17 Aralık 2018, Pazartesi

BİZ BU HALTI NEDEN YEDİK ALİAĞA'M?..

25 Şubat 2015, Çarşamba

     


Bülent Pınarbaşı
cesotti35@gmail.com

Ağayla marabası arasında geçen, çok bilindik bir hikaye vardır... Hatırladınız mı?

Hani eşekle kimin yolculuk edeceğiyle ilgili...

İşte o hikayenin sonunda, maraba ağasına dönüp der ki;

“Ağam, madem sen yine eşeğin üzerinde, ben yine yaya gidecektik; biz bu haltı neden yedik?”

***

Aliağa’da yaşanan gelişmelerden sonra aynı soru benim de aklıma takıldı.

İnsanlar siyasi görüşlerini zaman içerisinde değiştirebilirler, bu gayet doğaldır. Yönetimle sorun yaşarsın, o ana kadar bilmediğin ve hoşuna gitmeyen gelişmeleri öğrenirsin, hayata bakış açın değişir, birlikte yol alamayacağını anlarsın, ayrılırsın.

Kimsenin de söyleyecek lafı olamaz…

Buraya kadar her şey normal ve anlaşılır.

***

CHP’li Aliağa Belediye Meclis Üyesi Selma Orhan’ın da partisinden istifa etmesinde herhangi bir sıkıntı yok.

Ama zurnanın ‘zırt’ dediği yere gelirsek…

Daha birkaç gün öncesine kadar aynı partiden milletvekili aday adayı olmayı düşündüğüne göre, partisiyle görüş anlamında herhangi bir ayrılığının olmaması gerektiğini düşünüyorum.

Hadi buna da kulp bulalım; partinin aday belirleme yöntemine kızmış olsun, ya da aday adaylığı ile ilgili yoğun eleştiri aldığı için küsmüş olsun…

İstifa bireysel haktır, hayırlı uğurlu olsun.

Peki, ortalığın bu kadar karışacağını bile bile “Bundan sonra Serkan Acar’ı destekleme kararı aldım” şeklinde bir açıklama yapmanın, hem de bunu MHP’li yöneticiler ve meclis üyeleriyle Serkan Acar için bir ‘gövde gösterisi’ şovuyla yapmanın anlamı nedir?

Yine kendi beyanına göre; MHP’ye üye olmak gibi bir düşüncesi de yoksa, şahsının bir siyasi malzeme olarak kullanılmasına niçin izin verdi?

Niçin böyle bir angajmana ihtiyaç duydu?

Partisinden istifa ettikten sonra Belediye Meclisi toplantılarında bağımsız üye olarak Serkan Acar tarafından getirilen önergeleri onaylamak için el kaldırmasının önünde bir engel mi vardı? Bu yaptığı açıklama ile, düne kadar ret oyu verdiği borçlanma yetkisi ve norm kadro ihdası konuları oylanırken vereceği oy, Mart’tan bu yana meclisteki tutumunu sorgulatmaz mı?

***

Partisine bilgi vermeden, hele hele istifasını sunmadan önce bu ‘gövde gösterisi’ne girişmesinin siyasi nezaket sınırları içine girip girmediği ayrı bir tartışma konusu olsun.

***

Gelelim meclisteki dengelere…

MHP ve CHP, bazı meclis kararlarında anlaşmaya varıp ortak hareket ediyorlardı. Özcan Durmaz’ın konuyla ilgili açıklaması ve Serkan Acar’ın cevaben sosyal medya üzerinden paylaştığı yazı, artık böyle bir ittifakın imkansız olmasa bile çok zor gerçekleşeceğinin göstergesi.

Bu gerçeği göz önüne alacak olursak, MHP’nin bu transferle kardan çok zarar ettiğini söyleyebiliriz.

Meclisten karar geçirebilmek için CHP’nin diğer dört üyesinin oylarını kaybettiğine göre, şimdi ya Ak Parti’den dört kişiyi saflarına çekmesi gerek, ya da yeni müttefik olarak Kazım Ulaş ve grubuyla anlaşması gerek.

Şimdi anladınız mı başta anlattığım fıkranın neden aklıma geldiğini?..

***

Durmaz ve Acar’ın açıklamalarıyla gerilen bu siyasi ortamdan Aliağa’nın kazançlı çıkmasını beklemek hayalperestliktir. MHP’nin de CHP’nin de ilçedeki kurmayları bunu görebilecek kadar deneyimli siyasetçiler olduğuna göre…

Öküzün altında buzağı aramak gerekir mi acaba?

MHP’ye geçmeyeceği halde Acar’ı destekleyeceğini söyleyen Selma Orhan bir ‘gündem değiştirme’ ve ‘algı operasyonu’na malzeme mi olmuştur?

