<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>#antikçağ | Kuzey Ege Haber</title>
	<atom:link href="https://www.kuzeyegehaber.com/tag/antikcag/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kuzeyegehaber.com/tag/antikcag/</link>
	<description>GERÇEK HABERİN DOĞRU ADRESİ</description>
	<lastBuildDate>Sat, 09 Mar 2024 06:35:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/11/cropped-LOGO-4-32x32.jpg</url>
	<title>#antikçağ | Kuzey Ege Haber</title>
	<link>https://www.kuzeyegehaber.com/tag/antikcag/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>ANTİK ÇAĞ&#8217;DAN GÜNÜMÜZE 110 FREKANSIN GİZEMİ!&#8230;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2024/03/09/antik-cagdan-gunumuze-110-frekansin-gizemi/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2024/03/09/antik-cagdan-gunumuze-110-frekansin-gizemi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Mar 2024 06:35:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim-Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[#110frekans]]></category>
		<category><![CDATA[#antikçağ]]></category>
		<category><![CDATA[#malta]]></category>
		<category><![CDATA[#peru]]></category>
		<category><![CDATA[#titreşim]]></category>
		<category><![CDATA[#ucla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=103258</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Peru&#8217;daki eski Chavín de Huántar tapınağında bulunan düdük şeklindeki aletlerde ortaya çıkan bu frekans, aynı zamanda Malta&#8217;daki Hypogeum of Hal Saflien mabedinde de kullanılmıştır. Bu ilginç olan, Hypogeum&#8217;un 6000 yıl önce, Chavín de Huántar tapınağının ise tam 3500 yıl önceye tarihlenmesidir. Bu uzak coğrafyadaki ve zamandaki farklılık göz önüne alındığında, 110 Hertz&#8217;in farklı tapınaklarda benzer [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2024/03/09/antik-cagdan-gunumuze-110-frekansin-gizemi/">ANTİK ÇAĞ&#8217;DAN GÜNÜMÜZE 110 FREKANSIN GİZEMİ!&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Peru&#8217;daki eski Chavín de Huántar tapınağında bulunan düdük şeklindeki aletlerde ortaya çıkan bu frekans, aynı zamanda Malta&#8217;daki Hypogeum of Hal Saflien mabedinde de kullanılmıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu ilginç olan, Hypogeum&#8217;un 6000 yıl önce, Chavín de Huántar tapınağının ise tam 3500 yıl önceye tarihlenmesidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu uzak coğrafyadaki ve zamandaki farklılık göz önüne alındığında, 110 Hertz&#8217;in farklı tapınaklarda benzer şekilde, yani şamanlar tarafından insanları transa geçirmek için kullanılması oldukça dikkat çekicidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Malta&#8217;daki tapınakta iç oda 110 Hertz titreşim yayıyor…<br>Malta&#8217;daki Hypogeum&#8217;un yer altında inşa edilmesi ve iç odalarının eko özelliği taşıması bilinmektedir. Mabetteki Kahin odasında konuşan bir kişinin sesinin, muhtemelen şamanın, mabedin içinde 110 Hertz olarak yayılarak dini ritüellere katılanları transa soktuğu düşünülmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bilimadamlarını şaşırtan sonuç!…<br>UCLA&#8217;den Dr. Ian A. Cook&#8217;un mabette gerçekleştirdiği deneyler, 110 Hertz frekansında insan beyninin konuşma bölümünün etkisiz hale geldiğini, ancak empati, sosyal davranış ve mizaç karakterinin arttığını ortaya koymuştur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Peki, neden 110 Hertz frekansında beynin konuşma aktivitesi etkisiz hale gelmektedir?<br>İnsan vücudu, belirli frekanslarla enerji sağlar ve zinde tutar. 110-111 Hertz frekansının ise cesaret veren ve zinde olmayı sağlayan bir frekans olduğuna dair yapılan ölçümler, bu sırrın ne olabileceğini düşündürmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">111 Hz Frekans Ne Işe Yarar?…<br>Beynin tam olarak 111Hz’de prefrontal. korteksi kapattığını,dil merkezini devre dışı bıraktığını ve sezgi, yaratıcılık, bütünsel işlemeden sorumlu olan. sağ beyin baskınlığa geçiş yaptığını göstermektedir…</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/03/WhatsApp-Gorsel-2024-03-09-saat-09.33.48_9840d67d-min-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-103260" srcset="https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/03/WhatsApp-Gorsel-2024-03-09-saat-09.33.48_9840d67d-min-1024x576.jpg 1024w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/03/WhatsApp-Gorsel-2024-03-09-saat-09.33.48_9840d67d-min-300x169.jpg 300w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/03/WhatsApp-Gorsel-2024-03-09-saat-09.33.48_9840d67d-min-768x432.jpg 768w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/03/WhatsApp-Gorsel-2024-03-09-saat-09.33.48_9840d67d-min-1170x658.jpg 1170w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/03/WhatsApp-Gorsel-2024-03-09-saat-09.33.48_9840d67d-min-585x329.jpg 585w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2024/03/WhatsApp-Gorsel-2024-03-09-saat-09.33.48_9840d67d-min.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2024/03/09/antik-cagdan-gunumuze-110-frekansin-gizemi/">ANTİK ÇAĞ&#8217;DAN GÜNÜMÜZE 110 FREKANSIN GİZEMİ!&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2024/03/09/antik-cagdan-gunumuze-110-frekansin-gizemi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Maya Uygarlığının Nasıl Yok Olduğu Keşfedildi&#8230;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2022/07/20/maya-uygarliginin-nasil-yok-oldugu-kesfedildi/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2022/07/20/maya-uygarliginin-nasil-yok-oldugu-kesfedildi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Jul 2022 20:37:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim-Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[#antikçağ]]></category>
		<category><![CDATA[#mayauygarlığı]]></category>
		<category><![CDATA[#meksikakörfezi]]></category>
		<category><![CDATA[#naturedergisi]]></category>
