<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>#avukatlık | Kuzey Ege Haber</title>
	<atom:link href="https://www.kuzeyegehaber.com/tag/avukatlik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kuzeyegehaber.com/tag/avukatlik/</link>
	<description>GERÇEK HABERİN DOĞRU ADRESİ</description>
	<lastBuildDate>Tue, 04 Nov 2025 11:44:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/11/cropped-LOGO-4-32x32.jpg</url>
	<title>#avukatlık | Kuzey Ege Haber</title>
	<link>https://www.kuzeyegehaber.com/tag/avukatlik/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Resmî Gazete’de Yayımlandı&#8230;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2025/11/04/avukatlik-asgari-ucret-tarifesi-resmi-gazetede-yayimlandi/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2025/11/04/avukatlik-asgari-ucret-tarifesi-resmi-gazetede-yayimlandi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Nov 2025 11:44:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#asgariücret]]></category>
		<category><![CDATA[#avukatlık]]></category>
		<category><![CDATA[#resmigazete]]></category>
		<category><![CDATA[#tbb]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=130886</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanan 2025 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, 4 Kasım 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Yeni tarifede hem dava ve takip ücretleri hem de sözleşmeli avukat aylıkları önemli oranda artırıldı. İşte 2025 yılına ait avukat ücret tarifesi tablosu ve detayları… AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ GENEL HÜKÜMLER Amaç ve kapsam MADDE 1- (1) Mahkemelerde, [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2025/11/04/avukatlik-asgari-ucret-tarifesi-resmi-gazetede-yayimlandi/">Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Resmî Gazete’de Yayımlandı&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanan 2025 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, 4 Kasım 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Yeni tarifede hem dava ve takip ücretleri hem de sözleşmeli avukat aylıkları önemli oranda artırıldı. İşte 2025 yılına ait avukat ücret tarifesi tablosu ve detayları…</p>



<p class="wp-block-paragraph">AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ</p>



<p class="wp-block-paragraph">GENEL HÜKÜMLER</p>



<p class="wp-block-paragraph">Amaç ve kapsam</p>



<p class="wp-block-paragraph">MADDE 1- (1) Mahkemelerde, tüm hukuki yardımlarda, taraflar arasındaki uyuşmazlığı sonlandıran her türlü merci kararlarında ve ayrıca kanun gereği mahkemelerce karşı tarafa yükletilmesi gereken avukatlık ücretinin tayin ve takdirinde, 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve bu Tarife hükümleri uygulanır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(2) Taraflar arasında akdi avukatlık ücreti kararlaştırılmaması veya kararlaştırılan akdi avukatlık ücretinin geçersiz sayılması halinde; mahkemelerce, dava konusu edilen tutar üzerinden bu Tarife gereğince hesaplanacak avukatlık ücretinin altında bir ücrete hükmedilemez. Bu Tarife 1136 sayılı Kanunun 164 üncü maddesinin dördüncü fıkrası doğrultusunda gerçekleştirilecek olan akdi avukatlık ücreti belirlenmesinde sadece asgari değerin hesaplanmasında dikkate alınır. Diğer hususlar 1136 sayılı Kanundaki hükümlere tabidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(3) Avukatlık asgari ücret tarifesi altında vekalet ücreti kararlaştırılamaz. Bu Tarife hükümleri altında kararlaştırılan akdi avukatlık ücretleri, bu Tarife hükümleri uyarınca kararlaştırılmış olarak kabul edilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Avukatlık ücretinin kapsadığı işler</p>



<p class="wp-block-paragraph">MADDE 2- (1) Bu Tarifede yazılı avukatlık ücreti, dava dışındaki işler için hukuki yardım tamamlanıncaya, davada ise kesin hüküm elde edilinceye kadar olan bütün iş ve işlemler karşılığıdır. Avukat tarafından takip edilen dava veya işle ilgili olarak düzenlenen dilekçe ve yapılan diğer işlemler ayrı ücreti gerektirmez. Hükümlerin tavzihine ilişkin istemlerin ret veya kabulü halinde de avukatlık ücretine hükmedilemez.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(2) Buna karşılık, icra takipleriyle, Yargıtay, Danıştay ve Sayıştayda temyizen ve bölge idare ve bölge adliye mahkemelerinde istinaf başvurusu üzerine görülen işlerin duruşmaları ayrı ücreti gerektirir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(3) Hangi sebeple olursa olsun, temyiz veya istinaf başvurusu üzerine verilen bozma veya kaldırma kararı sonrasında hükmolunan yargı kararlarında, hükmün verildiği tarihte yürürlükte olan Tarife esas alınır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(4) Temyiz başvurusu üzerine verilen bozma kararı sonrasında istinafta görülen duruşmalı işlerde, duruşma sayısına göre, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünün 18 inci sırasının (b) veya (c) bentlerine göre avukatlık ücretine hükmolunur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Avukatlık ücretinin aidiyeti, sınırları ve ortak veya değişik sebeple davanın reddinde davalıların avukatlık ücreti</p>



<p class="wp-block-paragraph">MADDE 3- (1) Yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücreti, bu Tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamaz. Bu ücretin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresi göz önünde tutulur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(2) Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Birden çok avukat ile temsil</p>



<p class="wp-block-paragraph">MADDE 4- (1) Aynı hukuki yardımın birden çok avukat tarafından yapılması durumunda, karşı tarafa bir avukatlık ücretinden fazlası yükletilemez.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ücretin tümünü hak etme</p>



<p class="wp-block-paragraph">MADDE 5- (1) Hangi aşamada olursa olsun, dava ve icra takibini kabul eden avukat, bu Tarife hükümleri ile belirlenen ücretin tamamına hak kazanır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(2) Gerek kısmi dava gerekse belirsiz alacak ve tespit davasında mahkemece dava değerinin belirlenmesinden sonra davacı davasını belirlenmiş değere göre takip etmese dahi, yasal avukatlık ücreti, belirlenmiş dava değerine göre hesaplanır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulhte ücret</p>



<p class="wp-block-paragraph">MADDE 6- (1) Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret</p>



<p class="wp-block-paragraph">MADDE 7- (1) Ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar; davanın nakli, davanın açılmamış sayılması yahut görevsizlik veya yetkisizlik kararı verildikten sonra başka bir mahkemede yargılamaya devam edilmemesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(2) Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(3) Kanunlar gereği gönderme, yeni mahkemeler kurulması, iş bölümü itirazı nedeniyle verilen tüm gönderme kararları nedeniyle görevsizlik, gönderme veya yetkisizlik kararı verilmesi durumunda avukatlık ücretine hükmedilmez.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Karşılık davada, davaların birleştirilmesinde, ayrılmasında ve tarafta iradi değişiklik halinde ücret</p>



<p class="wp-block-paragraph">MADDE 8- (1) Bir davanın takibi sırasında karşılık dava açılması, başka bir davanın bu davayla birleştirilmesi veya davaların ayrılması durumunda, her dava için ayrı ücrete hükmolunur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(2) Tarafta iradi değişiklik halinde, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi vekille temsil edilmişse, lehine maktu avukatlık ücretine hükmolunur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Nafaka, kira tespiti ve tahliye davalarında ücret</p>



<p class="wp-block-paragraph">MADDE 9- (1) Tahliye davalarında bir yıllık kira bedeli tutarı, kira tespiti ve nafaka davalarında tespit olunan kira bedeli farkının veya hükmolunan nafakanın bir yıllık tutarı üzerinden bu Tarifenin üçüncü kısmı gereğince hesaplanacak miktarın tamamı, avukatlık ücreti olarak hükmolunur. Bu miktarlar, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre belirlenmiş bulunan ücretten az olamaz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(2) Nafaka davalarında reddedilen kısım için avukatlık ücretine hükmedilemez.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Manevi tazminat davalarında ücret</p>



<p class="wp-block-paragraph">MADDE 10- (1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(3) Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(4) Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İcra ve iflas müdürlükleri ile icra mahkemelerinde ücret</p>



<p class="wp-block-paragraph">MADDE 11- (1) İcra ve İflas Müdürlüklerindeki hukuki yardımlara ilişkin avukatlık ücreti, takip sonuçlanıncaya kadar yapılan bütün işlemlerin karşılığıdır. Konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Şu kadar ki takip miktarı 56.250,00 TL’ye kadar olan icra takiplerinde avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde, icra dairelerindeki takipler için öngörülen maktu ücrettir. Ancak, bu ücret asıl alacağı geçemez.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(2) Aciz belgesi alınması, takibi sonuçlandıran işlemlerden sayılır. Bu durumda avukata tam ücret ödenir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(3) İcra mahkemelerinde duruşma yapılırsa bu Tarife gereğince ayrıca avukatlık ücretine hükmedilir. Şu kadar ki bu ücret, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünün iki ve üç sıra numaralarında gösterilen iş ve davalarla ilgili hukuki yardımlara ilişkin olup, bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenecek avukatlık ücreti bu sıra numaralarında yazılı miktarları geçemez. Ancak icra mahkemelerinde açılan istihkak davalarında, üçüncü kısım gereğince hesaplanacak avukatlık ücretine hükmolunur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(4) Borçlu ödeme süresi içerisinde borcunu öderse bu Tarifeye göre belirlenecek ücretin dörtte üçü takdir edilir. Maktu ücreti gerektiren işlerde de bu hüküm uygulanır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(5) Tahliyeye ilişkin icra takiplerinde bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde belirtilen maktu ücrete hükmedilir. Borçlu ödeme süresi içerisinde borcunu öderse bu Tarifeye göre belirlenecek ücretin dörtte üçü takdir edilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(6) İcra dairelerinde borçlu vekili olarak takip edilen işlerde taraflar arasında akdi avukatlık ücreti kararlaştırılmamış veya kararlaştırılan akdi avukatlık ücretinin geçersiz sayıldığı hallerde; çıkabilecek uyuşmazlıkların 1136 sayılı Kanunun 164 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca çözülmesinde avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde icra dairelerinde yapılan takipler için belirlenen maktu ücrettir. Ancak belirlenen ücret asıl alacağı geçemez.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tüketici mahkemeleri ve tüketici hakem heyetlerinde ücret</p>



