FETÖ HÜKÜMLÜSÜ ENVER ALTAYLI İFADE VERİRKEN SAVCIYI TEHDİT ETTİ!…

KUZEYEGEHABER-Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’ndeki şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, FETÖ hükümlüsü Enver Altaylı’nın şüpheli sıfatıyla ifadesi alındı.

“HESAPLAŞACAĞIZ” DEDİ, SORUŞTURMA BAŞLATILDI…

Altaylı hakkında, ifade esnasında soruşturmayı yürütmeye yetkili Cumhuriyet Başsavcı vekiline yönelik olarak “Kendine dikkat et daha gençsin, sen kimsin, seninle bir gün görüşeceğiz, hesaplaşacağız” şeklinde söylemler kullanması sebebiyle soruşturma başlatıldı.

Resen soruşturmanın kamu görevlisine karşı tehdit suçundan dolayı başlatıldığı bildirildi.

Konuyla ilgili başsavcılıktan yapılan açıklamada “Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımızca maktül Kaşif Kozinoğlu isimli şahsın kasten öldürülmesi sebebiyle yürütülen soruşturma kapsamında; Şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan Enver Altaylı hakkında, ifade esnasında soruşturmayı yürütmeye yetkili Cumhuriyet Başsavcı Vekiline yönelik olarak ‘Kendine dikkat et daha gençsin, sen kimsin, seninle bir gün görüşeceğiz, hesaplaşacağız’ şeklinde söylemlerde bulunması sebebiyle kamu görevlisine karşı tehdit suçundan dolayı resen soruşturma işlemlerine başlanılmıştır” ifadeleri yer aldı.

Enver Altaylı’nın savcılık ifadesi şu şekilde:

– “Ben halen Sincan 1 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu olarak kalmaktayım. Üzerime atılı suçlamayı anladım. Savunmamı müdafiim huzurunda yapacağım. Öncelikli olarak zaten yazılı olarak ifademi vereceğim. Ben yoldan geldiğim için yorgunum. İfademin yarın alınmasını talep ediyorum.

“BENİM İÇİN BİR KAMPANYA YÜRÜTÜLÜYOR…”

– Haftalardır benim üzerimden bir kampanya yürütülüyor. Ben bir ay sonra 83 yaşına giriyorum, 9 yıldır cezaevindeyim. Bir yere kaçmış değilim ama televizyonları, gazeteleri takip eden insanlar sanki Kaşif Kozinoğlu’nun katili bulunmuş da adı Enver Altaylı’ymış gibi bir hava ile karşılaşıyorum. Avukatım bu yayınları tek tek aradı. Yalnız 15 Temmuz ile 16 Eylül 2026 arasındaki kısa dönemde benim adımın geçtiği yüzlerce aynı haber ve yayın kaydı tespit edilmiştir. Sadece 15 Ağustos-16 Eylül arasındaki video yayınlarında adımın geçtiği 85 ayrı video bulunmuştur.

– Bu kampanyanın öncülüğünü Doğu Perinçek ve Vatan Partisi çizgisindeki Aydınlık Gazetesi yaptı. Aydınlık, daha ben bu soruşturmanın şüphelisi değilken ‘Enver Altaylı dosyaya dahil edilmeli’ diye başlık attı. ‘Suikaste giden yol’ dedi. Daha sonra ‘Gladyo Cinayetleri Altaylı’da kesişiyor’ başlıkları atıldı. ‘Cinayetlerdeki Altaylı izi’ diye bölüm açtı. Yani gazeteci haber vermiyor, yargıyı yönlendiriyor.

– Haftalardır aynı şeyi yapıyorlar ve diyorlar ki: Enver Altaylı’yı bu dosyaya sokun, Enver Altaylı’ya bakın, Enver Altaylı faildir.

– İş bununla da kalmadı. Bana ait olduğunu yıllardır reddettiğim bir metindeki ‘etkisiz hale getirilmesi’ sözünü alıp öyle bir noktaya taşıdılar ki başka yayınlarda artık açıkça ‘karanlık infaz planı’ başlıkları atılıyor. Mektupta çizilen ‘infaz ve tasfiye planının adım adım uygulandığı’ yazılıyor. Yani ortada ‘infaz’ kelimesinin dahi geçmediği bir metinden, benim Kaşif Kozinoğlu hakkında adeta infaz emri verdiğim, ölümünü planladığım veya hedef gösterdiğim sonucu çıkarılıyor.