		<category><![CDATA[#yucatanyarımadası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=65377</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Antik çağın en gelişmiş uygarlıklarından birisi olan Maya Uygarlığı hakkında bugün çarpıcı bir araştırma yayınlandı. Nature dergisinde yayımlanan araştırma, Maya Uygarlığı’nın çöküşüne neyin sebep olduğuna yeni bir ışık tuttu. Yapılan araştırmaya göre uygarlığın çöküş nedeni, büyük bir kuraklıktı. Araştırmaya göre uygarlığın Karayip Denizi&#8217;ni Meksika Körfezi&#8217;nden ayıran Yucatán Yarımadası’nda bulunan başkent Mayapan, büyük bir kuraklıkla karşılaştı. [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2022/07/20/maya-uygarliginin-nasil-yok-oldugu-kesfedildi/">Maya Uygarlığının Nasıl Yok Olduğu Keşfedildi&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Antik çağın en gelişmiş uygarlıklarından birisi olan Maya Uygarlığı hakkında bugün çarpıcı bir araştırma yayınlandı. Nature dergisinde yayımlanan araştırma, Maya Uygarlığı’nın çöküşüne neyin sebep olduğuna yeni bir ışık tuttu. Yapılan araştırmaya göre uygarlığın çöküş nedeni, büyük bir kuraklıktı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Araştırmaya göre uygarlığın Karayip Denizi&#8217;ni Meksika Körfezi&#8217;nden ayıran Yucatán Yarımadası’nda bulunan başkent Mayapan, büyük bir kuraklıkla karşılaştı. 1400 ila 1450 yılları arasında meydana geldiği tahmin edilen kuraklık, en sonunda sivil çatışmaya yol açtı. Bu çatışmayı politik çöküş de izledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Halk isyan etti:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Paylaşılan detaylara göre kuraklık ile yaşanan su eksikliği, tarım ve ticaret yollarını etkileyerek Mayapan halkına baskı yaptı. Yiyecek kıtlıklaştıkça durum daha tehlikeli hale geldi ve en sonunda hem insanların ölümüne hem de farklı bölgelere göçüne neden oldu. Bölgede yapılan kazılar da bu teoriyi destekler nitelikteydi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şehir terk edilmeden önce kazılan son toplu mezarı inceleyen araştırmacılar, kalıntıların çoğunun muhtemelen uygarlığın devlet başkanlarının aile üyelerine ait olduğunu bildirdi. Bu, kanlı sonlanan sivil çatışmanın da bir kanıtı olarak değerlendirildi. Mayapan, 1441 ve 1461 yılları arasında çöktü.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Günümüz için önemli bir uyarı:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni araştırma Maya Uygarlığı’nın sonu hakkında önemli bilgiler sunarken aynı zamanda bilim insanlarına göre günümüz için de önemli bir uyarı niteliğindeydi. Bilim insanları, araştırmanın günümüzde yaşanan iklim krizinin en gelişmiş uygarlıkları bile nasıl etkileyebileceğinin bir işareti olduğunu belirtti…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaynak-Webtekno</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2022/07/20/maya-uygarliginin-nasil-yok-oldugu-kesfedildi/">Maya Uygarlığının Nasıl Yok Olduğu Keşfedildi&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2022/07/20/maya-uygarliginin-nasil-yok-oldugu-kesfedildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Antik Mısır&#8217;da Kullanılan, 5500 Yıllık Kilit Sistemi&#8230;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2021/08/30/antik-misirda-kullanilan-5500-yillik-kilit-sistemi/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2021/08/30/antik-misirda-kullanilan-5500-yillik-kilit-sistemi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Aug 2021 20:45:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim-Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[#antikçağ]]></category>
		<category><![CDATA[#antikmısır]]></category>
		<category><![CDATA[#kilitsistemi]]></category>
		<category><![CDATA[#mekanizma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=44647</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Antik Çağ medeniyetinin en etkileyici imparatorluklarından bir tanesi hiç şüphesiz Mısır. Bugün bile sırrı çözülememiş olan sayısız değere sahip olan Mısır İmparatorluğu, arkeologların da gözdesi durumunda. Şimdi sizlere, Antik Çağ için görülmemiş bir zekanın ürünü olan bir kilit sisteminden bahsedeceğiz. Kilitler, tarihin her döneminde kritik bir önem arz etmiştir. Zira insanlar, kimi zaman kendilerini kimi [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2021/08/30/antik-misirda-kullanilan-5500-yillik-kilit-sistemi/">Antik Mısır&#8217;da Kullanılan, 5500 Yıllık Kilit Sistemi&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Antik Çağ medeniyetinin en etkileyici imparatorluklarından bir tanesi hiç şüphesiz Mısır. Bugün bile sırrı çözülememiş olan sayısız değere sahip olan Mısır İmparatorluğu, arkeologların da gözdesi durumunda. Şimdi sizlere, Antik Çağ için görülmemiş bir zekanın ürünü olan bir kilit sisteminden bahsedeceğiz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kilitler, tarihin her döneminde kritik bir önem arz etmiştir. Zira insanlar, kimi zaman kendilerini kimi zaman eşyalarını kimi zamansa sahip oldukları hayvanları güvende tutabilmek için kilit kullanmışlardır. Mısır İmparatorluğu zamanında kullanılan bir kilit sistemi ise günümüz anahtar sistemlerinin temeline ışık tutuyor. Sizlerle az sonra paylaşacağımız bir video, bugünkü anahtarların belki de en ilkel halini gösteriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Modern anahtarlı kilit sistemlerini, bir elektrik devresine benzetebiliriz. Kilit sistemindeki yapıyı anahtar ile tamamlar, bu sayede de sistemin dönmesini sağlarız. Mısır İmparatorluğu&#8217;nda kullanılan sistem ise kilitleme işlemini dönmeden yapıyordu. İnsanlar, kilit sisteminin ana gövdesine ekledikleri tahta çubuklar ile kilitlemeyi sağlıyor, daha sonra da anahtara benzeyen bir yapıyla bu kilidi açıyorlardı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mısır İmparatorluğu derken; bundan yaklaşık 6.000 yıl öncesinden bahsediyoruz. O günün şartlarını düşündüğümüzde, insanların böyle bir mekanizmayı nasıl akıl ettikleri gerçekten de hayret konusu. Dilerseniz lafı daha fazla uzatmadan, Mısır İmparatorluğu&#8217;nda kullanılan kilit mekanizmasının nasıl çalıştığına dair bir videoyu huzurlarınıza sunalım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">6.000 yıl öncesinin kilit mekanizması, işte böyle çalışıyordu;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Webtekno</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="3I25Te0qNEM"><iframe title="The mechanism of an ancient Egyptian lock" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/3I25Te0qNEM?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2021/08/30/antik-misirda-kullanilan-5500-yillik-kilit-sistemi/">Antik Mısır&#8217;da Kullanılan, 5500 Yıllık Kilit Sistemi&#8230;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2021/08/30/antik-misirda-kullanilan-5500-yillik-kilit-sistemi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;EN ÖNEMLİ BİLİMSEL PROBLEMLER HENÜZ ÇÖZÜLMEDİ..&#8221;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/01/11/en-onemli-bilimsel-problemler-henuz-cozulmedi/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/01/11/en-onemli-bilimsel-problemler-henuz-cozulmedi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Jan 2020 21:00:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim-Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[#antikçağ]]></category>
		<category><![CDATA[#cajal]]></category>
		<category><![CDATA[#nobelfizyolojiödülü]]></category>
