18 Aralık 2018, Salı

TABURE

20 Şubat 2015, Cuma

     


Bülent Pınarbaşı
cesotti35@gmail.com

Seçim hazırlıkları başladı…

Aday adaylığını açıklayanlar, açıklaması için zorlananlar, ‘istemem yan cebime koy’cular teker teker arz-ı endam eyliyor, aday listeleri de belirginleşmeye başlıyor.

Sosyal medya üzerinden eski adaylık dönemine ait fotoğraflar, genel başkan ve parti ileri gelenleri ile yan yana paylaşımlardaki artışlardan, milletvekili adaylığında adı geçmese bile gönlünden geçirenleri de anlayabiliyorsunuz.

 Çok değil, daha bir sene önce yerel seçimlerde partilerden belediye başkan aday adayı olanların hepsi zaten milletvekilliği için potansiyel aday. Meclis üyeleri de gözlerini açmış bir yerlerden ışık bekliyor.

Peki kimler aday değil?

Kadınlar ve gençler…

***

Şu balık hafızamızı şöyle bir zorlayalım bakalım, erkek egemen siyaset arenasında hangi işi kim yapıyor?

***

Mesela…

Ev toplantılarını; kadınlar…

Broşür dağıtma, çarşı pazar gezip teker teker seçmenle iletişim kurmayı; kadınlar…

Yardım geceleri tertip eden, kimsesizlere yardım götüren, sahipsiz çocuklara sahip çıkan, sosyal sorumluluk projelerini organize eden; kadınlar…

***

Peki afiş, pankart asılacağı zaman akla ilk gelen kim?

Gençler…

Miting meydanlarında toplu halde sloganlar atıp kitleyi coşturan ve ateşleyen, gençler…

Eylem düzenleyen, yürüyüşlerde başı çeken; gençler…

Getir götür, taşıma, yükleme işinde kullanılanlar; yine gençler…

***

Kadınlar ve gençler ‘ağır işçi’ statüsünde çalıştırılırken, ‘beyefendi’ler protokol ziyaretlerinde, salon toplantılarında, yemekli buluşmalarda kulis yaparak yerlerini sağlama alırlar. En çok çalıştıkları yer tabii ki Ankara’dır. Genel Başkan ve parti meclisi üyelerinin kapıları önüne kamp kurarlar.

Haa, bir de para harcarlar bol keseden.

E tabii; vekillik gelecek yerden üç kuruş esirgenmez!..

***

Her seçim dönemlerinde pozitif ayrımcılık söylemleri ayyuka çıkar. Hangi partiye baksanız, kadına ve gençliğe en fazla önemi kendileri veriyordur. Yüzde 30, yüzde 40 kota koyanları var.

Bir de listeler açıklandığında görün:

Seçilecek sıralar yılların gediklileri(!) tarafından tutulur, listenin sonları adet yerini bulsun diye gençler ve kadınlarla doldurulur…

***

Sonrasında, sandıktan çıkan mağlubiyette yine fatura gençlerle kadınlara kesilir.

Hoş, seçimin tek yenileni vatandaştır. Partiler halktan ‘onurlu muhalefet’ görevi almışlardır, sandıklarda hile yapılmasa tek başlarına iktidardırlar, medya yüzünden halka kendilerini anlatamamışlardır, falan filan…

***

Birilerinin, kendilerini kapalı bir fanus içerisinde olmalarına rağmen Türkiye’nin hakimi olarak görenlere anlatması gerekiyor:

Sandığa gitmeyen seçmen sayısı her seçimde bir öncekine göre kat be kat artıyorsa, düzenden şikayet vardır, düzenin değişmesi gerekiyordur.

Gençlere, kadınlara, yeni söylemlere ve yeni yüzlere şans vermenin zamanı gelmiştir.

Kısır döngüyü kırmanın tek yolu budur.

***

8 Haziran sabahı ‘biz nerede yanlış yaptık’ diye kara kara düşünmek yerine; şimdiden, sokaktaki çocuğun bile görebildiği bariz gerçeği algılayıp ona göre davranmazsanız…

O kaybetmekten çok korktuğunuz koltuklarınızı bırakın, kahve köşesinde oturup siyasi anılarınızı anlatacağınız bir tabure bile bulamayacaksınız!..