“BU MEKTUPLARI İLK GÜNDEN BERİ KABUL ETMEDİM…”

– Ben buna gazetecilik demiyorum Sayın Savcım. Zaten Aydınlık da finansman kaynağı belli olmayan örgütsel bir propaganda aracıdır. Benim ve orta halli zekâya sahip herkesin gözünde gazete olarak sınıflandırılmamaktadır.

– Şimdi dikkat ediniz: Daha ortada benim ifadem yok, benim bu soruşturmadaki konumum belli değil. Ölümün nasıl gerçekleştiğine ilişkin soruşturma devam ediyor; fakat gazete hükmü vermiş. ‘Suikaste giden yol’ şeklinde haber yapmıştır.

– Peki bütün bu anlatılanın ortasına ne koyuyorlar? Benim evimden çıktığı söylenen sözde UYAP Bilişim Sistemi’ndeki bu dokümana mektuplar. Ben bu mektupları daha ilk günden beri kabul etmedim. Bana ait değildir dedim. Bugün de aynı şeyi söylüyorum: Bana ait değildir.

– Fakat burada benim sözümle onların sözü karşı karşıya değil. Bu dijital materyaller yıllarca incelendi. Bilirkişi raporları alındı. Savunma tarafından adli bilişim uzmanları inceleme yaptı ve öyle şeyler ortaya çıktı ki normal bir ceza dosyasında bunların her birinin tek başına insanın durup ‘Bu dijital delile nasıl güveneceğiz?’ diye sormasına yetmesi gerekir.

– Açıklayacaksınız? Şimdi önce o kısmı anlatacağım, sonra da diyeceğim ki bütün teknik sorunları bir kenara atınız, bilirkişileri de dinlemediniz; o zaman bu mektupların içinde yazan saçma sapan çelişkileri nasıl açıklayacaksınız?

– Ben bilgisayar uzmanı değilim; ama dijital müdahalenin anlaşılmayacak bir tarafı yoktur. Sayın Savcı, 83’e yaklaşmış bir insanım. Bilgisayar uzmanı değilim. Teknik ekiplerde hukukçular ve bilirkişiler bana anlattılar. Ben bunların teknik ayrıntılarını size anlatmaya çalışmayacağım, zaten buna gerek yok.

– Benim anlayabildiğim ve herkesin anlayabileceği mesele şu: Devlet benim telefonumu, bilgisayarımı, CD’mi, flash belleğimi, ezcümle dijital materyallerimi alıyor, bunları aldığı anda olduğu haliyle muhafaza etmesi lazım. Sonra aylar veya haftalar geçtikten sonra içinde ne varsa bunu Enver Altaylı koymuştur diyebilmesi için önce devletin o materyali aldığı anda ne halde olduğunu göstermesi lazım.

– Bu yapılmadı. Dijital materyallerin ilk adli kopyaları, el konulduğu gün değil, haftalar sonra alındı. Sonradan alınan kopya ile o günkü cihazın birbirine uygun çıkması bana hiçbir şey anlatmıyor.

– Ben size ‘Bu cihaz sizin elinizde kaldığı süre içinde ne oldu?’ diye soruyorum. Siz bana ‘1,5 ay sonra aldığınız kopya ile o tarihte cihaz birbirinin aynı’ diyorsunuz. Elbette aynı olabilir. Ben 1,5 ay öncesini soruyorum.

– Bu dosyaya uzman görüşü sunan Koray Peksayar sıradan bir isim değildir. Aynı kişi benim dijital materyallerimi de inceledi. Kaşif Kozinoğlu konusunda bugün ortalıkta dolaştırılan bu sözde mektupların bulunduğu dijital materyal bakımından oynanma ve delil bütünlüğü sorunu tespit edildi.”

Altaylı’ya “FETÖ elebaşına göndermiş olduğu mektupların içeriği” soruldu. Altaylı şu yanıtı verdi:

“Ben böyle bir mektup yazmadım. Varsayalım ki yazdım…”

“Kaşif Kozinoğlu’nu tanıyor musunuz?” sorusuna Altaylı, “Ben Kaşif Kozinoğlu’nu tanımıyorum.” diyerek yanıtladı.

