KUZEYEGEHABER-Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’nın çağrısıyla yurdun dört bir yanında eylemler sürüyor. Ankara’daki açlık grevinin dokuzuncu gününde bir araya gelen özel sektör öğretmenlerine bir destek de İstanbul’daki meslektaşlarından geldi. Çok sayıda öğretmen İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde buluştu.
Polisin yoğun güvenlik önlemi aldığı basın açıklamasında “Kurtuluş yok tek başına. Ya hep beraber, ya hiçbirimiz” , “Taban maaş hakkımız geri alacağız” , “Asgari ücretle Bakan Tekin geçinsin” sloganları attı. Özel Sektör Öğretmenler Sendikası Yönetim Kurulu Üyesi Evin Turgut tarafından açıklamada, “Memur muyuz, işçi miyiz hiç kimse bilmiyor.
Maaş anlamında da bizi koruyan bir yönetmelik olmadığı için meslektaşlarımız asgari ücret veya altına çalışıyor. Özelleştirmeler her gün artıyor. Özel okul sayısı kamu okulları sayısını katladı. Bizi koruyan yönetmelik de elimizden alındığı için hiçbir mevzuat bizi korumuyor. Öte yandan üniversiteden mezun olmuş, derece yapmış meslektaşlarımız Tekin’in mülakat dediği sistemde atama hakları gasp edildi” dendi.
Yapılan basın açıklamasının tamamı ise şöyle:
Özel sektörde çalışan ve en temel hakları gasp edilen eğitim emekçileri olarak, onurumuz ve emeğimiz için başlattığımız direniş 10. gününde, bedenlerimizi açlığa yatırdığımız açlık grevimiz ise 9. gününde kararlılıkla devam etmektedir.
Günlerdir sokaklarda, meydanlarda sadece insanca yaşama ve meslek onuruna yaraşır koşullarda çalışma talebimizi haykırıyoruz. Ancak haklı taleplerimize kulak vermek yerine, devletin kolluk kuvvetleri öğretmenlerin karşısına dikilmiştir. Günlerdir en barışçıl eylemlerimizde bile polis baskısı, orantısız güç, darp, gözaltı ve şiddetle yüz yüze bırakılıyoruz. Sınıflarda olması gereken öğretmenleri sokaklarda darp eden, açlıkla ve şiddetle terbiye etmeye çalışan bu zihniyeti reddediyoruz.
Bugün, direnişimizin yarattığı haklı meşruiyetin bir sonucu olarak, TBMM Eğitim Komisyonu Başkanı Sayın Ayşen Gürcan tarafından görüşmeye çağrıldık ve bir müzakere süreci başlamış bulunmaktadır. Ancak kamuoyu ve muhataplarımız bilmelidir ki; masaya oturmuş olmamız, haklarımız tam anlamıyla teslim edilmeden sokakları terk edeceğimiz anlamına gelmez. Bu müzakerelerden, öğretmenlerin kanayan yaralarına somut, yasal ve kalıcı çözümler çıkana kadar mücadeleden ve direnişten bir adım dahi geri atmayacağız!
Buradan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e ve TBMM Eğitim Komisyonu Başkanı Ayşen Gürcan’a açıkça sesleniyor ve uyarıyoruz: Oyalama taktiklerine, altı boş vaatlere tahammülümüz kalmamıştır. Eğitim Komisyonu derhal toplanmalı ve aşağıdaki acil taleplerimizi yasalaştırmalıdır:
Mülakat Mağduriyetine Son Verilsin: Emeği ve alın teri mülakat sistemiyle gasp edilen 1611 mülakat mağduru öğretmenin hakları derhal teslim edilmeli ve atamaları yapılmalıdır.
Taban Maaş Hakkımız Geri Verilsin: Özel sektör öğretmenlerini asgari ücrete ve hatta asgari ücretin altına mahkûm eden düzene son verilmeli; elimizden alınan “Taban Maaş” hakkımız yasal güvenceyle derhal geri verilmelidir.
Bağımsız Eğitim İş Kolu Kurulsun: Eğitim emekçilerinin sendikal örgütlenmesini engelleyen ve bizi ilgisiz sektörlerle aynı torbaya koyan 10 No’lu iş kolu garabeti dağıtılmalı, derhal bağımsız bir Eğitim ve güzel sanatlar İş Kolu kurulmalıdır.
Sözleşmeli Köleliğe Son Verilsin: Öğretmenleri yaz aylarında maaşsız ve sigortasız bırakan 10 aylık güvencesiz sözleşmeler tamamen kaldırılmalı, tüm eğitim kurumlarında “Belirsiz Süreli Sözleşme” uygulamasına geçilmelidir.
Bizler, eğitim-öğretim sürecinin asli unsurlarıyız. Haklarımız, emeğimiz ve öğrencilerimizin geleceği için direniyoruz. Yusuf Tekin ve Ayşen Gürcan başta olmak üzere tüm yetkililer bilmelidir ki; bu talepler karşılanmadığı sürece o komisyon da o meclis de o sokaklar da öğretmenlerin direnişine sahne olmaya devam edecektir.
Haklıyız, kazanacağız! Emeğimizin karşılığını alana kadar buradayız, hiçbir yere gitmiyoruz!
Öğretmenler açıklamanın ardından oturma eylemine başladı…
Kaynak: BİRGÜN



