17 Kasım 2018, Cumartesi

KANLI NOEL

26 Aralık 2015, Cumartesi

     


Türker Ertürk

Kıbrıs’a ilk defa tam tamına 30 yıl önce geldim. Burada, 1985-1987 arasında, iki yıl yaşadım ve görev yaptım. Çok olumlu ve güzel anılarla ayrıldım ve hala sürdürdüğüm dostluklar kazandım.

Dün (24 Aralık 2015), eski günleri anmak ve hafta sonunu geçirmek için, Kıbrıs’a geldim. İlk dikkatimi çeken; ekonominin bozukluğu ve insanların mutsuzluğu oldu. Halbuki 30 yıl önce; Kıbrıs ekonomisi çok canlıydı, insanlar mutluydu ve gelecekten umutluydu.

Bugün gördüğüm manzara; feci bir ekonomik durgunluk ve umutsuzluk. Bu biraz da; dış dinamiklerin yanında, içeriden kasti olarak yaratılıyor. Amaç; adanın kuzeyini, ‘Türk Tarafı’nı yani KKTC’ni güneye, Rumlara ve AB’ye satabilmek. Halk zor durumda olsun, güneyi bir cazibe merkezi olarak görsün ve güneyle birleşmeyi istesin diye. Bunun başat sorumluluğu; 13 yıldır iktidarda bulunan AKP’nin sürdürdüğü, yalan yanlış ve kökü dışarıda olan Kıbrıs politikalarıdır.

 

Ölmüş Eşek Fiyatına

AKP; esasında Annan Planı ile 2004’de, KKTC’ni sattı. Rum Tarafı; daha düşük bir maliyetle, doğrusunu söylemek gerekirse kuzeyi ölmüş eşek fiyatına almak istediğinden, o zaman referandumu reddetti ve almadı. Şimdi ise; zamanı geldi, KKTC’nin ve Türkiye’nin pazarlık gücü azaldı, almayı planlıyorlar.

Türkler, Kıbrıs’ta 444 yıldır var. Varın siz tahmin edin; şu anda yaşayan Kıbrıslı Türklerin, kaçıncı kuşak olduğunu.  Ayrıca Kıbrıs; Rumlardan ve Yunanlardan değil, Venedik’ten alındı. Fethedilmesinin nedenlerinden biri de; ağırlıkla Ortodoks yerli halkın, Katolik Venedik yönetimi altında baskı görmesi ve yardım istemesiydi.

Padişah II. Selim’in 21 Eylül 1571 tarihli fermanı ile adaya; Anadolu’dan, Karaman vilayetinin belli yerlerinden, vasıflı ve seçilmiş ‘Müslüman-Türk’ aileler yerleştirilmiştir. Kıbrıs Türkleri, işte bu seçilmiş insanların genetik devamı ve torunlarıdır. Ayrıca Kıbrıs Türkleri; 1878’de başlayan İngiliz yönetimi altındaki ağır baskılar ve haksızlıklar, daha sonra Rum terörü nedeniyle çektikleri acılar ile kimliklerine sahibiyet konusunda gösterdikleri duyarlılıkla, rüştlerini ispatlamışlardır.

 

İfestos

Bugün birleşme adı altında; adanın asli sahibi olan Türkleri, önce azınlık statüsüne düşürmek ve sonrasında Kıbrıs’ın dışına sürmek istiyorlar. Dün gece, kaldığımız otelde yabancılar için Noel (Christmas) yemeği vardı. Barış ve huzur içinde yapıldı. Bir anda, 52 yıl öncesini anımsadım.

Kanlı Noel olarak tarihe geçen barbarlığın yıldönümüydü. Türkleri yok etmeye ve soykırıma tabi tutmaya yönelik saldırılar; 21 Aralık 1963’te başlamış ve 24 Aralık’ta vahşet, doruk noktasına ulaşmıştı. Saldırılar sırasında; Dr. Binbaşı Nihat İlhan’ın eşi ve üç çocuğunu da evde delik deşik ettiler ve banyo küvetinde katlettiler.

Kıbrıs’ta yaşayan Türkleri, soykırım yaparak ve göçe zorlayarak yok etmek istediler. Bu kötü niyetin inkâr edilemez belgeleri var. Soykırım planının adı; “AKRİTAS”. Bu planın bir de harekât emri var. Ayrıntıları içeren, hangi Türk köyünün hangi birlik tarafından imha edileceği ve hangi toplu mezarlara gömüleceği gibi! Onun adı da; “İFESTOS”. Bu belgeler ve deliller elimizde.

 

Saf ya da Satılmış ve Hain!

Farklı etnik yapılardan gelen,  farklı kültürlere sahip, aynı dili konuşmayan, aynı dine inanmayan ve geçmişe yönelik kötü deneyimleri olan iki farklı toplumu niçin birleştirmeye çalışıyorsunuz? Bunu istemek ve desteklemek iyi niyetli bir yaklaşımın ifadesi olabilir mi? Size tecavüze yeltenen ve öldürmeye çalışmış birisi ile aynı evde yaşamanız önerilse ve istense, buna rıza gösterir misiniz?

