey Ege Haber</title>
	<link>https://www.kuzeyegehaber.com/tag/babialiyesontren/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Haluk Şahin: &#8220;Hani Avrupalıydın? Eurovision’da bizim buraların kültürünü Yunanistan temsil etti&#8230;&#8221;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2024/05/13/haluk-sahin-hani-avrupaliydin-eurovisionda-bizim-buralarin-kulturunu-yunanistan-temsil-etti/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2024/05/13/haluk-sahin-hani-avrupaliydin-eurovisionda-bizim-buralarin-kulturunu-yunanistan-temsil-etti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 May 2024 17:37:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#babıaliyesontren]]></category>
		<category><![CDATA[#eurovision]]></category>
		<category><![CDATA[#halukşahin]]></category>
		<category><![CDATA[#ismailcem]]></category>
		<category><![CDATA[#timurselçuk]]></category>
		<category><![CDATA[#yunanistan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=107628</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu hafta da yazıma yeni çıkan anılar kitabımdan (Babıali’ye Son Tren) bir paragrafla başlıyorum. Çünkü konu güncel. TRT bölümünde anlattıklarımı “itiraf” olarak çerçevelemişim: “Katıldığımız ilk Eurovision Şarkı Yarışması’nda ülkemizin verdiği puanları canlı olarak Avrupa’ya ilan eden kişi bendim: “France four points vb…” Önceden böyle planlanmamıştı ama, son anda benim üstüme kaldı. Eurovision’a katılma kararımız Cem’in [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2024/05/13/haluk-sahin-hani-avrupaliydin-eurovisionda-bizim-buralarin-kulturunu-yunanistan-temsil-etti/">Haluk Şahin: &#8220;Hani Avrupalıydın? Eurovision’da bizim buraların kültürünü Yunanistan temsil etti&#8230;&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Bu hafta da yazıma yeni çıkan anılar kitabımdan (Babıali’ye Son Tren) bir paragrafla başlıyorum. Çünkü konu güncel.</p>



<p class="wp-block-paragraph">TRT bölümünde anlattıklarımı “itiraf” olarak çerçevelemişim:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Katıldığımız ilk Eurovision Şarkı Yarışması’nda ülkemizin verdiği puanları canlı olarak Avrupa’ya ilan eden kişi bendim: “France four points vb…” Önceden böyle planlanmamıştı ama, son anda benim üstüme kaldı. Eurovision’a katılma kararımız Cem’in TRT’yi Avrupa televizyonları düzeyine çıkarma hedefinin bir parçasıydı. Hemen itirazlar oldu, efendim şundan yapamayız, bundan yapamayız diyenler çıktı, ama ısrar edilince her şey yoluna girdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Orkestrayı Timur Selçuk yönetecekti. Ankara’da stüdyoda bekleyen bir Halk Jürisi kurulacaktı. Cem’in ricasıyla ben de orada olacaktım. En beğenilen eser Türkiye’yi temsil edecekti. Sonunda Semiha Yankı adlı genç bir sanatçının “Seninle Bir Dakika” adlı şarkısı Avrupa ekranlarına çıktı. Beklentiler yüksekti. Ancak Yankı birkaç puandan öteye gidemedi. Böylece yıllar sürecek ve günün birinde birinciliğe kadar yükselecek Eurovision serüvenimiz başlamış oldu.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">KÜLTÜRÜNE GÜVENECEKSİN…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yıl 1975’ti. TRT Genel Müdürü İsmail Cem’in televizyon danışmanıydım. Cem hassas konularda beni öne sürerdi. Kibirli Avrupa’nın karşısına yepyeni bir rolle çıktığımız bu yarışma öyleydi. Batı karşısında eli ayağı titreyen Ankaralı kesimler rezil olmaktan korkuyorlardı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Oysa Cem Türkiye’ye ve kültürüne güveniyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’yi Semiha Yankı adlı genç bir sanatçı temsil etti. Orkestranın başında özlemle andığım rahmetli dostum Timur Selçuk vardı. Puanlarda geride kaldık. Ama rezil olmadık. Orada olmamız gerekiyordu. Oradaydık. Asıl mesaj buydu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ve Cem, bizim sadece Avrupalı olmadığımızı yazılarında en iyi anlatanlardan biriydi. Evet, elbette Avrupalıydık! Ama başka kimliklerimiz de vardı. Bunlar birbirini götürmüyor, birbirine