Anadolu’nun her karış toprağı, kendine özgü bir güzellik taşır. Yüzyılların biriktirdiği kültür, doğanın cömertliği ve insanın emeği, her memleketin kendi coğrafyasında farklı bir hikâye yazar.
Ne var ki bu hikâyeleri yeterince dinleyip dinlemediğimiz, yeterince anlatıp anlatmadığımız sorusu, hâlâ açık durmaktadır.
Yurt dışına seyahat ederken kendi topraklarımızın değerlerini ne kadar tanıdığımız, turizmi yalnızca bilinen destinasyonlara indirgemenin ne büyük bir kayıp olduğu, her geçen gün daha net anlaşılmaktadır.
Yerel değerlerin korunması ve turizme kazandırılması, yalnızca belediyelerin ya da turizm işletmelerinin işi değildir; kamu kurumları, sivil toplum, medya ve yurttaşın ortak sorumluluğudur.
Bu sorumluluğu omuzlayan isimlerden biri de spor spikeri Şerif Karaman’dır. Kendi memleketini seven, tanıyan ve tanıtan Karaman, Simav’ın gözden ırak kalmış belde ve köylerini kamuoyuna taşıyarak hem yerel kimliğin yaşatılmasına hem de bu coğrafyanın turizm potansiyelinin fark edilmesine katkı sunmaktadır.
Onun çabası, herkesin kendi toprağına sahip çıkması gerektiğinin somut bir örneğidir.
Karaman’ın dikkat çektiği Simav’ın dört güzel yerleşimi, bölgenin ruhunu yansıtan nadide köşelerdir.
Simav Dağları’nın eteklerine serpilmiş Demirciköy, Öreyler, Çaysimav ve Kelemyenice; Ege’nin samimiyetiyle İç Anadolu’nun bereketini bir araya getiren, her biri ayrı bir doğa ve kültür birikimine sahip yerlerdir.
Demirciköy, köklü geçmişi, meyve bahçeleri, taş ve ahşap dokusuyla tarihin ve doğanın yan yana durduğu bir yerleşimdir. Köy meydanındaki sohbetler, toprağın bereketi ve misafirperverlik, burayı Simav’ın gurur kaynaklarından biri kılar.
Öreyler, dağların yamaçlarına yaslanan yüksekliği, kestane, ceviz ve çam ormanlarıyla bir oksijen deposudur. Çaydere Şelalesi ve kışın büründüğü beyaz örtü, her mevsim ayrı bir güzellik sunar.
Çaysimav, ovayı besleyen suların ve tarımın kalbi olarak yeşilin ve bereketin simgesidir; halkının birlik ruhuyla da dikkat çeker. Kelemyenice ise dağların bağrında saklı, tertemiz pınarları ve vadi manzaralarıyla şehrin gürültüsünden uzaklaşmak isteyenler için el değmemiş bir duraktır.
Bu dört yerleşim, Simav’ın kültür ve doğa sevgisini geleceğe taşıyan değerli parçalardır. Şerif Karaman’ın ortaya koyduğu bakış, Anadolu’nun her köşesinin hak ettiği ilgiyi görmesi ve ortak bir bilinçle sahiplenilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatmaktadır…