<p class="wp-block-paragraph">MADDE 12- (1) Tüketici hakem heyetlerinin tüketici lehine verdiği kararlara karşı açılan itiraz davalarında, kararın iptali durumunda tüketici aleyhine, bu Tarifenin üçüncü kısmına göre vekâlet ücretine hükmedilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(3) Ancak, mevcut olduğu halde tüketici hakem heyetine sunulmayan bir bilgi veya belgenin tüketici mahkemesine sunulması nedeniyle kararın iptali halinde tüketici aleyhine vekalet ücretine hükmedilemez.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(4) Tüketici hakem heyetlerinde avukat aracılığı ile takip edilen işlerde, avukat ile müvekkili arasında çıkabilecek uyuşmazlıklarda bu Tarifenin birinci kısım ikinci bölümünün tüketici hakem heyetlerine ilişkin kuralı uygulanır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret</p>



<p class="wp-block-paragraph">MADDE 13- (1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(4) Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ceza davalarında ücret</p>



<p class="wp-block-paragraph">MADDE 14- (1) Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekil ile temsil edilen katılan lehine bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir. Bu hüküm, katılanın 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen vekili bulunması durumunda kovuşturma için ödenen ücret mahsup edilerek uygulanır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(2) Ceza hükmü taşıyan özel kanun, tüzük ve kararnamelere göre yalnız para cezasına hükmolunan davalarda bu Tarifeye göre belirlenecek avukatlık ücreti hükmolunan para cezası tutarını geçemez.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(3) 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141 ve devamı maddelerine göre tazminat için Ağır Ceza Mahkemelerine yapılan başvurularda, bu Tarifenin üçüncü kısmı gereğince avukatlık ücretine hükmedilir. Şu kadar ki, hükmedilecek bu ücret bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünün dokuzuncu sırasındaki ücretten az, on üçüncü sırasındaki ücretten fazla olamaz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(4) Beraat eden ve vekil veya müdafi ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Bu hüküm, sanığın 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(5) Sulh ceza hâkimliklerinde görülen tekzip, internet yayın içeriğinden çıkarma, idari para cezalarına itiraz gibi başvuruların reddi, kabulü veya hâkimlik kararına yapılan itiraz üzerine, kararın kaldırılması halinde işin duruşmasız veya duruşmalı oluşuna göre ikinci kısım birinci bölüm 1. sıradaki iş için öngörüldüğü şekilde avukatlık ücretine hükmedilir. Ancak başvuruya konu idari para cezasının miktarı bu Tarifenin ikinci kısım birinci bölüm 1. sıradaki iş için öngörülen maktu ücretin altında ise idari para cezası kadar avukatlık ücretine hükmedilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Danıştayda, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde görülen dava ve işlerde ücret</p>



<p class="wp-block-paragraph">MADDE 15- (1) Danıştayda ilk derecede veya duruşmalı olarak temyiz yoluyla görülen dava ve işlerde, idari ve vergi dava daireleri kurulları ile dava dairelerinde, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde birinci savunma dilekçesi süresinin bitimine kadar anlaşmazlığın feragat, kabul, davanın konusuz kalması ya da herhangi bir nedenle ortadan kalkması veya bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, diğer durumlarda tamamına hükmedilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(2) Şu kadar ki, dilekçelerin görevli mercie gönderilmesine veya dilekçenin reddine karar verilmesi durumunda avukatlık ücretine hükmolunmaz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Arabuluculuk, uzlaşma ve her türlü sulh anlaşmasında ücret</p>



<p class="wp-block-paragraph">MADDE 16- (1) 1136 sayılı Kanunun 35/A maddesinde uzlaşma sağlama, arabuluculuk, uzlaştırma ve her türlü sulh anlaşmalarından doğacak avukatlık ücreti uyuşmazlıklarında bu Tarifede yer alan hükümler uyarınca hesaplanacak miktarlar, akdi avukatlık ücretinin asgari değerlerini oluşturur. 1136 sayılı Kanunun 35/A maddesi kapsamında uzlaşma sağlanması halinde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre öngörülen maktu ücretin dörtte bir fazlası olarak belirlenir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(2) Ancak, arabuluculuğun dava şartı olması halinde, arabuluculuk aşamasında avukat aracılığı ile takip edilen işlerde aşağıdaki hükümler uygulanır:</p>



<p class="wp-block-paragraph">a) Konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen işlerde avukatlık ücreti; arabuluculuk sonucunda arabuluculuk anlaşma belgesinin imzalanması halinde, bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hesaplanan ücretin dörtte bir fazlası olarak belirlenir. Şu kadar ki miktarı 50.000,00 TL’ye kadar olan arabuluculuk faaliyetlerinde avukatlık ücreti, bu maddenin (c) bendinde yer alan maktu ücretin dörtte bir fazlası olarak belirlenir. Ancak, bu ücret asıl alacağı geçemez.</p>



<p class="wp-block-paragraph">b) Konusu para olmayan veya para ile değerlendirilemeyen işlerde avukatlık ücreti; arabuluculuk sonucunda arabuluculuk anlaşma belgesinin imzalanması halinde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre öngörülen maktu ücretin dörtte bir fazlası olarak belirlenir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">c) Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, avukat, bu Tarifenin birinci kısım birinci bölüm altıncı sırasında belirlenen ücrete hak kazanır. Ancak, bu ücret asıl alacağı geçemez.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ç) Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, tarafın aynı vekille dava yoluna gitmesi durumunda müvekkilin avukatına ödeyeceği asgari ücret, (c) bendine göre ödediği maktu ücret mahsup edilerek, bu Tarifeye göre belirlenir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tahkimde ve Sigorta Tahkim Komisyonunda ücret</p>



<p class="wp-block-paragraph">MADDE 17- (1) Hakem önünde yapılan her türlü hukuki yardımlarda bu Tarife hükümleri uygulanır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(2) Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(3) 28/1/2012 tarihli ve 28187 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu Yönetmeliğinin 14 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Tahkim Kurulu, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde idare ve vergi mahkemelerinde görülen davalar için öngörülen avukatlık ücretine hükmeder.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İş takibinde ücret</p>



<p class="wp-block-paragraph">MADDE 18- (1) Bu Tarifeye göre iş takibi; yargı yetkisinin kullanılması ile ilgisi bulunmayan iş ve işlemlerin yapılabilmesi için, iş sahibi veya temsilci tarafından yerine getirilmesi kanunlara göre zorunlu olan iş ve işlemlerdir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(2) Bu Tarifede yazılı iş takibi ücreti bir veya birden çok resmi daire, kurum veya kuruluşça yapılan çeşitli işlemleri içine alsa bile, o işin sonuçlanmasına kadar yapılan bütün hukuki yardımların karşılığıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dava vekili ve dava takipçileri eliyle takip olunan işlerde ücret</p>



<p class="wp-block-paragraph">MADDE 19- (1) Dava vekilleri tarafından takip olunan dava ve işlerde de bu Tarife uygulanır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(2) Dava takipçileri tarafından takip olunan dava ve işlerde bu Tarifede belirtilen ücretin 1/4’ü uygulanır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tarifede yazılı olmayan işlerde ücret</p>



<p class="wp-block-paragraph">MADDE 20- (1) Bu Tarifede yazılı olmayan hukuki yardımlar için, işin niteliği göz önünde tutularak, bu Tarifedeki benzer işlere göre ücret belirlenir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uygulanacak tarife</p>



<p class="wp-block-paragraph">MADDE 21- (1) Avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan Tarife esas alınır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Seri davalarda ücret</p>



<p class="wp-block-paragraph">MADDE 22- (1) İhtiyari dava arkadaşlığının bir türü olan seri davalar ister ayrı dava konusu yapılsın ister bir davada birleştirilsin toplamda on dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam avukatlık ücretine, toplamda elli dosyaya kadar açılan seri davalarda ilk on dosyadan sonra gelen her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %50’si oranında avukatlık ücretine, toplamda yüz dosyaya kadar açılan seri davalarda ilk elli dosyadan sonra gelen her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %40’ı oranında avukatlık ücretine, toplamda yüzden fazla açılan seri davalarda ilk yüz dosyadan sonra gelen her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %25’i oranında avukatlık ücretine hükmedilir. Duruşmalı işlerde bu şekilde avukatlık ücretine hükmedilmesi için dosyaya ilişkin tüm duruşmaların aynı gün aynı mahkemede yapılması gerekir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kötü niyetli veya haksız dava açılmasında ücret</p>



<p class="wp-block-paragraph">MADDE 23- (1) Kötü niyetli davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf, yargılama giderlerinden başka, diğer tarafın vekiliyle aralarında kararlaştırılan vekâlet ücretinin tamamı veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebilir. Vekâlet ücretinin miktarı hakkında uyuşmazlık çıkması veya mahkemece miktarının fahiş bulunması hâlinde, bu miktar doğrudan mahkemece 1136 sayılı Kanun ve bu Tarife esas alınarak takdir olunur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yürürlük</p>