ekleniyordu. Tek kimlikle özetlenemeyecek bir kültürel alaşımı temsil ediyorduk. Bu müziğimize de yansıyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sonradan bu alaşımı çok iyi yansıtan bir şarkıyla Eurovision’u kazandık. Ne yazık ki Cem göremedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">GİRİP YARIŞACAKSIN…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kültürel aşağılık duygusuna bağladığım cahilce bir tutumla biz yıllardır bu yarışmaya katılmıyoruz. Oysa gözler alıştıkları Türkiye’yi arıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Neyse ki bu kez bizim coğrafyanın alaşımını Yunanistan adına katılan Zari adlı şarkı şarkı temsil etti. Genç şarkıcı Marina Satti bizim buralardan, fıkır fıkır, cıvıl cıvıl bir kızdı. Şarkı, dümtekler, halay, mendiller… Pekala bizim ekibimiz de olabilirdi. Nitekim, finale kalmasının ardından yapılan kutlamada Türk ve Yunan bayrakları ellerdeydi. Satti bizim cühelanın bir türlü anlamak istemediği gerçeği dile getirdi: Kültürlerin sınırları ille siyasal sınırlarla örtüşmez.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Eurovision şarkı yarışmalarının politikleşmesinden yakınılır. Bence günümüzün tuhaf siyasi atmosferinde bu kaçınılmazdır, çünkü çok parçalı yeni dünyada insanların dikkat çekebilecekleri aydınlatılmış sahnelere ihtiyacı vardır. Çıkıp bağırıp çağırırlar. Pilavdan kaçanın kaşığı kırılsın demekten başka çare yoktur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu arada son yıllarda sık sık olduğu gibi ön plana çıkartılan cinsel marjinallik mesajları olsa olsa Avrupa’nın felsefi yorgunluğuyla açıklanabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bizim için en kötüsü hem Avrupa’lıyım deyip hem de kaçak oynamaktır! Daha doğrusu, kalkıp oynamamaktır…</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/05/Untitled-design-14-min-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-107630" srcset="https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/05/Untitled-design-14-min-1024x576.jpg 1024w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/05/Untitled-design-14-min-300x169.jpg 300w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/05/Untitled-design-14-min-768x432.jpg 768w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/05/Untitled-design-14-min-1536x864.jpg 1536w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/05/Untitled-design-14-min-1170x658.jpg 1170w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/05/Untitled-design-14-min-585x329.jpg 585w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/05/Untitled-design-14-min.jpg 1920w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2024/05/13/haluk-sahin-hani-avrupaliydin-eurovisionda-bizim-buralarin-kulturunu-yunanistan-temsil-etti/">Haluk Şahin: &#8220;Hani Avrupalıydın? Eurovision’da bizim buraların kültürünü Yunanistan temsil etti&#8230;&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2024/05/13/haluk-sahin-hani-avrupaliydin-eurovisionda-bizim-buralarin-kulturunu-yunanistan-temsil-etti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Haluk Şahin: &#8220;Dibe Vurmak ve Ayağa Kalkmak&#8230;&#8221;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2024/04/15/haluk-sahin-dibe-vurmak-ve-ayaga-kalkmak/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2024/04/15/haluk-sahin-dibe-vurmak-ve-ayaga-kalkmak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Apr 2024 15:27:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#31mart2024]]></category>
		<category><![CDATA[#babıaliyesontren]]></category>
		<category><![CDATA[#dibevurmak]]></category>
		<category><![CDATA[#halukşahin]]></category>
