KUZEYEGEHABER-Aliağa Organize Sanayi Bölgesi (ALOSBİ), protokoller kapsamında inşa ettiği atölye binasını, arazi tapuda Milli Eğitim Bakanlığı’na tahsisli olmasına rağmen öğrencilere açmıyor. Kendi yaptığı binada “işgalci” konumuna düşen yönetim, eğitim hakkını engelliyor.
ATÖLYE BİNASI TAMAMLANDIKTAN SONRA NEDEN MEB’E TESLİM EDİLMEDİ?
İzmir sanayisinin lokomotifi olma iddiasındaki ALOSBİ, büyük bir hukuk ve eğitim skandalıyla çalkalanıyor. TOBB ALOSBİ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi kampüsü dahilinde, bizzat ALOSBİ yönetimi tarafından protokoller çerçevesinde inşa edilen atölye binası, tamamlandığı günden beri MEB’e teslim edilmiyor.
Olayın hukuki zemini oldukça net: Okul, yurt ve atölye binasının bulunduğu 23 bin metrekarelik alan, tapu kayıtlarında tamamen Milli Eğitim Bakanlığı’na tahsis edilmiş durumda. ALOSBİ, imzalanan protokoller gereği bu binaları eğitim hizmetine sunmak üzere inşa etti.
ALOSBİ, BEN YAPTIM, BEN KULLANIRIM MANTIĞIYLA HARAKET EDİYOR, ATÖLYE’Yİ TESLİM ETMİYOR..
Ancak binalar yükseldikten sonra Alosbi yönetimi, “ben yaptım, ben kullanırım” mantığıyla hareket ederek, MEB’e tahsisli arazideki TOBB ALOSBİ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Atölyesini “İzmir Model Fabrikası” adıyla kendi kullanmak istedi ve kendi ticari/sanayi projelerine ayırdı.
Binayı ALOSBİ’nin inşa etmiş olması, onlara hukuki bir üstünlük değil, aksine “teslim yükümlülüğü” yüklemektedir. Milli Eğitim Bakanlığı’na tahsis edilen araziye, eğitim tesisi yapmak üzere protokol imzalayan bir kurumun, bina bittikten sonra burayı öğrencilerden kaçırması “sözleşmeye aykırılık” ve “kamu malını usulsüz kullanma” suçunu doğurmaktadır.
Öğrenciler ve aileleri şu soruyu soruyor: Bir kurum, hem okul yapıp hem de o okulun kalbi olan atölyeyi hangi yetkiyle “vermekten vazgeçtim, burayı “İzmir Model Fabrikası” olarak kullanacağız” diyebilir.
İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ NEDEN YAPTIRIM UYGULAMIYOR?…
Skandalın idari boyutu ise daha vahim. Binanın teslim edilmediği, arazinin MEB’e ait olduğu ve
protokollerin çiğnendiği; İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi tarafından bilindiği iddia ediliyor. Ancak ALOSBİ yönetiminin bu açık “protokol gasbına” karşı İl Milli Eğitim Müdürlüğü düzeyinde neden sert bir yaptırım uygulanmadığı merak konusu.
Hukukçulara göre, Milli Eğitim Bakanlığı’na tahsis edilmiş arazide, protokoller çerçevesinde okul, öğrenci yurdu yapılıp teslim edildikten sonra yine öğrencilerin eğitimi için yapıldığı duyurulan atölye binasını teslim etmeyen Alosbi yönetimi hakkında, neden müfettiş görevlendirilmiyor ve hukuki girişimlerde neden bulunulmuyor.
Mükemmeliyet Değil, Mağduriyet Merkezi
ASELSAN ve TUSAŞ gibi savunma sanayii devleriyle iş birliği içinde olan ELMAS projesi öğrencileri, ALOSBİ’nin kendi elleriyle yaptığı ama kapılarını kilitlediği atölyelerin önünde eğitim bekliyor. “Model Fabrika” makyajı altında sanayicilere pazarlanan bina, aslında teknik lise öğrencilerinin uygulamalı eğitim hakkı.
ALOSBİ yönetimi, kendi yaptığı binada adeta bir “kiracı” bile değil, “teslimat borçlusu” iken, binayı öğrencilerin elinden alarak geleceğin nitelikli iş gücüne de darbe vuruyor.
Tapuda bakanlığa tahsisli arazide, eğitim protokolüyle yapılan binanın sanayi tesisine dönüştürülmesi açık bir suç Şimdi kamuoyu şu soruların yanıtını bekliyor:
- Kendi imzaladığı protokolü çiğneyen ALOSBİ’ye dur denilecek mi?
- Devletin tapulu malına sahip çıkmayan eğitim idarecileri hakkında işlem yapılacak mı?
- Öğrenciler, “kendi okullarının” atölyesine ne zaman girebilecek?…