ENVER ALTAYLI’NIN HAKİMLİK İFADESİ…

Altaylı daha sonra hakimlikte verdiği ifadede şunları kaydetti:

– “Savcılık aşamasında vermiş olduğum beyanlarımı tekrar ederim. Ayrıca ifade etmek istediklerimi yazılı olarak dosya arasına sundum. İfademi tam olarak tamamlayamadım.

– Haftalardır benim üzerimden bir kampanya yürütülüyor. Ben bir ay sonra 83 yaşına giriyorum, 9 yıldır cezaevindeyim. Bir yere kaçmış değilim ama televizyonları, gazeteleri takip eden insanlar sanki Kaşif Kozinoğlu’nun katili bulunmuş da adı Enver Altaylı’ymış gibi bir hava ile karşılaşıyorum. Avukatım bu yayınları tek tek aradı. Yalnız 15 Temmuz ile 16 Eylül 2026 arasındaki kısa dönemde benim adımın geçtiği yüzlerce aynı haber ve yayın kaydı tespit edilmiştir. Sadece 15 Ağustos-16 Eylül arasındaki video yayınlarında adımın geçtiği 85 ayrı video bulunmuştur.

– Bu kampanyanın öncülüğünü Doğu Perinçek ve Vatan Partisi çizgisindeki Aydınlık Gazetesi yaptı. Doğu Perinçek’le gençlik yıllarımızdan beri tanışırız. Doğu Perinçek Rus istihbaratının adamıdır. Bu bir gün ortaya çıkacaktır.

– Aydınlık daha ben bu soruşturmanın şüphelisi değilken “Enver Altaylı dosyaya dahil edilmeli” diye başlık attı. “Suikaste giden yol” dedi. Daha sonra “Gladyo Cinayetleri Altaylı’da kesişiyor” başlıkları atıldı. “Cinayetlerdeki Altaylı izi” diye bölüm açtı. Yani gazeteci haber vermiyor, yargıyı yönlendiriyor.

– Haftalardır aynı şeyi yapıyorlar ve diyorlar ki: Enver Altaylı’yı bu dosyaya sokun, Enver Altaylı’ya bakın, Enver Altaylı faildir. Benim Orta Asya’ya yaptığım hizmetlerden Doğu Perinçek rahatsız olmuştur.

– İş bununla da kalmadı. Bana ait olduğunu yıllardır reddettiğim bir metindeki “etkisiz hale getirilmesi” sözünü alıp öyle bir noktaya taşıdılar ki başka yayınlarda artık açıkça “karanlık infaz planı” başlıkları atılıyor. Mektupta çizilen “infaz ve tasfiye planının adım adım uygulandığı” yazılıyor.

– Yani ortada “infaz” kelimesinin dahi geçmediği bir metinden, benim Kaşif Kozinoğlu hakkında adeta infaz emri verdiğim, ölümünü planladığım veya hedef gösterdiğim sonucu çıkarılıyor.

– Ben buna gazetecilik demiyorum. Zaten Aydınlık da finansman kaynağı belli olmayan örgütsel bir propaganda aracıdır. Benim ve orta halli zekâya sahip herkesin gözünde gazete olarak sınıflandırılmamaktadır.

– Şimdi dikkat ediniz: Daha ortada benim ifadem yok, benim bu soruşturmadaki konumum belli değil. Ölümün nasıl gerçekleştiğine ilişkin soruşturma devam ediyor; fakat gazete hükmü vermiş. “Suikaste giden yol” şeklinde haber yapmıştır.

“BANA AİT DEĞİLDİR…”

– Peki bütün bu anlatılanın ortasına ne koyuyorlar? Benim evimden çıktığı söylenen sözde mektuplar. Ben bu mektupları daha ilk günden beri kabul etmedim. Bana ait değildir dedim. Bugün de aynı şeyi söylüyorum: Bana ait değildir.