<p class="wp-block-paragraph">MADDE 24- (1) Bu Tarife yayımı tarihinde yürürlüğe girer…</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2025/11/04/avukatlik-asgari-ucret-tarifesi-resmi-gazetede-yayimlandi/">Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Resmî Gazete’de Yayımlandı&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2025/11/04/avukatlik-asgari-ucret-tarifesi-resmi-gazetede-yayimlandi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DANIŞTAY&#8217;DAN AVUKATLIK MESLEĞİ İÇİN KRİTİK KARAR!&#8230;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2025/07/25/danistaydan-avukatlik-meslegi-icin-kritik-karar/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2025/07/25/danistaydan-avukatlik-meslegi-icin-kritik-karar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 06:39:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#avukatlık]]></category>
		<category><![CDATA[#danıştay]]></category>
		<category><![CDATA[#davalı]]></category>
		<category><![CDATA[#dpo]]></category>
		<category><![CDATA[#tebliğ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=127007</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Danıştay 10. Daire kararında; “Tebliğ&#8217;in dayanağı olan 6698 sayılı Kanun&#8217;da düzenlenmemiş olan ve davalı Kuruma verilen görev ve yetkiler kapsamında da yer almayan &#8220;veri koruma görevlisi&#8221; statüsünü ihdas ederek &#8220;veri koruma görevlisi&#8221; olma koşullarına (eğitim, sınav, belgelendirme vb.) dair usul ve esasları kurallaştıran, bu suretle dayanağı Kanun&#8217;u, normlar hiyerarşisi, kanuni idare ve idarenin düzenleme yetkisinin [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2025/07/25/danistaydan-avukatlik-meslegi-icin-kritik-karar/">DANIŞTAY&#8217;DAN AVUKATLIK MESLEĞİ İÇİN KRİTİK KARAR!&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Danıştay 10. Daire kararında; “Tebliğ&#8217;in dayanağı olan 6698 sayılı Kanun&#8217;da düzenlenmemiş olan ve davalı Kuruma verilen görev ve yetkiler kapsamında da yer almayan &#8220;veri koruma görevlisi&#8221; statüsünü ihdas ederek &#8220;veri koruma görevlisi&#8221; olma koşullarına (eğitim, sınav, belgelendirme vb.) dair usul ve esasları kurallaştıran, bu suretle dayanağı Kanun&#8217;u, normlar hiyerarşisi, kanuni idare ve idarenin düzenleme yetkisinin taliliği prensiplerini ihlal eden dava konusu Tebliğ’de hukuka uyarlık görülmemektedir.” ifadeleri kullanıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;MESLEK BAĞIMSIZLIĞINI ZEDELER&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Avukat Hakları Grubu Ankara&#8217;dan yapılan açıklamada &#8220;6 Aralık 2021 tarihli, 31681 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ve sertifika zorunluluğu getiren bu düzenleme; yasal bir dayanağı olmaksızın, avukatların uzmanlık alanını gasp eden ve meslek bağımsızlığını zedeleyen bir içerik taşımaktaydı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sadece avukatların yapabileceği bir işi, “Veri Koruma Görevlisi” adı altında ISO sertifikasına bağlayarak mesleğimizi ifa etmemizi engelleyen tebliğe karşı Danıştay’da açtığımız iptal davasını kazandık.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dayanışma ile büyüyen bu hak mücadelesi, mesleğimizin ortak sorumluluğudur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mesleğimizi özgürce icra edebilmek ve hukuki yetkinliğimizi sınırlandıran bu düzenlemenin kaldırılması için mücadelemizi sürdüreceğiz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mesleğimize yönelik her saldırı da en önde biz olacağız.&#8221; denildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İlgili Danıştay kararı şöyle;</p>



<p class="wp-block-paragraph">T.C.</p>



<p class="wp-block-paragraph">D A N I Ş T A Y</p>



<p class="wp-block-paragraph">ONUNCU DAİRE</p>



<p class="wp-block-paragraph">Esas No : 2022/691</p>



<p class="wp-block-paragraph">Karar No : 2025/2023</p>



<p class="wp-block-paragraph">DAVACI : B. H.</p>



<p class="wp-block-paragraph">VEKİLİ : Av. Emrah Altunoğlu</p>



<p class="wp-block-paragraph">DAVALI : Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanlığı / ANKARA</p>