		<category><![CDATA[#rönesans]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=13360</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-20. yüzyılın en önemli bilim insanlarından patolog, histolog, sinirbilimci ve Nobel Fizyoloji Ödülü sahibi Santiago Ramón y Cajal, yıllar önce yazdığı bir makalede genç bilim insanlarına önemli uyarılarda bulunuyor. Okulundan yeni mezun olmuş müstakbel bilimciler arasında çeşitli bilim dallarındaki büyük önem taşıyan şeylerin aydınlatıldığına dair yanlış bir algının olduğunu belirten Cajal, bu algı nedeniyle yeni [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/01/11/en-onemli-bilimsel-problemler-henuz-cozulmedi/">&#8220;EN ÖNEMLİ BİLİMSEL PROBLEMLER HENÜZ ÇÖZÜLMEDİ..&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-20. yüzyılın en önemli bilim insanlarından patolog, histolog, sinirbilimci ve Nobel Fizyoloji Ödülü sahibi Santiago Ramón y Cajal, yıllar önce yazdığı bir makalede genç bilim insanlarına önemli uyarılarda bulunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Okulundan yeni mezun olmuş müstakbel bilimciler arasında çeşitli bilim dallarındaki büyük önem taşıyan şeylerin aydınlatıldığına dair yanlış bir algının olduğunu belirten Cajal, bu algı nedeniyle yeni bilim insanlarının yapacağı ve küçük ayrıntılara odaklanan çalışmaların bir işe yaramayacağının düşünüldüğünü söylüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kendi çalışması nedeniyle bilimin perspektifini değiştirmeyeceğini savunan bu genç mezun, Cajal&#8217;a göre tevazu kılığında tembelliği savunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Cajal, bu yanlış algının telkinlerle görev ve sadakatin dürtüleri arasındaki savaşta yer alan genç araştırmacı tarafından yok edilmesi gerektiğini savunuyor. Akıl hocalarının gözüne girmek isteyen yeni gözlemcinin daha ilk adımda kendisinden önce gelenlerin birçok şeyi yaptığını fark etmesinin şok edici olduğuna değinen İspanyol bilim insanı, bununla birlikte sahneye erken çıkmanın da başka problemleri çözmemizin önüne geçebileceğini hatırlatıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Temel problemler hâlâ çözülmüş değil:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yine de Rönesans&#8217;ta olduğu gibi peş peşe büyük bilimsel gelişmelerin yaşandığı dönemler yaşandığını da belirten Cajal, Rönesans&#8217;ta yaşayan bilim insanlarının Antik Yunan&#8217;daki bilimcilerin bilimsel alanları tüketmekten çok, daha ilk adımları attıklarını fark ettiklerinin altını çiziyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Günümüzde bilimin, daha öncesinde yok edilmesinin mümkün olmadığı düşünülen bilimsel teorilerin enkazının üstünde yükseldiğini hatırlatan Cajal, bilimin bazı dallarının olgun görünebileceğini ancak bunun başka dalların hâlâ olgunlaşmadığının işareti olduğunu vurguluyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Biyoloji alanında son yüzyılda muazzam boyutlarda çalışmalar yapılmasına rağmen disiplinin en temel problemleri hâlâ çözülmedi: hayatın kökeni, kalıtım ve gelişim, hücrenin kimyasal ve yapısal bileşimi ve dahası…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Cajal, genel olarak bakıldığında, insanların problemleri değil problemlerin insanları tükettiğini söylemenin adil olacağını düşünüyor. Bilgilerimizin bölük pörçük olduğuna dikkat çeken Cajal, tamamen keşfedilmiş alanlarda dahi beklenmedik bulguların ortaya çıkabileceğini söylüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İspanyol bilim insanı, kendi döneminde ışık ve ısının hâlâ gizem barındırdığına inanılmadığını ancak bu durumun değiştiğini kaydediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bilim, ebedi bir yaratıcı süreçtir:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Geoffroy Saint-Hilaire &#8220;Sonsuzluk, her zaman bizden öndedir&#8221; derken Carnoy &#8220;Bilim, ebedi bir yaratıcı süreçtir&#8221; sözlerini sarf ediyordu. İncir çekirdeğini doldurmadığı düşünülen gözlemlerin büyük bilimsel buluşlara yol açtığını hatırlatan Cajal, bilimin sürekli değişen karakteri nedeniyle bugün ayrıntı olarak görünen bir şeyin yarının biliminde temel hâline gelebileceğini söylüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Cajal&#8217;a göre neyin önemli ve neyin önemsiz olduğuna dair düşüncelerimiz hatalı bir bilgeliğe dayanıyor çünkü doğada üst ya da ast bulunmuyor. Birçok bilimsel dehanın dahi bilimsel sezgilerin değerini anlamakta güçlük çektiğini belirten Cajal, antik çağlarda veya Rönesans&#8217;ta yazılıp da dikkat çekmeyen şeylerin şimdiki bilimsel gelişmelerin tohumlarını barındırdığının altını çiziyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sonuç olarak Cajal&#8217;a göre problemin küçüğü olmaz. Küçük görünen problemler, aslında anlaşılmayan büyük problemlerdir. Hiç kimse bugün keşfedilen küçük ayrıntıların gelecekteki önemini tahmin edemez..</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaynak-Webtekno</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://149349728.v2.pressablecdn.com/wp-content/uploads/2019/03/1*_AsyVkQ_2SihDgpX98ELiA.png" alt=""/></figure>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2020/01/11/en-onemli-bilimsel-problemler-henuz-cozulmedi/">&#8220;EN ÖNEMLİ BİLİMSEL PROBLEMLER HENÜZ ÇÖZÜLMEDİ..&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2020/01/11/en-onemli-bilimsel-problemler-henuz-cozulmedi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ANADOLU’NUN EN ÖNEMLİ KEHANET MERKEZİ ‘APOLLON TAPINAĞI’ ALİAĞA’DA..</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/10/02/anadolunun-en-onemli-kehanet-merkezi-apollon-tapinagi-aliagada/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/10/02/anadolunun-en-onemli-kehanet-merkezi-apollon-tapinagi-aliagada/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Oct 2019 20:46:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[#aliağa]]></category>
		<category><![CDATA[#antikçağ]]></category>
		<category><![CDATA[#apollontapınağı]]></category>
		<category><![CDATA[#arkeolojikkazı]]></category>
		<category><![CDATA[#didyma]]></category>
		<category><![CDATA[#gryneion]]></category>
		<category><![CDATA[#İZMİR]]></category>
		<category><![CDATA[#klaros]]></category>
		<category><![CDATA[#muratçekilmez]]></category>