– Fakat burada benim sözümle onların sözü karşı karşıya değil. Bu dijital materyaller yıllarca incelendi. Bilirkişi raporları alındı. Savunma tarafından adli bilişim uzmanları inceleme yaptı ve öyle şeyler ortaya çıktı ki normal bir ceza dosyasında bunların her birinin tek başına insanın durup “Bu dijital delile nasıl güveneceğiz?” diye sormasına yetmesi gerekir.

– Şimdi önce o kısmı anlatacağım, sonra da diyeceğim ki bütün teknik sorunları bir kenara atınız, bilirkişileri de dinlemediniz; o zaman bu mektupların içinde yazan saçma sapan çelişkileri nasıl açıklayacaksınız?

– Ben bilgisayar uzmanı değilim; ama dijital müdahalenin anlaşılmayacak bir tarafı yoktur. Sayın Savcı, 83’e yaklaşmış bir insanım. Bilgisayar uzmanı değilim. Teknik ekiplerde hukukçular ve bilirkişiler bana anlattılar. Ben bunların teknik ayrıntılarını size anlatmaya çalışmayacağım, zaten buna gerek yok.

– Benim anlayabildiğim ve herkesin anlayabileceği mesele şu: Devlet benim telefonumu, bilgisayarımı, CD’mi, flash belleğimi, ezcümle dijital materyallerimi alıyor, bunları aldığı anda olduğu haliyle muhafaza etmesi lazım. Sonra aylar veya haftalar geçtikten sonra içinde ne varsa bunu Enver Altaylı koymuştur diyebilmesi için önce devletin o materyali aldığı anda ne halde olduğunu göstermesi lazım.

– Bu yapılmadı. Dijital materyallerin ilk adli kopyaları el konulduğu gün değil, haftalar sonra alındı. Sonradan alınan kopya ile o günkü cihazın birbirine uygun çıkması bana hiçbir şey anlatmıyor. Ben size “Bu cihaz sizin elinizde kaldığı süre içinde ne olduğu?” diye soruyorum. Siz bana “1,5 ay sonra aldığınız kopyayı o tarihte cihaz birbirinin aynı” diyorsunuz.

– Elbette aynı olabilir. Ben 1,5 ay öncesini soruyorum. Bu dosyaya uzman görüşü sunan Koray Peksayar sıradan bir isim değildir. Aynı kişi benim dijital materyallerimi de inceledi. Kaşif Kozinoğlu konusunda bugün ortalıkta dolaştırılan bu sözde mektupların bulunduğu dijital materyal bakımından oynanma ve delil bütünlüğü sorunu tespit edildi.

“BEN KAŞİF KOZİNOĞLU’NU HİÇ TANIMIYORUM…”

– Ben FETÖ elebaşına gönderilmek üzere “Muhterem Efendim…” diye başlayan, sonrasında Kaşif Kozinoğlu için “Bu adam hizmet elemanlarını hedef gösteriyor. Bu kişinin etkisizleştirilmesi gerekir” şeklinde bir mektup yazmadım.

– Bu iddia konusu mektup Kaşif Kozinoğlu ölmeden 4 yıl önce yazılmıştır. Ayrıca ben Kaşif Kozinoğlu’nu hiç tanımıyorum, kendisiyle ilgili hiç kimseye rapor vermedim.

– Bu iddialar delil olmayan dijital materyaller nedeniyle ortaya atılmıştır. Elde edilen dijital materyallerle oynanmıştır. Ben Ankara’dan ifade vermek üzere getirildim. Sağlık sorunlarım bulunmaktadır. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Serbest bırakılmamı talep ederim, dedi.

İfadesi alınan Enver Altaylı ‘kasten öldürmeye azmettirme’ suçlamasıyla tutuklanmıştı.

FETULLAH GÜLEN’E KOZİNOĞLU MEKTUBU: ETKİSİZ HALE GETİRİLMELİ…

Enver Altaylı’nın, eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu için FETÖ lideri Fetullah Gülen’e yazdığı mektuplarda, Kozinoğlu’nun MİT’in başına geçmesinin FETÖ açısından büyük bir tehdit oluşturacağını ve örgüt için tam bir felaket olacağını belirttiği biliniyor.

Altaylı mektupta ayrıca, “Başbakan nezdinde teşebbüste bulunarak, Kâşif Kozinoğlu’nun etkisiz hale getirilmesi sağlanmalıdır.” ifadelerini kullanmıştı.