		<category><![CDATA[#türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[#yerelseçimler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=105810</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-31 Mart seçimlerinde birçok kişi hayatının doruğuna çıktı ya da dibe vurdu. Şimdi, özellikle dibe vuranların ne yapacaklarını merak ediyor, ilgiyle izliyoruz. “Beter olsun!” diyenler “Var, vah! Yazık oldu!” diyenler var! Özellikle siyaset dünyasında birinin dibe vurduğu nokta ötekinin doruğu olabiliyor. Homo homini lupus vaziyetleri!Ben ilk kitabı Babıali’ye Son Tren adı altında yayınlanan anılarımda dibe [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2024/04/15/haluk-sahin-dibe-vurmak-ve-ayaga-kalkmak/">Haluk Şahin: &#8220;Dibe Vurmak ve Ayağa Kalkmak&#8230;&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-31 Mart seçimlerinde birçok kişi hayatının doruğuna çıktı ya da dibe vurdu. Şimdi, özellikle dibe vuranların ne yapacaklarını merak ediyor, ilgiyle izliyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Beter olsun!” diyenler “Var, vah! Yazık oldu!” diyenler var!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özellikle siyaset dünyasında birinin dibe vurduğu nokta ötekinin doruğu olabiliyor. Homo homini lupus vaziyetleri!<br>Ben ilk kitabı Babıali’ye Son Tren adı altında yayınlanan anılarımda dibe vurduğum anı ayrıntılarıyla anlattım. Aradan tarım yüzyıl geçmiş olsa da her saniyesini hatırlıyorum. Dışardan bakanlar benim ne kadar derinlere düşüp ayağa kalktığımı bile fark etmediler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Herkesin uçurumlar farklıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">DİBE VURDUĞUM GÜN…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Biraz bağlam vereyim. Çünkü bağlam olmayınca anlatı olmuyor, o zaman anlam da olmuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">1974-75 yıllarında TRT’de Genel Müdür İsmail Cem’in Televizyon Program Danışmanı olarak bir doruğu yaşamıştım. 33 yaşındaydım. Herkesin her şeyi seyretmeyi görev saydığı o masum yıllarda yaptığım kitap programıyla bayağı şöhret olmuştum. Daha sonra Cem’in çıkarttığı Politika Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Yardımcısı olarak Babıali’ye geçmiştim. Türkiye’nin kreması, yazarları çizerleri sinemacıları dostumdu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak, Gladyo tasarımlı terör yükselmekteydi. He gün çevremizde yeni cinayetler işleniyordu. Üstelik iki çocuklu bir baba olarak işsiz kalmıştım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Son çare olarak, doktoramı yaptığım ABD’de bir üniversitede bir yıllık konuk öğretim üyesi olarak iş buldum. Sevindim mi? Hayır, çünkü aklım fikrim Türkiye’deydi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gönüllü sürgünlük, ülkesine tutkun Türk aydınlarının yabancısı olan bir şey değildir. Demek ki sıra bana gelmişti.<br>Tanınmış bir siyasi iletişim araştırmacısı olan fakülte dekanı, işe alırken beni bir yıllık ucuz bir tıkaç olarak görüyor olmalıydı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">YOK SAYILMAK…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Okul açıldıktan kısa bir süre sonra, İngiltere’nin Open University’sinden tanınmış bir profesörün fakülteyi ziyaret edeceği duyuruldu. Dekan tek tek odaları dolaşacak, onu fakülte mensuplarıyla tanıştıracaktı. Ben ziyaretçi hocanın makalelerini okumuştum. Kamu yayın kuruluşlarına bakışlarımız birbirine benziyordu. Ben TRT’ye nasıl bakıyorsam o da BBC’ye öyle bakıyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sonrasını kitaptan aynen aktarıyorum:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Heyecanla tanışacağımız anı beklemeye başladım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ve o gün geldi. Dekan, konuğuyla birlikte makam odasından çıkıp bizim koridorda ilerledi, her odaya girip konuğu ile tanıştırdı. Koridora dönük tüm kapılar açıktı. Benden bir önceki odada ve tam karşıma düşen odada konuştuklarını, gülüştüklerini duydum, ayağa kalkıp beklemeye başladım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ama dekan benim odayı atladı, bir ötemdeki odaya geçtiler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yani benim odama boş muamelesi yaptılar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Başka her odaya uğrayarak tanışma turunu tamamladılar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ayakta