<p class="wp-block-paragraph">VEKİLİ : Av. F. İ. / Aynı Yerde</p>



<p class="wp-block-paragraph">DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından; 06/12/2021 tarih ve 31681 sayılı Resmi Gazete&#8217;de yayımlanan Personel Sertifikasyon Mekanizmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ&#8217;in tamamının yetki yönünden hukuka aykırı olduğu iddiasıyla iptali istenilmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından; 06/12/2021 tarih ve 31681 sayılı Resmi Gazete&#8217;de yayımlanan Personel Sertifikasyon Mekanizmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ&#8217;in tamamının yetki yönünden hukuka aykırı olduğu iddiasıyla iptali istenilmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, avukat olduğu ve subjektif ehliyetinin bulunduğu, &#8220;veri koruma görevlisi&#8221; kavramının 6698 sayılı Kişisel Verileri Koruma Kanunu ve diğer mevzuatta bulunmadığı, kanuni dayanağı bulunmayan, uygulamadaki yeri henüz belirlenmemiş olan veri koruma görevlisi kavramının düzenleyici işlem ile getirilmesinin hukuka aykırı olduğu, 2010 yılında yapılan Anayasa değişikliği ile “özel hayatın gizliliği ve korunması hakkı” kapsamında kişisel verilerin anayasal güvence altına alındığı, Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü’ne uyum amacıyla 07/04/2016 tarihinde 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun yürürlüğe girdiği, 6698 sayılı Kanun&#8217;da ve ilgili Yönetmeliklerde “veri koruma görevlisi” hakkında yapılmış bir düzenleme bulunmadığı, dava konusu Tebliğ ile veri koruma görevlisi kavramının hukuk sistemimize girdiği, veri koruma görevlisinin görev, yetki ve sorumlulukları hususunda hukuk sistemimizde henüz ayrıntılı düzenlemeler mevcut olmadığından konu hakkında detaylı bilgiye sahip olabilmek için Avrupa Birliği düzenlemelerine bakmak gerektiği, Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü’nde veri koruma görevlisi kavramının (Data Protection Officer) düzenlendiği, Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğüne uyum çalışmaları kapsamında “veri koruma görevlisi” kavramının Kişisel Verileri Koruma Kurumu tarafından hukuk sistemimize dahil edildiği, Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü incelendiğinde veri koruma görevlisinin temel olarak kişisel verilerin korunması hukukuna uyumu izlediği, veri sorumlusu bünyesindeki uyum çalışmalarını gözlemlediği, gerekli konu ve durumlarda veri sorumlusuna kişisel verilerin korunması hukuku kapsamında danışmanlık yaptığı, tavsiye verdiği, gerektiğinde verisi işlenen kişiler ile denetim makamı ve veri sorumlusu arasındaki kişisel verilerin korunması hukuku alanında aracı bir görev gördüğü sonuçlarına ulaşıldığı, dava konusu Belgelendirme Programının “Öğrenme Çıktıları” başlıklı 6.5. maddesi incelendiğinde, veri koruma görevlisinin Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğüne uygun olarak düzenlenmeye çalışıldığının anlaşıldığı, anılan maddede yer alan öğrenme çıktıları incelendiğinde, veri koruma görevlisi olarak ifade edilen kişilerin kişisel verilerin korunması hukuku ve Kişisel Verilerin Korunması Kanunu&#8217;na uyum alanında danışmanlık faaliyeti vermek üzere yetiştirilmeye çalışıldığının anlaşıldığı, Avukatlık Kanunu&#8217;nun 35. maddesinin avukatın tekel hakkını düzenlediği, hukuki konularda danışmanlık yapmanın sadece avukatların yapabileceği iş ve işlemlerden olduğu, kişisel verilerin korunması alanı hukuk alanı olarak değerlendirilir ve veri koruma görevlisinin uzmanlık alanı ve yapacağı işler hukuk alanı içinde kalacak olursa avukatlar haricinde kimsenin bu alanda danışmanlık hizmeti vermesinin mümkün olmayacağı, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na uyum çalışmalarının ve Kanun kapsamında yapılacak olan danışmanlık hizmetlerinin hukuki iş niteliğinde olduğu, hukuki konularda mütalaa verildiği, hukuk alanında danışmanlık hizmeti verildiği, hukuki niteliğe sahip dokümanlar oluşturulduğu, bu sebeple de kişisel verilerin korunması alanının bir hukuk disiplini olduğu, münhasır olarak avukatlara ait olan hukuki konularda danışmanlık yapma işinin Kurum tarafından yayınlanan düzenleyici işlem niteliğinde Tebliğ ve Program ile hukukçu bile olmayan 4 yıllık lisans mezunu herkese verilmeye çalışılmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek dava konusu düzenleyici işlemin iptali istenilmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, usul yönünden, menfaat ihlali şartı gerçekleşmeyen davacının dava açma ehliyeti bulunmadığı; esas yönünden, kişisel verilerin korunması alanına yönelik çeşitli platformlarda eğitim programları düzenlendiği, bu programların objektif kriterlere dayalı ve konuya ilişkin temel usul ve esaslar hakkında yeterli bilgiyi aktarmadığı, maddi kazanç sağlamaya yönelik olduğu, Kurum tarafından bu alana ilişkin eğitim programlarının ve bu eğitime katılan kişilerin konu hakkındaki yetkinliğini tescil etmek amacıyla verilecek sertifikalara ilişkin usul ve esasların düzenlenmesi suretiyle bir standardizasyonun sağlanmasının amaçlandığı, Kurum tarafından yürütülecek sertifikasyon faaliyetleri ile veri koruma görevlisi programı dahilinde kişilerin sertifikasyonuna ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla “Personel Sertifikasyon Mekanizmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ&#8221; hazırlandığı, Tebliğ ile eğitim ve sertifikanın doğru ve güvenilir kaynaklardan alınması ve kişisel verilerin korunmasına dair eğitim ve sertifika faaliyetlerinin Kurum tarafından regüle edilmesinin amaçlandığı, Tebliğ kapsamında belgelendirilmek üzere akredite edilmiş ve Kurum tarafından yetkilendirilmiş Personel Belgelendirme Kuruluşuna müracaat eden adayların başvurularının değerlendirilmesi, sınavların yapılması ve değerlendirilmesi, veri koruma görevlisi veya veri koruma görevlisi adayının belgelendirilmesi veya yeniden belgelendirilmesi ve belgelendirme yöntemi ile ilgili bütün esasların belirlenmesi amacıyla “Veri Koruma Görevlisi Belgelendirme Programı” hazırlandığı, dava konusu düzenlemelerin dayanağının 6698 sayılı Kanun’un 22/1-e maddesinde yer alan “Kurulun görev alanı ile Kurumun işleyişine ilişkin konularda gerekli düzenleyici işlemleri yapmak” düzenlemesi ile Kişisel Verileri Koruma Kurumu Teşkilat Yönetmeliği’nin 7/ı maddesinde yer alan “Kişisel verilerin korunması, işlenmesi ve güvenliği ile ilgili sektörel uygulama esaslarını belirlemek ve akreditasyon, sertifikasyon, eğitim ile rehberlik konularında usul ve esasları belirlemek” düzenlemesi olduğu, Tebliğ kapsamında yapılacak sertifikalandırma sonucunda kazanılacak unvanın Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğünde düzenlenen Data Protection Officer (DPO) unvanı ile benzer işleve sahip olacağı algısının yanlış olduğu, Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğünde veri sorumluları ve veri işleyenlerin veri koruma mevzuatı kapsamındaki yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirebilmek için bu konuda yetkinliğe sahip bir kişiyi DPO olarak veri koruma mevzuatına uyum ile ilgili süreçlere dahil etme zorunlulukları olduğu, DPO olabilmek için bir sertifikasyon mekanizması kapsamında sertifika sahibi olunması zorunluluğu bulunmadığı, 6698 sayılı Kanun&#8217;da ise veri sorumluları ve veri işleyenler bakımından Kanuna ve ikincil mevzuata uyum çalışmaları kapsamında zorunlu olarak herhangi bir kişiyi istihdam etme veya hizmet alımı zorunluluğuna ilişkin düzenleme bulunmadığı, dava konusu Tebliğ ile düzenleme altına alınan sertifikasyon mekanizmasının da DPO’dan tamamen farklılık arz ettiği ve gönüllülük esasına dayandığı, veri sorumlusu ve veri işleyen tarafından veri koruma görevlisi istihdam edilmesinin veya bu kişilerden hizmet satın alınmasının tamamen isteğe bağlı olduğu, veri koruma görevlisinin yalnızca kişisel verilerin korunması mevzuatı açısında yeterli bilgiye sahip olduğu kabul edilen ve bu kapsamda yetkinliği gösterir bir sertifikaya sahip olan kişi olduğu, Tebliğ ile veri koruma görevlilerine herhangi bir yetki verilmediği, görev tanımı yapılmadığı, Tebliğde, veri koruma görevlisi unvanına sahip olacak kişilerin Avrupa Birliği Genel Veri Tüzüğünde düzenlenen DPO&#8217;ların ülkemiz hukukundaki karşılığı olarak düzenlenmediği, uyum çalışmalarında veri sorumlusu veya veri işleyeni bünyesinde faaliyet gösterebilmek için veri koruma görevlisi unvanını taşıma zorunluluğu bulunmadığı, davacının iddia ettiği gibi Avrupa Birliği Genel Veri Tüzüğünde yer alan DPO&#8217;ya benzer görev ve yetkileri haiz veri koruma görevlisi şeklinde 6698 sayılı Kanun&#8217;da yer almayan yeni bir unvanın ihdas edilmesinin söz konusu olmadığı, 6698 sayılı Kanun&#8217;un amacının, kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları düzenlemek olduğu, kişisel verilerin işleme şartlarının ve veri sorumlusunun yükümlülüklerinin, bu yükümlülüklere uyulmaması halinde uygulanacak idari yaptırımın düzenlendiği, veri sorumlusunun/veri işleyenenin, veri koruma görevlisi istihdam etmesi halinde Kanun&#8217;a ve mevzuata uyma zorunluluğunun ortadan kalkmadığı, veri sorumlusunun/veri işleyenin, veri koruma görevlisinden yardım almasının kendi inisiyatiflerinde olduğu, alınan bu yardımın danışmanlık olarak kabul edilemeyeceği, kişisel verilerin korunması mevzuatı kapsamında yeterli bilgiye sahip olduğu anlamına geleceği, veri koruma görevlisinden yardım alan veri sorumlusu/veri işleyenin, edinilen bilgilerin uygulamaya konulması noktasında bu bilgilerin doğruluğunu ve hukuka uygunluğunu her daim gözetmesi gerektiği, veri güvenliğine ilişkin ilkeler ile usul ve esaslara uyumu sağlayacak uygulamalar, hukuk alanında ve yazılım, bilgisayar teknolojileri, iktisadi ve idari bilimler veya veri sorumlusunun faaliyet gösterdiği diğer alanlarda bilgi sahibi olunması suretiyle hayata geçirilebileceği, hukuki analiz, inceleme ve değerlendirmelere ilave olarak diğer uzmanlık alanlarına yönelik de çalışmaların yapılması gerektiği, uluslararası alanda da benzer bir yaklaşımın benimsendiği, alan sınırlaması olmaksızın 4 yıllık lisans eğitimi veren fakültelerden mezun olan herkese Tebliğin gerekliliklerini yerine getirmek kaydıyla veri koruma görevlisi unvanının tanınmasının Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesine aykırılık teşkil etmediği, Kişisel Verileri Koruma Kurumu bünyesinde istihdam edilen kişisel verileri koruma uzmanlarının da çeşitli fakültelerden mezun olanlar arasından atanmasının mümkün olduğu, kişisel verilerin korunması hukukunun multidisipliner bir alan olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :</p>



<p class="wp-block-paragraph">DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenlemenin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">DANIŞTAY SAVCISI :</p>