ENVER ALTAYLI KİMDİR?…

Eski Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) mensubu Enver Altaylı, 1944 yılında Adana’nın Ceyhan ilçesinde doğdu. Altaylı, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmadan önce Kara Harp Okulu’nda eğitim görmüş, ancak 1963 yılındaki Talat Aydemir’in darbe girişimine katıldığı gerekçesiyle askerî okuldan ihraç edilmişti.

1968 yılında MİT bünyesine katılarak uzun yıllar Sovyetolog (Sovyetler Birliği uzmanı) olarak görev yapan Altaylı, 1970’lerin sonunda Milliyetçi Hareket Partisi’nde (MHP) yöneticilik yaptı ve partinin yayın organı Hergün gazetesinin genel yayın yönetmenliğini üstlendi.

2017 yılında Antalya’da gözaltına alınan Altaylı, “Silahlı terör örgütüne (FETÖ) üye olma” ve “siyasi ve askerî casusluk” suçlamalarıyla 2021 yılında sonuçlanan davada 23 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı ve cezaevine gönderildi.

Halen cezaevinde bulunan Altaylı, son günlerde 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden eski MİT yöneticisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturmada ismi geçiyor…

Kaynak: NEFES

Bu Haftanın Sıcak Başlıkları

HER 4 KİŞİDEN BİRİ 2 HAFTA DA MAAŞINI TÜKETİYOR…

KUZEYEGEHABER-Hopi’nin tüketici davranışlarını takip etmek amacıyla hazırladığı Hopi Pulse...

EĞİTİM-İŞ: “OKULLARIMIZDA SİLAH SESİ DUYMAK İSTEMİYORUZ!, ÇOCUKLARIMIZIN CENAZESİNİ DEĞİL, GELECEĞİNİ KONUŞMAK İSTİYORUZ!…”

KUZEYEGEHABER-Bugün Manisa Turgutlu'da yaşanan silahlı saldırı olayı sonrası Eğitim...

BM’DE KONUŞTU, DÜNYAYI HARACA KESTİĞİNİ DUYURDU!…

KUZEYEGEHABER-ABD Başkanı Donald Trump, Birleşmiş Milletler'in (BM) 81'inci Genel...

DURAN: “TEYİTSİZ BİLGİ VE PAYLAŞIMLARA İTİBAR EDİLMEMELİ…”

KUZEYEGEHABER-İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Manisa’nın Turgutlu ilçesinde okul yakınında...

Çocukluk Hayalleriyle İzmir Tarımına Güç Oluyorlar…

KUZEYEGEHABER-İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın saha ekipleri,...

Başlıklar

HER 4 KİŞİDEN BİRİ 2 HAFTA DA MAAŞINI TÜKETİYOR…

KUZEYEGEHABER-Hopi’nin tüketici davranışlarını takip etmek amacıyla hazırladığı Hopi Pulse...

BM’DE KONUŞTU, DÜNYAYI HARACA KESTİĞİNİ DUYURDU!…

KUZEYEGEHABER-ABD Başkanı Donald Trump, Birleşmiş Milletler'in (BM) 81'inci Genel...

DURAN: “TEYİTSİZ BİLGİ VE PAYLAŞIMLARA İTİBAR EDİLMEMELİ…”

KUZEYEGEHABER-İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Manisa’nın Turgutlu ilçesinde okul yakınında...

Çocukluk Hayalleriyle İzmir Tarımına Güç Oluyorlar…

KUZEYEGEHABER-İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın saha ekipleri,...

Afet Çalışmalarında Daha Güçlü Koordinasyon Dönemi…

KUZEYEGEHABER-İzmir Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi...

İZSU’nun Mobil Uygulaması Yenilendi…

KUZEYEGEHABER-İZSU Mobil uygulaması baştan sona yenilendi. Fatura ödeme ve...

ÖZEL’İN KONUŞMASI CHP’NİN SİTESİNDEN SİLİNDİ, YENİ PARTİLİ EMRE: “SARAY-BUTLAN İŞBİRLİĞİ” DEDİ…

KUZEYEGEHABER-Özgür Özel’in, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in mal varlığına ilişkin...

Benzer Haberler

Popüler Kategoriler