öylece dondum kaldım. Önce kıpırdayamadım, sonra yüzüme ateş bastı, göğsüme karanlık bir bulut indi. Ellerim titremeye başladı. Herkesin önünde yok yerine konmuştum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aşağılanmıştım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hemen kapıyı kapatıp ışığı söndürdüm. Başımı çalışma masamın altına vererek yere uzandım. Yaşlı gözlerimi kapattım. Yıldızlar uçuşuyordu. Vücudumu gevşettim, düzenli soluk alıp vermeye çalıştım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Öyle en az yarım saat yattım. Memleketim Türkiye’yi, bizi bu hiç hesapta olmayan kentin bir gökdelenine getiren olayları düşündüm. Dostlarımı, İstanbul’u, Akıntı Burnu’nu…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir geçmişim vardı, bir mücadeleden çıkmıştım…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ve bir geleceğim olacaktı!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ayağa kalkıp, sıfır noktasından yukarıya doğru ilk adımını attım…”</p>



<p class="wp-block-paragraph">ÜLKE DİBE VURUNCA…</p>



<p class="wp-block-paragraph">İyi ki atmışım. O gün tanıştırılmadığım profesör zamanla en iyi dostlarım arasına girdi. Akademik hayatımın en parlak dönemini yaşadım. Başka bir üniversitede çok daha iyi bir pozisyona transfer olduğumda, ilk gün beni tanıştırmaya değer bulmayan dekan, “Gitme!” diye yalvardı, bir ağlamadığı kaldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dibe vurmak bazen iyidir. Hayatın sellerine kapılmış insana “Dur bakalım, ben ne yapıyorum?” demek fırsatını verir.<br>Bu, ülkeler için de öyledir… 31 Mart sonuçları son ekonomik ve sosyal krizle dibe vurmuş olan Türkiye için de öyle olabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Olur demiyorum, olabilir diyorum. Yeter ki, onu ayağa kaldıracak hayalleri olsun!…</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="576" src="https://kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/04/Untitled-design-10-min-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-105812" srcset="https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/04/Untitled-design-10-min-1024x576.jpg 1024w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/04/Untitled-design-10-min-300x169.jpg 300w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/04/Untitled-design-10-min-768x432.jpg 768w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/04/Untitled-design-10-min-1536x864.jpg 1536w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/04/Untitled-design-10-min-1170x658.jpg 1170w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/04/Untitled-design-10-min-585x329.jpg 585w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/04/Untitled-design-10-min.jpg 1920w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2024/04/15/haluk-sahin-dibe-vurmak-ve-ayaga-kalkmak/">Haluk Şahin: &#8220;Dibe Vurmak ve Ayağa Kalkmak&#8230;&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2024/04/15/haluk-sahin-dibe-vurmak-ve-ayaga-kalkmak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Haluk Şahin: &#8220;Hayat dersleri: O gün hayır demeseydim, kim bilir şimdi neredeydim?&#8230;&#8221;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2024/03/04/haluk-sahin-hayat-dersleri-o-gun-hayir-demeseydim-kim-bilir-simdi-neredeydim/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2024/03/04/haluk-sahin-hayat-dersleri-o-gun-hayir-demeseydim-kim-bilir-simdi-neredeydim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Mar 2024 15:38:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#babıaliyesontren]]></category>
		<category><![CDATA[#halukşahin]]></category>
		<category><![CDATA[#odiseus]]></category>
		<category><![CDATA[#pavlus]]></category>