<p class="wp-block-paragraph">DÜŞÜNCESİ : Dava, 06/12/2021 tarih ve 31681 sayılı Resmi Gazete&#8217;de yayımlanan Personel Sertifikasyon Mekanizmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ&#8217;in iptali istemiyle açılmıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dava konusu düzenlemenin 1136 sayılı Avukatlık Kanunun 35. maddesine aykırı olduğu avukatlık mesleğinin hak ve menfaatlerini ilgilendirdiği iddialarıyla açılan davada davalı idarenin davacının menfaat ihlali şartının gerçekleşmediği iddiası yerinde görülmemiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Anayasanın &#8220;Özel hayatın gizliliği&#8221; başlıklı 20. maddesinin üçüncü fıkrasında &#8220;Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.&#8221; hükmü yer almıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu&#8217;nun &#8220;Amaç&#8221; başlıklı 1. maddesinde &#8220;Bu Kanunun amacı, kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları düzenlemektir.&#8221; hükmü, &#8220;Tanımlar&#8221; başlıklı 3. maddesinde &#8220;Bu Kanunun uygulanmasında; a)Açık rıza: Belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirilmeye dayanan ve özgür iradeyle açıklanan rızayı, … e) Kişisel verilerin işlenmesi: Kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlemi, … ı) Veri sorumlusu: Kişisel verilerin işleme amaçlarını ve vasıtalarını belirleyen, veri kayıt sisteminin kurulmasından ve yönetilmesinden sorumlu olan gerçek veya tüzel kişiyi ifade eder.&#8221; hükmü, &#8220;Genel ilkeler&#8221; başlıklı 4. maddesinde; (1) Kişisel verilerin, ancak bu Kanunda ve diğer kanunlarda öngörülen usul ve esaslara uygun olarak işlenebileceği, (2) Kişisel verilerin işlenmesinde; a) Hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun olma, b) Doğru ve gerektiğinde güncel olma, c) Belirli, açık ve meşru amaçlar için işlenme, ç) İşlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olma, d) İlgili mevzuatta öngörülen veya işlendikleri amaç için gerekli olan süre kadar muhafaza edilme, ilkelerine uyulmasının zorunlu olduğu, veri güvenliğine ilişkin yükümlülükler başlığını taşıyan 12. maddesinde veri sorumlusunun a) Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesini önlemek, b) Kişisel verilere hukuka aykırı olarak erişilmesini önlemek, c) Kişisel verilerin muhafazasını sağlamak, amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almak zorunda olduğu hükmü yer almıştır. &#8220;Kurulun görev ve yetkileri&#8221; başlıklı 22. maddesinin 1) fıkrasının (e) bendinde; Kurulun görev alanı ile kurumun işleyişine ilgili konularda gerekli düzenleyici işlemleri yapmak kurulun görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kişisel Verileri Koruma Kurumu Teşkilat Yönetmeliğinin 7. maddesinin g) bendinde; Kurulun görev alanı ile Kurumun işleyişine ilişkin konularda gerekli düzenleyici işlemleri yapmak, ı) bendinde; Kişisel verilerin korunması, işlenmesi ve güvenliği ile ilgili sektörel uygulama esaslarını belirlemek ve akreditasyon, sertifikasyon, eğitim ile rehberlik konularında usul ve esasları belirlemek Kurulun görev ve yetkileri arasında sayılmış, 18. maddesinin a) bendinde Kişisel verilerin korunması ile ilgili standartların belirlenmesi, yetkilendirme ve sertifika işlemlerini yürütmek Rehberlik Araştırma ve Kurumsal İletişim Dairesi Başkanlığının görevleri arasında sayılmıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yukarıda anılan mevzuat hükümlerine dayanılarak (TS) EN ISO/IEC 17024 standarda uygun olarak Veri Koruma Görevlisi Programı dahilinde kişilerin sertifikasyonuna ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla Personel Sertifikasyon Mekanizmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ 06/12/2021 tarih ve 31681 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu kapsamda Kurum tarafından yetkilendirilmiş Personel Belgelendirme Kuruluşu&#8217;na müracaat eden adayların başvurularının değerlendirilmesi, sınavların yapılması ve değerlendirilmesi Veri Koruma Görevlisi veya Veri Koruma Görevlisi adayının belgelendirilmesi veya yeniden belgelendirilmesi ve belgelendirme yöntemi ile ilgili esasları belirlemek üzere Veri Koruma Görevlisi Belgelendirme Programı düzenlemiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kişilerin temel hak ve özgürlüklerine korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkarılan 6698 sayılı Kanunla kişisel verilerin hangi kurula tabi olarak, hangi şartta işlenebileceği hususu düzenlenmiş, kanunla kişisel verilerin işlenmesine ilişkin denetim mekanizmaları getirilerek bu verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesinin engellenmesi sağlanmıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesini ve erişimini önleme ve bunların hukuka uygun olarak muhafazasının sağlama sorumluluğunu da kapsayan veri güvenliğini koruma görevi veri sorumlusuna verilmiştir. Bu kanun hükümlerinin uygulanmasını sağlamak amacıyla denetiminde veri sorumlusu tarafından yapılması öngörülmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dava konusu tebliğ ile kişisel verilerin korunması amacıyla &#8220;Veri Koruma Görevlisi&#8221; meslek tanımı yapılarak, veri koruma görevlisinin istihdamını öngörmekte ve bunu sağlamak üzere sertifikasyon, sınav ve eğitim programı düzenlenmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Veri sorumlularının kişisel verilerin kaydedilmesinden veri kayıt sisteminin kurulmasından ve yönetilmesinden sorumlu olduğu, veri güvenliği sağlama hususundaki yetki ve sorumluluklarına ilişkin düzenlemeler, birlikte değerlendiğinde, veri sorumlularının görev alanına hangi katkıyı sağladığı anlaşılmayan veri koruma görevlisi meslek tanımının görev, yetki ve sorumluluk alanının üst norm ile belirlenmesi gerekirken soyut ve belirsiz bir kavram olarak tebliğ ile düzenlenmesinde &#8220;hukuki güvenlik&#8221;, &#8220;hukuki belirlilik&#8221; ilkesine ve hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Diğer yandan 25/05/2018 tarihinde yürürlüğe giren Avrupa Birliği Veri Koruma Tüzüğü (GVKT) de veri Koruma Görevlisi kavramının (Data Proceksion Officer) olarak düzenleme altına alındığı, ülkemizde kişisel verilerin korunması alanındaki mevzuatın Avrupa Birliği standartları ile uyumlu hale getirilmesi amacıyla gerçek kişilerin kişisel verilerinin işlenmesi ile korunmasına ilişkin kurallar ile kişisel verilerin serbest dolaşımına ilişkin kuralların belirlendiği adı geçen tüzükle uyumun sağlanmaya çalışıldığının anlaşıldığı, (GVKT) de veri kişisel verilerin işlemesine ilişkin amaç ve yöntemleri belirlemede yetkinliği olan koruma hukuku ve uygulamalarına ilişkin uzmanlık bilgisine sahip olan, birlik ve üye devletlerin diğer veri koruma hükümlerine uyumunun izlenmesi gibi görev, yetki ve sorumluluk alanı belirlenen Veri Koruma Görevlisi&#8217;nin dava konusu düzenlemede ilgili tüzükte yer alan Veri Koruma Görevlisi tanımı kapsamında bulunmadığı da dikkate alındığında, düzenlemenin Avrupa Birliği mevzuatı ile uyumlu olmadığı da görüldüğünden kamu yararına uygunluk görülmemiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Açıklanan nedenlerle dava konusu tebliğin iptali gerektiği düşünülmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">TÜRK MİLLETİ ADINA</p>



<p class="wp-block-paragraph">Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 15/04/2025 tarihinde, davacı B. H. ve vekilleri Av. Emrah Altunoğlu, Av. E. R. T., Av. Sevde Ata ve Av. V. K.&#8217;nın geldiği, davalı idare Kişisel Verileri Koruma Kurumu&#8217;nu temsilen Av. Furkan İlhan&#8217;ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı.Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:</p>



<p class="wp-block-paragraph">İNCELEME VE GEREKÇE :</p>



<p class="wp-block-paragraph">MADDİ OLAY:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Davacı tarafından, 06/12/2021 tarih ve 31681 sayılı Resmi Gazete&#8217;de yayımlanan Personel Sertifikasyon Mekanizmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ&#8217;in tamamının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">USUL YÖNÜNDEN:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Davalı idare tarafından; davacının dava konusu Tebliğin iptali istemiyle dava açma ehliyetinin bulunmadığı ileri sürülmüştür.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dava konusu Tebliğde, bir olarak, gerçek kişilerin, Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından,&#8221;veri koruma görevlisi&#8221; olma koşullarına (eğitim, sınav, belgelendirme vb.) ve kişisel verilerin korunması mevzuatı açısından yeterli bilgiyle donatılması amacıyla belirlenen Program esasları dahilinde katıldıkları eğitim sonucu girdikleri sınavda başarılı olmaları halinde adlarına düzenlenecek sertifikalara istinaden kazanılacak &#8220;veri koruma görevlisi&#8221; unvanına dair usul ve esaslar yer almaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Davacı tarafından, dava konusu düzenlemenin; Avukatlık Kanunu&#8217;nun 35. maddesinde düzenlenen avukatın tekel hakkına aykırılık teşkil ettiği, kişisel verilerin korunması alanının bir hukuk disiplini olduğu, münhasır olarak avukatlara ait olan hukuki konularda danışmanlık yapma işinin dava konusu Tebliğ ve Program ile hukukçu olmayan 4 yıllık lisans mezunu herkese verilmeye çalışılmasının hukuka aykırı olduğu savıyla açılan davanın, bu özelliği itibarıyla avukatlık mesleğini yapanların çıkarlarının ve meslek düzeninin korunması ile ilgili bulunduğu açıktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle, davacının mesleki düzen ve menfaatlerinin korunması amacıyla dava konusu düzenlemenin değinilen niteliği gereği dava açma ehliyeti bulunmakta olup, davalı idarenin aksi yöndeki itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmaktadır</p>



