6-7 Bin yıl önceki savaş hilesini, Heredot tarihi yazılarından öğrendik. Yazılan doğru muydu, yoksa efsane-masal karışımı mıydı? 6-7 ay önce Sümer yazıtlarında, savaşın doğruluğu kanıtlandı. Savaş hilesinin şekli düşündürücü.
Günümüzde, sanayiden siyasete ve iktidar oluşumlarında, hilelerin varlığı güncel olgulardan.
10 Yıl süren savaşın sonunda; tahta atın içine gizlenen seçme askerler, “tahta atın” ganimet kabul edilip içeri alınmasından sonra, uygun zamanda kollayarak, Truva kapısı önünde bekleyen ordunun Truva içine girmesini sağlıyorlar.
Gerçek bu mudur veya nasıl olmalıdır?
Anadolu’nun en gelişmiş şehir devletlerinden biri olan Truva, Çanakkale Boğazını kontrol ederek hızla zenginleşmiştir. Ana karanın verimli tarım alanları, bolluğunu artırmıştır. Truva’nın etki alanına, Trakya,kıyı Marmara ve de kıyı Ege girmiştir.
Bu gelişmişliğin, bir “tahta at” la yenilmesi, olanaksız gibi.
Heredot tarihinde, yazılan sözcük “hoppes” genel olarak “at” anlamlı kelime.
Truva’lıların hediyeyi kabul etmesi için, o, zamanki inançlarınca da, ilgilerinin çekilmesi gerekir. Truva’da hakim pagan inanç 12 tanrıdan; Apollo( ışık tanrısı) ve Poseidon(denizler tanrısı) öncelikli.
5 kapısı bulunan Truva’da: doğu kapısı labirent girişli, diğer kapılar L şeklinde girişlidir. L girişli kapılar, kapıların koçbaşıyla kırılmaması ve kalkanlı askerlerin tek yönünün açıkta kalmalarını sağlayacak darlıkta inşa edilmişlerdir. Her kapının yanına yüksek kule inşa edilmiştir. Kapının güvenliğini artırmak amacıyla da duvarlar eğik yapılmıştır.
“Hoppes” kelimesinin o günkü grek’çede eş anlamlısı Fenike’lilerin; hızlı-kolay manevralı-özel servis-savaş amaçlı ürettikleri gelişmiş tekneleri de aynı adla anılırdı. Truva’lıların, Çanakkale Boğazındaki üstünlüklerini perçinleyecek POSEİDON’ un hoppes hediyesinin hele içide şarap doluysa,Truva’ya alınarak incelenmesi daha mantıklı geliyor. Amaç, belirlenen kapının açılması. İçeriden bağlantı sağlanınca, bir kaç esir, altın, süs eşyası işin teferruatı.
Heredot Tarihi kitabını, Büyük İskender ve Fatih Sultan Mehmet’in okuduğu biliniyor. “Truva Atı” ruhunu taşıyan tarihsel öykülere kısa örnekler:
1-Thutmose ve sepetlerindeki askerler (Mısır-Yafa’nın fethi):
Truva atı hilesinden yaklaşık 200 yıl öncesine dayanan Mısır efsanesidir.
Mısır Fravunu 111. Thutmose’nin generali Djehutu, Jafa(Yafa) şehrini kuşatır. Bir türlü ele geçiremez.
- Hile: General, şehre barış teklifiyle 200 büyük hasır sepet gönderir. Sepetlerin içinde, değerli eşyalar ve hediyeler vardır.
•Sonuç: Sepetler şehrin içine alındığında, herbirinin içinden birer asker çıkar ve kapıları ana orduya açar. “Truva Atı” kurgusunun tarihteki en eski ikizidir.
2-Ali Baba ve Kırk Haramiler:
Hepimizin bildiği bu masal, aslında askeri bir sızma stratejisinin halk edebiyatına uyarlanmış halidir.
•Hile: Haramilerin lideri, tüccar kılığına girerek Ali Baba’ nın evine konuk olur. Yanında getirdiği 40 büyük küpünün sadece birinde yağ vardır; diğer 39 unda haramiler saklanmıştır.
•Sonuç: “Truva Atı”ndaki hediye içinde gelen, tehlike teması.
3- Kaunos’un Fethi ve İncir Dalları:
Karya Bölgesi(Muğla civarı), kuşatmacı askerler kendilerini; bazen odun toplayan, bazen incir toplayan ve bazen de ticaret kervanı üyeleri gibi göstererek, şehri ele geçirmişlerdir.
Bu öykülerin ortak noktası, fiziksel güçle yıkılamayan bir savunmanın, psikolojik bir boşluk, (merhamet, açgözlülük, inanç,hırs,vb.) kullanılarak aşılmaya çalışılmasıdır.
Günümüzde de varlığını sürdürmektedir. Hele hele, çek-senet-para-banka hesabı-kripto varlık- değerli metaller, ihaleler, yaşamımıza bu denli girmişken, “Truva At”larından kurtuluş var mı, yok mu?…