 



Yazarın Tüm Yazıları
"DİK DURUŞ" MESELESİ... 6 Ocak 2016, Çarşamba
'EKİP'İN MİLLETİ... 26 Aralık 2015, Cumartesi
Deveye demişler... 18 Aralık 2015, Cuma
BİR ADAM VARDI... 18 Aralık 2015, Cuma
CHP İZMİR'E ALİ KOÇ GEREK... 15 Aralık 2015, Salı
Sayın Emine Ülker Tarhan 10 Aralık 2015, Perşembe
BENDEN DEĞİLSEN HAK EDİYORSUN!.. 2 Aralık 2015, Çarşamba
"BARIŞ" ŞİMDİ SADECE BİR ŞARKI NAKARATI... 21 Kasım 2015, Cumartesi
SÖZ DEĞİL, İNSANLIK BİTTİ... 14 Kasım 2015, Cumartesi
Bildiniz mi?.. 6 Kasım 2015, Cuma
VURUN BAHÇELİ'YE... 4 Kasım 2015, Çarşamba
SEÇİM SONRASI İLK YAZI... 2 Kasım 2015, Pazartesi
SON SEÇİM YAZISI 31 Ekim 2015, Cumartesi
Keser döner, sap döner... 29 Ekim 2015, Perşembe
"Metin" ve müsterih olunuz... 8 Ekim 2015, Perşembe
MÜZE 3 Ekim 2015, Cumartesi
PADİŞAHIM ÇOK YAŞA!.. 22 Eylül 2015, Salı
Biz bu filmi 80 İhtilali’nde de görmemiş miydik?.. 15 Eylül 2015, Salı
Vatan 3 Eylül 2015, Perşembe
GERÇEKTEN BU DÜZENDEN ŞİKAYETÇİ MİSİNİZ?.. 31 Ağustos 2015, Pazartesi
“Sağlık Ocağı gibi hastane" Aliağa’nın kaderi olmasın... 13 Ağustos 2015, Perşembe
Ya hamama girmeyeceksin, ya terlemeyi göze alacaksın... 3 Ağustos 2015, Pazartesi
“Vatan” mı, “yatan” mı?.. 23 Temmuz 2015, Perşembe
Bir bu yana, bir o yana... 13 Temmuz 2015, Pazartesi
YUMRUK... 4 Temmuz 2015, Cumartesi
Tarihin utancı, utancın tarihi... 2 Temmuz 2015, Perşembe
Depreme karşı halis Foça yoğurdu... 22 Haziran 2015, Pazartesi
Satılmış, herkesi satılık sanır... 12 Haziran 2015, Cuma
Yine bir başlangıç, yeni bir başlangıç... 3 Haziran 2015, Çarşamba
KAZANAN ÇOK, KAYBEDEN YOK 21 Mayıs 2015, Perşembe
NEREYE GİDİYOR BU ADAMLAR?.. 11 Mayıs 2015, Pazartesi
AK KADROLU MHP 30 Nisan 2015, Perşembe
HAFRİYAT YA DA HARFİYAT... 23 Nisan 2015, Perşembe
"Papa"m Sağolsun... 15 Nisan 2015, Çarşamba
Sayın Serkan Acar 4 Nisan 2015, Cumartesi
Tırnağınız var mı? 24 Mart 2015, Salı
ALİAĞA'NIN "PARALEL"İ 11 Mart 2015, Çarşamba
HA 8 HA 18... 9 Mart 2015, Pazartesi
Adaylar temayülde, Şimşek köy yolunda... 2 Mart 2015, Pazartesi
BİZ BU HALTI NEDEN YEDİK ALİAĞA'M?.. 25 Şubat 2015, Çarşamba
Fırat... 21 Şubat 2015, Cumartesi
TABURE 20 Şubat 2015, Cuma
Canınız cehenneme... 15 Şubat 2015, Pazar
TAŞLARI YERİNDEN OYNATAN ADAM... 10 Şubat 2015, Salı
Vira Bismillah... 1 Şubat 2015, Pazar
AH SARI ÖKÜZ AH!.. 26 Ocak 2015, Pazartesi