Son günlerde hafriyat kamyonları ve taş ocakları ile ilgili yoğun şikayetlerin üstü bu şekilde örtülmek isteniyor olabilir mi?

Ya da şu hisseli köy arazilerinin satışı ile ilgili yeni gelişmeler yaşanabilir mi?

Veya ihaleler, ruhsatlar, işten çıkarılan işçilerin tazminat meseleleri?..

***

Hadi gel de düşünme şimdi

“Biz bu haltı niye yedik?!!”



Yazarın Tüm Yazıları
"DİK DURUŞ" MESELESİ... 6 Ocak 2016, Çarşamba
'EKİP'İN MİLLETİ... 26 Aralık 2015, Cumartesi
Deveye demişler... 18 Aralık 2015, Cuma
BİR ADAM VARDI... 18 Aralık 2015, Cuma
CHP İZMİR'E ALİ KOÇ GEREK... 15 Aralık 2015, Salı
Sayın Emine Ülker Tarhan 10 Aralık 2015, Perşembe
BENDEN DEĞİLSEN HAK EDİYORSUN!.. 2 Aralık 2015, Çarşamba
"BARIŞ" ŞİMDİ SADECE BİR ŞARKI NAKARATI... 21 Kasım 2015, Cumartesi
SÖZ DEĞİL, İNSANLIK BİTTİ... 14 Kasım 2015, Cumartesi
Bildiniz mi?.. 6 Kasım 2015, Cuma
VURUN BAHÇELİ'YE... 4 Kasım 2015, Çarşamba
SEÇİM SONRASI İLK YAZI... 2 Kasım 2015, Pazartesi
SON SEÇİM YAZISI 31 Ekim 2015, Cumartesi
Keser döner, sap döner... 29 Ekim 2015, Perşembe
"Metin" ve müsterih olunuz... 8 Ekim 2015, Perşembe
MÜZE 3 Ekim 2015, Cumartesi
PADİŞAHIM ÇOK YAŞA!.. 22 Eylül 2015, Salı
Biz bu filmi 80 İhtilali’nde de görmemiş miydik?.. 15 Eylül 2015, Salı
Vatan 3 Eylül 2015, Perşembe
GERÇEKTEN BU DÜZENDEN ŞİKAYETÇİ MİSİNİZ?.. 31 Ağustos 2015, Pazartesi
“Sağlık Ocağı gibi hastane" Aliağa’nın kaderi olmasın... 13 Ağustos 2015, Perşembe
Ya hamama girmeyeceksin, ya terlemeyi göze alacaksın... 3 Ağustos 2015, Pazartesi
“Vatan” mı, “yatan” mı?.. 23 Temmuz 2015, Perşembe
Bir bu yana, bir o yana... 13 Temmuz 2015, Pazartesi
YUMRUK... 4 Temmuz 2015, Cumartesi
Tarihin utancı, utancın tarihi... 2 Temmuz 2015, Perşembe
Depreme karşı halis Foça yoğurdu... 22 Haziran 2015, Pazartesi
Satılmış, herkesi satılık sanır... 12 Haziran 2015, Cuma
Yine bir başlangıç, yeni bir başlangıç... 3 Haziran 2015, Çarşamba
KAZANAN ÇOK, KAYBEDEN YOK 21 Mayıs 2015, Perşembe
NEREYE GİDİYOR BU ADAMLAR?.. 11 Mayıs 2015, Pazartesi
AK KADROLU MHP 30 Nisan 2015, Perşembe
HAFRİYAT YA DA HARFİYAT... 23 Nisan 2015, Perşembe
"Papa"m Sağolsun... 15 Nisan 2015, Çarşamba
Sayın Serkan Acar 4 Nisan 2015, Cumartesi
Tırnağınız var mı? 24 Mart 2015, Salı
ALİAĞA'NIN "PARALEL"İ 11 Mart 2015, Çarşamba
HA 8 HA 18... 9 Mart 2015, Pazartesi
Adaylar temayülde, Şimşek köy yolunda... 2 Mart 2015, Pazartesi
BİZ BU HALTI NEDEN YEDİK ALİAĞA'M?.. 25 Şubat 2015, Çarşamba
Fırat... 21 Şubat 2015, Cumartesi
TABURE 20 Şubat 2015, Cuma
Canınız cehenneme... 15 Şubat 2015, Pazar
TAŞLARI YERİNDEN OYNATAN ADAM... 10 Şubat 2015, Salı
Vira Bismillah... 1 Şubat 2015, Pazar
AH SARI ÖKÜZ AH!.. 26 Ocak 2015, Pazartesi