		<category><![CDATA[#trt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=102978</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan, hayatının son düzlüğüne varıp geriye baktığında, hele anılarını yazdığında, kendisiyle ve hayatla ilgili pek çok ders çıkarabiliyor. Karamsar bir günümüzde bunları, idam mahkumunun darağacında son sözü sorulduğunda “Bu bana iyi bir ders olacak!” demesine benzetebiliriz. Benim aldığım temel ders şu: Tek kelimelik yanıtlarınıza çok dikkat edin. Özellikle “Evet!” ve “Hayır!”a! Sisam adalı komşumuz Pitagoras [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2024/03/04/haluk-sahin-hayat-dersleri-o-gun-hayir-demeseydim-kim-bilir-simdi-neredeydim/">Haluk Şahin: &#8220;Hayat dersleri: O gün hayır demeseydim, kim bilir şimdi neredeydim?&#8230;&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">İnsan, hayatının son düzlüğüne varıp geriye baktığında, hele anılarını yazdığında, kendisiyle ve hayatla ilgili pek çok ders çıkarabiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Karamsar bir günümüzde bunları, idam mahkumunun darağacında son sözü sorulduğunda “Bu bana iyi bir ders olacak!” demesine benzetebiliriz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Benim aldığım temel ders şu: Tek kelimelik yanıtlarınıza çok dikkat edin. Özellikle “Evet!” ve “Hayır!”a!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sisam adalı komşumuz Pitagoras 2600 yıl önce boşuna “En çok üzerinde düşünmeniz gereken en eski ve kısa sözcüklerdir: Evet ve Hayır!” dememiş.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hayattan aldığım derslerden biri ”hayır”ların “evet”lerden daha önemli olduğudur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">KENDİMİ NASIL KURTARDIM?…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bazen “Hayır!” demek “Evet!” demekten daha zordur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Geçenlerde yayınlanan “Babıali’ye Son Tren” adlı anı kitabımı yazarken böyle üç dört örnek çıktı karşıma. “İyi ki hayır demişim yoksa hayatım kaymış olurdu!” diye düşündüm.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yıl 1977. İstanbul’da, iki çocuklu ve işsizim. Çıkarttığımız Politika gazetesi batmış, TRT’ye dönüş umutları fos çıkmış, Boğaziçi Üniversitesi’ne almamışlar. Tüm kapılar kapalı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">TRT’den bir arkadaş, ki güçlü çevrelerle hep iyi ilişkileri olagelmişti, telefon etti:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Filanca turizm şirketinin sahibi falanca bey seninle görüşmek istiyor. Biliyorsun gazeteci kökenlidir. Telefon numaranı verdim, arayacak.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Nitekim, aradı, öğle yemeğine davet etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Nişantaşı’nda bir yerde buluştuk. Hiç vakit kaybetmeden beni şirketin genel müdürü ve yönetim kurulu başkanı yapmak istediğini söyledi. Efendim, dış pazara açılıyorlarmış, benim gibi iyi yabancı dil bilen, akademik payesi olan birine ihtiyacı varmış.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ben kem küm edince, vereceği maaşı söyledi. Astronomik derler ya, öyle bir rakam! Ve ben iki çocuklu işsiz bir insanım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Beyefendi beni, hiç tanımadığım ve içinde bulunmayı arzu etmediğim bir bahçede bahçıvanlığa çağırıyordu. Ve tabii, “Evet!” dememi bekliyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kibarca “Hayır!” deyip ayrıldım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Müthiş bir işi reddetmiş gibi değil, bir kapandan kaçmış gibi sevinerek hem de. Oh, kendimi kurtarmıştım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(Meraklılarına: Hikayedeki gazetecinin ve iş adamının adları kitapta var. Burada anıp konuyu gölgelesin istemedim!”)</p>