<p class="wp-block-paragraph">ESAS YÖNÜNDEN;</p>



<p class="wp-block-paragraph">İlgili Mevzuat: 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Kanun&#8217;un &#8220;Amaç&#8221; başlıklı 1.maddesinde, &#8220;(1) Bu Kanunun amacı, kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları düzenlemektir.&#8221;; &#8220;Tanımlar&#8221; başlıklı 3.maddesinde, &#8220;(1) Bu Kanunun uygulanmasında; a) Açık rıza: Belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirilmeye dayanan ve özgür iradeyle açıklanan rızayı, b) Anonim hâle getirme: Kişisel verilerin, başka verilerle eşleştirilerek dahi hiçbir surette kimliği belirli veya belirlenebilir bir gerçek kişiyle ilişkilendirilemeyecek hâle getirilmesini, c) Başkan: Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanını, ç) İlgili kişi: Kişisel verisi işlenen gerçek kişiyi, d) Kişisel veri: Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi, e) Kişisel verilerin işlenmesi: Kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlemi, f) Kurul: Kişisel Verileri Koruma Kurulunu, g) Kurum: Kişisel Verileri Koruma Kurumunu, ğ) Veri işleyen: Veri sorumlusunun verdiği yetkiye dayanarak onun adına kişisel verileri işleyen gerçek veya tüzel kişiyi, h) Veri kayıt sistemi: Kişisel verilerin belirli kriterlere göre yapılandırılarak işlendiği kayıt sistemini, ı) Veri sorumlusu: Kişisel verilerin işleme amaçlarını ve vasıtalarını belirleyen, veri kayıt sisteminin kurulmasından ve yönetilmesinden sorumlu olan gerçek veya tüzel kişiyi, ifade eder.&#8221;; &#8220;Kişisel verilerin silinmesi, yok edilmesi veya anonim hâle getirilmesi&#8221; başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, &#8220;(1) Bu Kanun ve ilgili diğer kanun hükümlerine uygun olarak işlenmiş olmasına rağmen, işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması hâlinde kişisel veriler resen veya ilgili kişinin talebi üzerine veri sorumlusu tarafından silinir, yok edilir veya anonim hâle getirilir.&#8221;; &#8220;Veri güvenliğine ilişkin yükümlülükler&#8221; başlıklı 12. maddesinde, &#8220;(1) Veri sorumlusu; a) Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesini önlemek, b) Kişisel verilere hukuka aykırı olarak erişilmesini önlemek, c) Kişisel verilerin muhafazasını sağlamak, amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almak zorundadır. (2) Veri sorumlusu, kişisel verilerin kendi adına başka bir gerçek veya tüzel kişi tarafından işlenmesi hâlinde, birinci fıkrada belirtilen tedbirlerin alınması hususunda bu kişilerle birlikte müştereken sorumludur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(3) Veri sorumlusu, kendi kurum veya kuruluşunda, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasını sağlamak amacıyla gerekli denetimleri yapmak veya yaptırmak zorundadır. (4) Veri sorumluları ile veri işleyen kişiler, öğrendikleri kişisel verileri bu Kanun hükümlerine aykırı olarak başkasına açıklayamaz ve işleme amacı dışında kullanamazlar. Bu yükümlülük görevden ayrılmalarından sonra da devam eder. (5) İşlenen kişisel verilerin kanuni olmayan yollarla başkaları tarafından elde edilmesi hâlinde, veri sorumlusu bu durumu en kısa sürede ilgilisine ve Kurula bildirir. Kurul, gerekmesi hâlinde bu durumu, kendi internet sitesinde ya da uygun göreceği başka bir yöntemle ilan edebilir.&#8221;; &#8220;Veri Sorumluları Sicili&#8221; başlıklı 16. maddesinin 1. fıkrasında, &#8220;(1) Kurulun gözetiminde, Başkanlık tarafından kamuya açık olarak Veri Sorumluları Sicili tutulur.&#8221;; 2. fıkrasında, &#8220;(2) Kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişiler, veri işlemeye başlamadan önce Veri Sorumluları Siciline kaydolmak zorundadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak, işlenen kişisel verinin niteliği, sayısı, veri işlemenin kanundan kaynaklanması veya üçüncü kişilere aktarılma durumu gibi Kurulca belirlenecek objektif kriterler göz önüne alınmak suretiyle, Kurul tarafından, Veri Sorumluları Siciline kayıt zorunluluğuna istisna getirilebilir.&#8221;; &#8220;Kurulun görev ve yetkileri&#8221; başlıklı 22. maddesinde, &#8220;(1) Kurulun görev ve yetkileri şunlardır: a) Kişisel verilerin, temel hak ve özgürlüklere uygun şekilde işlenmesini sağlamak. b) Kişisel verilerle ilgili haklarının ihlal edildiğini ileri sürenlerin şikâyetlerini karara bağlamak. c) Şikâyet üzerine veya ihlal iddiasını öğrenmesi durumunda resen görev alanına giren konularda kişisel verilerin kanunlara uygun olarak işlenip işlenmediğini incelemek ve gerektiğinde bu konuda geçici önlemler almak. ç) Özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesi için aranan yeterli önlemleri belirlemek. d) Veri Sorumluları Sicilinin tutulmasını sağlamak. e) Kurulun görev alanı ile Kurumun işleyişine ilişkin konularda gerekli düzenleyici işlemleri yapmak. f) Veri güvenliğine ilişkin yükümlülükleri belirlemek amacıyla düzenleyici işlem yapmak. g) Veri sorumlusunun ve temsilcisinin görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin düzenleyici işlem yapmak. ğ) Bu Kanunda öngörülen idari yaptırımlara karar vermek. h) Diğer kurum ve kuruluşlarca hazırlanan ve kişisel verilere ilişkin hüküm içeren mevzuat taslakları hakkında görüş bildirmek…&#8221; düzenlemeleri yer almıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Anılan Kanuna dayanılarak hazırlanan ve 30/12/2017 tarihli ve 30286 sayılı Resmi Gazete&#8217;de yayımlanan Veri Sorumluları Sicili Hakkında Yönetmeliğin &#8220;Veri sorumlusu, veri sorumlusu temsilcisi ve irtibat kişisinin yükümlülükleri &#8221; başlıklı 11. maddesinde, &#8221; (1) Tüzel kişilerde veri sorumlusu tüzel kişiliğin kendisidir. Türkiye’de yerleşik olan tüzel kişilerin Kanun kapsamındaki veri sorumlusu yükümlülükleri, ilgili mevzuat hükümlerine göre tüzel kişiliği temsil ve ilzama yetkili organ veya ilgili mevzuatta belirtilen kişi veya kişiler marifetiyle yerine getirilir. Tüzel kişiliği temsile yetkili organ, Kanunun uygulanması bakımından yerine getirilecek yükümlülükler ile ilgili olarak bir veya birden fazla kişiyi görevlendirebilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu görevlendirme Kanun hükümleri uyarınca tüzel kişiliğin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. (2) Türkiye’de yerleşik olmayan veri sorumlusunun, veri sorumlusu temsilcisi atanmasına ilişkin yetkili organı veya kişisi tarafından alınacak kararın tasdikli örneği, kayıt başvurusu sırasında veri sorumlusu temsilcisi tarafından Kuruma sunulur… (5) Kamu kurum ve kuruluşlarında irtibat kişisi, koordinasyonu sağlayacak üst düzey yönetici tarafından Kurum ile iletişimi sağlamak amacıyla belirlenerek Sicile kaydı yapılan daire başkanı veya üstü yöneticidir.&#8221; düzenlemesi yer almaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">06/12/2021 tarih ve 31681 sayılı Resmi Gazete&#8217;de yayımlanan Personel Sertifikasyon Mekanizmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ&#8217;in &#8220;Amaç&#8221; başlıklı 1. maddesinde, &#8220;(1) Bu Tebliğin amacı, (TS) EN ISO/IEC 17024 nolu standarda uygun olarak Veri Koruma Görevlisi Programı dâhilinde kişilerin sertifikasyonuna ilişkin usul ve esasları belirlemektir.&#8221;; &#8220;Kapsam&#8221; başlıklı 2. maddesinde, &#8220;(1) Bu Tebliğ, (TS) EN ISO/IEC 17024 standardına uygun olarak akredite olan ve Kurum tarafından yetkilendirilen personel belgelendirme kuruluşları tarafından yürütülecek sertifikasyon faaliyetleri ile veri koruma görevlilerini ve adaylarını kapsar.&#8221;; &#8220;Dayanak&#8221; başlıklı 3. maddesinde, &#8220;(1) Bu Tebliğ, 24/3/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 17/1/2018 tarihli ve 2018/11296 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Kişisel Verileri Koruma Kurumu Teşkilat Yönetmeliğinin 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (g) ve (ı) bentleri ile 18 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine dayanılarak hazırlanmıştır.&#8221;; &#8220;Tanımlar&#8221; başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasında, &#8220;(1) Bu Tebliğin uygulanmasında;…ğ) Program: Kurul tarafından ana hatları belirlenerek yayımlanan veri koruma görevlisinin sertifikasyon faaliyetlerine ilişkin şartların belirlendiği dokümanı,…n) Veri koruma görevlisi: Sınavda başarılı olarak veri koruma görevlisi unvanını kullanmaya hak kazanan gerçek kişiyi,… ifade eder.&#8221;; &#8220;Veri koruma görevlisi&#8221; başlıklı 6. maddesinde, &#8220;(1) Katılım belgesini alan kişilerden sınavda başarılı olanlar veri koruma görevlisi unvanını kullanmaya hak kazanırlar. (2) Veri koruma görevlisinin sertifikalandırıldıkları program kapsamında kişisel verilerin korunması mevzuatı açısından yeterli bilgiye sahip olduğu kabul edilir. (3) Veri koruma görevlisi, sadece sertifikalarının geçerlilik süresi boyunca bu unvanı kullanabilir.&#8221; düzenlemesi yer almıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">HUKUKİ DEĞERLENDİRME :</p>