		<category><![CDATA[#tarihturizmi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=8951</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gelecekte tarih turizminin en önemli başkentlerinden biri olmaya aday Aliağa, kent sınırları içerisinde yer alan antik kentlerle tarih tutkunlarının ilgi odağı olmaya devam ediyor. Akademisyenlere göre Aliağa sınırları içerisinde yer alan Gryneion Antik Kenti’ndeki Apollon Tapınağı, Didyma ve Klaros ile birlikte Anadolu’daki üç önemli tapınak arasında yer alıyor. Gryneion’daki Apollon Tapınağı, Anadolu’daki en önemli kült [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2019/10/02/anadolunun-en-onemli-kehanet-merkezi-apollon-tapinagi-aliagada/">ANADOLU’NUN EN ÖNEMLİ KEHANET MERKEZİ ‘APOLLON TAPINAĞI’ ALİAĞA’DA..</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Gelecekte tarih turizminin en önemli başkentlerinden biri olmaya aday Aliağa, kent sınırları içerisinde yer alan antik kentlerle tarih tutkunlarının ilgi odağı olmaya devam ediyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Akademisyenlere göre Aliağa sınırları içerisinde yer alan Gryneion Antik Kenti’ndeki Apollon Tapınağı, Didyma ve Klaros ile birlikte Anadolu’daki üç önemli tapınak arasında yer alıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gryneion’daki Apollon Tapınağı, Anadolu’daki en önemli kült ve kehanet merkezlerinden biri olarak gösterilirken yapılan araştırmalar sonucunda ele geçen yazıtlara bakıldığında burada çok sayıda kehanet yapıldığı tespit edildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>ALİAĞA’DAKİ APOLLON TAPINAĞI GÜN YÜZÜNE ÇIKARILMAYI BEKLİYOR</strong>..</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gryneion Antik Kenti’nde yüzey araştırmaları Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün izinleri ve Aliağa Belediyesi’nin destekleriyle 2015 yılından bu yana sürdürülüyor. Arkeolojik yüzey araştırmaları Adnan Menderes Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Çekilmez başkanlığındaki akademik heyet tarafından yürütülüyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Yüzey araştırmalarının tamamlanması ve gerekli izinlerin de alınmasıyla birlikte kazı çalışmalarına başlanacak. Arkeolojik kazı çalışmalarıyla Anadolu’nun en önemli tapınaklarından biri olan Gryneion Apollon Tapınağı gün yüzüne çıkarak hem bölge tarihine hem de Aliağa tarihine yeni bir soluk kazandıracak. </p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>İLK BİLGİLER ANTİK ÇAĞ YAZARLARINDAN</strong>..</p>



<p class="wp-block-paragraph">İlk bilgileri antik çağ yazarlarının yazıtlarından edindiklerini belirten Adnan Menderes Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Çekilmez, Gryneion’daki Apollon Tapınağı hakkındaki şu bilgileri verdi:</p>



<p class="wp-block-paragraph"> “Strabon, Akhaların Limanı’ndan sonra Grynion kasabasında Apollon’a ait bir kutsal alan, eski bir kehanet mekânı ve beyaz taştan çok değerli bir tapınak bulunduğunu, Akhaların Limanı’ndan kırk stadion uzaklıkta olduğunu belirtir. M.S. 2. yüzyılda yaşamış olan seyyah ve coğrafyacı Pausanias, Gryneion’da keten yetiştirildiğinden ve buradaki meyve vermese de kokulu ağaçlardan oluşturulmuş çok güzel bir korudan ve bu korunun Apollon’un en güzel korusu olduğundan bahseder. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Yaşlı Plinius, daha önceleri ada şeklinde olan Gryneion’un daha sonra kara ile birleştiğini ve sadece limanlarının kaldığını bildirmektedir. Aynı antik yazar, Myrina ve Gryneion kıyılarında yer alan istiridyelerden ve onların faydalarından bahsetmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"> İ.S. 6. yüzyılda yaşamış olan Stephanus Byzantinus, Gryneion’un Myrina’nın kasabası olduğunu, orada hem Apollon’a ait bir kutsal alan hem de eski bir kehanet mekânı, hem de beyaz taştan çok değerli bir tapınak olduğunu ve içerisinde ibadet edildiğini belirtir”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Antik çağ yazarları dışında Myrina basımlı sikkeler üzerinde en çok karşılaşılan tanrının Apollon olduğunu söyleyen Çekilmez, “İ.Ö. 160-140 arasına tarihlenen Myrina basımlı bronz sikkelerin ön yüzünde genellikle sağa dönük çelenkli Apollon başı, arka yüzde ise ayakta ve sağa dönük Apollon Grynios, sol elinde defne dalı, sağ elinde phiale taşımaktadır” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">1992 yılında, Gryneion’da, İzmir Arkeoloji Müzesi Müdürü Turhan Özkan tarafından kurtarma kazıları gerçekleştirildi. Araştırmacı, litaratüre değindikten sonra yarım ada üzerinde Apollon Tapınağı’nın olması gereken yerde Çıfıt Kalesi olarak adlandırılan geç dönem yapısının kalıntılarının bulunduğunu da belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gryneion’da bugüne kadar saptanan izlerin İ.Ö. İkinci bin yıla ait seramik parçalardan oluştuğunu ifade eden Çekilmez, “İlk olarak Keene ve Meriç ile birlikte 1992 yılında burada kazı çalışmaları gerçekleştiren Turhan Özkan, İ.Ö. İkinci bin yıla ait seramiklerden bahsetmektedir. </p>



<p class="wp-block-paragraph">2015 yılından itibaren yürütülen yüzey araştırmaları sırasında tapınak olarak tanımlanabilecek dörtgen formlu yapı içerisinde sadece bir adet İ.Ö. İkinci bin yıla tarihleyebileceğimiz seramik gövde parçasına rastlanmıştır. Bunun dışında tapınak alanı olarak tanımlanabilecek alanın çevresinde ortalama 60 santimetre çapında sütun tamburları tespit edilmiştir” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>GRYNEİON ANTİK KENTİYLE İLGİLİ MERAK EDİLENLER BU KİTAPTA</strong>..</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tarihe ve arkeolojiye ilgi duyan vatandaşlar Gryneion Antik Kenti’ndeki yüzey araştırmaları ile ilgili bulguları detaylarıyla öğrenmek için ‘Myrina ve Gryneion, Arkeolojik Yüzey Araştırmaları 2. Cilt’ isimli kitaptan faydalanabilirler. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Aliağa Kent Kitaplığı’nın altıncı yayını ‘Myrina ve Gryneion, Arkeolojik Yüzey Araştırmaları 2. Cilt’ Aliağa Belediyesi’nin ‘Oku, Okut’ projesi kapsamında ekim ayı kitabı olarak tarihseverlerle buluşuyor. Okurseverler ücretsiz olarak dağıtımı yapılan kitabı Aliağa Belediyesi merkez hizmet binasında faaliyet gösteren Hilal Masa’dan ücretsiz edinebilecek. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Ayrıca Aliağa dışında ikamet eden vatandaşlar da Aliağa Belediyesi resmi internet sayfası E-Belediye-yayınlarımız bölümünden kitabı okuyabilecek ya da pdf olarak indirebilecek..</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" width="1024" height="1010" src="https://kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/10/aliaga-murat-cekilmez-1024x1010.jpg" alt="" class="wp-image-8954" srcset="https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/10/aliaga-murat-cekilmez-1024x1010.jpg 1024w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/10/aliaga-murat-cekilmez-300x296.jpg 300w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/10/aliaga-murat-cekilmez-768x757.jpg 768w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="683" src="https://kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/10/aliaga-myrina-gryneion-3-1024x683.jpg" alt="" class="wp-image-8955" srcset="https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/10/aliaga-myrina-gryneion-3-1024x683.jpg 1024w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/10/aliaga-myrina-gryneion-3-300x200.jpg 300w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/10/aliaga-myrina-gryneion-3-768x512.jpg 768w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/10/aliaga-myrina-gryneion-3-90x60.jpg 90w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/10/aliaga-myrina-gryneion-3-180x120.jpg 180w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/10/aliaga-myrina-gryneion-3-95x64.jpg 95w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/10/aliaga-myrina-gryneion-3.