<p class="wp-block-paragraph">DEĞİŞMEK, GELİŞMEK VE DÖNMEK…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Evet, kendimi kurtarmıştım!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Daha doğrusu kendim olarak kalmayı başarmıştım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Felsefe ve psikolojide kendini tanımanın önemi üzerinde çok durulur. Gerek Batı’da gerekse Doğu’da felsefenin ilk emri “Kendini tanı!”dır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kuşkusuz buna “Kendini koru!” eklenebilir. Fiziksel anlamda korumanın ötesinde “kimlik, kişilik, hayat tercihi, bireysel etik anlamında kendini koru!”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ruhunu satma, kalemini kiralama, kendin kal türünden nice tekrarları vardır bu emrin.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kendini koruyabilmek için kendini tanımak gerekir ki, bu sanıldığı kadar kolay bir şey değildir!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bunu söylerken hep aynı kalmalıyız demek istemiyorum. Tam tersine, insanın bir proje olduğuna ve gitmek istediği yönde – bulmayı başarmışsa “kendi” yönünde – sürekli ilerlemesi (değişmesi) gerektiğine inanıyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Buna “gelişme” diyoruz. Aristoteles’in sözünü ettiği eudomania ya da gürlüğe böyle gidiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu sırada Tarsuslu Pavlus’un gibi aniden dönüşen, hidayete erenlere de rastlanıyor. Samimi iseler onlara da itirazım yok.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Benim itirazım, insanın bir çıkar uğruna, bambaşka bir etik kıyafet gerektiren bir kimliğe bürünmesi. Bunlara “dönek” diyoruz. Siyaset ve medya dünyamızda bunlardan çok var…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bunlara elbette güvenilemez. Bugün kendisini satan insanların yarın başkalarını satmasından normal ne olabilir?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özellikle gazetecilik gibi bazı mesleklerde kendisi kalmak isteyenleri ayartmak için her yola başvurulur. Onları baştan çıkartmak için en baş döndürücü müzikler çalınır. Zayıf olanların kopup gitmesi olağandır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Odiseus, bu yüzden, Sirenlerin insanı esrikleştiren şarkılarına karşı tayfalarının kulağına balmumu tıkamış, kendisini ise direğe bağlatmıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">KATİL İLE MAKTÜL…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Siyaset ve medya dünyası Sirenlerin tavlayıp domuza döndürdüğü insanlarla doludur. Babıali’de de bunlardan çok gördüm. Böyle birinin değişim öyküsünü Babıali’de Cinayet: Gazeteciyi Kim Öldürdü? adlı romanımda anlattım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Belki de, katil ile maktulün aynı kişi olduğu tek dedektif romanıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Evet, böylelerine rastladığımda şaşırıp nereye bakacağımı şaşırırım: Yerinde kalmış sol gözüne mi, yoksa kaymış, sağ gözüne mi?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Katile mi yoksa maktule mi?</p>



<p class="wp-block-paragraph">İşte size bir hayat dersi: “Hayır!” demesini bilmek cinayeti önleyebilir!…</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="576" src="https://kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/03/Untitled-design-6-min-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-102980" srcset="https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/03/Untitled-design-6-min-1024x576.jpg 1024w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/03/Untitled-design-6-min-300x169.jpg 300w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/03/Untitled-design-6-min-768x432.jpg 768w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/03/Untitled-design-6-min-1536x864.jpg 1536w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/03/Untitled-design-6-min-1170x658.jpg 1170w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/03/Untitled-design-6-min-585x329.jpg 585w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/03/Untitled-design-6-min.jpg 1920w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2024/03/04/haluk-sahin-hayat-dersleri-o-gun-hayir-demeseydim-kim-bilir-simdi-neredeydim/">Haluk Şahin: &#8220;Hayat dersleri: O gün hayır demeseydim, kim bilir şimdi neredeydim?&#8230;&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2024/03/04/haluk-sahin-hayat-dersleri-o-gun-hayir-demeseydim-kim-bilir-simdi-neredeydim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