<p class="wp-block-paragraph">İdare Hukukunda &#8220;yetki&#8221;, idareye Anayasa ve yasalarla tanınmış olan karar alma gücünü ifade etmektedir. İdari işlemin en temel unsurunu oluşturan &#8220;yetki&#8221;, yasayla hangi makama verilmiş ise ancak onun tarafından kullanılabilir; ilke olarak &#8220;yetkisizlik kural, yetkili olma istisna&#8221;dır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Anayasanın 123. maddesi uyarınca kuruluş ve görevleri yasayla düzenlenmek durumunda olan idare, kendi düzenleme yetkisini de yasalar çerçevesinde ve yasalara uygun olarak kullanmak zorundadır. Bu ilke, Anayasanın 124. maddesinde, &#8220;Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler.&#8221; hükmüyle ifade edilmiştir. Esasen bu husus, idarenin ikincil (tali) düzenleme yetkisinin doğal sonucudur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Normlar hiyerarşisi kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Hukukun genel ilkeleri arasında yer alan normlar hiyerarşisi gereği, kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği kabul edilmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olmak (kanuni idare) ve dayanak üst normlara aykırı olmamak (normlar hiyerarşisi) kaydıyla, Anayasada belirtilen &#8220;yönetmelik&#8221; veya Anayasada adının zikredilmemesi sebebiyle &#8220;adsız düzenleyici işlem&#8221; olarak tanımlanan ve hiyerarşik olarak yönetmelikten alt düzeyde bulunan yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapma görev ve yetkisine sahiptir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir başka ifadeyle; tebliğ, genelge ve yönerge gibi düzenleyici işlemler; üst normların uygulanmasını göstermek amacıyla ve onlara aykırı hükümler içermemek şartıyla, yine üst normlarda gösterilen usul ve yöntemleri açıklayıcı hükümler taşıyan, yeni bir yöntem ve usul getirmeyen; dayanağı olan mevzuatta yer alan hükümler dışında yeni bir düzenleme içermeyen adsız düzenleyici işlemlerdir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uyuşmazlık; amacı, kapsamı, dayanağı ve düzenleme alanına yukarıda yer verilen Personel Sertifikasyon Mekanizmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ&#8217;ni hazırlama, düzenleme ve yürürlüğe koyma konusunda yetki kullanan davalı idarenin bu yetkisinin yasal dayanağının bulunup bulunmadığı noktasındadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dava konusu Tebliğ ve bu Tebliğin uygulanması amacıyla hazırlanan ve davalı Kurumun resmi internet sayfasında 07/12/2021 tarihinde yayımlanan &#8220;Veri Koruma Görevlisi Belgelendirme Programında bir bütün olarak, gerçek kişilerin, Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından, kişisel verilerin korunması mevzuatı açısından yeterli bilgiyle donatılması amacıyla belirlenen Program esasları dahilinde katıldıkları eğitim sonucu girdikleri, Türk Akreditasyon Kurumu tarafından (TS) EN ISO/IEC 17024 standardı kapsamında akredite edilen yetkili personel belgelendirme kuruluşu tarafından yapılacak sınavda başarılı olmaları halinde adlarına düzenlenecek sertifikalara istinaden &#8220;veri koruma görevlisi&#8221; unvanını kullanmaya hak kazanacakları öngörülmektedir. Dolayısıyla, dava konusu düzenlemede &#8220;veri koruma görevlisi&#8221; olma koşullarına (eğitim, sınav, belgelendirme vb.) dair usul ve esaslar yer almaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Oysa, dava konusu Tebliğ&#8217;in dayanağı olan 6698 sayılı Kanun&#8217;da &#8220;veri işleyen&#8221; ve &#8220;veri sorumlusu&#8221; dışında ayrı bir kavram olduğu anlaşılan &#8220;veri koruma görevlisi&#8221; tanımına yer verilmediği gibi, aynı Kanun&#8217;un 22. maddesinde &#8220;veri koruma görevlisi&#8221; statüsünün ihdası ve düzenlenmesi konusunda Kişisel Verileri Koruma Kuruluna da bir görev verilmediği, anılan Kanun maddesinde yer alan &#8220;veri güvenliğine ilişkin yükümlülükleri belirlemek amacıyla düzenleyici işlem yapmak&#8221; şeklindeki bendin, veri işleyen ile veri sorumlusunun &#8220;veri koruma görevlisi&#8221; istihdamı ya da bunlardan hizmet alımı mecburiyetinin olmaması ve Kanun&#8217;da yer almayan veri koruma görevlisinin veri güvenliğine ilişkin bir yükümlülüğünün de bulunmaması karşısında, dava konusu düzenlemenin yasal dayanağını teşkil edemeyeceği, yine &#8220;veri koruma görevlisi&#8221;nin veri sorumlusu ya da temsilcisinden farklı bir gerçek kişi olması nedeniyle, dava konusu düzenlemenin, anılan maddede yer alan &#8220;veri sorumlusunun ve temsilcisinin görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin düzenleyici işlem yapmak&#8221; şeklindeki bendin de kapsamına girdiğinden söz edilemeyeceği, davalı idarece dava konusu düzenlemenin dayanağı olarak gösterilen &#8220;Kurulun görev alanı ile Kurumun işleyişine ilişkin konularda gerekli düzenleyici işlemleri yapmak&#8221; bendinin ise, Kanunda &#8220;veri koruma görevlisi&#8221; statüsünün ihdası ve düzenlenmesi konusunda Kişisel Verileri Koruma Kuruluna bir görev verilmemesi ve konunun Kurumun işleyişine de ilişkin bulunmaması karşısında, yine dayanak olarak kabulüne hukuken olanak bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu haliyle, dayanağı 6698 sayılı Kanun&#8217;da düzenlenmemiş olan ve davalı Kuruma verilen görev ve yetkiler kapsamında da yer almayan &#8220;veri koruma görevlisi&#8221; statüsünü ihdas ederek &#8220;veri koruma görevlisi&#8221; olma koşullarına (eğitim, sınav, belgelendirme vb.) dair usul ve esasları kurallaştıran, bu suretle dayanağı Kanun&#8217;u, normlar hiyerarşisi, kanuni idare ve idarenin düzenleme yetkisinin taliliği prensiplerini ihlal eden dava konusu Tebliğ&#8217;de hukuka uyarlık görülmemektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Öte yandan, davalı idarenin savunma dilekçesinde de ifade edildiği üzere, dava konusu Tebliğ&#8217;de &#8220;veri koruma görevlisi&#8221;nin açık ve net bir görev tanımı yapılmadığından, hukuki belirlilik ilkesinin de ihlal edildiği anlaşılmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu itibarla, hukuki dayanaktan yoksun bulunan ve hukuki belirsizlik yaratan dava konusu Personel Sertifikasyon Mekanizmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ&#8217;nin iptaline karar verilmesi gerekmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">KARAR SONUCU :</p>



<p class="wp-block-paragraph">Açıklanan nedenlerle;</p>



<ol class="wp-block-list">
<li>06/12/2021 tarih ve 31681 sayılı Resmi Gazete&#8217;de yayımlanan Personel Sertifikasyon Mekanizmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliği&#8217;nin İPTALİNE,</li>



<li>Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam 512,80TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,</li>



<li>Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 56.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,</li>



<li>Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,</li>



<li>Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz gün) içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 15/04/2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.</li>
</ol>



<p class="wp-block-paragraph">(X)-KARŞI OY :</p>



<p class="wp-block-paragraph">6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Kanun&#8217;un &#8220;Amaç&#8221; başlıklı 1. maddesinde, &#8220;Bu Kanunun amacı, kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları düzenlemektir.&#8221; hükmüne; &#8220;Kurulun görev ve yetkileri&#8221; başlıklı 22. maddesinde, &#8220;(1) Kurulun görev ve yetkileri şunlardır: a) Kişisel verilerin, temel hak ve özgürlüklere uygun şekilde işlenmesini sağlamak. … e) Kurulun görev alanı ile Kurumun işleyişine ilişkin konularda gerekli düzenleyici işlemleri yapmak. f) Veri güvenliğine ilişkin yükümlülükleri belirlemek amacıyla düzenleyici işlem yapmak. … l) Kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek.&#8221; hükmüne yer verilmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kişisel Verileri Koruma Kurumu&#8217;nun, kendi görev alanlarına ilişkin olmak (kanuni idare) ve dayanak üst normlara aykırı olmamak (normlar hiyerarşisi) kaydıyla, Anayasa&#8217;nın 124. maddesinde belirtilen &#8220;yönetmelik&#8221; veya Anayasada adının zikredilmemesi sebebiyle &#8220;adsız düzenleyici işlem&#8221; olarak tanımlanan ve hiyerarşik olarak yönetmelikten alt düzeyde bulunan yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapma görev ve yetkisine sahip bulunduğu tartışmasızdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">6698 sayılı Kanun&#8217;un 1. maddesinde öngörülen amaç ile Kanun&#8217;un 22. maddesiyle Kurula verilen görev ve yetkiler birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu Personel Sertifikasyon Mekanizmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ&#8217;in, anılan Kanunla davalı idareye tanınan kişisel verilerin korunmasına yönelik regülasyon görev ve yetkisi kapsamında düzenlendiği, dolayısıyla dava konusu Tebliğde yetki, şekil ve konu unsuru yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Diğer taraftan, kişisel verilerin korunması alanına yönelik çeşitli platformlarda eğitim programları düzenlendiği, bu programların objektif kriterlere dayalı ve konuya ilişkin temel usul ve esaslar hakkında yeterli bilgiyi aktarmadığı, dava konusu düzenlemenin; Kurum tarafından bu alana ilişkin eğitim programlarının ve bu eğitime katılan kişilerin konu hakkındaki yetkinliğini tescil etmek ve verilecek sertifikalara ilişkin usul ve esasların düzenlenmesi suretiyle bir standardizasyon sağlamak amacıyla çıkarıldığı anlaşıldığından, düzenlemede amaç ve sebep unsuru yönleriyle de hukuka aykırılık görülmemektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu durumda, davalı idarenin hazırlayıp yürürlüğe koyma yetkisini haiz olduğu dava konusu düzenleyici işleme karşı açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum…</p>



<p class="wp-block-paragraph">YARGILAMA GİDERLERİ:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Başvuru Harcı : 124,00 TL</p>