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2019/10/02/anadolunun-en-onemli-kehanet-merkezi-apollon-tapinagi-aliagada/">ANADOLU’NUN EN ÖNEMLİ KEHANET MERKEZİ ‘APOLLON TAPINAĞI’ ALİAĞA’DA..</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/10/02/anadolunun-en-onemli-kehanet-merkezi-apollon-tapinagi-aliagada/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ALİAĞA’NIN TARİHİ CAMİLERİ VE MEZAR TAŞLARI..</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/09/15/aliaganin-tarihi-camileri-ve-mezar-taslari/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/09/15/aliaganin-tarihi-camileri-ve-mezar-taslari/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Sep 2019 21:32:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[#aliağa]]></category>
		<category><![CDATA[#antikçağ]]></category>
		<category><![CDATA[#balabanpaşa]]></category>
		<category><![CDATA[#cevatyıldırım]]></category>
		<category><![CDATA[#İZMİR]]></category>
		<category><![CDATA[#mezartaşı]]></category>
		<category><![CDATA[#osmanlıdönemi]]></category>
		<category><![CDATA[#saruhanlıbeyliği]]></category>
		<category><![CDATA[#soyutheykel]]></category>
		<category><![CDATA[#tarihçi]]></category>
		<category><![CDATA[#tarihicami]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=7992</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçmişi 8 bin 500 yıl öncesine dayanan Aliağa, tarih boyunca birçok uygarlığa ev sahipliği yaptı. Antik çağlardan Osmanlı dönemine kadar önemli bir yerleşim yeri olan Aliağa, cumhuriyetin ilanından günümüze kadar uzanan süreçte yine bölgenin en önemli yerleşim merkezlerinden olmayı başardı. Ülke ekonomisine sağladığı katma değer, turistik alanları, antik kentleri ve gezi rotalarıyla dikkat çeken Aliağa, [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2019/09/15/aliaganin-tarihi-camileri-ve-mezar-taslari/">ALİAĞA’NIN TARİHİ CAMİLERİ VE MEZAR TAŞLARI..</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Geçmişi 8 bin 500 yıl öncesine dayanan Aliağa, tarih boyunca birçok uygarlığa ev sahipliği yaptı. Antik çağlardan Osmanlı dönemine kadar önemli bir yerleşim yeri olan Aliağa, cumhuriyetin ilanından günümüze kadar uzanan süreçte yine bölgenin en önemli yerleşim merkezlerinden olmayı başardı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ülke ekonomisine sağladığı katma değer, turistik alanları, antik kentleri ve gezi rotalarıyla dikkat çeken Aliağa, tarihi camileri ve 1450’lerden kalma mezar taşlarıyla da ön plana çıkıyor. Aliağa bu özellikleriyle tarih turizmine de göz kırpıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">1450’LERDEN KALMA MEZAR TAŞLARI..</p>



<p class="wp-block-paragraph">Saruhanlı Beyliği’ne ve Osmanlı Devleti’ne yıllarca Kazalık yapmış Aliağa’nın Güzelhisar Mahallesi, tarihi camileri ve mezar taşlarıyla özellikle tarihe ilgi duyanların ilgisini sıkça çekiyor. Araştırmacı Yazar Cevat Yıldırım’ın verdiği bilgilere göre, Güzelhisar’da bulunan tarihi Balaban Paşa ve Aliağa Camilerin etrafında hazire denilen mezarlıklar yer alıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"> Bu mezarlıkların her ikisinde de Osmanlılara ait çok ilginç mezar taşları var. Balaban Paşa Camii’nde adalıların evine yakın kavuklarda gül motifi bulunuyor. Bu şekildeki gül motifi sadece İstanbul&#8217;daki Fatih Sultan Mehmet Camii’nin haziresinde bulunuyor. Bir de Güzelhisar’da kadın mezar taşlarında Selvi, Camii resmi ve karanfil; erkek mezar taşlarında ise gül resmi var. </p>



<p class="wp-block-paragraph">O dönemde genç yaşta ölenlerin mezar taşları gonca, orta yaşta ölenlerin tomurcuk, yaşlı ölenlerin açmış gül motifleri ile donatılırdı. Yapılan araştırma ve incelemelere göre Güzelhisar’da bin 600 tane tarihi mezar taşı bulunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">YILDIRIM: ‘OSMANLI MEZAR TAŞLARI SOYUT HEYKELDİR’</p>



<p class="wp-block-paragraph">Güzelhisar’da bulunan mezar taşlarının benzerlerinin Yeni Şakran Mahallesi’nde de var olduğu bilisini veren Yıldırım, Mezar taşları Türk halkının ve Osmanlı halkının kıyafet tarihinin önemli belgesidir. Ölen kişi hangi mesleği yapıyor ise o kişinin kavuğundan esnaf mı, memur mu, asker ya da ne iş yaptığını öğrenebilirsiniz. Aynı zamanda üzerindeki yazılar Osmanlı tarihinin belgeleridir. Bana göre,  mezar taşları soyut heykeldir”</p>



<p class="wp-block-paragraph">1345 YILINDAN GÜNÜMÜZE ULAŞAN CAMİLER..</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aliağa’nın tarihi açıdan çok değerli camilere sahip olduğu bilgisini veren Yıldırım, Aliağa Merkez Camii hakkında konuşmak gerekirse, burası 1896 yılında yapıldı, ama 1928 yılından sonra camii olarak kullanılmaya başladı. Güzelhisar’da kalan tarihi iki tane hamam var. Camii olarak da iki tane tarihi camii var, biri Balaban Camii&#8217;dir. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Tarihi 1345’lere kadar uzanmaktadır ve bölgenin en eski yapısıdır. Saruhan Beyliği zamanında yapılmıştır, 1958 yılına kadar üzeri topraktı, bu tarihten sonra üzeri kiremitle çevrilmiştir. Diğeri ise Aliağa Camii’dir tarihi 1763 yıllarına kadar dayanmaktadır” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">‘RUM VE YUNANLILAR ALİAĞA CAMİSİNİ YAKTILAR’</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aliağa’dan kaçan Rum ve Yunanlıların kenti terk ederken Aliağa Camii’ni ateşe vererek kaçtıklarını ve bu yangın sonucunda tarihi Camii’nin ciddi hasara uğradığını öne süren Yıldırım, “Camii 2013 yılında restore edildiğinde, yakıldı iddiasını belgeleyen camiinin cemaat bölümünde yanık ağaçlar tespit ettik. Bu da bize anlatılanların doğru olduğunu belgeledi. Camii 1928 yılında tadilattan sonra ibadete açıldı” diye konuştu..</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="683" src="https://kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/09/aliaga-cami-1024x683.jpg" alt="" class="wp-image-7994" srcset="https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/09/aliaga-cami-1024x683.jpg 1024w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/09/aliaga-cami-300x200.jpg 300w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/09/aliaga-cami-768x512.jpg 768w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/09/aliaga-cami-90x60.jpg 90w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/09/aliaga-cami-180x120.jpg 180w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/09/aliaga-cami-95x64.jpg 95w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/09/aliaga-cami.