Hiç aklınıza gelmiyor mu? Emperyalizm her yeri bölüp parçalamaya çalışırken, niye Kıbrıs’ta birleşme istiyor? Yugoslavya’yı yediye böldü, Libya’yı parçaladı, şimdilik en az üç parça gibi. Irak bölündü, Sudan aynı şekilde ve Suriye ameliyat masasında. Yüzyılın sonunda 2 bin devlete ulaşmayı planlıyorlar ve açıkça söylüyorlar. Yugoslavya’da; aynı etnik kökenden gelen, aynı dili konuşan ve aynı dine inananları bile birbirinden ayırdılar. Ama her şeyi farklı olan Rumlarla Türkleri birleştirmeye çalışıyorlar. Burada iyi niyet olduğuna inanmak için, ya saf olmak lazım ya da satılmış ve hain! Gerçekten, 1974’de yapılan ‘Barış Harekatı’ndan sonra, adaya barış gelmiştir. Sorun budur!

Saygılar sunarım.



Yazarın Tüm Yazıları
KANLI NOEL 26 Aralık 2015, Cumartesi
ŞER İTTİFAKI 18 Aralık 2015, Cuma
SMETLİVY-TÜRK BALIKÇI GEMİSİ 13 Aralık 2015, Pazar
KOMPLO TEORİSİ 1 Aralık 2015, Salı
AMERİKALILAR İKİLİ OYNUYOR 30 Kasım 2015, Pazartesi
YANDAŞ MUHALEFET 12 Kasım 2015, Perşembe
YENİLDİK AMA EZİLMEDİK 5 Kasım 2015, Perşembe
JAPON KALE MAÇ 29 Ekim 2015, Perşembe
ŞOK DOKTRİN 17 Ekim 2015, Cumartesi
RUSYA’NIN MESAJI? 9 Ekim 2015, Cuma
POYRAZKÖY 5 Ekim 2015, Pazartesi
MUAVENET 2 Ekim 2015, Cuma
AKABE 30 Eylül 2015, Çarşamba
LEZBİYEN 22 Eylül 2015, Salı
YARBAY ÇOMORA 18 Eylül 2015, Cuma
TERÖRÜN VE ŞEHİTLERİN NEDENİ 16 Eylül 2015, Çarşamba
AYLAN’IN KATİLİ KİM? 12 Eylül 2015, Cumartesi
HAİN KİM? 9 Eylül 2015, Çarşamba
ALEVİLER SORUN MU? 1 Eylül 2015, Salı
YARBAY KİMİN SESİ? 26 Ağustos 2015, Çarşamba
DÜNYAYI 7,4 SALLASAK 21 Ağustos 2015, Cuma
SAFLIK OLUR! 19 Ağustos 2015, Çarşamba
KANAL İSTANBUL, DÜŞMANLIK PROJESİ 13 Ağustos 2015, Perşembe
FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK 5 Ağustos 2015, Çarşamba
ŞÜKÜR NAMAZI 30 Temmuz 2015, Perşembe
SENİNKİ İYİ BENİMKİ KÖTÜ 21 Temmuz 2015, Salı
DOĞU TÜRKİSTAN 20 Temmuz 2015, Pazartesi
FAY HATLARI 18 Temmuz 2015, Cumartesi
TCG ÇAKMAK 10 Temmuz 2015, Cuma
BEYTÜLLAHİM YILDIZI 6 Temmuz 2015, Pazartesi
APTALLIK VEYA İHANET 2 Temmuz 2015, Perşembe
PROBLEMİ ANLAMADAN ÇÖZMEZSİNİZ 29 Haziran 2015, Pazartesi
MOBBING 25 Haziran 2015, Perşembe
VEFA 20 Haziran 2015, Cumartesi
YUMUŞAK VE SERT 17 Haziran 2015, Çarşamba
AYDIN FAHİŞELİĞİ 10 Haziran 2015, Çarşamba
İHALE ŞAİBELİ 6 Haziran 2015, Cumartesi
BOP STAR 3 Haziran 2015, Çarşamba
ALAADDİN VE FATİH CAMİLERİ 27 Mayıs 2015, Çarşamba
PAPAZI BULMAK 25 Mayıs 2015, Pazartesi
ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK 13 Mayıs 2015, Çarşamba
İNSAN FÜZESİ 6 Mayıs 2015, Çarşamba
Berlin’de var, Ankara’da var mı? 2 Mayıs 2015, Cumartesi
SAVUNMAMDIR 1 Mayıs 2015, Cuma
PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALDIRIR 29 Nisan 2015, Çarşamba
LIBERTY 25 Nisan 2015, Cumartesi
“Tarihini bilmeyen milletler pusulasız gemi gibidir, sığınacak liman bulamazlar” 24 Nisan 2015, Cuma
TAKTİKSEL Mİ? 22 Nisan 2015, Çarşamba