<p class="wp-block-paragraph">Karar Harcı : 168,30 TL</p>



<p class="wp-block-paragraph">YD Harcı : 133,00 TL</p>



<p class="wp-block-paragraph">Vekâlet Harcı : 11,50 TL</p>



<p class="wp-block-paragraph">Posta Gideri : 76,00 TL</p>



<p class="wp-block-paragraph">TOPLAM : 512,80 TL</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2025/07/25/danistaydan-avukatlik-meslegi-icin-kritik-karar/">DANIŞTAY&#8217;DAN AVUKATLIK MESLEĞİ İÇİN KRİTİK KARAR!&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2025/07/25/danistaydan-avukatlik-meslegi-icin-kritik-karar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ŞERİATA UYMUYOR DİYE AVUKATLIĞI BIRAKTI, ŞİMDİ DE PEYGAMBERLİĞİNİ İLAN ETTİ!&#8230;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2025/01/12/seriata-uymuyor-diye-avukatligi-birakti-simdi-de-peygamberligini-ilan-etti/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2025/01/12/seriata-uymuyor-diye-avukatligi-birakti-simdi-de-peygamberligini-ilan-etti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Jan 2025 22:18:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#avukatlık]]></category>
		<category><![CDATA[#eylülecemzal]]></category>
		<category><![CDATA[#peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[#şeriat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=118618</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan ve bir dönem avukatlık yapan fakat “Şeriata uygun değil” diyerek avukatlığı bırakan Eylül Ecem Zal, sosyal medyadan paylaştığı video ile peygamberliğini ilan etti. Zal, Sultanahmet Meydanı&#8217;na giderek kaydettiği videoda Kuran&#8217;dan bir sureden alıntı yaparak &#8220;Şüphesiz ben alemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş, güvenilir bir resulüm. Buna karşılık ben sizden hiçbir karşılık [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2025/01/12/seriata-uymuyor-diye-avukatligi-birakti-simdi-de-peygamberligini-ilan-etti/">ŞERİATA UYMUYOR DİYE AVUKATLIĞI BIRAKTI, ŞİMDİ DE PEYGAMBERLİĞİNİ İLAN ETTİ!&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan ve bir dönem avukatlık yapan fakat “Şeriata uygun değil” diyerek avukatlığı bırakan Eylül Ecem Zal, sosyal medyadan paylaştığı video ile peygamberliğini ilan etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Zal, Sultanahmet Meydanı&#8217;na giderek kaydettiği videoda Kuran&#8217;dan bir sureden alıntı yaparak &#8220;Şüphesiz ben alemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş, güvenilir bir resulüm. Buna karşılık ben sizden hiçbir karşılık istemiyorum. Benim karşılığım alemlerin Rabbine aittir&#8221; ifadelerini kullandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Zal, &#8220;Allah&#8217;a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin. Selam, hidayete tabi olanlardır&#8221; dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ATATÜRK İÇİN &#8216;CEHENNEMLİK&#8217; DEDİ</p>



<p class="wp-block-paragraph">Eylül Ecem Zal adlı kişi, daha önce yaptığı açıklamada “Rabbimden gelen apaçık beyineler sonucunda tağuta kulluk etmekten uzaklaşarak Rabbime teslim oluyorum. Allah&#8217;ın kurallarının anılmadığı bir sistemde avukatlığı bırakıyorum…” ifadelerini kullanmıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;Şeriata uygun olmadığı&#8221; gerekçesiyle avukatlığı bıraktığını belirten Zal, &#8220;Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk için de “Mustafa Kemal Atatürk gibi eser sahipleri binalarıyla beraber cehenneme sürülecektir” diyerek haddini aşan sözler sarf etmişti!…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaynak-Yeniçağ</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2025/01/12/seriata-uymuyor-diye-avukatligi-birakti-simdi-de-peygamberligini-ilan-etti/">ŞERİATA UYMUYOR DİYE AVUKATLIĞI BIRAKTI, ŞİMDİ DE PEYGAMBERLİĞİNİ İLAN ETTİ!&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2025/01/12/seriata-uymuyor-diye-avukatligi-birakti-simdi-de-peygamberligini-ilan-etti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>POLAT; &#8220;BUNLAR FETÖ&#8217;NÜN İSTEDİĞİ İŞLER..&#8221;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/07/06/polat-bunlar-fetonun-istedigi-isler/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/07/06/polat-bunlar-fetonun-istedigi-isler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Jul 2020 07:14:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[#avukatlık]]></category>
		<category><![CDATA[#chpizmirmilletvekili]]></category>
		<category><![CDATA[#çoklubarosistemi]]></category>
		<category><![CDATA[#FETÖ]]></category>
		<category><![CDATA[#hsyk]]></category>
		<category><![CDATA[#mahirpolat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=22265</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER- Meclis Adalet Komisyonunda konuşan CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, ülkenin gittikçe kötüleşen ekonomik sorunlarına rağmen, tek adamın Barolar Birliği Başkanına yönelik bir yasa dayatması ile karşı karşıya olduklarını kaydetti. Polat, bir ülkenin vitrinini hukuk, adalet ve yargının oluşturduğunu vurgulayarak, “ Maalesef, devri iktidarınızda ülkenin ne vitrinini koydunuz ne camını ne çerçevesini koydunuz. Bugün sokaktaki [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/07/06/polat-bunlar-fetonun-istedigi-isler/">POLAT; &#8220;BUNLAR FETÖ&#8217;NÜN İSTEDİĞİ İŞLER..&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER- Meclis Adalet Komisyonunda konuşan CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, ülkenin gittikçe kötüleşen ekonomik sorunlarına rağmen, tek adamın Barolar Birliği Başkanına yönelik bir yasa dayatması ile karşı karşıya olduklarını kaydetti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Polat, bir ülkenin vitrinini hukuk, adalet ve yargının oluşturduğunu vurgulayarak, “ Maalesef, devri iktidarınızda ülkenin ne vitrinini koydunuz ne camını ne çerçevesini koydunuz. Bugün sokaktaki bir çocuğa sorsanız “Türkiye&#8217;de yargı tarafsız ve bağımsız mıdır?” diye, alacağınız cevap “Hayır”dır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çünkü özellikle 15 Temmuzdan sonra kendi teşkilatlarınızdaki avukatları savcı ve hâkim atayarak hukukun bağımsızlığını, adaletin bağımsızlığını söylemekten uzak hâle geldiniz” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">12 EYLÜLDEN DE GERİ..</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye&#8217;de AKP hukukunun üstünlüğünün geçerli olduğunu ve 12 Eylül döneminden de geride olan bir hukuk garabetiyle karşı karşıya kalındığını vurgulayan Polat, 2010 ve 2017 Anayasa değişikliğiyle, yargı bağımsızlığı ve yargı organları açısından cumhuriyet tarihinin en kötü sürecinin yaşandığını söyledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İktidarın, en son 2019’daki yargı planını hatırlatan Polat, AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın daha önceki açıklamalarını işaret ederek, “Açıkladığınız bu yargı reformu sırasında Sayın Erdoğan,“Adaletin küçüldüğü yerde zulüm büyüyor demektir.” diyor. Cumhurbaşkanının bu sözlerine karşı çıkmak ne mümkün. Adaletin küçüldüğü yerde zulüm büyür, doğru” sözleriyle hatırlatmada bulundu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ANAYASA’YLA OYNAYAN PARTİ..</p>



<p class="wp-block-paragraph">Cumartesi Anneleri, KHK’larla ihraç edilenleri, Adil yargılanma hakları için ölüm orucuna yatanları, tweet’ten hapis olarları, kadınlara, kız ve erkek çocuklarına karşı yapılan tecavüzleri hatırlatan CHP’li Polat, ölüm orucunda olan avukatlar Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’a dikkat çekti. AKP iktidarı döneminde hukuk ve adalet kavramlarının çok küçüldüğünü belirten Polat, hukuka çifte standart bakan ve Anayasa’yla en çok oynayan partinin AKP olduğunu vurguladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;BUNLAR FETÖ’NÜN İSTEDİĞİ İŞLER..&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Barolarda olduğu gibi iktidarın hukuk düzenlemelerinin FETÖ’nün istediği projeler olduğunu ileri süren Polat, “2010 yılında yapılan Anayasa değişikliğiyle birlikte HSYK’nin yapısı değiştirildi; hatırlarsınız, FETÖ’nün istediği işlerdi bunlar, hatta FETÖ elebaşının “Ölülere bile oy kullandırın.” dediği referandumuyla tek adamlık, Cumhurbaşkanlığı sistemi kurumsallaştırıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hatırlarsınız “fiilî durumun yasallaşması” diye yola çıkmıştınız. İşte bu iki durumu, bu iki değişikliği göz önüne alarak bu değişikliği okuduğumuzda, tek adamın, küçük adamını koruma amacı güttüğü için, iktidarını devam ettiği için onun kuklası bir Barolar Birliğine ihtiyacı olduğunu görüyoruz” diye konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İHANET VURGUSU!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Savunmanın önemine değinen Polat, düzenlemeyle yandaş ve siyasal kimliklerine göre ayrışmış barolar ile şimdiki Barolar Birliği Başkanını korumayı amaçladıklarını vurgulayarak şöyle konuştu: “İnsan bir kere ihanet edince hep ihanet eder, işte bu Barolar Birliği Başkanı da siz iktidardan gittikten sonra size karşı ilk ihaneti yapacak kişidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir çoğunuz hukukçusunuz, her hukukçunun son durağı avukatlıktır derler. Yarın belki o cübbeleri siz giyeceksiniz, bu durumu içinize sindirebiliyor musunuz? Çok başlıklı yönetim olmaz anlayışıyla yola çıkıp, tek adamlığı kurumsallaştırdınız.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çoklu baro sistemini nasıl içinize sindireceksiniz? Baro Başkanlarını halkın meclisine alırken bile onlara zulüm yaşatıyorsunuz. İzmir’de avukatlar basın açıklaması yapmak istediler onlara zulüm ettiniz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">78 baro gazetelere ilan verdi. Cumhuriyetten, hukuk devletinden ve birbirimizden başka hiç kimsemiz yok dedi, görmezden geldiniz. Gelin bu garabet kanununu çekelim..”</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/07/06/polat-bunlar-fetonun-istedigi-isler/">POLAT; &#8220;BUNLAR FETÖ&#8217;NÜN İSTEDİĞİ İŞLER..&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/07/06/polat-bunlar-fetonun-istedigi-isler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