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="683" src="https://kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/09/aliaganin-tarihi-cami-mezarlari-1-1024x683.jpg" alt="" class="wp-image-7995" srcset="https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/09/aliaganin-tarihi-cami-mezarlari-1-1024x683.jpg 1024w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/09/aliaganin-tarihi-cami-mezarlari-1-300x200.jpg 300w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/09/aliaganin-tarihi-cami-mezarlari-1-768x512.jpg 768w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/09/aliaganin-tarihi-cami-mezarlari-1-90x60.jpg 90w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/09/aliaganin-tarihi-cami-mezarlari-1-180x120.jpg 180w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/09/aliaganin-tarihi-cami-mezarlari-1-95x64.jpg 95w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/09/aliaganin-tarihi-cami-mezarlari-1.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="683" src="https://kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/09/aliaganin-tarihi-cami-mezarlari-2-1024x683.jpg" alt="" class="wp-image-7996" srcset="https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/09/aliaganin-tarihi-cami-mezarlari-2-1024x683.jpg 1024w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/09/aliaganin-tarihi-cami-mezarlari-2-300x200.jpg 300w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/09/aliaganin-tarihi-cami-mezarlari-2-768x512.jpg 768w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/09/aliaganin-tarihi-cami-mezarlari-2-90x60.jpg 90w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/09/aliaganin-tarihi-cami-mezarlari-2-180x120.jpg 180w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/09/aliaganin-tarihi-cami-mezarlari-2-95x64.jpg 95w, https://www.kuzeyegehaber.com/wp-content/uploads/2019/09/aliaganin-tarihi-cami-mezarlari-2.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2019/09/15/aliaganin-tarihi-camileri-ve-mezar-taslari/">ALİAĞA’NIN TARİHİ CAMİLERİ VE MEZAR TAŞLARI..</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/09/15/aliaganin-tarihi-camileri-ve-mezar-taslari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;KYME DİYE BİR YER KALMAYACAK!&#8221;</title>
		<link>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/07/29/kyme-diye-bir-yer-kalmayacak/</link>
					<comments>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/07/29/kyme-diye-bir-yer-kalmayacak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdinç Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Jul 2019 10:13:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[#aliağa]]></category>
		<category><![CDATA[#antikçağ]]></category>
		<category><![CDATA[#italyan]]></category>
		<category><![CDATA[#İZMİR]]></category>
		<category><![CDATA[#kazıekibi]]></category>
		<category><![CDATA[#kyme]]></category>
		<category><![CDATA[#liman]]></category>
		<category><![CDATA[#müze]]></category>
		<category><![CDATA[#nemport]]></category>
		<category><![CDATA[#proje]]></category>
		<category><![CDATA[#sit]]></category>
		<category><![CDATA[#tmmob]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kuzeyegehaber.com/?p=5450</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUZEYEGEHABER-Kyme, İzmir’in Aliağa ilçesinde, ağır sanayi bölgesinin içinde kalması nedeniyle çok da bilinmeyen, bölgede faaliyet gösteren fabrikaların yapılaşma talepleri karşısında kaderine terk edilmiş bir antik kent. İtalyan kazı ekibi tarafından uzun yıllar sürdürülen kazı çalışmalarının yanı sıra İzmir Müze Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmalar sonucu elde edilen arkeolojik bulgu ve buluntular; kentin gerek sınırları ve mimarisi, [&#8230;]</p>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2019/07/29/kyme-diye-bir-yer-kalmayacak/">&#8220;KYME DİYE BİR YER KALMAYACAK!&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KUZEYEGEHABER-Kyme, İzmir’in Aliağa ilçesinde, ağır sanayi bölgesinin içinde kalması nedeniyle çok da bilinmeyen, bölgede faaliyet gösteren fabrikaların yapılaşma talepleri karşısında kaderine terk edilmiş bir antik kent.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İtalyan kazı ekibi tarafından uzun yıllar sürdürülen kazı çalışmalarının yanı sıra İzmir Müze Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmalar sonucu elde edilen arkeolojik bulgu ve buluntular; kentin gerek sınırları ve mimarisi, gerekse sosyal ve ticari yaşamı hakkında çok önemli veriler elde edilmesini sağladı. Bu veriler özellikle M.Ö. 4’üncü yüzyıldan itibaren kentin deniz ticareti alanında oldukça gelişmiş olduğunu gösteriyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak antik çağda Kyme için bir avantaj olan konumu ve denizle olan ilişkisi, günümüzde büyük bir talihsizliğe dönüşmüş durumda. Ağır sanayi bölgesi içerisinde fabrikalar ve ağır tonajlı gemilerin yanaştığı iskelelerle çevrelenen 4 bin yıllık antik Kyme Kenti, sanayi kuruluşlarının bitmek tükenmek bilmeyen talepleri nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mevcut durumu itibariyle bulunduğu koy içerisinde sıkışmış bir halde bulunan antik kenti koruma çabaları, İzmir 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun son yıllarda aldığı kararlarla giderek imkansız hale geliyor. 2 Numaralı Kurul’un deniz ticareti yapan firmaların taleplerinin karşılanmasına dönük politikaları nedeniyle Kyme, adeta sanayicilerin hizmetine sunuluyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"> Bu sistematik yok edişin son aşaması olarak; antik kent ve limanın bitişiğindeki 1. derece arkeolojik sit alanının 28.03.2019 tarih ve 11049 sayılı kurul kararı ile 1. dereceden, 3. dereceye düşürülmüş olması bu kaygıların ne kadar haklı ve yerinde olduğunu kanıtlar nitelikte.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Alınan kurul kararıyla; Nemrut Körfezi’nde faaliyet gösteren Nemport A.Ş.’nin limandaki kapasitesini artırabilmesi amacıyla hazırladığı proje kapsamında Çevresel Etki Değerlendirme Süreci başladı. Tek başına bakıldığında mevcut bir limanda ihtiyaç dahilinde bir genişletme çalışması ve buna ilişkin hazırlanan bir ÇED raporu olarak görünen projenin standart prosedürü de tamamlanmış görünüyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Planlanan alanın güney ucuna 55 metre genişliğinde, 342 metre uzunluğunda, 18 bin 810 metrekarelik ilave bir iskele yapılacak. Yaklaşık 14 bin 310 metrekareye genişletilerek 90 bin 550 metrekare dolgu yapılması planlanan projenin tamamlanmasıyla arkeolojik tabakaların büyük bir hızla yok olacağı aşikar. Proje sona erdiğinde büyük tonajlı konteyner gemilerinin antik limanın bitişiğindeki Nemport İskelesi’ne yanaşacak olması da ayrı bir tahribat konusu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Genişletilmesi planlanan Nemport’a ait iskelenin 1. derece arkeolojik sit olan kısmının neye dayanılarak 3. dereceye düşürüldüğü, projenin gerçekleştiği deniz tabanında var olduğu bilinen antik liman kalıntılarının nasıl görmezden gelindiği gibi birçok cevapsız soru ortada duruyor. Kyme’de 1. derece arkeolojik sit alanlarının birer birer 3. dereceye düşürülmesi aynı zamanda doğal alanları da tehdit ediyor. Dolayısıyla antik kentin korunmasına dair kaygıların yanında projenin bölgede yaratacağı çevresel etkiler konusunda da birçok kesim tedirgin.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Alınan kurul kararını Kyme’nin yok edilmesiyle eş değer bir karar olarak nitelendiren Prof. Ersin Doğer, “Kyme’de artık bıçak kemiğe dayandı!” diyerek, antik kenti yok edecek bu projenin durdurulması için sivil toplum kuruluşlarına ve Aliağa halkına çağrıda bulundu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Projeye tepki gösteren Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Emine Helil Kınay, “Bir damla su tek başına bir şey ifade etmeyebilir ama dolu bir bardağa bir damla su eklediğinizde o bardak taşar. Aliağa şu anda tam da bunu yaşıyor. O bardak taşmış durumda” diyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bölgede uzun süredir çalışmalarda bulunan Foça Çevre ve Kültür Platformu sözcüsü Bahadır Doğutürk ise Nemport Liman Projesi’ni “Akıl tutulması” olarak değerlendiriyor; “Ağır sanayi bölgesi adeta bir ölüm bölgesine dönüştü…”</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;KYME DİYE BİR YER KALMAYACAK!&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Projeyi bugüne kadar yapılan iskelelerin en büyüğü ve en gaddarı olarak nitelendiren Doğer, alınan kararla Kyme’nin deniz sınırlarının daraltılmasının ötesinde ilk kez bazı yerlerde kıyıya kadar çekildiğine dikkat çekiyor: “Kyme’de artık bıçak kemiğe dayandı! Alınan kurul kararı Kyme’nin yok edilmesiyle eş değer bir karardır. Antik liman yaklaşık 2.5-3 m. suyun altında ve kentin büyük bir kısmı suyun içinde. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Denizi doldurarak antik kentin deniz içindeki kalıntılarının üzerini kapatacaklar. Üstelik yaptıkları derin taramalar da ayrı bir tahribata neden olacak. Yani artık Kyme diye bir yer kalmayacak! Bodrum Müzesi’nden gelen uzmanlar ve Dokuz Eylül Üniversitesi, Deniz Bilimleri ve Teknoloji Enstitüsü’nden Dr. Harun Özdaş burada direnç sondajları yapmış. Raporda taramalardan ve derinleştirmelerden söz ediliyor. Oysaki su altına en büyük zararı bu çalışmalar verecek. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Kurul kararında denizin altındaki kalıntılar için insutu (yerine ait) olmayan diye yazıyor. Bunların hepsi palavra! Bu zorlama bir karardır. Açık söyleyeyim ben ilk kez Kyme’den korkuyorum. Artık Kyme’nin ne kara ne de deniz tarafı güvende!’’</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;SIRADAN VATANDAŞLARA ETTİKLERİ EZİYETİ VARIN SİZ DÜŞÜNÜN&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">İtalyan kazı ekibinin 1982-1985 yılları arasında liman ve denizin altında araştırma yaptığını hatırlatan Doğer, yaklaşık 40 yıldan beri denizdeki koruma durumunun 1. derece sit olduğunu belirterek, “Peki, ne değişti? Ne değişti de sit daraltılarak 3. dereceye düşürüldü?” diye soruyor: “Şimdi oradaki diğer firmaların bu iskeleye ilişkin davalar açtıklarını duyuyorum. Sebebi, gemi manevralarına ilişkin sorunların çıkma ihtimali. Aynı kurul ve bakanlık tarafından örneğin Ege Gübre’ye çok büyük bir haksızlık edilmiştir. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Ben kurul üyesiyken bu firmaya çok büyük paralar harcatarak kurtarma kazısı yaptırdık. Ama buluntular nedeniyle 5 m. yukarıda bir depolama alanına bile izin vermedik. A firmasına izin vermeyip B firmasına bütün olanakları açamazsınız. Sıradan vatandaşlara ettikleri eziyetleri varın siz düşünün. İki dönümlük arazide üç tane çanak çömlek için anıtlar kurulunun yaptıklarını biliyoruz. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaldı ki Nemport’a yapılan bu ayrıcalık ilk değil! Açıkçası burada tuhaf şeyler oluyor. O anıtlar kurulunda birazcık vicdan olsaydı bunu yapmazdı. Mahkemeye gidildiğinde bütün bu raporlar ortaya çıkacak. Bu yüzden orada ne kadar STK varsa Aliağa halkıyla birlikte ayağa kalkıp bunu engellemesi gerekiyor.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;O BARDAK TAŞMIŞ DURUMDA&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Şube Başkanı Emine Helil Kınay, mevcut bir limanın kapasitesini artırıyormuş gibi görünen bu projenin getireceği sosyal ve çevresel etkileri şöyle değerlendirdi: “Aliağa ile ilgili sürekli vurguladığımız konu bütünsel ve uzun vadeli sağlıklı planlamalar yapılması gerektiği. Bu anlamda çevresel kapasitesini doldurmuş olmasına rağmen hâlâ sanayi yatırımlarının burada artarak sürmesi ciddi bir risk oluşturuyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Liman projesine gelince; bu basit bir liman yatırımı ya da basit bir kapasite artışı gibi değerlendirilemez. Burada atılacak her adım önemli. Daha önce 4 ya da 5 kere zaten kendi içinde kapasite artışı yapmış bu firma. Dolayısıyla sürekli eklemeler yapılması çok daha fazla yük getiriyor. Sanayinin artması çevresel maliyetleri de artırıyor. Ekonomik olarak belli bir kitlenin elde edeceği bir takım kazanımlar karşısında; hava, su, toprak gibi çevresel maliyetlerini toplumun çektiği bir süreç söz konusu. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu noktada biz burada terazideki dengelerin şaştığını görüyoruz. Tıpkı bir bardağın dolması gibi. Bir damla su tek başına bir şey ifade etmeyebilir ama dolu bir bardağa bir damla su eklediğinizde o bardak taşar. Aliağa şu anda tam da bunu yaşıyor. O bardak taşmış durumda!”</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;EKOLOJİYİ EKONOMİYE KURBAN ETMEYEN BİR ÇEVRE POLİTİKASI İSTİYORUZ&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kapasite artışının Aliağa’ya daha çok gemi gelmesi anlamına da geldiğini ifade eden Kınay, bu durumun beraberinde getireceği tehlikeleri ise şöyle özetledi:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Liman kapasitesinin artması ile birlikte bölgede artacak gemi trafiği ve gelen gemi boyutlarının da büyümesi; Deniz kirliliği, kaza riski, deniz ekosistemine yönelik olumsuz etkilerin de artması anlamına geliyor. Ayrıca kapasite artışları bölgedeki sanayi yatırımlarının da büyümesi anlamında olduğu için bu tesislerin yarattığı çevresel riskler de artarak devam ediyor. Geçtiğimiz aylarda Foça’da bir gemiden kaynaklanan deniz kirliliği olayını hatırlayalım. Bu noktada durumu nasıl yönetemediğimizi hem Foça’da hem Çeşme’deki deniz kazasında gördük. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaza olduktan sonra yapılan acil müdahalelerin bir önemi yok. Çünkü çevresel etkiler öyle 3-5 günde toparlanacak şeyler değil. Bu tür durumlarda süreci çok uzun yıllar izlemeniz gerekir ve sadece zararı kurtarmaya çalışırsınız. Dolayısıyla gemi trafiğinin taşıdığı yüklerin yarattığı kirliliğin de kaza riskinin de çok farklı boyutları var. Bütün değerlendirmeler kazalar göz ardı ederek yapılıyor. Oysaki olası bir kaza durumunda ne yapılacağı önemli. </p>



<p class="wp-block-paragraph">O deniz şu an nefes almaya çalışıyorsa bir kaza gerçekleştiğinde o nefesi de alamayacak. Bu noktada Aliağa gibi özel bölgelerde tesisleri sadece bir liman yatırımı olarak değerlendirmek doğru değil. Bizler ekolojiyi ekonomiye kurban etmeyen bir çevre politikası istiyoruz. Yaşadığımız gerçek ise bunun tam tersi!”</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;BÖLGEDE TAM BİR AKIL TUTULMASI YAŞANIYOR&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aliağa’nın çevresel kirlilik bakımından kritik eşiğin aşıldığı süreçte olduğunu düşünen Foça Çevre ve Kültür Platformu sözcüsü Bahadır Doğutürk de Helil Kınay’a paralel bir değerlendirme yapıyor: “Bölgenin en büyük kaybı büyük gemilerin yanaşabilme şartlarına uygunluğudur. Nemrut Körfezi bu özelliğinden dolayı iskelelerin istilasına uğramış durumda. Mevcut limanların malum zararları ortadayken kapasite artışı ve genişletme projeleri ile yok oluş süreci devam ediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"> Nemport Liman Projesi de bu kapsamda ele alındığında hem deniz içinde hem de karasal alanda geri dönüşü olmayan zararlar verecektir. Uluslararası sözleşmelerde koruma altına alınması gereken denizlerin oksijen kaynağı ve balıkların üreme ortamları olan Poseidon çayırları da telafisi mümkün olmayacak şekilde zarar görecektir. Bölgede tam bir akıl tutulması yaşanıyor; ağır sanayi bölgesi adeta bir ölüm bölgesine dönüştü.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;HEM DENİZDE HEM DE KIYIDA BÜYÜK TAHRİBATA YOL AÇACAK&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Platform olarak yaptıkları uyarıların bugüne kadar hiçbir şekilde dikkate alınmadığını ifade eden Doğutürk, Foça’daki kazanın da sürpriz olmadığını söylüyor: “Geçtiğimiz yıl yaşanan ham petrol sızıntısı Yeni Foça sahili dahil olmak üzere yaklaşık 7-8 km’lik bir alanda büyük hasara neden oldu. Gemi trafiğinin her geçen gün artması benzer olayların artarak yaşanacağının göstergesi. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Bunca olumsuzluğun yanında Nemport Limanı’nın 55 metre genişlik, 352 metre uzunluktaki genişletme adı altında yapmak istediği iskele deniz dolguları dahil büyük bir alanı kapsıyor. Kyme antik kentine vereceği zararın yanında hem denizde hem de kıyıda büyük tahribata yol açacak. Gemi trafiği yönünden de karşı iskelelere daha da yakınlaşmak suretiyle deniz dibinde facialara sebep olacaktır. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Aliağa zamanında sanayiye peşkeş çekilmeyip kültürel miras olarak değerlendirilseydi bugün bölgede bir sanayi vahşetinden değil bir turizm ve kültür merkezinden bahsediyor olacaktık. Bölge halkı için önemli bir gelir kaynağı olan bacasız turizm gelişecek, toplumun her kesimi refah düzeyini arttırmış olacaktı.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;ADRESE DAYALI BİR KARAR!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uzun yıllardır Aliağa’da faaliyet gösteren bir firma sahibi ise 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun aldığı karara tepkisini şu sözlerle dile getiriyor:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Vatandaş olarak üstünkörü alınmış ve adaletsiz bir karar olarak değerlendiriyorum. Adrese dayalı bir karar! Bizim en ufak bir faaliyetimizde önümüz kesilirken böyle bir projenin sorunsuz bir şekilde halledilmesi insanı üzüyor. Aynı şirket daha öncede kazı yapılan yerin üstünü asfalt ile kapattı. Ama her seferinde çok güzel örtbas edildi. Kurul kişiye göre yaptırım uyguluyor herhalde.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">BİZİM SUÇUMUZ NE?</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Burada sanayici ile toplam bir master plan yapılması gerekirken münferit, ne olduğu belli olmayan kararlar veriliyor. Uyanık davranan firmalar sandalyeyi kapıyor. Biz kurulduğumuzdan beri her türlü işimizi kurul kararları doğrultusunda yaptık. Ama sonucunda cezalandırılan biz olduk! Kimi firmalar mahkemeye çıktı, kimisi yatırımından vazgeçti ya da yatırımını geç yaparak zarar etti. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Akşamdan sabaha ne değişti de bu karar alındı? Biz yıllarca Kyme için yatırımlarımızı yapamadık. Ama başkaları gelip kolaylıkla istila etti. Bizim suçumuz ne? Şimdi bu karar bir emsal oluşturacak. Herkes kendi alanının sit’ten çıkarılmasını isteyecek. Hepimiz dava açacağız.’’</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;ALINAN KARARDA BİR SIKINTI YOK&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Telefonla ulaştığımız 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürü Fuat Keskin’e Kyme’de yapılan sit değişikliği kararını nasıl değerlendirdiğini sorduk. Sorumuza bakanlık izni olmadan yanıt veremeyeceğini ifade Keskin, alınan kararda bir ‘sıkıntı’ olmadığını da sözlerine ekledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir antik kentin denizden ve karadan yok edilmesinin önünü göz göre göre açan kararlar alabilen ve bunda bir sıkıntı görmeyen kurul ve kurul üyelerine, bölgede yürütülen kurtarma kazılarında uzun yıllar emek vermiş bir arkeolog olarak sormak isterim: “Madem bir antik limanı ticari faaliyete açarak yok etmekte bir sıkıntı görmüyorsunuz; birinci görevi kültür varlıklarını korumak olan bir kurumun başında neden duruyorsunuz? </p>



<p class="wp-block-paragraph">Mevcut yasa ve yönetmelikleri kime ve neye göre esnetebildiğinizi kamuoyuyla paylaşın ki; hem bölgede faaliyet yürüten diğer sanayi kuruluşları hem de hasbelkader taşınmazları sit içerisinde kalmış yurttaşlarımız yol ve yöntemlerini ona göre belirleyebilsinler!..”</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaynak-Gazete Duvar</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://cdn.media.gazeteduvar.com/2019/07/mm-1.jpg" alt=""/></figure>
<p>Bu post <a href="https://www.kuzeyegehaber.com/2019/07/29/kyme-diye-bir-yer-kalmayacak/">&#8220;KYME DİYE BİR YER KALMAYACAK!&#8221;</a> Aşağıdaki Sitede Yayınlanmıştır. <a href="https://www.kuzeyegehaber.com">Kuzey Ege Haber</a>. Yazının Kaynağı Bu Sitedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kuzeyegehaber.com/2019/07/29/kyme-diye-bir-yer-kalmayacak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
